elbette motosiklet zevk işi, tercih meselesidir değil mi?
evet, bu motosiklet ilk çıktığında, mondial markasına karşı olan güvensizliğimize rağmen hem motosikletteki teknolojik yenilikler, hem de sıfır olsun deyip, kaynak noktalarının alel acele kaynatılıp, üzerine boya atılmış gibi duran; kalitesiz işçiliği her yerinden okunan görüntüsüne aldırmadan beş bin liraya değeceğini düşündük ve bir tane satın alıp amca oğluna gönderdik..
ancak, heyecan ve seviçle kullanmaya başladığı motordan şikayetçi olmaya başlaması uzun sürmedi. birkaç gün geçmeden pas dökmeye başlayan motosikleti, ilk günlerde hararet edererek bizi şaşırttı. tutmayan frenleri, tutunamayan lastikleri ise hep şikayet konusu oldu. kalitesiz işçilik ve kötü malzeme konusunda mondialin eline hiçbir marka su dökemez sanırım. hepsi bir yana, servis konusu oldukça sıkıntılı. yedek parça konusunda bayağı sıkıntı yaşadık. doğru dürüst bir muhatap bulmak bile mümkün olmuyor. (parça yok, fabrikayı ara.. bir ay sonra parça gelecek... olacak olacak..) mondialin en büyük eksisi; yedek parça ve servis..
nihayetinde zavallı amca oğlu şu an hastanede, kask sayesinde kurtarılmış bir hayat, kol ve bacağındaki alçılarla birlikte yatıyor. hiç beklenmedik bir şekilde motosikletin freni boşalmış..
anlayacağınız bu marka, motosiklet keyfini öldüreceği gibi pekala sizi de öldürebilir. gerek fiyat performans, gerekse yedek parça ve servis olarak kesinlikle alınmaması gereken bir motosiklet olduğunu düşünüyorum. "dışı seni içi beni yakar" deyimi tam da bu motosiklet için yerinde olur. siz siz olun, görünüşüymüş yok efendim sesiymiş falan aldanıp da bu motosikletten almaya kalkmayın.