- Katılım
- 29 Kas 2006
- Mesajlar
- 328
- Konu Yazar
- #1
14 Ocak Pazar gününü öyle bir bekliyordum ki, hafta sonu sanki hiç gelmeyecekmiş gibiydi. Sonunda geldi. Saat 10 gibi Celalettin hocanın motorunu evin önünde görünce “macera başlıyor” dedim. Niyetimiz Toroslar’ın zirvelerine gazlamaktı. Hedef, Hassa’nın Çardak yaylasıydı. Ancak, duyduk ki terör oralarda yuvalanmış, askerimizin-polisimizin ormancının hülasa herkesin canına kast eylemiş. Bizi ikaz ettiler, biraz düşünün dediler. Düşündük, evdekilerin de baskısı ile güzergahı değiştirmeye karar verdik. Yeni istikamet, Hatay/Serinyol yakınlarındaki Bakras Kalesi. Bu niyetle düştük yollara. Ancak Toroslar’ın dumanlı başını görünce “şehirler sıkar beni, gönlüm dağlarda” şarkısını mırıldanıp, Bakraz Kalesi’ne gitmek yönündeki kararımızı değiştirdik. Terörden korkmak bize yakışmaz, taşınacak bir kuru başımız var” dedik ve dağlara doğru sürdük atları. (Pioneer 200 Gy & Yamaha YBR 125 ) Oğlum Fatih, Karaca Koleji yedinci sınıfta okuyor. O da bizimle birlikte geldi. O bizden daha heyecanlıydı.
Meğer, Celalettin hocanın gönlünde de dağlara çıkmak varmış. İlk vardığımız yer, Kırıkhan sapağından sağa dönüp Hassa ilçesinin yolunu tuttuk. Zirveler soğuktu ama, yüreğimiz sıcaktı, hiç üşümedik. Bu gezimizde yaklaşık 250-260 kilometre yaptık. Bizden bu kadar,gerisini fotoğraflar anlatsın, biz çıkalım kerevetine (Fotolar geliyor)
Meğer, Celalettin hocanın gönlünde de dağlara çıkmak varmış. İlk vardığımız yer, Kırıkhan sapağından sağa dönüp Hassa ilçesinin yolunu tuttuk. Zirveler soğuktu ama, yüreğimiz sıcaktı, hiç üşümedik. Bu gezimizde yaklaşık 250-260 kilometre yaptık. Bizden bu kadar,gerisini fotoğraflar anlatsın, biz çıkalım kerevetine (Fotolar geliyor)
Son düzenleme: