- Katılım
- 9 Haz 2009
- Mesajlar
- 282
- Konu Yazar
- #1
===YOLAVCISI===
18/12/2010
.....Her hafta limitleri yükselten, insan bedeninin dayanma sınırlarını zorlayan Selamet abim yeni bir rota hazırladı.
Muttalip ovasını araziden geçerek Yakakayı köyünün sırtlarından Yenice barajı veya Mayıslar köyüne varmak.
Hava şartları kötü olması durumunda Mayıslar rotası kullanılacak, diye konuştuk.
Ve bugün benim için Enduroculuğun bittiği gündür.....


Her zamanki gibi saat 09.00 teker döner ve Yakakayı köyüne az kaldı küçük bir çay molası verdik.
Motosikletimde küçük bir ayar yaptık ki tırmanmaya hazır olsun....
Veeee Yakakayı köyünün kuzey tarafından tırmanmaya başladık ve ilk kar birikintisi ile karşılaştık.
"İlk gördüğümüzde ne kadar mutlu olmuştum".....



Karın üstünde fotoğraf çekeceğiz diye yapmadığım kalmadı....
Yol şartları ve eriyen karlar azda olsa bizleri zorlamaya başladı....
"Millet karı sadece televizyonda görürken bizler tadını çıkarıyoruz...(Şimdilik)..."
Yol ayrımına geldik.Buradan batı istikametine doğru yol alırsak Mayıslar köyüne çıkıyor.
Sıcacık çaylarımızı yudumlarken yol ve hava hakkında konuşuyoruz.
İçerisinde Duracell Pil olan Yılmaz ustam enejisi çok fazla geliyor ve ne yapacağını şaşırıyor...

Ooohhhhh ne gitti bu çaylar burada....
Varmak istediğimiz hedef bu karlı dağların etrafında...
"Manzaraya bak sanki kart postal ve bizler Alp'lerdeyiz."
Yol şartları gittikce bozulmaya başladı ve motosikletlerimize zor hakim olmaya başladık.
"Pamuk gibi karların üstüne düşmekde bir başka oluyor"
Maden için açılan yollardan devam ederken gördüğümüz derelerden bir tanesi.
Gördüğümüz derelerden bir tanesi şelale gibi akınca bizlerde dayanamadık, bol miktarda fotoğraf çektik.
Şu an rakım 1600 m. her taraf bembeyaz...
"Çok fazla kar oldu, Allah sonumuzu hayır etsin"
Yılmaz ustanda enerji daha çok var....
Yorulan bedenlerimiz dağın arkasında gözüken yerin Sakarya vadisi olduğunu anlayınca biraz daha dinçleşiyoruz.
Yorulmaya başladık ve küçük bir mola verelim dedik.
Sağolsun selamet abinin yanında getirdiği cevizli sucuklar bizlere eneji verdi.
Rüzgar şiddetini arttırdı sığınacak yer arıyoruz.
"Kahretsin kar bütün eşyalarımızın içerisine doldu"
Yola devam durmak yok.....
Derken, yaklaşık 100 m. yolu 1 saatde aldığımız yerdeyiz.
"Her yer kar ve üstümdeki kıyafetlerde ıslak, nereden geldik bu kadar karın olduğu yere"
Yol artık bitti ve Selamet abi şu tepeyide aştık mı sıcacık Sakarya vadisindeyiz diye bize gaz veriyor.
Karın sert olduğu yerden motosikletlerimizi geçiririz diye saldık aşağıya.
Kar artık ensemden, botumdan heryerden içerime giriyor.
"Bu kadar kar niye çok, bizler niye buradayız."
Günün bittiği yerdeyiz......
Varmak istediğimiz yer bize göz kırpıyor ama bizler oraya ulaşmak için ayılara bile yem olmaya göze aldık..
Selamet abi ile beraber keşif yapmak için gps'de yol diye gözüken yerde yürüyerek kontrol ediyoruz.
"Ayağımdaki parmakları artık hissetmiyorum, bizi küçükken acaba deli mi kovaladı."
Motosikletlerimizin gidebileceği bir yer yok, olaki aşağıya doğru gitsek kaldığımız anda, motosikletlerimizi bir ağacın altına
bırakıp baharda almaya geliriz herhalde.
"İsyannnn bütün hava koşullarına, yorgunluğumuza, tükenmemize........"
Kortuğumuz başımıza geldi ve zorla geçtiğimiz yolları geri döneceğiz.
Vakit geç oldu, biran önce hava kararmadan dağdan aşağıya inmemiz lazım.
"Yarabbim niye bu kadar çok kar var, niye bizler Antalya'da Endurocu değiliz ki...."
Kara saplandığımız yerlerden bir tanesi.
"Artık kar görmek istemiyorum"
Maden yollarında üstlerimiz ıslak ve bir o kadarda çamurlu.Bedenlerimiz bitik, ruhlarımız kaybolmuş.
Sanki ısınmak için güneşe doğru yol alıyoruz.
"Bok var bu havada yola çıktık"
Ve saat 18.00, Yakabayı köyünde benzin ikmali ve Eskişehire daha 35 km. asfaltta yolumuz var.
Her ne kadarda isyan etsekde, Selamet abim olmazsa bizler ne bu kadar eğlenebilirdik nede hayatımızda hiç görmedğimiz yollarda farklı hedeflere
ulaşabilirdik.Teşekkürler Selamet abi.az kaldı Enduro'yu sattırıp Chopper aldıracaktın....



İçerisinde nasıl bir enerji, nasıl bir pil varsa, ben daha çözemedim.Sen olmasaydın bu yol bitmezdi.
Nerede saplansak nerede düşsek seni hep baş ucumuzda gördük.Teşekkürler Yılmaz usta.
Böyle bir ekip az görülür, herkes birbirinden alçak gönüllü, herkes birbirinden yardım sever.
Bu ekiple inşallah daha çok yol yaparız.......
18/12/2010
.....Her hafta limitleri yükselten, insan bedeninin dayanma sınırlarını zorlayan Selamet abim yeni bir rota hazırladı.
Muttalip ovasını araziden geçerek Yakakayı köyünün sırtlarından Yenice barajı veya Mayıslar köyüne varmak.
Hava şartları kötü olması durumunda Mayıslar rotası kullanılacak, diye konuştuk.
Ve bugün benim için Enduroculuğun bittiği gündür.....
Her zamanki gibi saat 09.00 teker döner ve Yakakayı köyüne az kaldı küçük bir çay molası verdik.
Motosikletimde küçük bir ayar yaptık ki tırmanmaya hazır olsun....
Veeee Yakakayı köyünün kuzey tarafından tırmanmaya başladık ve ilk kar birikintisi ile karşılaştık.
"İlk gördüğümüzde ne kadar mutlu olmuştum".....
Karın üstünde fotoğraf çekeceğiz diye yapmadığım kalmadı....
Yol şartları ve eriyen karlar azda olsa bizleri zorlamaya başladı....
"Millet karı sadece televizyonda görürken bizler tadını çıkarıyoruz...(Şimdilik)..."
Yol ayrımına geldik.Buradan batı istikametine doğru yol alırsak Mayıslar köyüne çıkıyor.
Sıcacık çaylarımızı yudumlarken yol ve hava hakkında konuşuyoruz.
İçerisinde Duracell Pil olan Yılmaz ustam enejisi çok fazla geliyor ve ne yapacağını şaşırıyor...
Ooohhhhh ne gitti bu çaylar burada....
Varmak istediğimiz hedef bu karlı dağların etrafında...
"Manzaraya bak sanki kart postal ve bizler Alp'lerdeyiz."
Yol şartları gittikce bozulmaya başladı ve motosikletlerimize zor hakim olmaya başladık.
"Pamuk gibi karların üstüne düşmekde bir başka oluyor"
Maden için açılan yollardan devam ederken gördüğümüz derelerden bir tanesi.
Gördüğümüz derelerden bir tanesi şelale gibi akınca bizlerde dayanamadık, bol miktarda fotoğraf çektik.
Şu an rakım 1600 m. her taraf bembeyaz...
"Çok fazla kar oldu, Allah sonumuzu hayır etsin"
Yılmaz ustanda enerji daha çok var....
Yorulan bedenlerimiz dağın arkasında gözüken yerin Sakarya vadisi olduğunu anlayınca biraz daha dinçleşiyoruz.
Yorulmaya başladık ve küçük bir mola verelim dedik.
Sağolsun selamet abinin yanında getirdiği cevizli sucuklar bizlere eneji verdi.
Rüzgar şiddetini arttırdı sığınacak yer arıyoruz.
"Kahretsin kar bütün eşyalarımızın içerisine doldu"
Yola devam durmak yok.....
Derken, yaklaşık 100 m. yolu 1 saatde aldığımız yerdeyiz.
"Her yer kar ve üstümdeki kıyafetlerde ıslak, nereden geldik bu kadar karın olduğu yere"
Yol artık bitti ve Selamet abi şu tepeyide aştık mı sıcacık Sakarya vadisindeyiz diye bize gaz veriyor.
Karın sert olduğu yerden motosikletlerimizi geçiririz diye saldık aşağıya.
Kar artık ensemden, botumdan heryerden içerime giriyor.
"Bu kadar kar niye çok, bizler niye buradayız."
Günün bittiği yerdeyiz......
Varmak istediğimiz yer bize göz kırpıyor ama bizler oraya ulaşmak için ayılara bile yem olmaya göze aldık..
Selamet abi ile beraber keşif yapmak için gps'de yol diye gözüken yerde yürüyerek kontrol ediyoruz.
"Ayağımdaki parmakları artık hissetmiyorum, bizi küçükken acaba deli mi kovaladı."
Motosikletlerimizin gidebileceği bir yer yok, olaki aşağıya doğru gitsek kaldığımız anda, motosikletlerimizi bir ağacın altına
bırakıp baharda almaya geliriz herhalde.
"İsyannnn bütün hava koşullarına, yorgunluğumuza, tükenmemize........"
Kortuğumuz başımıza geldi ve zorla geçtiğimiz yolları geri döneceğiz.
Vakit geç oldu, biran önce hava kararmadan dağdan aşağıya inmemiz lazım.
"Yarabbim niye bu kadar çok kar var, niye bizler Antalya'da Endurocu değiliz ki...."
Kara saplandığımız yerlerden bir tanesi.
"Artık kar görmek istemiyorum"
Maden yollarında üstlerimiz ıslak ve bir o kadarda çamurlu.Bedenlerimiz bitik, ruhlarımız kaybolmuş.
Sanki ısınmak için güneşe doğru yol alıyoruz.
"Bok var bu havada yola çıktık"
Ve saat 18.00, Yakabayı köyünde benzin ikmali ve Eskişehire daha 35 km. asfaltta yolumuz var.
Her ne kadarda isyan etsekde, Selamet abim olmazsa bizler ne bu kadar eğlenebilirdik nede hayatımızda hiç görmedğimiz yollarda farklı hedeflere
ulaşabilirdik.Teşekkürler Selamet abi.az kaldı Enduro'yu sattırıp Chopper aldıracaktın....
İçerisinde nasıl bir enerji, nasıl bir pil varsa, ben daha çözemedim.Sen olmasaydın bu yol bitmezdi.
Nerede saplansak nerede düşsek seni hep baş ucumuzda gördük.Teşekkürler Yılmaz usta.
Böyle bir ekip az görülür, herkes birbirinden alçak gönüllü, herkes birbirinden yardım sever.
Bu ekiple inşallah daha çok yol yaparız.......