Kurye kimdir..? Birde ben yorumlamak istiyorum.

Katılım
24 Haz 2011
Mesajlar
91
güzel bi yazı ama cümlelerin. kuryelerin anlayacagı basitlikte olursa ii olur:))
kuryelige başlama yılım 1991 ... o yüzden hepsine katılıyorum..sessiz ve gariban bi kesim..
ama ne hikmetse senede 2 ay motora binenlere daha bi yakın davranıyorlar nede olsa elit kesim..
kurye sabah daha işe giderken sırılsıklam ıslanıp akşama kadar böle gezecegini bilen kişidir:))))
 
Katılım
27 Nis 2010
Mesajlar
537
Motor camiasında en çok sevdiğim kesim.Onların işi bu diyenlere itiraz ederim.Sonuçta motosiklet sevmeyen bu işe girmez.Özellikle ybr 125 motorumla yandan rüzgarlı yolda tır sollarken aklıma kuryeler geliyor.Resmen sürmüyor bazen uçmak zorunda kalıyorlar.Her babayiğitin harcı değil...
 
Katılım
16 Nis 2003
Mesajlar
1,149
Arkadaş çok güzel yazmışsın, biri hariç hepsine katılıyorum eline sağlık. :rendeer:

Katılmadığım madde "kurye yol vermez". Beni geçmeye çalışan herkese yol veririm.Hatta sağa çekip gitmesini beklediğim de olur.


Ama özellikle şu iki maddeye değinmek isterim.

Kurye sakin sürücem diyip,ne hikmetse bunu başaramayandır.

Kurye yeri geldiği zaman yaya geçitindeki yaşlı teyzeye yol vermek için trafiği kilitleyen kişidir.


Daha önce başka yerde okuduğumu hatırlamıyorum.Çok doğru.

Ne zaman "yahu bari bugün sakin sakin gideyim" diye yola çıkarım sabah.Daha ilk yarım saatte tepem atar! Çünkü trafik bir motosikletlinin sakin gidebileceği şekilde akmıyor.Bir sürü dangalak sürücü var.Sakin gitmeye çalışmak hayatımı riske atıyor.Defalarca denedim, defalarca canımı kurtarmak için vaz geçmek zorunda kaldım.Olmuyor.

Diğeri de trafikte aralarda sıkışıp kalmış insanlar hususu.Son olarak elektrikli sandalye ile kavşakta karşıya geçmeye çalışan bir engelli için trafiği kestim polis misali.Kimsede çıkıp birşey diyemedi.Ne diyecek?

Ben motosiklet sürücüsüne olan genel gıcıklığı da anlıyorum. Bazen unutuyoruz ama motosikleti gerçekten herkes süremiyor. Araba gibi değil.Düşünün arabayı bile herkes doğru dürüst süremiyorken bu toplumda, motosiklet ciddi bir bilgi, tecrübe, dikkat, deneyim gerektiren bir araç.Deneyip kaza yapıp vaz geçenler de ayrı konu. Adam gıcık oluyor.Onun yapamadığı bir şeyi yapıyorsun. Trafikte çakılıp beklerken aralardan geçip gitmene deli oluyor. Bazen denk geliyorum, tren yolu geçişi için bariyer indiğinde hemen 30 saniye içinde bir sürü motosiklet birikiyor.En önde! :cherry: Halbuki geride yüzlerce metre araç kuyruğu var. Bir yerde trafik kesin olarak durduğunda hemen motosikletler önde birikiyor.Bana ne büyük keyif veren görüntülerden birisidir bu gün içinde.
 
Son düzenleme:
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
3,237
yazılanlar süper..
emeğinize sağlık...
hep dua ediyorum bu insanlara Allah kolaylık versin diye...
hakikaten yaptıkları meslek zorlu ve güç bir meslek...
 
Katılım
8 Ağu 2008
Mesajlar
1,890
Ben kurye yol vermiyen derken aslında şunu kastemiştim,tabi ben istenilen şekilde yoruma açık bıraktığım için başka boyutlara çekildi.

Aslında şu ''Kurye yol vermiyendir'' neden???

Kurye arkasından kendi süretindeN çok daha hızlı birine yol vermez anlamında yani kendisini geçmesine izin vermez demek istemedim,tabiki yol veririm.

Sadece yolu kendimi ve karşımdakileri tehlikeye atmıyacak bir pozisyondaysam karşımdakinin gaz-debriyaj ayarı yapıp aheste önümden geçmesini bekleme.O bu ayarları yapıncaya kadar,ben 3. vitesin devrini yarılamış olurum.

Kurye bu şekilde yol vermez,daha doğrusu beklemez.

Şöyle bir örnek verim kendimden vericem bu örneği.

Trafikte 150 veya 125 yada daha düşük veya daha yüksek cc motor sürücüsü arkamdan beni geçmek için varını yoğunu ortaya koyuyor,bir iki aradan geçiyorum aynadan baktığımda frenleri kitlemiş ve motorun önü birtarafa arkası birtarafta durmaya çalışıyor,karambolden çıkınca tekrar gazlıyo,bu sefer bende gazı kapatıyorum ve beni geçmesine izin veriyorum.

Sırf yoktan yere kolu bacağı kırılmasın diye yol veriyorum.

Mesela yola dahil olmak isteyen bir araca kesinlikle yol vermem...Uzun lafın kısası bu meslekte inanın bana motorun üstündeyken kesinlikle durmak istemiyorsunuz.
 
Katılım
17 Şub 2009
Mesajlar
159
bende 3 yıldır yazları kuryelık yapıyorum.bu yaz yine bu işteyım..yazılanlar çok güzel hosuma gitti çünkü doğru seyler(yol verme konusu hariç)abımızın dedıgı gibi sakin gitmek biraz zor çünkü en basıtınden bazen 4-5 paket bırden alıyorsunuz ve bunların 30 dk içinde ulasması gerekıyor..halıyle aracların, arasından cok zor kalındıgında tersten, bazende kaldırımdan bıle gıtmek zorunda kalıyorsunuz çünkü buna mecbursunuz...normalde mesaı saatı dısında kesınlıkle kuralları ıhlal etmem..ama calısırken insan bır de yorgun ve streslı oluyor hızlı gıtmemek elde degıl...uzun lafın kısası evet bazen kuralları çiğniyoruz(ama mecbur kalınca)fakat şimdiye kadar ne benım ne de bı baskasının hayatını tehlıkeye sokacak bir hareket yapmadım yapmamda..şimdi diyebılırsınız hem hızlı gidiyorum dıyosun hemde kımsenın hayatını tehlıkeye atmam dıyosun dıye ama yazının özellıkle bır maddesını cok begendim ''Kurye trafiğin akışındaki hereketliliğin 3 sahne sonrasını çözebilendir.''yanı (kendı adıma konusuyım)yaptıgım her hareket bılınclıdır öncesını ve sonrasını hesaplar ona göre yaparım bunun içinde kımsenın hayatını tehlıkeye atmam..BURDAN TÜM KURYE MESLEKTAŞLARIMA SELAMLARR:D
 
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
2,463
sen de memur olsaydın bu ayki maaşına itiraz eder miydin? etmesem bile işimi layığıyla yapmaya çalışırıdım keyfi davranmazdım parayı hak etmek için doğru düzgün iş yapardım:cat:

---------- Post added at 16:18 ---------- Previous post was at 16:08 ----------

ben saygısız yorum yapmıyorum gerçekler acıdır haa bende memur olmak isterdim 65 yaşına kadar sırtımı devlete dayamak isterdim fakat o kadar şans bende yokmuş:pr: fakat herkez memur zihniyetini biliyor devlet dairelerinde memurların keyfe keder iş yaptığını benim kadar herkez biliyordur bu sitede bile defalarca trafik şubede insanların nasıl olaylarla karşılaştığı paylaşılmıştır yoksa trafik şube de çalışanlar devlet memuru statüsünde değil mi? senin bu şikayetlerinden zaten TÜRKİYE cumhuruyetinde şikayetçi olmayan yok fakat benim demek istediğim memurların herhangibir iş kaybı olmayacağı yönünde olduğunu anlaman lazım dı

bu işin şansla şununla bununla alakası yok arkadaşım. eğer devlet memuru olmak istiyorsan, öğrenim durumuna göre devletin belirlediği kpsslerden birine girip yeterli puanı alman devlet memuru olman için yeterli. prosedürü böyle olan bir olayın "şans"la ne alakası var çözemedim? kpssden 95 alıp memur oldum. Türkiye'de 1.5 milyon kişinin girdiği sınavda 150 sorudan 142 net yaparak, ilk 1000 kişinin içine girerek bu memurluğu kazandım. gerçeğin acısı senin için geçerli. sınava başvurmadan, sınava girmeden, sınava hazırlanmadan devlet memuru olunmuyor. şansla da memur olunmuyor.

genelleme yapmanın bile bir adabı vardır. madem bütün memurlar işlerini savsaklıyor, bu ülke nasıl dönüyor peki? sana çalıştığım yerden örnek verirsem; 500 öğrencinin yatılı kaldığı, 100 personelin görevli olduğu 80 dönümlük arazide her şey tıkırındadır. yemek, temizlik, personel işleri, muhasebe işleri, bahçe, kalorifer... daha sayamadığım kaç bölüm var. bu kadar personelden kaç kişi burayı döndürüyor dersen ancak yarısıdır derim. ben 5 yıllık memurum, babam ssk hastanesi müdürlüğü bile yapmış 35 senelik memur, dedem de Atatürk zamanında demiryollarında işçi-memur. dedemden, babamdan ve kendi tecrübelerime dayanarak her kurumda da çalışan ve "yatan" kısımların oranı yaklaşık yüzde ellidir.

sana tek sorum; senin yazdığın bu yorumla o yüzde ellinin ve ya yüzde onun hakkını tek cümleyle yemiş olmuyor musun? adamlar canını dişine takarak çalışırken senin bu yazını okursa ne düşünür? bu saygısızlık değil midir?

iş kaybı konusuna gelince; oturup olgun bir insan gibi "özelde çalışan insanları da devlet memurları seviyesine getirip özelde çalışanların iş hakkını güvenceye kavuşturma"yı konuşup tartışacağımıza sen gelip "benim her an işten atılma korkum var, benim bu korkum varsa başkasının da bu korkusu olsun" demek gibi çocukça bir istekten başka bir şey değil.

yazdıklarından anladıklarım bunlar. Allah gönlüne göre versin.
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,969
sen de memur olsaydın bu ayki maaşına itiraz eder miydin? etmesem bile işimi layığıyla yapmaya çalışırıdım keyfi davranmazdım parayı hak etmek için doğru düzgün iş yapardım:cat:

---------- Post added at 16:18 ---------- Previous post was at 16:08 ----------



bu işin şansla şununla bununla alakası yok arkadaşım. eğer devlet memuru olmak istiyorsan, öğrenim durumuna göre devletin belirlediği kpsslerden birine girip yeterli puanı alman devlet memuru olman için yeterli. prosedürü böyle olan bir olayın "şans"la ne alakası var çözemedim? kpssden 95 alıp memur oldum. Türkiye'de 1.5 milyon kişinin girdiği sınavda 150 sorudan 142 net yaparak, ilk 1000 kişinin içine girerek bu memurluğu kazandım. gerçeğin acısı senin için geçerli. sınava başvurmadan, sınava girmeden, sınava hazırlanmadan devlet memuru olunmuyor. şansla da memur olunmuyor.

genelleme yapmanın bile bir adabı vardır. madem bütün memurlar işlerini savsaklıyor, bu ülke nasıl dönüyor peki? sana çalıştığım yerden örnek verirsem; 500 öğrencinin yatılı kaldığı, 100 personelin görevli olduğu 80 dönümlük arazide her şey tıkırındadır. yemek, temizlik, personel işleri, muhasebe işleri, bahçe, kalorifer... daha sayamadığım kaç bölüm var. bu kadar personelden kaç kişi burayı döndürüyor dersen ancak yarısıdır derim. ben 5 yıllık memurum, babam ssk hastanesi müdürlüğü bile yapmış 35 senelik memur, dedem de Atatürk zamanında demiryollarında işçi-memur. dedemden, babamdan ve kendi tecrübelerime dayanarak her kurumda da çalışan ve "yatan" kısımların oranı yaklaşık yüzde ellidir.

sana tek sorum; senin yazdığın bu yorumla o yüzde ellinin ve ya yüzde onun hakkını tek cümleyle yemiş olmuyor musun? adamlar canını dişine takarak çalışırken senin bu yazını okursa ne düşünür? bu saygısızlık değil midir?

iş kaybı konusuna gelince; oturup olgun bir insan gibi "özelde çalışan insanları da devlet memurları seviyesine getirip özelde çalışanların iş hakkını güvenceye kavuşturma"yı konuşup tartışacağımıza sen gelip "benim her an işten atılma korkum var, benim bu korkum varsa başkasının da bu korkusu olsun" demek gibi çocukça bir istekten başka bir şey değil.

yazdıklarından anladıklarım bunlar. Allah gönlüne göre versin.
heh işte benim demek istediğimde bu atıyorum devlet memurlarının %90 çalışıyor fakat geriye kalan %10 hiç çalışmasada maaş alıyor ne kadar aldığı önemli değil fakat özel sektörde adam motor tepesinde asgari ücretle canını tehlikeye atıyor gecesi gündüzü belli değil bayram tatili yok hafta tatili olsa ne adamda tatilde harcayabileceği parası yok ..... iş güvencesine gelince senin buradaki düşüncelerin malesef HAYAL den öteye geçmez ben fabrikada çalışıyoken usta başı olarak çalışıyordum malum kriz bi vurdu 25 kişilik bölümde 5 kişi kaldı 3 er 3 er adamlar işten çıkarıldı neden kriz var diye iş yoktu çünkü doğru dürüst çalışan adamlar işten atıldı çoluğu çocuğu olanlarda vardı bekar olanlarda ..... ama senin çalıştığın kurumda kimse işinden atılmadı iş yapıp yapmadığına bakılmadı bile benim anlatmak istediğim bu ... krizde bende atıldım işten hemde kalifiye makina oparatörü olarak çalışıyordum ama kimse daha önceden nasıl çalıştığımı göz önünde bulundurmadı bile neyse keşke seninle bu konuları yüz yüze konuşabilsek 2 de kahve içsek birbirimizi daha iii anlardık emin ol böyle günlerce yazışsak bi yere varamayız sebeb benim anlatmak isteyipte anlatamadığım konuları buraya yazmak istemememdir sende bi sorun yok ........
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Isçi kesiminin memurlarin sosyal olanaklari üzerinden elestiri yapmasini komik buluyorum.
Yanlis anlasilmasin,sözüm meclisten disari.
Bu hemen her yerde,her ortamda karsilastigimiz diyaloglardandir.
Zamaninda isçi haklari için mücadele eden insanlar,polis joplariyla,isten atilmalarla,hatta terörist damgasi yiyerek yok edildi.
Onlara destek çikmasi gereken isçi sinifi ise, isini kaybetme korkusuyla patronlardan yana saf tuttular.
Gerçi bugün de durum ayni.
Isçi kesiminde sinif bilinci olusmadigi,birbirleriyle kenetlenmedigi, sendika bilincinin olusmadigi ve en önemlisi sendikalarin islevsel hale gelmedigi sürece daha bu aglanmalari çok dinleriz.

Ha bu arada isçi sinifi hakkina sahip çikmadi da, memur bu hakki mücadele ederek mi kazandi?
Tabi ki hayir.
Maalesef hayir.:pr:
 
Katılım
13 Mar 2010
Mesajlar
485
Isçi kesiminin memurlarin sosyal olanaklari üzerinden elestiri yapmasini komik buluyorum.
Yanlis anlasilmasin,sözüm meclisten disari.
Bu hemen her yerde,her ortamda karsilastigimiz diyaloglardandir.
Zamaninda isçi haklari için mücadele eden insanlar,polis joplariyla,isten atilmalarla,hatta terörist damgasi yiyerek yok edildi.
Onlara destek çikmasi gereken isçi sinifi ise, isini kaybetme korkusuyla patronlardan yana saf tuttular.
Gerçi bugün de durum ayni.
Isçi kesiminde sinif bilinci olusmadigi,birbirleriyle kenetlenmedigi, sendika bilincinin olusmadigi ve en önemlisi sendikalarin islevsel hale gelmedigi sürece daha bu aglanmalari çok dinleriz.

Ha bu arada isçi sinifi hakkina sahip çikmadi da, memur bu hakki mücadele ederek mi kazandi?
Tabi ki hayir.
Maalesef hayir.:pr:

Proletarier aller Länder, vereinigt euch!

İşin özü buydu zaten, asıl problem bunun oluşamamasında. Bunu Türkiye'ye bağlamak yerine tüm Dünya'dan yaklaşılması gereken bir mevzu. Genele vurulduğunda sorunun büyüklüğü daha net anlaşılabiliyor. Tüm işçiler birleşebilseydi zaten bugün yaşadıklarımızı yaşamıyor olurduk.

Neyse, konu dağılıyor.
Kurye candır. :rendeer:
 
Katılım
22 Ağu 2010
Mesajlar
415
Kurye Bisikletli bir çocuğun yanından geçerken bisikletli çocuğuk önüne kırdığında çocuk ezilmesin diye motoru yatırıp kendisi kaldırımdaki demirlerle buluşup göpğüs kafesinin sol tarafı ezilip moraran ve dizleri elleri yara bere içinde olandır ama çocuğa karşı hiç kin beslemeyendir :queen:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst