hadi bakalım. maceraya devam
bursada yanında kalacağım kuzen yan çizince plan değişti. bursaya götüreceğim bir arkadaş vardı. onu bırakıp doğruce izmir'e geçecektim.
pazar günü erken kalkıp, gt650'nin tırt kornası yerine dana gibi bağıran bi korna taktım. 4 - 5 kez çaldım kornayı. yer gök inliyor. pek kullanmam ama lazım olunca da bağıran bir korna iyidir.
yola çıkış vakti geldi. marşa bastım. zayıftan aldı marş ama çalıştı. haydaaa dedim.
benzin istasyonuna uğrayıp depoyu fulledim. lastiklerin havasını bastım. marşa bastım. daha da zayıf aldı. heh dedim. şimdi hapı yuttuk. yola çıkıyoruz. şarj problemi hortladı. hayır yani niye yola çıkarken oluyor ki? dün olsana, 1 hafta önce gezerken olsana? 600 km yol gidicem. şarj problemi çıkıyo.
yolcu arkadaşın da gecikmesi üzerine kahvaltı yapmaya karar verdim. sonuçta yarım saat rölantide bekleyemem.
kahvaltı yaptığım börekçiden çıkıp buluşma yerine gitmek üzere hazırlanırken marşa bastım ve fosss... marş basmadı.. düzlükteydim. yokuş aşağı bir yola doğru gittim.vitesi boşa alıp dörtlüleri yaktım.
boş vites göstergesi dörtlülerle beraber zayıflayıp güçleniyordu. bunun anlamı basit. akünün ümüğünü sıksan verecek voltajı kalmamış demek.
günlerden pazar. yolcu bayan, yola çıksan bi türlü, çıkmasan bi türlü. ama daha önceki tecrübemden iyi hatırlıyorum ki, yol üstünde nerde yokuş aşağı benzinci var tek tek biliyorum

...
son anda düşündüğüm ve aklıma geldiği üzere, bütün suçu kornaya attım. zira, bir gün öncesinden motoru çalıştırıp şarj voltajlarını, stator voltajını vs. vs. tek tek kontrol etmiştim. herşey stabil normaldi.
kornanın kablolarını söküp yola çıkmaya karar verdik. düşüncem akünün kendini toplamasıydı.
eskihisar topçular feribotuna geldik. motoru stop ettim. koltuğu söktüm. akü normalden daha sıcak. bunun iki anlamı var. ya şarjdan feleği şaştı. yada bişiy aşırı yüklendi aküye...
feribotta dinlendik. feribot çıkışında marş basmadı gene. hafif basar gibi yaptı. ama gaz yemedi. sonra da basmadı. hemen iterekten çektim kenara.
napsak napsak. bursaya şuncacık yol. e, oraya kadar gelebildiğimize göre, akü bitikse bile motor elektrik üretiyo demekki... peki akü bitik değilse neden kendini toplamadı? feribota kadar yaklaşık 50 km yol yaptık çünkü? ama dibine kadar boşalmış bi akü, 50 km de aklı başına gelmeyebilirdi..
velhasıl. topçular tarafında feribot girişinde rampa aşağı bi yer var. kaskı neyim kıza bırakıp tepeye kadar ittim motoru. allahtan boydan postan kurtarıyorum. ufak tefek bi insan olsam halim duman.
aşağı doğru vurdurup çalıştırdım.
herşey saat gibi çalışıyor. devire göre lambaların şiddeti belirgin şekilde değişmiyor. demekki konjektör neyim sağlam.
çıktık yola. ümidim, bursaya kadar akünün kendini toplaması. iyi şarj için en uygun olan voltaj ölçümlerim bakımından 5000 devir civarında olduğundan sürekli olarak 5000 - 6000 devirde bursaya doğru gidiyoruz.
motorda titreşim artmaya başladı. hem de hissedilir şekilde. paranoya mı yapıyorum dedim yavaşlayıp arkadaşa sordum. evet çok titreşim var dedi.
bursaya girdiğimizde motor ara ara tekliyordu. arkadaşı bırakacağım yere yaklaştığımızda motor teklemeler yüzünden neredeyse durmak üzereydi.
ama saçma olan birşey var, şarjda sorun yok. akü bitik de olsa, motorun kendi voltajı ile gitmesi lazımdı. demek ki şarj sistemi ayvayı yedi.
motorun artık daha fazla devam edemeyeceğini anlayınca hemen yan yola çıktım. tekleye tekleye durduk tabi.
pazar günü, sanayi bölgesindeyiz. ama neresi açık olabilir ki?
kız motorun başında beklerken hemen yan sokağa gözüm ilişti. oto elektrik yazan bir iş yerinin camları açık. allahım

bu bi mucize !
eğildim cama doğru ( yarı bodrum bi yer ) bi amca namaz kılmakta. tam da namazı bitirmiş. döndü bana baktı. amca bi motosikletim var yolda kaldım . marş basmıyo dedim.
oo yerine geldin. jawalar neyim hep benden sorulur dedi.
kızı yolcu edip çektim motoru amcanın dükkanın önüne.
amca var 60 yaşında. voltmetreye ampermetre diyor. ama benim motor kadar tam donanımlı akü şarj cihazı var. benim aküyü bağladık. bakalım yaşıyor mu diye.
motora da bi araba aküsü bağlayıp ateşledik. ilk marşta canavar gibi aldı. çatır çatır gaz yiyo. tekleme devir kesme yok.
sonra usta ampermetre dediği voltmetre ile baktı biraz bekleyelim motor ısınsın dedi. ampermetre dediği voltmetre ile, gerçek anlamda motorun şarj etmekte sıkıntısı olmadığını gördük.
sorun neydi peki? motor neden tekleme yapıyordu o halde?
hadi çık işin içinden?
benim akü şarj olurken ben de motorun orasını burasını kurcukladım. bir korna bunlara sebep olmuş olabilir miydi?
göze görünen bi sorun bi aşırı ısınma yoktu...
yaklaşık 1 saat kadar sonra da akü kendini topladı. biz de motoru topladık. bi marş. gene çalıştı gayet rahat.
usta, vala bi kaçak bi kısa devre olabilir. gitmeni tavsiye etmiyorum izmire. kalabiliyosan kal bursada. yarın iyice baktırıp öyle yola çık dese de,
yolcu yolunda gerek, yolcudur abbas bağlasan durmaz, macera ruhu işin içindeyse mantığı s*ttiret ( böyle ata sözü yok ama olabilir ) atasözlerine dayanarak ben gidonu izmire çevirdim.
yolda farkettim ki titreşim hala yüksek. ve eskisi kadar sık olmasa da, ara ara teklemeye devam ediyor. ya hala elektrikle ilgili problem vardı. yada teklemenin sebebi başkaydı. ne olabilirdi?
rampa aşağı bi yerde durdum. motoru stop ettim. tekrar marşa bastım. çalıştı çok rahat. akü iyiydi. saat geç oluyordu. bursadan çıktığımda 16:00 dı. izmire de 300 kilometreden fazla vardı.
yapılacak tek şey vardı

fişi koparmak. yolun müsait olduğu her noktada dip gazla yoluma devam ettim. dip gaz sırasında bile teklemeler devam ediyordu.
dip gaz gidince yol da kısa sürede kısaldı. tabi depoda biraz hızlı bitti

...
şarja hala güvenmediğim için, etrafında rampa yol olan bir benzin istasyonuna girdim. göstergede kırmızı yanalı epey olmuştu. velakin 15 litreye yakın yakıt aldı depo.
bi yandan depo dolarken bende şimşekler çaktı... acaba? dedim.
depo dolunca motosikleti iyice sağa sola salladım ki kalan 2 litre yakıt karışsın yeni yakıtla.
yola çıktım. bi gazladım bi frenledim gazladım... titreşim normal seviyede. tekleme yok. marş basıyor.
her ihtimale karşı karanlıkta fazla sürmemek için dip gaz izmire gittim.
hani şöyle diyim, benim comet, görebileceği ekstrem bi tepe noktası varsa gördü
hele ki, manisa izmir arasında tertemiz yol. çok şeritli rampa yukarı ve aşağı geniş ve tatlı virajlar.
bi bmwli amca yol istedi verdim. eleman nasıl yardırıyor yolda.
ben de peşinden. sanıyo ki onu yakalamaya çalışıyorum

halbuki gayet stabil bi hızda eve varmak amacım

ben kopuyorum eleman kopuyo...
derken bornovaya vardık. düzlükteyiz. motoru rölantiye bıraktım. eğer şarjdan dolayı bir sorun varsa, rölanti devrinin olması gerekenden düşük olmasını bekliycem... ama rölanti devri normal...
bornovadan çevre yoluna çıkarak eve doğru yardırdım. eve girdiğimde ilk iş motoru durdurup tekrar marşa basmak oldu... herşey normal.
tabi sürekli debriyaj fren vs ile artık iyice uyuşmuş parmaklarım hariç

.. inanılmaz yorulmuşum.
bu gün kornayı bi ampermetreye bağladım. çalıştırınca çok deli akım çekiyor. hani 4 - 5 basışta akünün iliğini sömürmüş olması normal.
üstüne bir de iğrenç bir yakıt...

tabi gene fotoğraf yok. gezi değil bildiğin yarış oldu gene.