Rutkay Aziz'in Ayakta Alkışlanan Konuşması

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Rutkay Aziz'in konuşmasında katılınmayacak hiçbir şey yok, ilk bakışta. Açıkçası irkilmeme sebep olan, "adaletsiz bir kalkınma gidişi"nden (ki kimi işaret ettiğini tartışmak dahi abes kaçar) elde edilen ana yemeğin üzerine Goethe'nin "Dünya'nın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir" sosu ile sunulması. Bazı damaklarca son derece leziz bulunan bu yemek, benim biraz karnımı ağrıtıyor açıkçası. Çünkü, benim gözlüklerimin ardından bakınca, klasik bir Kemalist refleks olan "memleketin yarısı cahil koyunlardan oluşmakta" aymazlığına çıkıyor bu yol.

Ben iyi niyetle, Rutkay Aziz'in, Goethe'nin bu güzel saptamasını, bağlamından bu derece saptırarak kullanmayacağını ümit ediyorum.

Gelelim Rutkay Aziz'in diğer tespitlerine...

- Bu ülkede sırf bir pankart açtığı için genç insanlar 16 da değil koskoca 18 ay hapiste yattılar mı? Evet...
- 12 yaşında çocuğa 13 kurşun sıkanlar (9 tanesi sırtından) nefsi müdafa gerekçesiyle beraat ettiler mi? Evet...
- 12 yaşında çocuğa tecavüz eden onlarca insan müsveddesi, mahkemedeki iyi halleri ve kızın iffetsiz olması gerekçesi ile asgari sınırdan cezalandırıldılar mı? Evet...
- Saymakla biter mi? Hayır...

Böyle adalet düşman başına be dostlar. Böyle hukuk mu olur? Buna isyan etmeyen insan mı olur? Peki biz yüzümüzü kime döneceğiz? Kime "bu vahşi düzeni biraz olsun düzelt" diyeceğiz? Düzelmediğinde kimi eleştireceğiz? İktidarı elbette... Bunda ne gariplik var?

Bu memleketin %50'sinden oy almış bir iktidar var karşımızda... Ama genel tavrı en hafif tabiri ile nobran ve otoriter. Belki bu sebeple, belki kendilerince başka bazı sebepler ile siyasi anlamda aynı kampta olmadıkları diğer yarısına memleketin, uzak kalıyorlar.

Uzun lafın kısası, iktidarı ona gönül vermiş olduğu bilinen insanların da eleştirebilmesini isterdim ben. Ayan beyan ortada olan sorunları hatırlatmalılar bence, itiraz etmeliler. Çünkü aşikardır ki, iktidar siyasi rakiplerinin eleştirilerini, tabiri caizse, sallamıyor. Ama ona gönül vermiş olanlardan duyarsa bu eleştirileri, o zaman dinlemek zorundadır...

Sevgiler.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
klasik bir Kemalist refleks olan "memleketin yarısı cahil koyunlardan oluşmakta" aymazlığına çıkıyor bu yol.

Bu nasil bir cümle yahu?
Halkçiligi ve milliyetçiligi ilke edinmis kemalist felsefenin neresine uyuyor bu yukaridaki cümle?

Böyle yaparak,halki kiskirtip oylarini kapan zihniyete hizmet etmis oluyorsunuz.
Yapmayin bunu.

Halki koyun ilan edenlerle,
halka;
"bakin size koyun diyorlar"
diyerek kiskirtan zihniyet arasinda ne fark var?

- Bu ülkede sırf bir pankart açtığı için genç insanlar 16 da değil koskoca 18 ay hapiste yattılar mı? Evet...
- 12 yaşında çocuğa 13 kurşun sıkanlar (9 tanesi sırtından) nefsi müdafa gerekçesiyle beraat ettiler mi? Evet...
- 12 yaşında çocuğa tecavüz eden onlarca insan müsveddesi, mahkemedeki iyi halleri ve kızın iffetsiz olması gerekçesi ile asgari sınırdan cezalandırıldılar mı? Evet...
- Saymakla biter mi? Hayır...

Böyle adalet düşman başına be dostlar. Böyle hukuk mu olur? Buna isyan etmeyen insan mı olur? Peki biz yüzümüzü kime döneceğiz? Kime "bu vahşi düzeni biraz olsun düzelt" diyeceğiz? Düzelmediğinde kimi eleştireceğiz? İktidarı elbette... Bunda ne gariplik var?

Bu memleketin %50'sinden oy almış bir iktidar var karşımızda... Ama genel tavrı en hafif tabiri ile nobran ve otoriter. Belki bu sebeple, belki kendilerince başka bazı sebepler ile siyasi anlamda aynı kampta olmadıkları diğer yarısına memleketin, uzak kalıyorlar.

Uzun lafın kısası, iktidarı ona gönül vermiş olduğu bilinen insanların da eleştirebilmesini isterdim ben. Ayan beyan ortada olan sorunları hatırlatmalılar bence, itiraz etmeliler. Çünkü aşikardır ki, iktidar siyasi rakiplerinin eleştirilerini, tabiri caizse, sallamıyor. Ama ona gönül vermiş olanlardan duyarsa bu eleştirileri, o zaman dinlemek zorundadır...

Yazinin bu kismi harika olmus.:cat:
 
Katılım
24 May 2011
Mesajlar
2,010
Bende bu yazdiginiza biz Türkler neyi nerede elestirecegimizi, neyi nerede niye yazdigimizi, bilmiyoruz diye cevaplarim. Hatta biz Türkler iyice sacmaladik yazarim.
Adam sanatci, sevsenizde sevmesenizde...
Dogrulari heryerde soylemeli, kameranin önünde de, pazarda alisveris yaparkende.
Motosiklet kullanicilarini sadece MT'de bilgilendirelim, niye yeri burasi cunki. Baska bir yerde dillendirilemez, dillendirilmemeli.
Son yazdigim size ne kadar sacma geldiyse sizn yazdiginiz da bana o kadar sacma geldi. Sanatci heryerde sanatci, asker her yerde asker, esnaf her yerde esnaf, basbakan heryerde basbakan gibi davranmalidir.

Son yazdığınıza bir anlam veremedim yani insanlar bulunduğu mevcut işlerine göre belirli bir statüde bulunup ona göre mi davranmalı diyorsunuz? Eğer dediğiniz buysa yüz yıllar önce hindistandaki kast sisteminden bahsediyor ve günümüz türkiyesininde böyle olması gerektiğini söylüyorsunuz

Bu ülkede başbakan sadece mecliste asker sadece kışlada öğretmen sadece okulda olur onun haricinde bu insanlar çalıştıkları kurum ve kuruluşları dışına çıktıkları anda yani mesaileri biter bitmez halkdan biri sıradan bir vataş olurlar olmalıdırlar

bakınız avrupada bir başbakan çok rahat hiçbir koruması olmadan halkın içinden sıradan bir vatandaş gibi ufak çocuğunu bebek arabasında dolaştırabiliyor yada markette peşinde medya ordusu olmadan yada korumaları eskortları olmadan dolaşıyor nedeni mi çok basit o da sıradan bir vatandaş çünkü. Tek farkı yönetiyor olması bukadar basit

Ama tabi maalum toplumumuz baskı kurmayı hava atmayı güçlü görünmeyi sever ya işte o ara devreye korumalar arabalar vs devreye girer

Bir başka konu da şu ki toplumumuzda özgür düşünceye doğru düşünene dediklerinin arkasında duran insanlar değer görmüyor aksine hor görülüyor bu durumda bizi daha cahil bir toplum olmaya sürüklüyor. Muhalefet etmeyi severiz haksız da olsak bazılarımız düşünceleri kişisel boyuta getirdiğinden doğrularda yanlış gibi empoze ediliyor. mesela aysun kayacımıydı neydi adını sanını pek bilmem dağdaki çobanla benim oyum bir değil demiş. Şimdi çoban da haklıı aysun da neden mi? Aysun ben araştırıyorum okuyorum bilinçli oy veriyorum dağdaki çoban bir yola köprüye oy veriyor mantığıyla sandığa gidyor diye düşünmesini haklı buluyorum sonuçta beyaz eşya kömür vs gibi şeylere oyunu satanları gördükçe hak vermemek elde değil

çobana gelirsek evet kanunen onunda oy hakkı var ve istediğine oy verir kimsede karışamaz o da haklı

Peki bunu medyada sansasyon yapmaya gerek var mı ? Yok! İşte bu nedenle insanlar konuşmaya anlatmaya fikir paylaşımına yanaşmıyor çünki adı gibi biliyor paylaşırsa başına gelmeyen kalmayacak biz bile bazen konulara yorum yaparken bazen yorum yapmakdan vargeçip konuya yazdığımız mesajı silmiyormuyuz yada değiştirmiyormuyuz

Ayrıca bu fikirleri paylaşacak ortam bırakılmaması da bir filim festivali yada başka yerlerde tepki oluşturulması gayet doğal. Eserlerini sınırlayan fikirlerini yasaklanan bir ortamda bir sanatçının daha ne yapılmasını bekliyoruz anlamıyorum

Sayın lucas yazımın tamamı size değil genel anlamda yazdım anlayışınız için teşekkürler :)
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Sevgili coq, evet, ben böyle düşünüyorum. Kemalizmin tam anlamı ile jakoben bir tavrı olduğu inancındayım. Kemalizm bence bir siyasi duruştur ve asla uzlaşamayacağım yönleri vardır. Örneğin milliyetçilik. Milliyetçilik bence "fena" bir ilkedir. Tanımı gereği, anlamlı bir evrensel felsefeden yoksundur. Ama bunların hepsi ikincil şeyler. Çünkü bu düşüncelerim beni kötü bir insan yapmaz. Bence, Kemalist olman da seni kötü bir insan yapmaz. Hiç mi müştereğimiz yok? Bence bizim benzerliklerimiz, farklılıklarımızdan çok daha fazladır. Tektipleşmeden, farklılıklarını koruyarak birlikte yaşayan toplumlar her zaman daha mutlu olurlar bence. Gökkuşağı gibi olurlar. Güzel olurlar.

Bence dindarlar ısrar etmesin, herkes Müslüman olamaz. Bence milliyetçiler ısrar etmesin, herkes asker doğamaz. Bence sizler de ısrarcı olmayın, herkes Kemalist olamaz. Ben de ısrar etmeyeceğim, çünkü biliyorum, herkes sosyalist olamaz...

Ama, biraz çaba gösteren herkes iyi insan olabilir...

Sevgiler.
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
konu başlığının "BBelt'in ayakta alkışlanan mesajı" olarak değiştirilmesini talep ediyorum :)
 
Katılım
11 Mar 2011
Mesajlar
24
Rutkay aziz'in konuşması; eskiden aramızda geyik yapardık, yırtılan şeyin feryadı diye birden onu anımsadım.:mrgreen:
 
Katılım
23 Eki 2005
Mesajlar
266
BBelt nicli üyede alıntıdır,,

(Sevgili coq, evet, ben böyle düşünüyorum. Kemalizmin tam anlamı ile jakoben bir tavrı olduğu inancındayım. Kemalizm bence bir siyasi duruştur ve asla uzlaşamayacağım yönleri vardır. Örneğin milliyetçilik. Milliyetçilik bence "fena" bir ilkedir. Tanımı gereği, anlamlı bir evrensel felsefeden yoksundur. Ama bunların hepsi ikincil şeyler. Çünkü bu düşüncelerim beni kötü bir insan yapmaz. Bence, Kemalist olman da seni kötü bir insan yapmaz. Hiç mi müştereğimiz yok? Bence bizim benzerliklerimiz, farklılıklarımızdan çok daha fazladır. Tektipleşmeden, farklılıklarını koruyarak birlikte yaşayan toplumlar her zaman daha mutlu olurlar bence. Gökkuşağı gibi olurlar. Güzel olurlar.

Bence dindarlar ısrar etmesin, herkes Müslüman olamaz. Bence milliyetçiler ısrar etmesin, herkes asker doğamaz. Bence sizler de ısrarcı olmayın, herkes Kemalist olamaz. Ben de ısrar etmeyeceğim, çünkü biliyorum, herkes sosyalist olamaz...

Ama, biraz çaba gösteren herkes iyi insan olabilir...)
:cat::cat::cat::cat:

Yukardaki sözlere katılmamak mümkün değil.Doğduğumuz andan ölene kadar geçen zaman içinde tek yapmamız gereken şey insan olabilmek için çabalamaktan ibarettir. Çünki dünyaya insan şeklinde gelmemiz,bizi insan yapmaya yetmez.İnsan olabilmek gerçekten çok zor bir uğraş ve bir çoğumuz bunu başaramadan bu dünyadan göçüp gideriz.Fikrimiz,inancımız,milliyetimiz ne olursa olsun bizi bir arada tutacak olan tek güç ,daha iyi bir insan olabilmemiz için gösterdiğimiz çabalar olacaktır.
Hepinize sevgi ve saygılar.....
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
öyle bir dönemdeyiz ki birileri kral çıplak diyor ve biz onları alkışlıyoruz...
 
Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
252
Kulakları çınlasın üniversiteden bir hocam M.G. ilk derslerden birtanesi idi sanırım çocuklar üniversiteye başladınız artık sizde toplumdaki aydınlardan birileri olarak görüleceksiniz ve sözyleyecek çok sözünüz olacak haliyle ama size bunu daha sistemli yapabilmeniz için size iki kavramı açıklamam lazım: Söylemek,Söylenmek...

Ve devam etmişti.

Söylenmek :sistemdeki eksikleri görmek amaçsızca eleştirmektir...
Söylemek ise bu eksikliği gidermek amacı ile hedefe yönelmiş eylem topluluğudur...

Sevgili Aziz Rutkay da sanırım burda söylenmiş ve onun gibi yapan biri sürü insan,sanatçı var Müjdat Gezen, Hıncal Uluç,Müjde Ar vb...

Ee güzel kardeşlerim demezler mi tamam söyleniyorsun da bunun için ne yaptın? Ağlamak sızlanmakla bişey olmak olayın eyleme dökülmesi gerekir bu da tabanlı bir örgütsel güçle olabilicek bişeydir.Günümüz yönetimlerinde örgütlü toplum olmazsa olmazlardandır.Bireyken hiçbirşeysiniz ama sendika,parti,dernek iseniz çok şey ifade edersiniz.

Buna rağmen yapılan bu iş bile bailı başına bir cesaret işidir.Aziz beyin bu çıkışı yapamayan binlerce dönek(kendi tabiri ile) var.

Sanatçı bu ülkeye bişeyler katmaladır çünkü duyarlı ve ileri görüşlüdür sanatçı topluma yönverbilmelidir...

Son olarak bir üzüntümü dile getirmek isterim;ne zaman bir kişi öyle bir çıkış yapsa mevcut iktidara karşı hemen pusuda bekleyen cehepe tarafından avlanır ve resmen köreltilir bir dönem milletvekilli karşılığında umarım Aziz Rutkay da bunlardan biri olmaz...
(Yaşanmış örnek için bakınız Zülfü Lİvaneli)

Peşin hükümcüler için not: akepeli değilim bedepeliyim...
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
BBelt;
ben milliyetçilik iyidir,ya da kötüdür gibi bir sey yazmadim!!!!
Ben milliyetçilik ve halkçilik ilkesine sahip bir doktirine halki asagilamak gibi bir yaftayi yapistiramazsiniz dedim.
Ikisi ayni sey degil lutfen dikkat edelim.

Carsvegas;
sanatçilari ancak medyanin diline düsünce takip ediyoruz.
Bu nedenle senin sordugun, iyi de kardesim yanlisi düzeltmek için sen ne yaptin sorusu dogru bir soru gibi görünüyor.
Ama maalesef yaniliyorsun.
En azinden Rutkay Aziz için yaniliyorsun.
Aslinda yillardir çirpiniyor adam ama sesi duyulmuyor.
Yani bir adamin da hakkini verelim,yemeyelim.

Bunu yapamiyorsak, en azindan yigitligini takdir etmek lazim.
Sesini çikaranin içeri tikilip, 18 ay sonra salindigi,yazilmamis kitaplar yüzünden hapiste insanlarin yattigi bir dönemde ses çikarabilmek, delikanli insanlara mahsustur.
:wiinkk:
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
BBelt;
ben milliyetçilik iyidir,ya da kötüdür gibi bir sey yazmadim!!!!
Ben milliyetçilik ve halkçilik ilkesine sahip bir doktirine halki asagilamak gibi bir yaftayi yapistiramazsiniz dedim.
Ikisi ayni sey degil lutfen dikkat edelim.

Benim yazdığım mesajdan yaptığın çıkarım, benim yafta yapıştırdığım yönünde mi arkadaşım?

Peki, sen öyle diyorsan, öyle olsun...
 
Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
252
BBelt;
ben milliyetçilik iyidir,ya da kötüdür gibi bir sey yazmadim!!!!
Ben milliyetçilik ve halkçilik ilkesine sahip bir doktirine halki asagilamak gibi bir yaftayi yapistiramazsiniz dedim.
Ikisi ayni sey degil lutfen dikkat edelim.

Carsvegas;
sanatçilari ancak medyanin diline düsünce takip ediyoruz.
Bu nedenle senin sordugun, iyi de kardesim yanlisi düzeltmek için sen ne yaptin sorusu dogru bir soru gibi görünüyor.
Ama maalesef yaniliyorsun.
En azinden Rutkay Aziz için yaniliyorsun.
Aslinda yillardir çirpiniyor adam ama sesi duyulmuyor.
Yani bir adamin da hakkini verelim,yemeyelim.

Bunu yapamiyorsak, en azindan yigitligini takdir etmek lazim.
Sesini çikaranin içeri tikilip, 18 ay sonra salindigi,yazilmamis kitaplar yüzünden hapiste insanlarin yattigi bir dönemde ses çikarabilmek, delikanli insanlara mahsustur.
:wiinkk:

Buna rağmen yapılan bu iş bile bailı başına bir cesaret işidir.Aziz beyin bu çıkışı yapamayan binlerce dönek(kendi tabiri ile) var.


Sevgili Coq ama bu cümleyi de ben kurdum:)
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
4,133
Adalet sistemi ülkemizde hiçbirzaman kimseyi mutlu etmemiştir.

Mahkemeden istediği neticeyi alan Yaşasın adalet diye bağırırken karşı taraf tam tersini savunmuştur.

Kimi zaman sağcı, kimi zaman solcu, kimi zaman milliyetçi, kimi zaman gazeteci, kimi zaman, hırsız kimi zaman katil, kimi zaman tecavüzcü.....

Örnekler saymakla bitmez.

Gelişen bütün olaylar gözönüne alındığında yukarıda yazdığım çelişkilinin hergün yaşandığını farkedeceksiniz.


Adaletin işleyişindemi aksamavar?
Adaleti işletmesi gerekenlerdemi bir sorun var?
Adaletin işlemesini engelleyenlermi var?
Adaleti işletenlerimi engelleyenler var?

Bu sorularda çoğaltılabilir.


Yanlı konuşup topici polemiğe sürüklemek inadına isyan edip bedepeliyim ulan demek en son seçenek bile olamaz. Çocuk katilliğini ne kendime nede çevremdeki hiçkimseye yakıştıramam.


Çözüm üretmek adına illaki birşey yapılacaksa isyana değil sakin olmaya ihtiyaç var. Çünkü isyan fitili birkez ateşlendimi durdurulamaz.

Rutkay Aziz her neyi savunuyorsa sanatçı kimliği ile değil siyasi görüşü ile konuştu. Sanatçı kimliği ile terörü lanetleyip asıl kimlikleri ile terörü besleyenler geldi aklıma. İnsan da ister istemez çelişkiye düşüyor bir pankart için neden masum insanlar içerde tutuluyorki. Devletin bir bildiğimi var yoksa adalet sistemi mi tekliyor.

Sorunun sizdeki cevabı her ne olursa olsun cevabınızın yanına bir parntez acın ve yanına şu açıklamayıda yazın. Adalet her zaman güçlünün yanındadır.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Yanlı konuşup topici polemiğe sürüklemek inadına isyan edip bedepeliyim ulan demek en son seçenek bile olamaz. Çocuk katilliğini ne kendime nede çevremdeki hiçkimseye yakıştıramam.

BDP bu ülkede siyaset yapan yasal bir partidir. Ben parti programlarında çocuk öldürmekle ilgili herhangi bir şey olduğunu sanmıyorum. Sizin bu yaptığınız en hafif tabiri ile ayıptır aynı zamanda da bir suçtur. Unutmayın, bu forumda bu partiyi destekleyen insanlar da var.
 
Son düzenleme:
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
Rahmetli Erbakan şöyle demişti:
biz birbirimizi yerdik ama dışarıya karşı tek yumruktuk ve biz ülkemizi satmadık!!!

Ne mutlu ki satanları yetiştirmeyi başardı...

Örgütlü cahillerin Aziz'in konuşmasına kızmasından daha doğal bir şey olamaz.
 
Son düzenleme:
Katılım
23 May 2011
Mesajlar
603
Rutkay Aziz ödül törenindeki konuşması dakikalarca ayakta alkışlanmış... Ben de merak ettim ve defalarca dinledim konuşmasını...

Amerikan tarzı, protest bir konuşma yapmış...

Hani Amerikalılar böyle ödül aldıklarında önce, ota boka, herkese teşekkür edip ardından iktidardakilere acayip giydirirler ya... Aha da öyle bir konuşma olmuş Rutkay Azizin'ki!.. ( Giydirecek tabi.. Sanatta Sosyal Sorumluluk ödülü bu.. Boru değil!..)

Rutkay Aziz; ‘1979 ve 1980 yıllarında sansür ve darbe nedeniyle yapılamayan film yarışmalarının ödüllerinin 30 yıl sonra sahiplerini bulduğunu, bunun da tüm dünyaya örnek olması gerektiğini vurguluyor..’

Ardından ülkenin içinde bulunduğu durumdan bahsederken ‘hukukun üstünlüğünün bittiği ve adaletsiz bir kalkınmanın hızla yol aldığı..’ diyerek iktidara çakıyor...

Salonda bir alkış kopuyor... En önde ‘Biracı Başkan’ zevkten dört köşe olmuş bir halde, ‘gördünüz mü?’ der gibi başını sallıyor...

Çok ironik bir durum!...

Darbelerin bu ülkeye ettiklerinden söz ediyorsun... Film yarışmalarının ödüllerinin 30 yıl sonra sahiplerini bulduğunu (ki bazıları aramızda yok) söylüyorsun ve bu, tüm dünyaya örnek olsun..’ diyorsun...

Ne zaman oluyor bunlar?...

‘Hukukun üstünlüğünün bittiğini’ iddia ettiğin bu iktidar zamanında!!...

Üstelik o çok şikayet ettiğin darbecilerin çanına ot tıkayan da bu iktidar Rutkay Aziz, hatırlatırım..

Ha, bir de ‘adaletsiz bir kalkınma hızla yol alıyor..’ diyorsun...

Bu da laf mı şimdi Rutkay Aziz?!...

Bu iktidarı oligarklar mı destekliyor?...

Bu iktidara Bağdat Caddesi, Şişli, Nişantaşı, Çankaya..., mı oy veriyor?...

Tüsiad’a, ‘sizinle değil, size rağmen iktidara geldim..’ diyen Başbakan değil mi?...

Güçlenen ‘Anadolu Sermayesi’ yüzünden pastayı paylaşmak zorunda kalan burjuvazinin ciyaklaması değil mi bütün dava?!...

İktidarın sınıf değiştirmesi değil mi statükoculara, elitistlere, cuntacılara koyan?!...

...

Bu arada Rutkay Aziz konuşmasında korkunç bir hata yapıyor... Daha doğrusu feci bir dil sürçmesi...

Yanlış duymadığıma emin olmak için defalarca dinledim... ( Siz de internetten bir daha dinleyin )

Rutkay Aziz’in ifadesi şu;

‘Dünyanın hiçbir ülkesinde kadın, çocuk bu kadar tacize, cinayete, mahrum kalmıyor!...’

‘Tacize, cinayete mahrum kalmak?!!...’ Yani taciz ve cinayetten yoksun kalmak!!...

Heyecenadan dili sürçmüş Rutkay Aziz’in... Herhalde ‘maruz kalmıyor’ diyecekti... (Aslında ‘maruz kalmak..’ da yalnış bir ifade olur... Örneğin, ‘cinayete maruz kaldım’ desem olur mu hiç?!... Ama yine de mahrum kalmaktan iyidir!...)

Herneyse

Heyecan 10 numara...

Ses tonu harika...

Mimikler etkileyici...

Karizma muhteşem...

Muhalefet süper!...

Üstelik ‘Sanatta Sosyal Sorumluluk’ ödülün de var!...

Bırak sanatı, gir siyasete, geç CHP’nin başına..

İnan ki Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi başkanlık yaparsın...

Sonuçta Çerkezsin, istesen de kıvıramazsın...

Diğer yandaşların saldırılarına maruz kalabilirsin belki ama!..
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Benim yazdığım mesajdan yaptığın çıkarım, benim yafta yapıştırdığım yönünde mi arkadaşım?

Peki, sen öyle diyorsan, öyle olsun...

Ben mesajindan öyle bir anlam çikartmadim.
Sadece yazdigin kemalist refleks cümlesine istinaden yazdim o elestiriyi.


Buna rağmen yapılan bu iş bile bailı başına bir cesaret işidir.Aziz beyin bu çıkışı yapamayan binlerce dönek(kendi tabiri ile) var.


Sevgili Coq ama bu cümleyi de ben kurdum:)

Haklisin, gözümden kaçmis,özür dilerim.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
bu tür konuları çok seviyorum.
kimin ne kadar olduğu kabak gibi ortaya çıkıyor.
rutkayın konuşmasında çokça bir şey yok aslında,
ama kimse konuşmadığı için çok görünüyor.
tayyipin "dedeler artık hakim atayamayacak" sözleri zaten hukukun ne günlere gebe kalacağını net bir biçimde özetlemişti.
şimdilerde atadıkları savcılar 13 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz edenleri aklayabilmek için kaç takla atıyor,
yahut öldürülen bir kız çocuğu için verilen cezayı kedi kartına taksit yaparken,
ha hiç mi olmadı dava masraflarını peşin alırız kimseye dava açtırmayız.

yahu bu adam bir şey söylemedi ki ,
zaten çocukları da serbest bıraktılar,
gerçi onlara bir örgüt icat edebilmek ve bu örgütün varlığını kanıtlayabilmek de baya bir özveri istiyor.
hukuk mu ?
bu memlekette hangi hukuktan bahsediyorsunuz ?

bu izm li tartışmalar zaten her dem popüler olmuştur zira herkes bilgisi olmadığı konular hakkında ahkam kesmeyi çok seviyor.
misal Atatürkçülüğü eleştirebilmek büyük bir özgürlük olarak görülürken hükümeti ve temsil ettiği zihniyeti eleştirmek hemen " bize koyun didiniz, dağdaki çoban" gibi entellektüel ve felsefi açılımları beraberinde getiriyor. hele bertaraf terazisinde bir güzel tartılacağınızı da bilesiniz.

rutkayı ayakta alkışlamadım,
oturuyordum hatta alkışlamadım bile.
iş işten geçtikten sonra konuşsan ne yaza konuşmasan ne ?
zamanında koyunları da alacaktınız yanınıza şimdi başka çobanları var.

farklılıklarımı kabul edelim sonra da mahsun kırmızıgülden gelsin hepimiz kardeşiiiiiizzz bu yangın ne diye ?
merak ediyorum romanlar (şopar la onlar ) sulukuleden bertaraf edilirken o rantı kimler paylaştı, keşke bir şekilde haberimiz olsa da bilsek hangi bademler badelendi bu işten.

kültürel mozaik söylemleri artık kimi tatmin ediyor bilemiyorum ama dünün mücahitlerinin hepsini müteahhit görünce amacın ne olduğunu kavramak pek de zor değil.
laf nereden nereye ...

demem odur ki ,

fazla şiirden gitti edip cansever ....
 
Katılım
8 May 2008
Mesajlar
803
Sen devam et Rutkay Aziz!

Sen devam et, sinemanın sadece “barış sanatı” olduğunu sanmaya.. Öyle aktarmaya..
Sinema üzerinden halkın inançlarının nasıl değiştirilmeye çalışıldığını görmezden gelip, sen devam et, “barış sanatı” söylemine..
Sen devam et, 1970'li yılların teröristi Ertuğrul Kürkçü'nün milletvekili olabilmesi için destek vermeye..
“Barış” de..
Ama eline silah alanları destekle..

Sen devam et, Rutkay Aziz..
Barış ve silah... Barış ve anarşi... Barış ve devletin askerine silahla karşı koyma..
Yan yana gelmesi mümkün olmayan bu kavramları, bir araya getir Rutkay Aziz..
Sen devam et bu söylemine Rutkay Aziz..
Destekleyecek başka bir aday bulamamışçasına, Ertuğrul Kürkçü'nün milletvekili seçilmesine destek ol..
Sonra “barış”dan bahset..

Sen devam et Rutkay Aziz.
Sanat adı altında, halkı aldatmaya devam et..
Bir yandan “Barış” de..
Bir yandan eline silah alanların, “kahraman” olarak kabul edildiği partinin adaylarını destekle..
“Apo serbest bırakılmadan barış olmaz” diyen partinin milletvekillerini destekle..
Teröristi destekle, Rutkay Aziz..

Sen devam et, Rutkay Aziz.
Sen devam et, “Adaletsiz bir kalkınma girişimi” söyleminle, “Nasıl çaktım ama, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne” böbürlenmesine..
Senin sanatın bu işte..
Sanat adı altında, politikacılığın zirve yaptığı nokta bu işte..

Sen devam et, Rutkay Aziz..
Sen devam et, “Parasız eğitim pankartı açan öğrenci arkadaşımın 16 ay hapis yatması..” edebiyatına...
“Bu ülkede ‘Parasız eğitim' diyen, bir tek o bayan mıymış ki, sadece onu atmışlar cezaevine?” sorgulamasını bile yapmadan, devam et, şiddet teşvikçiliğine..
O bayanın, tahliye olur olmaz, PKK'nın ajansına demeç verip, “Hediye ablamıza sahip çıkalım” açıklamasını görmezden gel sen..

Sen devam et Rutkay Aziz..
Hediye ablanın, 1994'de, mayın döşerken gözlerinin kör olduğunu görmezden gelmeye devam et..
“Görme engelli Hediye abla” söylemini yuttur, halka..
Sanki Hediye ablanız, “doğuştan görme engelli” imiş gibi tanıtın saf halka..
“İnsanların gözlerini kör etmek için, askerlerin hayatına son vermek için, eşlerinin dul, çocuklarının yetim kalması için” döşemek istediği mayının patlaması ile gözlerini kaybettiği gerçeğini gizleyin..
“Görme engelli Hediye abla” deyin..
Öyle tanıtın topluma..

Sen devam et Rutkay Aziz..
Sen “parasız eğitim isteyen öğrencilerin Şili'de devrim yaptıkları”nı sanmaya devam et..
Şili'de, öğrencilerin polise taş atmak ne demek, güvenlikçilerin yanına yaklaşamayacağını düşünme..
Bir yandan “1979 ve 1980 yıllarında sansür ve darbe nedeniyle yapılamayan film yarışmalarının ödülleri 30 yıl sonra sahiplerini bulacak” de... “Umarım faşizm ve darbe döneminden geçen ülkelerin sinemacıları da bu örneği kendi ülkelerinde paylaşırlar” diye devam et..
Diğer taraftan da, 12 Eylül'ün anayasasında küçücük değişikliklere izin vermemek için, referandumda “hayır” blokunda katıl...

Sen devam et Rutkay Aziz..
Sen halkı saf sanmaya devam et..
“Bu da benim ülkemin gerçeğidir” derken bile, ülkenin hiç düşünürü yokmuş gibi, git Goethe'den söz aktar..
Kandil'deki teröristlerin susturulması operasyonuna karşı çık..
Ama Şırnak'taki polise saldırıda sessiz kal..

Sen devam et Rutkay Aziz..
“Dünyanın gerçeğine dönüyorsunuz, savaş çığlıkları, açlık, işgal, sömürü. İşte gerçek sanatçılar bunlara tanık olmakla yükümlüdürler” de..
Ama sadece “savaş çığlıkları”na tanık ol..
Teröristleri susturmayı, “savaş çığlığı” olarak yorumlayıp, onlara tanıklık et..
Teröristin vahşetine tanıklık etme..
Devam et Rutkay Aziz..
Yıllar önce bıraktığımız yerde maval okumaya, devam et sen..


Alıntıdır...
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Rutkay Aziz i severdim..Ama ne ayakta ne de oturarak alkışladım...
Oldum olası imalarla mesajlar vermeye çalışanlardan nefret ederim...
Ya olduğu gibi söyleyeceksin ya da susacaksın...
Haa sen söylersin ben anlarım.... Herkes sizin kadar aydın değil...
Yarın bir suçlama ile adliyeye çağrılsa ben onu demek istemedim öyle anlaşıldı der ....
Tamamen yersiz ve gereksiz bir konuşma olmuş..... Alkışlayanların da en az yarısının anlamadığına eminim...

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:45 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:43 ----------

Sen devam et Rutkay Aziz!

Sen devam et, sinemanın sadece “barış sanatı” olduğunu sanmaya.. Öyle aktarmaya..
Sinema üzerinden halkın inançlarının nasıl değiştirilmeye çalışıldığını görmezden gelip, sen devam et, “barış sanatı” söylemine..
Sen devam et, 1970'li yılların teröristi Ertuğrul Kürkçü'nün milletvekili olabilmesi için destek vermeye..
“Barış” de..
Ama eline silah alanları destekle..

Sen devam et, Rutkay Aziz..
Barış ve silah... Barış ve anarşi... Barış ve devletin askerine silahla karşı koyma..
Yan yana gelmesi mümkün olmayan bu kavramları, bir araya getir Rutkay Aziz..
Sen devam et bu söylemine Rutkay Aziz..
Destekleyecek başka bir aday bulamamışçasına, Ertuğrul Kürkçü'nün milletvekili seçilmesine destek ol..
Sonra “barış”dan bahset..

Sen devam et Rutkay Aziz.
Sanat adı altında, halkı aldatmaya devam et..
Bir yandan “Barış” de..
Bir yandan eline silah alanların, “kahraman” olarak kabul edildiği partinin adaylarını destekle..
“Apo serbest bırakılmadan barış olmaz” diyen partinin milletvekillerini destekle..
Teröristi destekle, Rutkay Aziz..

Sen devam et, Rutkay Aziz.
Sen devam et, “Adaletsiz bir kalkınma girişimi” söyleminle, “Nasıl çaktım ama, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne” böbürlenmesine..
Senin sanatın bu işte..
Sanat adı altında, politikacılığın zirve yaptığı nokta bu işte..

Sen devam et, Rutkay Aziz..
Sen devam et, “Parasız eğitim pankartı açan öğrenci arkadaşımın 16 ay hapis yatması..” edebiyatına...
“Bu ülkede ‘Parasız eğitim' diyen, bir tek o bayan mıymış ki, sadece onu atmışlar cezaevine?” sorgulamasını bile yapmadan, devam et, şiddet teşvikçiliğine..
O bayanın, tahliye olur olmaz, PKK'nın ajansına demeç verip, “Hediye ablamıza sahip çıkalım” açıklamasını görmezden gel sen..

Sen devam et Rutkay Aziz..
Hediye ablanın, 1994'de, mayın döşerken gözlerinin kör olduğunu görmezden gelmeye devam et..
“Görme engelli Hediye abla” söylemini yuttur, halka..
Sanki Hediye ablanız, “doğuştan görme engelli” imiş gibi tanıtın saf halka..
“İnsanların gözlerini kör etmek için, askerlerin hayatına son vermek için, eşlerinin dul, çocuklarının yetim kalması için” döşemek istediği mayının patlaması ile gözlerini kaybettiği gerçeğini gizleyin..
“Görme engelli Hediye abla” deyin..
Öyle tanıtın topluma..

Sen devam et Rutkay Aziz..
Sen “parasız eğitim isteyen öğrencilerin Şili'de devrim yaptıkları”nı sanmaya devam et..
Şili'de, öğrencilerin polise taş atmak ne demek, güvenlikçilerin yanına yaklaşamayacağını düşünme..
Bir yandan “1979 ve 1980 yıllarında sansür ve darbe nedeniyle yapılamayan film yarışmalarının ödülleri 30 yıl sonra sahiplerini bulacak” de... “Umarım faşizm ve darbe döneminden geçen ülkelerin sinemacıları da bu örneği kendi ülkelerinde paylaşırlar” diye devam et..
Diğer taraftan da, 12 Eylül'ün anayasasında küçücük değişikliklere izin vermemek için, referandumda “hayır” blokunda katıl...

Sen devam et Rutkay Aziz..
Sen halkı saf sanmaya devam et..
“Bu da benim ülkemin gerçeğidir” derken bile, ülkenin hiç düşünürü yokmuş gibi, git Goethe'den söz aktar..
Kandil'deki teröristlerin susturulması operasyonuna karşı çık..
Ama Şırnak'taki polise saldırıda sessiz kal..

Sen devam et Rutkay Aziz..
“Dünyanın gerçeğine dönüyorsunuz, savaş çığlıkları, açlık, işgal, sömürü. İşte gerçek sanatçılar bunlara tanık olmakla yükümlüdürler” de..
Ama sadece “savaş çığlıkları”na tanık ol..
Teröristleri susturmayı, “savaş çığlığı” olarak yorumlayıp, onlara tanıklık et..
Teröristin vahşetine tanıklık etme..
Devam et Rutkay Aziz..
Yıllar önce bıraktığımız yerde maval okumaya, devam et sen..


Alıntıdır...


Budur işte... Kıvırmaca olmadan delikanlıca yazı budur.... :cat:
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst