Zen ve dostluk sanatı

Katılım
12 Ara 2011
Mesajlar
1,064
Kocaeli'nin yerel gazetesinde çıkan bir haberi paylaşmak istiyorum, yazıda motosiklet kullanıcılarının ve kulüplerinin dışarıdan nasıl göründüğüyle ilgili güzel detaylar mevcut, geçen sene kuryelik yapan bir kardeşimizin geçirdiği kazanın arkasından dostlarının ona nasıl sahip çıktığını hastanede çalışan bir doktorun gözüyle ve hoş bir üslupla anlatıyor;

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Geçen hafta çok sevdiğim bir doktor kardeşim hastanede gözlemlediği bir olayı benimle paylaştı, çok etkilendim. Kendisine bunu bir yazıya dökmesini rica ettim. Sağ olsun, kırmadı beni. Şimdi bu yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım size de ilginç gelecektir.
“Kocaeli Devlet Hastanesi’nde çalışıyorum. İşim gereği trafik kazası sonucu yaralanan hastalara müdahale ederim. Bu kazalar içinde en dramatik olanları motosiklet kazalarıdır. Kafa travması, hayati iç organ yaralanmaları, kırıklar ve hatta uzuv kayıplarıyla gelirler. Otomobil korunma sağlayabilir ancak motosiklet korunmasızdır, hedeftir ve belki bazılarımız için trafikteki sivrisinektir; sinir bozarlar. Yine de otomobil de can taşır motosiklette ve bu canlar eşittir. Motosikletteki can daha riskli de olsa daha değersiz değildir.
Uzmanlık eğitimi yaptığım yıllardı. Sahaftan "Zen ve motosiklet bakım sanatı” isimli bir kitap satın almıştım. Aslında felsefe kitabıydı ama motosikletlerle ilgili kısımları da ilgi çekiciydi benim için. O etkiyle kendime şehir içinde kullanıma uygun scooter cinsi bir motosiklet almıştım. O zaman da motosiklet kazalarının ciddi sonuçlarına vakıftım ama kendimce haklı nedenlerim vardı. Az yakıt harcayacaktım, cebim ferahlayacaktı, çevreyi daha az kirletecektim, İstanbul trafiğinde benim için değerli zamanları harcamayacaktım, otopark sorunum olmayacaktı, arabadaki gibi sigara içmeyecektim vs. Böyle başladı ve 13 yıldır uygun iklim ve yol koşullarında motosiklet kullanıyorum.
Bundan 15 gün kadar önce hastanemiz bahçesinde chopper (söylenişi çapır) cinsi çok sayıda motosiklet gördüm. Hepsi de düzenli bir şekilde park edilmişlerdi. Hastane içi trafiği engellememeye özen gösterildiği belli idi. Yakışıklı aletlerdi. Baktım makinelerin sahipleri çay bahçesinde 15 kişilik bir grup halinde oturuyorlar. Duyduğuma göre arkadaşları motosiklet kazası yapmış ve yoğun bakım ünitesinde yaşam savaşı veriyormuş. Hasta arkadaşları için orada bulunan motosikletli grup sıradışı insanlardan oluşuyordu. Çizmeli, siyah kotlu, kısa bol fermuarlı deri montlar giymiş, saçlı sakallı abiler çoğunluktaydı. Aralarında hanım arkadaşları da vardı. Bayanlardan birinin saç rengi turunculu kırmızıydı. Ön yargılı bir toplum bakışıyla serseri kılıklı adamlardan bahsediyorum. Belki oğlumuz, kızımız, kardeşimiz o tayfadan olsa üzülürüz, tepkiyle karşılarız. Küpeler, dövmeler falan da var. Anarşist, satanist yaftaları da kolaylıkla yapışabilir bu ahaliye. Görüntü aykırı uyumsuz...
Oysa yaşanan başka bir şey... Grubun hastası var. Azrail’le savaşta. Yolda otomobillerle yoğun bakımda Azrail’le yarışan bu insanoğlu için gelenler motosikletlerini düzgün park etmişler. 24 saat bahçe nöbetindeler. Ya bir şey lazım olursa hemen yetişiriz nöbetidir o. Kalabalıklar ama gürültü yok. 2 kişi konuşsa daha fazla ses çıkar. 15 kişi konuşuyor ama ses yok. Derin hüznün ve her geçen gün azalsa da var olan umudun konuşmalarıdır o. Saygılı endişeli, umutlu anıların ağırlığında ezilen bekleyiştir o. Belki hepsi Donkişot’tur. Motosikletleri Rosinante’dir. Turuncu saçlı olan kızın ismi de Dulcinea olabilir. Şövalyelik böyle bir şeydir belki. Acıyla kıvranırken kendisiyle ilgili saçma sapan ön yargıları parçalar şövalye. Bu anlamda anarşisttir aslında. Benim gözlemim böyle bir şeydi. Acılarına onları tanımasam da ortak oldum. Herkese yaşam yolunda iyi yolculuklar dilerim.”

Fikret GÖKMEN - Zen ve dostluk sanatı - 30,10,2011
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
zen nereden çıktı yahu
arkadaşlık, vefakarlık, hakka hukuka saygılı olmak gibi övgüye layık kavramlara kendi kültürümüzde sahipken(uygulayıp uygulamadığımız tartışılır, o ayrı konu) bize ne elin kültüründen?
 
Katılım
3 Ağu 2009
Mesajlar
1,554
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı adlı kitaptan bahsetmiş adam yazısında. Yazıyı doğru dürüst okusaydınız Zen'in nerden çıktığını anlardınız. Kafayı kuma sokup bize ne başkasının kültüründen zihniyetinin de ne kadar işe yarar olduğu tartışılır.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı adlı kitaptan bahsetmiş adam yazısında. Yazıyı doğru dürüst okusaydınız Zen'in nerden çıktığını anlardınız. Kafayı kuma sokup bize ne başkasının kültüründen zihniyetinin de ne kadar işe yarar olduğu tartışılır.

biraz daha iyi okusaydın, yazının konusunun bir hastanede arkadaşlarını ziyarete gelen bir kaç motorcunun düzgün tavırları olduğunu görür, muhtemeldir ki zen felsefesiyle ile alakası olmayan bu şahısların vefakarlık diye bildiğimiz tavırlarının neden zen sanatına atıf yapılarak anlatıldığının anlamsızlığına dikkat kesilebilirdin pekala benim gibi
 
Katılım
27 Tem 2008
Mesajlar
1,367
Bence çok güzel bir yazı değil.Motosiklet dostluğunu anlatan çok daha güzel yazılar okumuştum şahsen.
Ancak motosiklet dostluğu üzerine yazılmış bir yazıyı bile yorumlarken,"öteki"leşmeyi doğru bulmuyorum:bounce:
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
kendi aramızda ötekileşmek değil amaç
bizde var olanın değersizmişçesine bir kenara atılıp, daha üstünmüşçesine ötekilerin öğretilerini kaale almamız
ön kötüsü de bunu, ötekilerin kafamıza sokmasıdır ki dejenerasyon tabir ediliyor
bu yazıyı yazan şahıs bilinçli mi yoksa bilinçsiz mi alet olmuştur bilemediğimizden burada okuyacak arkadaşların dikkatini gözden kaçan şeylere çekmeye uğraşıyoruz
en azından popülerlik kaygısı gütmüştür
ne için?
daha çok onore olabilmek adına
çünkü bunlar moda
delikanlılık dese kahve ağzıyla konuşmuş olur, banal derler adama
programlanmış zihinlere hitap edip "bak bu da bizim programlandığımız dilden konuşuyor" diye onlardan takdir toplamak
basit dürtüleri elitist makyajlarla süslemek

benim adım tatar ramazan değil, ama bu oyunu gene de bozarım
 
Katılım
27 Tem 2008
Mesajlar
1,367
kendi aramızda ötekileşmek değil amaç
bizde var olanın değersizmişçesine bir kenara atılıp, daha üstünmüşçesine ötekilerin öğretilerini kaale almamız
ön kötüsü de bunu, ötekilerin kafamıza sokmasıdır ki dejenerasyon tabir ediliyor
bu yazıyı yazan şahıs bilinçli mi yoksa bilinçsiz mi alet olmuştur bilemediğimizden burada okuyacak arkadaşların dikkatini gözden kaçan şeylere çekmeye uğraşıyoruz
en azından popülerlik kaygısı gütmüştür
ne için?
daha çok onore olabilmek adına
çünkü bunlar moda
delikanlılık dese kahve ağzıyla konuşmuş olur, banal derler adama
programlanmış zihinlere hitap edip "bak bu da bizim programlandığımız dilden konuşuyor" diye onlardan takdir toplamak
basit dürtüleri elitist makyajlarla süslemek

benim adım tatar ramazan değil, ama bu oyunu gene de bozarım
Tatarım Ramazan ım,canım kardeşim,
Motosiklet adına yazılmış çok fazla bir şey yok edebiyatta.Bırak varsın içinde ZEN;MEN;LEN vs.vs. olsun.
Yeterki gönüller bir olsun:rendeer:
 
Katılım
12 Haz 2008
Mesajlar
5,549
bir motosiklet sahibinin böyle bir olayı arkadaşına şaşkınlıkla anlatması ilginç...motoru varsa böyle bir dostluğun ve iletişimin zaten farkında olması gerekirdi. Motosikleti olmayan bir insan bile yolda 2 motordan fazla bir grup görse onların arasındaki bağın özel olduğunu hissedebiliyo.

ama adı geçen kitap gerçekten güzel bir felsefe kitabı...tavsiye ederim...
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Bu anlatılanları bir kaç kere bizler de yaşadık.... Ama ne idolojimizi ne de misyonumuzu kattık işin içine...
Orda beklerken tek düşüncemiz arkadaşımızın iyi haberini alabilmek...
Dışardan bakıp '' ah ne güzel şey , kaza yapan arkadaşlarını bekliyorlar '' gibisinden sözleri duymadan saatlerce orda beklemek...

Tutup da işin içine herhangi bir idoloji ya da misyon sokmanın mantığını anlamam....
Garip bir yaklaşım...
Tanıtım uğruna harcanmış güzel bir yazı....
Ucuz basit....
Ve böyle yaklaşımlardan nefret ederim... Beni çekmek yerine daha da iter....

Kurye kaza yapmış , arkadaşları doğal olarak bekliyorlar başında....
Ama bunu gören doktor aşka gelmiş...
Döktürmüş.... Araya karışık reklam da koymuş....
Yersen hesabı..... :)
 

soa

Katılım
29 Haz 2011
Mesajlar
854
Bu anlatılanları bir kaç kere bizler de yaşadık.... Ama ne idolojimizi ne de misyonumuzu kattık işin içine...
Orda beklerken tek düşüncemiz arkadaşımızın iyi haberini alabilmek...
Dışardan bakıp '' ah ne güzel şey , kaza yapan arkadaşlarını bekliyorlar '' gibisinden sözleri duymadan saatlerce orda beklemek...

Tutup da işin içine herhangi bir idoloji ya da misyon sokmanın mantığını anlamam....
Garip bir yaklaşım...
Tanıtım uğruna harcanmış güzel bir yazı....
Ucuz basit....
Ve böyle yaklaşımlardan nefret ederim... Beni çekmek yerine daha da iter....

Kurye kaza yapmış , arkadaşları doğal olarak bekliyorlar başında....
Ama bunu gören doktor aşka gelmiş...
Döktürmüş.... Araya karışık reklam da koymuş....
Yersen hesabı..... :)

Allah aşkına şu yazıdakidaki ideolojiyi, misyonu göstersene hocam. neresindeymiş ideoloji, neresindeymiş misyon.. "Tanıtım uğruna harcanmış güzel bir yazı...." neyi tanıtmışlar hocam marka mı geçiyor içinde model mi var. Yada bi klüp adımı ?. tek geçen isim kocaeli devlet hastanesi feci reklem dimi yazık yaaa bu kadar basit olma. madem nefret ediyordun keşke yazmasaydında bizide kendinden nefret ettirmeseydin.

Artık bırakın su güzel şeylere çomak sokmayı belki doktor yazmamıştır belki gazeteci yazmıştır fark eder mi?. imgelerden vazgeçip olayların özüne odaklanın kimin yazdığı nasıl bir Türkçeyle yazdığı fark eder mi insanlığa bakın. Hikayenin özünü anlayıp "Dış görünüşle Yargılamayı" bırakın yeter.xUğraşmayın ideolojiyle misyonla otla.......
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
5,149
Adam "Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı" kitabına gönderme yapmış, zen felsefesinden bahsetmemiş bile. İdeolojik bir şey yok ki burada...

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı da süper bir kitaptır.
 

soa

Katılım
29 Haz 2011
Mesajlar
854
kendi aramızda ötekileşmek değil amaç
bizde var olanın değersizmişçesine bir kenara atılıp, daha üstünmüşçesine ötekilerin öğretilerini kaale almamız
ön kötüsü de bunu, ötekilerin kafamıza sokmasıdır ki dejenerasyon tabir ediliyor
bu yazıyı yazan şahıs bilinçli mi yoksa bilinçsiz mi alet olmuştur bilemediğimizden burada okuyacak arkadaşların dikkatini gözden kaçan şeylere çekmeye uğraşıyoruz
en azından popülerlik kaygısı gütmüştür
ne için?
daha çok onore olabilmek adına
çünkü bunlar moda
delikanlılık dese kahve ağzıyla konuşmuş olur, banal derler adama
programlanmış zihinlere hitap edip "bak bu da bizim programlandığımız dilden konuşuyor" diye onlardan takdir toplamak
basit dürtüleri elitist makyajlarla süslemek

benim adım tatar ramazan değil, ama bu oyunu gene de bozarım

İnsan düşünce olarak görüş olarak sağlam olunca tabiriniz ile konuşacak olursak kimse onu kolay kolay "öteki"leştiremez. Bu tarz elle tutulacak yeri olmayan saçma sapan yerlere zaman kaybederek o kadar büyük şeyler kaçırıyorsunuz ki. yaa bırakın bu işleri biri der ideoloji misyon biri der ötekileşme dejenerasyon. Bu ülkede böle her olaya oluk olup suyu uzaklara taşıyacağımıza, baraj olur suya set çekersek. yüzeysellikle konuları irdelersek, konunun özünde anlatılmak isteneneni yakalamadan saçma sapan yerlere takılırsak. BİZDEN NE KÖY OLUR NE KASABA!!!!
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Kocaeli'nin yerel gazetesinde çıkan bir haberi paylaşmak istiyorum, yazıda motosiklet kullanıcılarının ve kulüplerinin dışarıdan nasıl göründüğüyle ilgili güzel detaylar mevcut, geçen sene kuryelik yapan bir kardeşimizin geçirdiği kazanın arkasından dostlarının ona nasıl sahip çıktığını hastanede çalışan bir doktorun gözüyle ve hoş bir üslupla anlatıyor;

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Geçen hafta çok sevdiğim bir doktor kardeşim hastanede gözlemlediği bir olayı benimle paylaştı, çok etkilendim. Kendisine bunu bir yazıya dökmesini rica ettim. Sağ olsun, kırmadı beni. Şimdi bu yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım size de ilginç gelecektir.
“Kocaeli Devlet Hastanesi’nde çalışıyorum. İşim gereği trafik kazası sonucu yaralanan hastalara müdahale ederim. Bu kazalar içinde en dramatik olanları motosiklet kazalarıdır. Kafa travması, hayati iç organ yaralanmaları, kırıklar ve hatta uzuv kayıplarıyla gelirler. Otomobil korunma sağlayabilir ancak motosiklet korunmasızdır, hedeftir ve belki bazılarımız için trafikteki sivrisinektir; sinir bozarlar. Yine de otomobil de can taşır motosiklette ve bu canlar eşittir. Motosikletteki can daha riskli de olsa daha değersiz değildir.
Uzmanlık eğitimi yaptığım yıllardı. Sahaftan "Zen ve motosiklet bakım sanatı” isimli bir kitap satın almıştım. Aslında felsefe kitabıydı ama motosikletlerle ilgili kısımları da ilgi çekiciydi benim için. O etkiyle kendime şehir içinde kullanıma uygun scooter cinsi bir motosiklet almıştım. O zaman da motosiklet kazalarının ciddi sonuçlarına vakıftım ama kendimce haklı nedenlerim vardı. Az yakıt harcayacaktım, cebim ferahlayacaktı, çevreyi daha az kirletecektim, İstanbul trafiğinde benim için değerli zamanları harcamayacaktım, otopark sorunum olmayacaktı, arabadaki gibi sigara içmeyecektim vs. Böyle başladı ve 13 yıldır uygun iklim ve yol koşullarında motosiklet kullanıyorum.
Bundan 15 gün kadar önce hastanemiz bahçesinde chopper (söylenişi çapır) cinsi çok sayıda motosiklet gördüm. Hepsi de düzenli bir şekilde park edilmişlerdi. Hastane içi trafiği engellememeye özen gösterildiği belli idi. Yakışıklı aletlerdi. Baktım makinelerin sahipleri çay bahçesinde 15 kişilik bir grup halinde oturuyorlar. Duyduğuma göre arkadaşları motosiklet kazası yapmış ve yoğun bakım ünitesinde yaşam savaşı veriyormuş. Hasta arkadaşları için orada bulunan motosikletli grup sıradışı insanlardan oluşuyordu. Çizmeli, siyah kotlu, kısa bol fermuarlı deri montlar giymiş, saçlı sakallı abiler çoğunluktaydı. Aralarında hanım arkadaşları da vardı. Bayanlardan birinin saç rengi turunculu kırmızıydı. Ön yargılı bir toplum bakışıyla serseri kılıklı adamlardan bahsediyorum. Belki oğlumuz, kızımız, kardeşimiz o tayfadan olsa üzülürüz, tepkiyle karşılarız. Küpeler, dövmeler falan da var. Anarşist, satanist yaftaları da kolaylıkla yapışabilir bu ahaliye. Görüntü aykırı uyumsuz...
Oysa yaşanan başka bir şey... Grubun hastası var. Azrail’le savaşta. Yolda otomobillerle yoğun bakımda Azrail’le yarışan bu insanoğlu için gelenler motosikletlerini düzgün park etmişler. 24 saat bahçe nöbetindeler. Ya bir şey lazım olursa hemen yetişiriz nöbetidir o. Kalabalıklar ama gürültü yok. 2 kişi konuşsa daha fazla ses çıkar. 15 kişi konuşuyor ama ses yok. Derin hüznün ve her geçen gün azalsa da var olan umudun konuşmalarıdır o. Saygılı endişeli, umutlu anıların ağırlığında ezilen bekleyiştir o. Belki hepsi Donkişot’tur. Motosikletleri Rosinante’dir. Turuncu saçlı olan kızın ismi de Dulcinea olabilir. Şövalyelik böyle bir şeydir belki. Acıyla kıvranırken kendisiyle ilgili saçma sapan ön yargıları parçalar şövalye. Bu anlamda anarşisttir aslında. Benim gözlemim böyle bir şeydi. Acılarına onları tanımasam da ortak oldum. Herkese yaşam yolunda iyi yolculuklar dilerim.”

Fikret GÖKMEN - Zen ve dostluk sanatı - 30,10,2011

Yukarıda ki yazı Fikret Gökmen in değilmi.... Yoksa zen sanatının yazarımı?...
Yazıyı koyar altına isim atarsan o şahsın görünür değilmi...
Yanındaki kitap ismi ne oluyor?...

Oraya takıldım..
Sanki kitabın içinden alınmış yazı gibi geldi....
Halbuki bu bir doktorun anısı....:cat:

Ya da benim algılamamda sorun var...
Gördüğüm bu şekilde....:silent:

---------- Mesajlar birleştirildi - 20:26 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:21 ----------

İnsan düşünce olarak görüş olarak sağlam olunca tabiriniz ile konuşacak olursak kimse onu kolay kolay "öteki"leştiremez. Bu tarz elle tutulacak yeri olmayan saçma sapan yerlere zaman kaybederek o kadar büyük şeyler kaçırıyorsunuz ki. yaa bırakın bu işleri biri der ideoloji misyon biri der ötekileşme dejenerasyon. Bu ülkede böle her olaya oluk olup suyu uzaklara taşıyacağımıza, baraj olur suya set çekersek. yüzeysellikle konuları irdelersek, konunun özünde anlatılmak isteneneni yakalamadan saçma sapan yerlere takılırsak. BİZDEN NE KÖY OLUR NE KASABA!!!!

Sanırım kitabın ortağısın... 2011 yılında üye olmuş ve bu 2. mesajın... İkisi de bu konuya ,ama sırf kızgınlık ve öfke gidermeye....
Kaçırdığımız bişey yok.... Meraklanma....
Köyümüzün de kasabamızında durumu iyi...
Senin saçma sapan yer dediğin bariz reklam....
Bu benim görüşüm... İSter beğenir ister beğenmessin....
Kalkıp ta bana sizden ne köy olur ne kasaba dersen ;
Ben de al kitabını git başka köye derim sana...
Kal sağlıcakla... ;)
 
Katılım
12 Ara 2011
Mesajlar
1,064
Arkadaşlar bu yazıyı beni gerçekten etklediği için paylaşmak istemiştim ama olay alakasız yerlere gitmiş, alıntı yaptığım link aşağıdadır, konu reklam mevzusuna nasıl geldi hakikaten anlamadım :silent: fakat asla öyle bir amaç güdülerek paylaşılmamıştır, ben adı geçen kitabı okumuş dahi değilim! yazı alıntı olduğundan üzerine çok fazla yorum yapmam da anlamlı olmaz...

http://www.kocaeligazetesi.com.tr/root.vol?title=zen-ve-dostluk-sanati&exec=page&nid=217101
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Arkadaşlar bu yazıyı beni gerçekten etklediği için paylaşmak istemiştim ama olay alakasız yerlere gitmiş, alıntı yaptığım link aşağıdadır, konu reklam mevzusuna nasıl geldi hakikaten anlamadım :silent: fakat asla öyle bir amaç güdülerek paylaşılmamıştır, ben adı geçen kitabı okumuş dahi değilim! yazı alıntı olduğundan üzerine çok fazla yorum yapmam da anlamlı olmaz...

http://www.kocaeligazetesi.com.tr/root.vol?title=zen-ve-dostluk-sanati&exec=page&nid=217101

Senle bir alakası yok arkadaşım... Üstüne alınma...
Yazının geneline yazdıklarımız.... :cat:
Saygılar...
 
Katılım
16 Kas 2008
Mesajlar
332
Motosikleti
Tracer 7
Adam bir kitaba gönderme yapmış sadace...bende okumuştum seneler önce bu kitabı,herkese de tavsiye ederim."bu oyunu bozarmış" insanın kendini bilmemesi ne kötü bisey...suursuzluk kötü bisey...
Eskiden böyle degildi,gençlik ne hale gelmiş...
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Adam bir kitaba gönderme yapmış sadace...bende okumuştum seneler önce bu kitabı,herkese de tavsiye ederim."bu oyunu bozarmış" insanın kendini bilmemesi ne kötü bisey...suursuzluk kötü bisey...
Eskiden böyle degildi,gençlik ne hale gelmiş...
Gençlik değil de insanlar ne hale gelmiş ;)
Ya okuduğunuzu anlamıyorsunuz,
Ya işinize geldiği gibi anlıyorsunuz,
ya da herşeye boş verip bana ne yaa diyorsunuz...
Baktınız olmadı sağa sola ahkam kesiyorsunuz....

Vah ülkemin insanları..Tüh tüüh.... :pr:
 
Katılım
8 Eyl 2010
Mesajlar
332
Ne Zenden anlarım ne yazan adamı tanırım.

Ama o arkadaşı ziyarete giden kişilerden biri olarak,orda motorcu kardeşliğinin nasıl bişey olduğunu gözlerimle görme fırsatı buldum.
Bu olay bu yazın sonlarına doğru gerçekleşti.Ara sokakta motoru ile giderken adamın birinin çok hızlı bi şekilde çarpması sonucu elim bi kaza geçirmişti arkadaş.Ben tanımıyorum fakat bu arkadaşımızın dahil olduğu gruptan OTTOMANS MC den bir arkadaşım vardı.Aynı işte çalıştığımız.
Bi akşam işten eve giderken bende ziyaretine gittim yanımda arkadaşım olmadan.

Dedim merhaba ben filancanın arkadaşıyım kaza geçiren kardeşimiz için geldim.Ben ağırladılar oturduk sohbet ettik saat gece 02.00!!
o saatte orda 6 kişi vardı.Vardiyasını bitirip gelicek daha 5 kişi vardı.

Durumu aslında o kadar vahimdi ki akciğerleri bile sönmüştü arkadaşın.Ama gerek dualar gereksede Hergün gece gündüz bekleyen 15 civarı kardeşi sayesinde kendine geldi.Tek sorunu en son konuşmada biraz güçlük çekiyodu.Umarım onuda yenmiştir.


Orda gördüğüm tek şey kardeşlik,dostluktu.İşten eve evden işe derler ya,işten hasttaneye hastaneden işe yaşadı ordakiler ve arkadaşlarını kurtardılar.Gerçekten ibretlik bir durumdu benim açımdan...
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst