Geçen hafta 1100km ye ulaştığımda servise gittim , ustamız yok haftaya gel dediler , yahu bir tek yağ değişecek dediysemde yağımı değiştirtemedim.
Bende eski ustama giderek elindeki markasını hatırlamadığım 15-40 bir yağ koydum.
Dün 1485km de servise gittim , garantinin işlemesi adına yeniden yağ değiştirdim. Kimseyede ben yağı zaten değiştirdim demedim. Çırağın motoru lifte sokamamasından kıllandıysamda ses etmedim. Stajer falandır birazdan usta gelir dedim. Birazdan yine gençten bir delikanlı geldi motor sıcakken yağ tapasını söktü hiç ses çıkarmadım. Castrol 20/40 actevo koydu , hiç ses etmedim. Arka kampanın fren milinin orası terleme yapmış , nedendir dedim hiç bilmiyorum valla dedi , bende hiç ses etmedim valla. 12 Lira tuttu onada ses etmedim. Çok sessiz geçen bir bakım oldu , hiç sesimi çıkarmadım :queen::queen:
Önümüzdeki hafta sonu Burso Enduro'nun festivaline gideceğim , dönüşte eski ustamda (eski dediğime bakmayın Pegaso hala onda baş usta yani :wiinkk

Castrol 15-50 ile yağı değiştirmeyi düşünüyorum.1100km de yağ koyarken zinciride germiştim ama yağlamayı unutmuşum bu akşamda zinciri yağlayacağım.
Yeri gelmişken CBF150 ile ilgili deneyimlerimide yazayım.
İlk 150'inci kilometrede deneme amaçlı gazı köklemiştim ve 120km hıza ulaşmıştım. Sonrasında pek zorlamamaya dikkat ettim. 550km den sonra gittiğim Demirköy kampında , en ufağı 650cc olan Endurolarla yaptığımız grup sürüşüne ayak uydurabilmek için Demirköy virajlarında devri 7000 seviyesinde tutmak zorunda kaldım. 7000 devrin altında viraja girdiğimde motor toparlayamıyordu kendini , aynı zamanda viraja yaklaşırkende asvaltın traşlı olmasından dolayı fren kullanamayıp motor freni yapmak durumunda kaldım sürekli. Kamp dönüşü Saray'da , İstanbul istikametine giden gruptan ayrılıp Kırklareli üzerinden Edirne istikametine saptım. Şiddetli bir rüzgar ve yağmur altında sürekli son vites , dip gaz Edirne'ye geldim 110km nin üzerine hiç çıkamadım.
Şu anda CBF150'nin maksimum sürati 100km/s'e kilitlenmiş durumda. Beşinci viteste 100km/s'e 8500 devirde kilitlenip düz yolda ne devir , ne hız milim yükselemiyor. Bayır aşağıda 9000 devirin biraz üzerinde 110'a yaklaşabiliyor sadece. 4üncü viteste devir redline'ı falan geçiyor ama 5'te tırt.Sanırım rodajda başarılı olamadık. Bakalım yağ eksiltme durumu ne olacak :queen:
Bazı arkadaşların dediği gibi kadranımda titreme falan yok benim. Benzin göstergesine pek baktığım yok , yedeğe düştükçe benzin alıyorum. Henüz tüketim hesaplamış değilim. Tüketim kayıtlarını tutmaya yeni başladım. Şu anda çok sağlıklı olmasada durum şu şekilde.1315km de yedeğe geçtiği zaman benzin aldım.10,5litre , 44Lira. Şu anda 1515km deyim gösterge yarıdan biraz aşağıda.Benzin aldıktan sonra biraz daha netleşecek.
Titreşim var mı yok mu bilemiyorum.Yani biliyorum da neye göre kıyaslayayım onu bilmiyorum. Evet titreşim var özellikle 5000 devirde ama Pegaso ile kıyaslarsam ki başka referansım yok

Hiç titreşimsiz bile diyebilirim.
Lastik konusuna daha önceki mesajımda değinmiştim. Durolar ıslakta kayıyor aga , kuruda kaydıracak kadar agresif bir hareketim olmadı şimdilik.
Frenlerden ses gelmedi şimdiye kadar , gidonu bırakınca ip gibi gidiyor , sağa sola çekişi , herhangi bir kasması yok.
Rolanti 1500 benim , durduğu yerde jikle çekiliyken 5000 devire kadar çıkabiliyor o esnada beton zemini titretebiliyor. Rolantiyi 4000 bakımından sonra düşürtmeyi düşünüyorum.
Dün eski ustam bir tur attı , çok seri olmuş 2011'ler dedi. Arka dişliyi 43 yapmışlar dedim. Hımm o yüzden çekiş artmış , son hız düşmüş o zaman dedi. 41 dişli vardı onu takalım dedi. 38 takalım dedim. 4'te 120 yaparsın , 5 attın mı 90 da kalırsın , 41 iyidir dedi. 38'den 42'ye hepsini alıp deneriz beya dedim. Hele şu 4000'i bi geçelimde :bounce:
Aldığım gün yağmurda gelmiştim eve. Eh çamurlandı haliyle , fotoğraf çekebilmek için köpük ve basınçlı suyla yıkattım , sol sinyal su almış , bir ara sinyali söküp kurulamak lazım. O günden beri yani yaklaşık 20 Nisandan beri yıkanmış , silinmiş , kurulanmış değil. Demirköy'ün çamuru tozu hala üzerinde , gece yol yapmaya kalkarsam en azından farı azcık silmek lazım , ampul görünmüyor çamurdan :bounce: Koltuğu siliyorum ama hanım kızıyor pantul çamurlanınca :farao:
Ha bide Demirköy'de sola yatırdım ben bunu güm diye , hiç çizilmedi bile ona şaşırdım. En azından siyal kırılmıştır diye düşündüm ama çizik bile çıkmadı o da çok enteresan geldi.:queen:
Sabah sabah aklıma gelenler şimdi bu kadar , geldikçe paylaşmaya devam :bounce: