- Katılım
- 5 Haz 2006
- Mesajlar
- 91
olayı tamamen yanlış yorumladınız dostum. metehandro reyizin eğlenceli, nüktedan üslubundan ilham alarak biraz eğlenmiştim sadece.
honda şadowları cok severim. bu tarz motorların mühendislik ve performans babında pek bir numaraları olmamasına karşın, felsefeleri ciddi anlamda cok oturaklı ve saygıdeğerdir. ayrıca bu tarz motorların bilhassa gidon pozisyonlarını müthiş keyifli bulurum. fakat yine de;
ben bütün dertlerimi bitirmeden bir şadow edinmem. şadow dediğin makina bana göre asla bir ulaşım aracı olamaz. ben motosikleti bir keyif değil, efektif bir ulaşım aracı olarak kullanırım. ve bana göre motorcu damarı taşıyan bir adam da motosikleti bu amaçla kullanır. piyasada cok fazla bulunan, yılın 7 - 8 ayında garajda motor yatırıp yaz zamanı pazar günleri garajdan motor cıkartıp biraz estirip bırakan tiplerden değilim. 4 mevsim, her türlü hava şartında motora binerim. 7 cm kar kalınlığında 125 cc lik çinli skuterle ayda 2 kayış koparmışlığım, seyhanla karda hadımköyde yolda kalıp, metronun önünden beykente lapa lapa kar altında motor itmişliğim vardır. ayrıca araba kullanmasını da bilmem. hayatımda bir eldeki parmak sayısı kadar araba kullanmışlığım yoktur. motor üzerinde tecrübem ise 200 000 km ye yakındır.
bir gün tüm dertlerimi bitirip, ipimle kuşağım bir hayat standartına ulaşırsam, garajda mutlaka bir şadov tutar, haftada 6 gün parlatıp, 1 gün gezerim. fakat elimin altında mutlaka günlük kullanıma uygun bir motor da bulundururum. çünkü motorcu dediğin adam, kışta kıyamette dahi motoruyla estiren adamdır. şadow ise bu tarz kullanıma uygun bir makina değildir. parayı bastırıp bir şadow alıp haftada bir binen adama ben motorcu demem. diyene ise saygı duymakla yetinirim. ha sen diyorsan ki ben en fazla kamyon kadar kıvrak bir motorla şubat ortasında köprü geçer, mart başında uzun yola çıkarım, önünde saygıyla eğilmekten erinmem. pirimsin, üstadımsın derim...
ben shadow almaya gittiğimde cebimde kuruş para yoktu. banka kredisi ile aldım ve FinalCUT arkadaş gibi gece gündüz çalışarak fazlasıyla ödedim parasını.
kışları garajda yatıramadım motorumu çünkü kullanmak -eksilerine rağmen-o kadar zevkliydiki yağmur çamur demeden çıktım yola. işe gezmeye yazın kışın baharda hep kullandım. özel sebeplerden dolayı satmaya kalktığımda benim modeldekiler bi yana 3 5 yaş daha yaşlı olanların bile benim kadar km yapmamış olduğunu gördüm.
motosiklette tarz bi tutkudur. sen ss diğeri enduro öteki cruiser kullanır, saygı duymak lazım. tarzı farklı motoru pahalı diye burjuva yada ipimle kuşağım şeklinde sınıflandırmamak lazım imsanları.
bu arada shadowu sattım şimdi cbf 150 alacağım sanırım artık burjuva değil kurye diye adlandırılacağım. burjuva dan rahatsız oldum ama kurye beni mutlu eder.