- Katılım
- 4 Tem 2012
- Mesajlar
- 33
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar merhaba..
İsmim Cüneyt...motosikletimi 4 yıl önce arkadaşlarımın motosiklet alması ile aldım ve şunu diyebilirim ki hayatıma kattığım en buyuk artılardan biri idi...Gezilerimizi genelde bu aynı grupla yapıyoruz fakat bu sefer aramızda sürekli gezilerimizin plan önderliğini yapan Tamer arkadaşımız ülke dışında olacağı için onsuz gidecektik...Fatih suzuki dl 650'si ile, Atakan KTM 950 adv ile ben de suzuki bandit gsf 650 sa ile gidecektik..Ekleyeceğim fotoğraflara, fotoğraf çekmeyi çok sevdiğim halde, yolda arkadaşlarıma duralım fotoğraf çekelim önerisini bile getirmedim çünkü bütün kıştan beri motosiklet kullanmayı çok özlemiştik ve rotaya varana dek durmadık.. Rotamız Tekirdağ üzerinden Gelibolu ve Çanakkale Şehitlikleri, Çanakkale'de bir gece konaklama, daha sonra Arıklı'da konaklama ve en son olarak da Cunda...Neyse yola çıkmadan önce buluştuk ve kahvaltımızı yaptık...
Eeee kasklar pırıl pırıl olmuşlardı...
Atakan arkadaşımız da bize katıldı ve kahvaltı böylece son buldu...
Veee böylece yola çıkmaya hazırdık...
İlk rotamız Çanakkale Şehitlikleri idi ve fazla duraklamadan oraya vardık. Orayı dolaştıktan sonra aklıma şu geldi...Yıllar boyu amerikan filmleri, kahramanları izlemiş durmuştuk, ve hala yeni nesil buna devam etmekte idi... Ama orayı dolaştıktan sonra bizlere yıllardır verilmeye çalışılan batı hayranlığının aslında ne kadar saçma olduğu, bizim ulusumuzun istediği taktirde her türlü imkansızın hakkından geleceği, şehitliklerde başka ırklardan, memleketlerden, dinlerden gelen halkımızın ellerinde silahları, cephaneleri, yiyecek ekmekleri olmaksızın kendi vatanlarına saldıran bunca aç gözlü devletlere karşı Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde neler yapabileceklerini tüm dünyaya göstermelerinin nasıl büyük bir tarih olduğunu gördüm..Bence herkes sık sık şehitlerimizi ziyaret etmeli ve özellikle çocuklarını buraya götürmeliler ki televizyonlarda oynayan salak saçma dizilere bakacağına yeni nesil, bu yaşananları gördükten sonra Atatürk'ün de dediği gibi "MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR" cümlesini kafalarına yazabilsinler...Simdi oradan çektiğim resimleri sizlerle paylaşayım...
Şehitliklere Varış..
ANZAC koyu...
57. Alay Sehitliği...
Çanakkale Şehitleri Anıtı..
Kilitbhair ve Çanakkale'ye geçiş...
Çanakkale'de herhangi bir otelde kalacağız diye rezervasyon yaptırmamıştık..Kisi başı 40 TL'den bir otel ile anlaştık..gerçekten çok temiz ve klimalı bir oteldi...ve hem Gelibolu'ya kadar ve Çanakkale Şehitliklerinde geçirdiğimiz öğleden sonradan dolayı hem acıkmıştık hem de Çanakkale'yi biraz gezip bundan sonraki rotamız olan Assos'a çok yakın Arıklı için yola çıkmadan önce biraz yemek yemek istiyorduk...ve yemek için Yalova restorani seçtik..gerçekten manzarasi, yemekleri, mezeleri çok iyi idi..tavsiye ederim...
Gözlerden yorgunluk akiyor..ama çatıdayız ve hava ruzgarli...
Yemekten sonra midye yiyelim dedik bir tabak..Ama Atakan arkadaşımız ben yemem söylemeyn demesine rağmen gelen 3. tabakta bile bizden daha fazla yedi..eee genclik var
))
Gündüz biraz daha gezdik Çanakkale'yi ve Arıklı'ya yola çıktık...
Nusret mayin gemisi..
ARIKLI ve ASSOS..
İstanbul'dan yola çıkmadan önce bir kampta kalalım diye düşünmüştük ve telefonla buldum Gagara doğa kampını..ama pek emin değildim nasıl bir yer olduğu hakkinda..fakat gittikten sonra anladım ki hem işletenler, genç bir kardeşimiz işletiyor ailesi ile beraber, hem temizlik, hem denizin güzelliği açısından benden tam puan aldı..içinde hem bungalovlar, hem çadır için yer, hem de saman evler var..içinde alkol satılmıyor..isteyen 300 m. uzaktan alabilir..zaten Assos 15 km. o nedenle gidip bizim yaptığımız gibi güzel bir akşam yemeği yenebilir..Gargara da bir gece konakladık ve obur gün de Cunda istikametine doğru yola çıktık..Gargara'ya bungalovda kişi başı 35 TL ödedik...Ama son bir not..denizi muhteşem...
Sagda solda o kadar yemek yedik ki.. herhalde hamak beni kaldirmadi
Assos...
Mezeler çok güzeldi..
Yemekten sonra kahve ve dondurma tabii ki...hepsi diet bunlarin
Veeee Cundaaaa....
Ve Cunda'ya da giderken yer ayırtmamıştık..orada Fatih arkadaşımızın bildiği bir otel vardı..kişi başı 60 TL'den anlaştık..burada kaldğımız sürece amacımız denize girmek, yemek ve içmek, ayrica yola Bursa üzerinden cıkacağımiz için dinlenmekti..Bursa bizim için genelde hep donuş yoludur..Eski garajların karşısındaki Uludağ kebapçısına mutlaka uğrariz..ve şimdi de Cunda fotograflari..
İsmim Cüneyt...motosikletimi 4 yıl önce arkadaşlarımın motosiklet alması ile aldım ve şunu diyebilirim ki hayatıma kattığım en buyuk artılardan biri idi...Gezilerimizi genelde bu aynı grupla yapıyoruz fakat bu sefer aramızda sürekli gezilerimizin plan önderliğini yapan Tamer arkadaşımız ülke dışında olacağı için onsuz gidecektik...Fatih suzuki dl 650'si ile, Atakan KTM 950 adv ile ben de suzuki bandit gsf 650 sa ile gidecektik..Ekleyeceğim fotoğraflara, fotoğraf çekmeyi çok sevdiğim halde, yolda arkadaşlarıma duralım fotoğraf çekelim önerisini bile getirmedim çünkü bütün kıştan beri motosiklet kullanmayı çok özlemiştik ve rotaya varana dek durmadık.. Rotamız Tekirdağ üzerinden Gelibolu ve Çanakkale Şehitlikleri, Çanakkale'de bir gece konaklama, daha sonra Arıklı'da konaklama ve en son olarak da Cunda...Neyse yola çıkmadan önce buluştuk ve kahvaltımızı yaptık...
Eeee kasklar pırıl pırıl olmuşlardı...
Atakan arkadaşımız da bize katıldı ve kahvaltı böylece son buldu...
Veee böylece yola çıkmaya hazırdık...
İlk rotamız Çanakkale Şehitlikleri idi ve fazla duraklamadan oraya vardık. Orayı dolaştıktan sonra aklıma şu geldi...Yıllar boyu amerikan filmleri, kahramanları izlemiş durmuştuk, ve hala yeni nesil buna devam etmekte idi... Ama orayı dolaştıktan sonra bizlere yıllardır verilmeye çalışılan batı hayranlığının aslında ne kadar saçma olduğu, bizim ulusumuzun istediği taktirde her türlü imkansızın hakkından geleceği, şehitliklerde başka ırklardan, memleketlerden, dinlerden gelen halkımızın ellerinde silahları, cephaneleri, yiyecek ekmekleri olmaksızın kendi vatanlarına saldıran bunca aç gözlü devletlere karşı Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde neler yapabileceklerini tüm dünyaya göstermelerinin nasıl büyük bir tarih olduğunu gördüm..Bence herkes sık sık şehitlerimizi ziyaret etmeli ve özellikle çocuklarını buraya götürmeliler ki televizyonlarda oynayan salak saçma dizilere bakacağına yeni nesil, bu yaşananları gördükten sonra Atatürk'ün de dediği gibi "MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR" cümlesini kafalarına yazabilsinler...Simdi oradan çektiğim resimleri sizlerle paylaşayım...
Şehitliklere Varış..
ANZAC koyu...
57. Alay Sehitliği...
Çanakkale Şehitleri Anıtı..
Kilitbhair ve Çanakkale'ye geçiş...
Çanakkale'de herhangi bir otelde kalacağız diye rezervasyon yaptırmamıştık..Kisi başı 40 TL'den bir otel ile anlaştık..gerçekten çok temiz ve klimalı bir oteldi...ve hem Gelibolu'ya kadar ve Çanakkale Şehitliklerinde geçirdiğimiz öğleden sonradan dolayı hem acıkmıştık hem de Çanakkale'yi biraz gezip bundan sonraki rotamız olan Assos'a çok yakın Arıklı için yola çıkmadan önce biraz yemek yemek istiyorduk...ve yemek için Yalova restorani seçtik..gerçekten manzarasi, yemekleri, mezeleri çok iyi idi..tavsiye ederim...
Gözlerden yorgunluk akiyor..ama çatıdayız ve hava ruzgarli...
Yemekten sonra midye yiyelim dedik bir tabak..Ama Atakan arkadaşımız ben yemem söylemeyn demesine rağmen gelen 3. tabakta bile bizden daha fazla yedi..eee genclik var
Gündüz biraz daha gezdik Çanakkale'yi ve Arıklı'ya yola çıktık...
Nusret mayin gemisi..
ARIKLI ve ASSOS..
İstanbul'dan yola çıkmadan önce bir kampta kalalım diye düşünmüştük ve telefonla buldum Gagara doğa kampını..ama pek emin değildim nasıl bir yer olduğu hakkinda..fakat gittikten sonra anladım ki hem işletenler, genç bir kardeşimiz işletiyor ailesi ile beraber, hem temizlik, hem denizin güzelliği açısından benden tam puan aldı..içinde hem bungalovlar, hem çadır için yer, hem de saman evler var..içinde alkol satılmıyor..isteyen 300 m. uzaktan alabilir..zaten Assos 15 km. o nedenle gidip bizim yaptığımız gibi güzel bir akşam yemeği yenebilir..Gargara da bir gece konakladık ve obur gün de Cunda istikametine doğru yola çıktık..Gargara'ya bungalovda kişi başı 35 TL ödedik...Ama son bir not..denizi muhteşem...
Sagda solda o kadar yemek yedik ki.. herhalde hamak beni kaldirmadi
Assos...
Mezeler çok güzeldi..
Yemekten sonra kahve ve dondurma tabii ki...hepsi diet bunlarin
Veeee Cundaaaa....
Ve Cunda'ya da giderken yer ayırtmamıştık..orada Fatih arkadaşımızın bildiği bir otel vardı..kişi başı 60 TL'den anlaştık..burada kaldğımız sürece amacımız denize girmek, yemek ve içmek, ayrica yola Bursa üzerinden cıkacağımiz için dinlenmekti..Bursa bizim için genelde hep donuş yoludur..Eski garajların karşısındaki Uludağ kebapçısına mutlaka uğrariz..ve şimdi de Cunda fotograflari..