- Katılım
- 24 Eyl 2006
- Mesajlar
- 975
akaryakıt sektörüyle biraz haşırneşir bir kişi olarak şunları belirtmek isterim
- ülkemizde sadece tüpraş'ın üretim yaptığı; ithal ürünlerin ülkeye girişinde gümrük laboratuvarlarında testleri yapıldığı, kalitesiz ürünün, yasal yollardan ülkeye girmesine izin verilmediğini düşünürsek, markaların ürün kaliteleri arasında bir fark olmadığını söyleyebilirim.
- ancak, benzinin satış fiyatının dörtte üçü vergi, sadece dörtte biri ürün bedeli olmasının yarattığı ortam; her türlü kaçakçılığı ve hileyi fazlasıyla cazip hale getiriyor.
- dağıtım şirketinden çıktığı nokta itibariyle ürün kalitelerinde bir fark olmaz; ama istasyonlarda satılan ürünün kalitesi farklılık gösterebilir. akaryakıt sektörü geçmişe kıyasla çok daha sıkı kontrol ediliyor; fakat akaryakıta kalitesiz, kaçak ürünler karıştırılabilmekte.
- akaryakıt markasından ziyade, istasyon seçilmesini öneririm. size güven veren istasyondan alışveriş yapın. zırt-pırt indirim kampanyası düzenleyenden, girişine "ucuz mazot" tabelası asandan uzak durulmalı. bu sektörde büyük kar marjları yok; indirimli satan kaçak mal satmıyorsa, büyük ihtimal pompalarda hile yapmaktadır.
- büyük ve güçlü bayilerden, zincir istasyonlardan da uzak durulmasını tavsiye ederim. akaryakıt firmaları da kendi bayilerini denetler; ama cirosu yüksek, güçlü bayiye yaptırım uygulamak "güven-özveri ve tecrübe" ister. hem küçükleri desteklemek rekabeti de geliştirir.
- tüm markaların, isminde 97 olan benzinleri tüketiciyi kandırmaca; bunlar da 95 oktan benzin olup sadece isimleri 97. internet sitelerini araştırın, hiçbirinin 97 oktan diyemediğini göreceksiniz.
- akaryakıt firmaları kapitalizmin en vahşisinin, en acımasız örnekleridir; yani hepsi de kötü'dür. aralarında birini diğerine tercih edecek bir fark olmadığı kanaatindeyim (kişisel fikrimdir). yerli markamız dediklerinizin özelleştirme sürecini, bazıları hakkında akaryakıt kaçakçılığı iddialarını hatırlayınız.
- ülkemizde sadece tüpraş'ın üretim yaptığı; ithal ürünlerin ülkeye girişinde gümrük laboratuvarlarında testleri yapıldığı, kalitesiz ürünün, yasal yollardan ülkeye girmesine izin verilmediğini düşünürsek, markaların ürün kaliteleri arasında bir fark olmadığını söyleyebilirim.
- ancak, benzinin satış fiyatının dörtte üçü vergi, sadece dörtte biri ürün bedeli olmasının yarattığı ortam; her türlü kaçakçılığı ve hileyi fazlasıyla cazip hale getiriyor.
- dağıtım şirketinden çıktığı nokta itibariyle ürün kalitelerinde bir fark olmaz; ama istasyonlarda satılan ürünün kalitesi farklılık gösterebilir. akaryakıt sektörü geçmişe kıyasla çok daha sıkı kontrol ediliyor; fakat akaryakıta kalitesiz, kaçak ürünler karıştırılabilmekte.
- akaryakıt markasından ziyade, istasyon seçilmesini öneririm. size güven veren istasyondan alışveriş yapın. zırt-pırt indirim kampanyası düzenleyenden, girişine "ucuz mazot" tabelası asandan uzak durulmalı. bu sektörde büyük kar marjları yok; indirimli satan kaçak mal satmıyorsa, büyük ihtimal pompalarda hile yapmaktadır.
- büyük ve güçlü bayilerden, zincir istasyonlardan da uzak durulmasını tavsiye ederim. akaryakıt firmaları da kendi bayilerini denetler; ama cirosu yüksek, güçlü bayiye yaptırım uygulamak "güven-özveri ve tecrübe" ister. hem küçükleri desteklemek rekabeti de geliştirir.
- tüm markaların, isminde 97 olan benzinleri tüketiciyi kandırmaca; bunlar da 95 oktan benzin olup sadece isimleri 97. internet sitelerini araştırın, hiçbirinin 97 oktan diyemediğini göreceksiniz.
- akaryakıt firmaları kapitalizmin en vahşisinin, en acımasız örnekleridir; yani hepsi de kötü'dür. aralarında birini diğerine tercih edecek bir fark olmadığı kanaatindeyim (kişisel fikrimdir). yerli markamız dediklerinizin özelleştirme sürecini, bazıları hakkında akaryakıt kaçakçılığı iddialarını hatırlayınız.