Macera Dolu Amerika :)

Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
Ben seneler önce motosıkletli kız dıye dergılerde yazılar okuyordum sa acaba sizmıydınız hoş geldınız mı desem sizi hoşmu bulduk desem ama ıyıkı bulduk dıyelım size ve iki teker dostlarınıza selamlar ha bırdeee amerikayı kuşatmanın bı yolu varmı .

O ben değildim aslında. Motosikletli Kız değil ama galiba Rüzgarın Kızı'ndan bahsediyorsunuz. Ya da ben de bilmiyor olabilirim. Ama sonuçta hepimiz aynı şeyin peşindeyiz işte, motosikletimizin :) Ben "hoşbuldum" diyeceğim yine de :) Amerika'yı Latin kökenliler kuşatmış durumda şu anda :) Acilen buradaki nüfusumuzu artırmamız lazım :) Ama Latinlere yetişmek zor tabii... :)
 
Katılım
28 Eki 2011
Mesajlar
7
yaz veya önümüzdeki kışa kanada ya uzun bi süreliğine geleceğim forumda ve blogunuzda bağlantımızı kopartmazsak görüşmek ve amerikanın tozunu sizinle beraber atmak isterim yazılarınıza da acizane destek vermek isterim ^^ :) :queen:
Teşekkürler ;) Pekala :)
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
Hanabi, Montreal'e mutlaka gidin bu arada! Bayıldım ben. Çok seveceksiniz. Katkılarınıza hep açığım :)
 
Katılım
23 May 2010
Mesajlar
505
DC' de nerde kaliyorsunuz? Ben Virginia Alexandria'da uzun sure yasadim. Ekim ayinda dondum, tekrar gidecegim 1 ay sonra. Amerikada motorlar, arabalardan daha pahali, oyuzden ben arabayi tercih ediyorum. :)
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
Türkiye'de A2 sınıfını ehliyetime işletme maceram traji-komikti benim de. Burada nasıl bir "askeri kamp"tan geçtiğimi anlatmıştım yazılarda. Hatılarsınız muhakkak (http://blogs.voanews.com/turkish/selin/category/amerikada-ehliyet-alma-cilesi/) Ama Türkiye'de bir o kadar kolaydı. Ben sürücülük yeteneğinin sadece kursla geliştiğine inanmam. Biraz doğuştan, biraz sevgi, biraz cesaret ve en çok da pür dikkat! Bu karışım yıllarca kazasız belasız kullanmanızı sağlar motoru bence. Tabii alkollü, uyuşturucu etkisi altındaki ya da cep telefonundan mesaj atan birisi gelip size olmadık bir yerde bindirmezse!!! Aaa bu genelde Amerika için geçerli. Türkiye'de bir de taksi ya da minibüsün "sürekli kör" olan noktasında kalma olasılığı var! :(

Bütün bunlar bir yana, Motosikletli Kız Amerika'da sayfasında artık "Sizin Köşeniz" diye bir bölüm var. Burada paylaştığımız öykülerin seçilmişlerini oraya da koyuyorum. Okuyuculardan Osman yine traji-komik bir şekilde almış A2 ehliyetini. Bu hafta o var. İlgilenirseniz buradan bakabilirsiniz: http://blogs.voanews.com/turkish/selin/category/sizin-koseniz/)

Ben kısaca motosiklet.net'e özel anlatak istiyorum ehliyet öykümü:

Yağmurlu bir İstanbul sabahında ehliyet sınavının yapılacağı, kamyonlarca işgal edilmiş, araçların deli gibi hızla geçtiği yolda bekliyoruz. Sağ taraftaki tarla benzeri arazide (Galiba Ayazağa civarıydı. Şimdi semtin adını inanın anımsayamadım, zaten semtler konusunda hep kötüyümdür) inekler "möööö"lüyor. Resmen ineklerle gözgöze, yağmur altında hocaları bekliyoruz... Benim altımda ilk motorum, Burgman 150CC (Şimdilerde yok galiba artık ortada). Motora -düşünün yani zaten halihazırda binmekte olduğum motora- oturmuş bekliyorum ben de diğerleri gibi. Muhtemelen kimseye "Senin daha ehliyetin yokken nasıl geldin motorla" denmiyordur... Bilemiyorum :)

Neyse sınav başladığında artık yağmur çoşmuş durumda. Göz gözü görmüyor. Birkaç kişi maalesef kayıp düşüyor. Sınavı, yani birkaç kukayı sağ sol yapıp geçme işini, geçmiş sayılıyorlar mı, bilmiyorum. Sıra bana geldiğinde puanlayan hoca "Kızım, şu kukaları geç son kukaya geldiğinde de bas eve git. Sonuçları sonra arar öğrenirsin" diyor! Ne ala :) Gayet kıvırarak geçiyorum kukaları. Kaskım sırılsıklam, herşey bulanık... Son kukadan sonra hafif arkaya bakıyorum omzumun üstünden. El sallıyor hoca bana... Ben de vınnnnnnn eve :)


Ondan sonrası tam macera, tam hikaye... "Peki ilk kez motora nerede binmiştin?" diyenlere, işte burada: http://blogs.voanews.com/turkish/selin/category/motosikletli-kizin-ilk-motor-macerasi/

Bayram burada sönük geçiyor. Çoğu Türk birbirinin bayramını bile kutlamıyor. Ben hala alışamadım her bayram yüzümde bir gülümsemeyle "İyi Bayramlaaaar" diye giriyorum Türklerin olduğu ortamlara... Çok sevimlilikle karşılandığım söylenemez :)

Uzun lafın kısası, geç de olsa "İyi Bayramlaaaaarrr" :)


Motosikletli Kız (Selin)
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
DC' de nerde kaliyorsunuz? Ben Virginia Alexandria'da uzun sure yasadim. Ekim ayinda dondum, tekrar gidecegim 1 ay sonra. Amerikada motorlar, arabalardan daha pahali, oyuzden ben arabayi tercih ediyorum. :)

Alexandria'ya çok yakınım ben de. Shirlington-Arlington civarı. Dc'de çalışıp Virginia'da oturmak en iyisi diye düşünenlerdenim ;)
 
Katılım
23 May 2010
Mesajlar
505
Arlington mu? Ben hep oralarda calistim, Penrose var Giant falan var Arlingtonda. Hatta hatta Atilla Restorant var hemen CVS Pharmacy'nin yaninda. Wellington'dada hep arkadasim calisiyordu. Zaten arabayla Washington DC 5-10 dakka arasindadir.

---------- Post added at 07:59 ---------- Previous post was at 07:52 ----------

Washington'dan merhaba,

Yıllarca Türk medyasının tozunu yuttuktan sonra Amerika'ya taşınmış bir TV-Radyo yayıncısıyım. Adım Selin. Ya da nam-ı diğer Motosikletli Kız...

İki motorum var. Birisi Burgman 400, diğeri de bembeyaz bir Burgman 650. Evet, doğru ben Burgman aşığıyım :) Ama sözün özünde motor, renk, cins vs ayırt etmeyen genel bir motosiklet tutkunuyum. Avrupa ve Türkiye'de yıllar içinde onbinlerce, Amerika'da son birkaç yılda binlerce kilometre yol yaptım. Evet, gezmeyi de çok seviyorum :)


Capitol-Washington DC :p Komsum yaa ama bi turlu amerikada motor kullanmak nasip olmadi ama senin boyle bir sansin var. Amerikada motor kullanmak bisiklet kullanmak yada herneyse herhangi bir arci kullanmak cok zevklidir. Turkiye gibi dusunmeyin, insanlari gayet medeni, bilincli ve anlayislidir. Kimsenin seridine girmezler ve sikistirmazlar. Turkiye'de motor kullancaksin, hele bir de kiz olcaksin hee valla herkes onune kirar dingil mahlukatlar..!! :pr:


Şimdi Amerika'nın başkenti Washington'da çalışıyorum. VOA'de yaptığımız TV, radyo, internet yayınlarına son olarak bir de blog çalışması ekledik.

Amacım, tüm forumlarda aynı anda duyurmaktı ama Libya'ydı, Japonya'ydı derken haber gündemi blog çalışmalarımı doğal olarak aksattı.

Motosikletli Kız (Amerika'da) adını taşıyan blog, (http://blogs.voanews.com/turkish/selin/) kar amacı gütmeyen bir kültürel paylaşım projesi. Çünkü devlet kanalında yayın yapıyoruz. Asıl amaç Amerika'daki motor deneyimini hatasıyla sevabıyla Türk motorseverlerle paylaşmak. Ortak bir düşünme, paylaşma, ilham ve öğrenme platformu oluşturmak.

Eveeettt..... Durum özetle bu. Serde gazetecilik var ya motosiklet aleminin tanınmışları, ünlüleri ile röportajlar; ilginç geziler, Amerikalı motor tutkunlarının anıları vs bir sürü şey koymayı planlıyorum zaman içinde.

Blog yayın hayatına geçeli birkaç hafta oldu. İlgi gerçekten harika. Her gün bir sürü öneri, resim ve fikir içeren mail alıyorum. Ama Türkiye'de motosikler kültürünün gelişmesine hep birlikte katkıda bulunabilmek için daha çok desteğe ihtiyaç var.

Lafı çok uzatmadan uUmarım sakınca yoktur diyerek adresi veriyorum. Kolaylık olsun diye yazılara tek tek link veriyorum. Okuyun ya da sesli dinleyin (tembeller için yazıları seslendiriyorum :) ) ve yorumlarınızı burada olduğu kadar blogun Comment/Yorum butonunu da kullanarak paylaşın lütfen:

İlk yazı şu:
“Yapma Kızım!” dedi herkes… Motosikletli Kız

İkinci yazı bu:
“Biraz merhamet edin efendim!” Motosikletli Kız

Üçüncü yazı da şu:
Amerika’da Sabır Testi Motosikletli Kız

Veee son olarak fotoğraflar da şurada:
Okuyuculardan Fotoğraf Yağıyor :) Motosikletli Kız

Genel adres:
Motosikletli Kız


Son olarak ben ve caaaaanııııım motorum :)
http://i1134.photobucket.com/albums/m620/Motosikletli_Kiz/burgmaninDC1.jpg



Capitol-Washington DC :p Komsum yaa ama bi turlu amerikada motor kullanmak nasip olmadi ama senin boyle bir sansin var. Amerikada motor kullanmak bisiklet kullanmak yada herneyse herhangi bir arci kullanmak cok zevklidir. Turkiye gibi dusunmeyin, insanlari gayet medeni, bilincli ve anlayislidir. Kimsenin seridine girmezler ve sikistirmazlar. Turkiye'de motor kullancaksin, hele bir de kiz olcaksin hee valla herkes onune kirar dingil mahlukatlar..!! :pr:
 
Katılım
20 Eki 2011
Mesajlar
166
Congrats, ı was in the california last year and ,ı was living there, and ı had a harley and ı did thousand of miles, it's really nice state for bikers, but ı can not say the same thing for DC. but anyway nice to meet you, and safety drive and ride first :)

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:05 ---------- bir önceki mesaj zamanı 10:58 ----------

by the way best regrats :)
 
Katılım
23 May 2010
Mesajlar
505
Congrats, ı was in the california last year and ,ı was living there, and ı had a harley and ı did thousand of miles, it's really nice state for bikers, but ı can not say the same thing for DC. but anyway nice to meet you, and safety drive and ride first :)

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:05 ---------- bir önceki mesaj zamanı 10:58 ----------

by the way best regrats :)

Why can't you say same thing for DC? There is a amazing place.
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
Devrilmeyen Motor!

Motosikletli Kız'dan bir merhaba daha :)

Adamlar yapmış! Devrilmeyen motor! İzledim, ilgilendim, California merkezli şirketin CEO'su Dan Kim'e birkaç soru sordum. Ve sizin için eğlenceli bir yazı yazdım. Buraya tamamını koyuyorum. Ama aracın resimlerini ve videosunu malum adresten : http://blogs.voanews.com/turkish/selin/ görebilirsiniz. Yorumlarınızı ister sayfama, ister buraya fark etmez, beklerim! :)

Buyrun, Motosikletli Kız Selin Amerika'dan bıdılıyor :)

"Sana soruyorum, evet evet sana! Hayatın tadını motosikletle çıkaran ya da motosiklet isteyen ama almak için gerekli cesareti henüz bulamamış sana! Senin motorun üstünde en çok hoşuna giden şey ne? Doğrudan dalmak mı rüzgara, ya da ne bileyim havalı olmak mı sağdan soldan bakanlara veya arabanın o kasvetli ortamından kurtulup doğayı taaa ciğerinde hissetmek mi yoksa? Her zaman olduğu gibi E şıkkı, yani “Yukarıdakilerin hepsi ve daha fazlası” şıkkı da mevcut tabii:)

Neden mi sordum? Hah, şimdi gelelim oraya. İki teker üstünde duran ama motosikletten çok arabaya benzeyen bir araca biner misin merak ettim de ondan! :) Hele bir de bu iki tekerli hiçbir şekilde yan yatmıyorsa, devrilmiyorsa, düşmüyorsa, ne bileyim yani her daim o iki teker üstünde duruyorsa? İlgini çekti galiba? :)


Nereden başlayalım? Lit Motors diye bir şirket var. Şirketin Genel Müdürü Dan Kim, demiş ki “Ben motosikleti yeniden icat edeceğim!” Bilmiyorum yanında çalışanlardan “başımıza icat çıkarma oğlum şimdi” diyen olmuş mudur ama bunlara kulak asmamış belli ki ve ortaya tamamen elektrikle çalışan, bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi bir motor çıkmış. Adını da C1 koymuşlar Lit Motors’daki arkadaşlar.


C1, uzaktan bakınca akla önce bir motosikleti getiriyor. Yani denizde hayli uzaktaki bir kanatlıyı karabatak zannedersiniz martı çıkar ya, onun gibi bir şey :) İki teker olmasının dışında motora benzer pek bir yanı yok zira. Resmen bir otomobili andıran, şöyle simit şeklinde bir direksiyonu var C1’ın.

Bu kadar üstüne konuşmamızı anlamlı kılan şey ise, onu çok farklı yapan denge sistemi. Bir kere herhangi bir yan ayağa ya da 3’üncü tekere ihtiyaç duymadan dik durabiliyor. Üstelik durduğu yerde de öyle, iki teker üstünde dengede kalabiliyor. Yandan çarpılsa da devrilmiyor. Yani her şartta akslar arasındaki denge dağıtımı sayesinde tıpkı bir hacıyatmaz gibi ayakta kalabiliyor.

Bunu sağlayan şey motorda bir gyroscope (Ciroskop ya da kimilerine göre Jiroskop) kullanılmış olması. Bu aslında açı dengelerinin korunması esasıyla çalışan bir alet. Motor hızlı giderken daha kolay dengede kalır, bunu hepimiz biliriz. Ama trafik sıkışıp da dur-kalk başladığında alır bizi bir sıkıntı. Yalpalar, titrer, ağırlaşır çoğu zaman motorlar. Bileğinizin gaz üzerindeki ince ayarı önem kazanır hale gelir. Aksi takdirde o kalabalık trafikte rezil olmak an meselesidir ya :) İşte bu ciroskop sayesinde, motorun bilgisayarlı beyni “yan yatma” olayını ortadan kaldırıyor. Sonuçta da işte böyle çoğumuzun çocukluğundan hatırlayacağı Jetgiller tarzı bir araç çıkıyor ortaya :)


Şimdi merak edersin, biliyorum. Özellikle erkekler sormadan edemez bu soruyu. 0’dan 100’e kaç saniyede çıkıyor bu elektrikli motor diye! :) 6 ila 8 saniyede! Maksimum hızı ise 240’lara varıyor.

Güvenli Motor üretildi de Biz Mi Binmedik? :)


Yaratıcı Dan Kim, “Motor üreticileri güvenli motor üretmeyi hiç denemiyorlar. Ben, bunu yapmak istedim” diyor. Zaten şirketin internet sitesinde de açık açık söylüyorlar:

“Bu model motosikletin verdiği özgürlük hissi ve avantajıyla, bir arabanın verebileceği güvenlik ve rahatlığı birleştiriyor”

Özellikle şehirli, çalışan, motorun yoldaki avantajlarından yararlanmak isteyen ama denge konusunda kâbuslar görmeden edemeyenleri hedefliyor şirket. 2013’te muhtemelen önce Amerika’da görmeye başlayacağımız C1’ın fiyatı ise kolay yenilir yutulur cinsten değil. Ama “güvenli sürüş için ben bu parayı öderim” derseniz 16 bin doları cepten çıkarmak gerekiyor. Avrupa’da fiyatlandırma nasıl olacak ve C1 Avrupa’ya uğrayacak mı, şimdilik bilinmiyor… İlk hedef 10 bin adetin üzerinde üretim


Kimileri “Beni bozar” diyebilir. Ne bileyim, kimileri elektrikli bu motoru alan arkadaşlarına “Nerde motorun, prizde mi kaldı yine” diye takılabilir. Eh, atalarımız demiş işte: Ağız bu, torba değil ki büzesin :) “Ben bunlara takılmam, şehir içinde böyle bir motorla tüm bakışları üzerime toplamaya hazırım” diyenler için “muhteşem bir gelişme” C1.


Derim ki…


Motosikletli Kız der ki… Ben pek bayılmadım bu motora. Ne bileyim. Şöyle ağaçlı bir yolda, güneş tenimde giderken yol kenarlarındaki çimlerin kokusunu çekmeyi seviyorum ben içime. Kafamı şöyle hafif yana çevirip, arabadayken hiç göremeyeceğim detayları görmeyi seviyorum ben. Işıklarda ayaklarımı yere basabilmeyi, zaman zaman asfaltın tozunu yemeyi, zaman zaman da kavurucu sıcağını yolların… Ben yan yatabilen iki tekerleri seviyorum. Riski! Yaşadığımı hissetmeyi, yaşadığım için kendimi şanslı hissedebilmeyi ve en önemlisi de motora binecek bir yüreğe sahip olmayı.


Sen de öyle değil misin, söyle? "


Ben motorumu çok seviyorum. Şimdilik 2 teker de ısrarcıyım. Bir "mutlu" fotoğrafımı paylaşıyorum sizlerle....
burgmaninDC1.jpg
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
Congrats, ı was in the california last year and ,ı was living there, and ı had a harley and ı did thousand of miles, it's really nice state for bikers, but ı can not say the same thing for DC. but anyway nice to meet you, and safety drive and ride first :)

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:05 ---------- bir önceki mesaj zamanı 10:58 ----------

by the way best regrats :)

Los Angeles'taki kadar zevkli olmaz tabii :) DC, daha ağır, biraz ciddi bir kent. Memur kenti :) İklimi de LA kadar uygun değil. Ama özellikle "scenic byways" (manzaralı yollar) o kadar çok ve güzel ki. Aa bir de asfalt kalitesi LA'den iyi... Tabii, atlayıp yarım saatte Venice Beach'e gidilmiyor ama... idare ediyoruz :)
 
Katılım
20 Mar 2005
Mesajlar
359
san antonio da bulundum bende. insanın az, arazinin geniş olduğu kısacası ohh kebap denilen bi yer. şimdi düşünüyorum da, binlerce km yol yapmıştım. 2 tane tehlike atlattım. bir tanesi bayan bir sürücü bi anda şerit değiştirmişti (bayan olması bişi deiştirmez ama bayandı işte :) ) 2. ise ben kırmızı ışığı geç farkettim. onun haricinde bir allahın kulu ne sıkıştırdı ne saçma sapan kullandı. istanbula ilk geldiğim gün araba kullanırken çok korktuğumu hatırlıyorum. sinir stress olmadan özgürce motor kullanmak. işte hayatın gerçek tadı :)
 
Katılım
20 Eki 2011
Mesajlar
166
but cold place especially for winters :((

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:42 ----------

evet CA.'nın beton zemini gibi lastiğe zarar veren bir yer yok:))

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:47 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:44 ----------

Bu arada en güzel şey CARPOOL'lardı hatırladığım motorla dalıyodum oraya bide L.A civarındaki HIGHWAY PATROL'ler biraz taviz veriyodu speed limit olayına, arabayla çok ticket yemiştim çünkü :((
Ama harley ile kapatıyodum:))

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:59 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:47 ----------

Bu arada beyaz burgman çok yakışmış size, güvenli sürüşler dilerim..
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
san antonio da bulundum bende. insanın az, arazinin geniş olduğu kısacası ohh kebap denilen bi yer. şimdi düşünüyorum da, binlerce km yol yapmıştım. 2 tane tehlike atlattım. bir tanesi bayan bir sürücü bi anda şerit değiştirmişti (bayan olması bişi deiştirmez ama bayandı işte :) ) 2. ise ben kırmızı ışığı geç farkettim. onun haricinde bir allahın kulu ne sıkıştırdı ne saçma sapan kullandı. istanbula ilk geldiğim gün araba kullanırken çok korktuğumu hatırlıyorum. sinir stress olmadan özgürce motor kullanmak. işte hayatın gerçek tadı :)

Bu bahsettiğiniz tespiti ben de Boston'a giderken yaşamıştım. Bir küsur km'lik yolda hiçbir tehlike atlatmadan, sinirlenmeden yolculuk yapınca kendimi resmen "tuhaf" hissetmiştim!Yazmıştım sayfada. Son bölümü şurada, seversiniz belki: http://blogs.voanews.com/turkish/selin/2011/06/07/maceranin-hasi-bir-gunde-640-kilometre-son-bolum/

Gerçek özgürlük bu galiba...
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,095
Bu bahsettiğiniz tespiti ben de Boston'a giderken yaşamıştım. Bir küsur km'lik yolda hiçbir tehlike atlatmadan, sinirlenmeden yolculuk yapınca kendimi resmen "tuhaf" hissetmiştim!Yazmıştım sayfada. Son bölümü şurada, seversiniz belki: http://blogs.voanews.com/turkish/selin/2011/06/07/maceranin-hasi-bir-gunde-640-kilometre-son-bolum/

Gerçek özgürlük bu galiba...

ohooo, amerika da çok sıkıcıymış canım. rüya ülke kocaman bir yalan yani öyle mi?
aksiyon, entrika, korku, heyecan, aşk burada hoca :queen:
 
Katılım
28 Şub 2011
Mesajlar
312
but cold place especially for winters :((

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:42 ----------

evet CA.'nın beton zemini gibi lastiğe zarar veren bir yer yok:))

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:47 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:44 ----------

Bu arada en güzel şey CARPOOL'lardı hatırladığım motorla dalıyodum oraya bide L.A civarındaki HIGHWAY PATROL'ler biraz taviz veriyodu speed limit olayına, arabayla çok ticket yemiştim çünkü :((
Ama harley ile kapatıyodum:))

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:59 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:47 ----------

Bu arada beyaz burgman çok yakışmış size, güvenli sürüşler dilerim..

Carpool/HOV şeritleri motorcular için cennet gerçekten. Burada 3 kişiden az yolcunun bulunduğu arabayla bu şeritlere giremezken, tek başınıza motorla dalıp rahat ve hızlı yol alabiliyorsunuz. Siz de tatmışsınız. O çok büyük keyif. Akşamları yolun belli bir kısmını HOV'den gidiyorum :)

Beyaz Burgman çok istemiştim. Gönlüme göre oldu gerçekten. Teşekkürler ;)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst