Mahallenin iki afacan kardeşi tüm mahalleliyi bıktırmış. Sürekli ana babalarına şikayet geliyor mahalleliden. Kırılan camların, kuyruğuna teneke bağlanan kedilerin, lastiği indirilen arabaların sorumlusu hep afacan kardeşler. Ana babası usanıp bu durumu kilisenin papazına anlatırlar ve yardım isterler. Papaz "gönderin çocukları konuşayım" der. Çocukları gönderirler. Papaz önce büyük oğlanı çağırır: - "Söyle bakalım evladım, Tanrı nerede?" Cocuk susar. Papaz tekrar sorar: - "Evladım söylesene Tanrımız nerede?" Çocuk susmaya devam eder. Papaz ısrarla sormaya devam eder, cocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz, "konuşsana be cocuk nerede Tanrı?" der.. Çocuk aniden fırlar, kiliseden koşarak kaçıyorken seslenir kardeşine "kaçalım çabuk!". Eve giderler, odalarına çıkıp kapıyı iyice kapatırlar, küçük oğlan sorar büyüğüne "neden kaçıyoruz?" Büyük yanıtlar: - "İşte şimdi hapı yuttuk, Tanrı kaybolmuş bizden biliyorlar!"
Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar: - "İsa seni izliyor!" Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli şeyleri aramaya devam eder. Tekrar aynı sesi duyar: - "İsa seni izliyor!" Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye başlar ve bir papağan görür: - "Bunu sen mi söyledin?" diye papağana sorar. Papağan: - "Evet, yalnızca seni uyarmak için", der. Hırsız: - "Ne! Beni uyarmak mı! Kimsin sen? Adın ne senin?" Papağan: - "Musa", diye cevap verir. - "Musa?" der hırsız, "hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki!?" Kuş cevap verir: - "Bilmiyorum. Tahminimce arkanda duran dobermana 'İsa' adını veren salak olabilir..."
Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene "bunlar Hitler ve Stalin değil mi?" diye sorar. Barmen "evet, onlar" der. Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar: - "Selam, ne yapıyorsunuz?" Hitler cevaplar: - "3. Dünya Savaşı'nı planlıyoruz." Adam sorar: - "Gerçekten mi? Neler olacak?" Hitler: - "Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz" der. Adam sorar: - "Bir bisiklet tamircisi mi?!" Hitler Stalin'e döner ve der ki: - "Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacağını söylemiştim
Satış Müdürü, Teknik Müdüre:
- Sana istediğin kadar yardımcı eleman verecem.Yeni yazılım projesini 2 hafta sonra masamda isterim...
Teknik Müdür, Satış Müdürüne:
- Peki ama ben size 9 kadın versem, 1 ay sonra kucağıma 1 bebek verebilir misiniz?
Vatandaş dişinden tırnağından arttırdığı parayla aldığı murat 124 ünün üzerine titrer. Birgün yolda giderken, araba birden stop eder. Adam kaputu açar arızaya bakmaya çalışırken; yanında son model bir ferrari durur, içindeki genç yardımcı olabilirmiyim diye sorar? ve ekler "isterseniz tamirciye kadar çekerek götürelim?".
Adam teşekkür eder ve murat 124 'ü ferrarinin arkasına bağlayıp çekmeye karar verirler. Bu esnada ferrarili genç adama derki ;"ben biraz hız delisiyimdir, sizi çekerken hızlanırsam, arkadan sellektör yapıp beni uyarın der", adamda, tamam der.Ve yola çıkarlar.
Bir süre sonra genç arakadaki arabayı unutup hızlanmaya başladığında murat 124 sellektör yapmaya başlar. Bunu gören genç yavaşlar. Böyla yavaş yavaş giderken kırmızı ışıkta dururken ferrarini yanına bir BMW yanaşır ve yarışalım mı der.
Genç bu teklifi kabul eder; neyine der; Otuz kilometre ileride bir benzinci var oraya ilk varan kazanır. ve depoları doldurur der BMW deki adam ve başlarlar yarışmaya;
Kısa bir süre sonra otobanda 150-160 km hızla gitmeye başlarlar. Bu arada havadada bir polis helikopteri vardır ve Merekeze Şu mesajı geçer.
"Merkez : burası helikopter 1
otobanda 3 araç yarış yapıyor.Kırmızı bir ferrari ve bir BMW saatte
160 km hızla gidiyorlar. bu arada ferrarinin arkasında da bir murat 124 var acelesi var galiba 10 dakikadır,sellektör yapıp ferrrariden yol istiyor
Hitlerin önüne üç esir getirmişler.Bir İngiliz,Bir Fransız ve bir Yahudi.Demişki size birer soru soracağım,bilen canını kurtarır.
İngilize sormuş:
-Titanik ne zaman battı?
-1912, demiş İngiliz.Hitler:
-Bırakın,demiş ve Fransıza sormuş:
-Titanik kazasında kaç kişi öldü.
-1124 kişi,demiş Fransız.Hitler :
-Bunu da bırakın,demiş ve Yahudiye dönmüş:
-Say lan ölenlerin ismini.
amerikalılar bir uçak yaparlar ve bu ucagın denemek icin arabistana giderler. ucağa bir arabistanlıyı bindirirler. arabistanlı ucakta iken birden ucağın bir motoru arızalanır. arabistanlı heyecanlanır. birden monitörde bir yazı belirir. dont panic this is american technology. derken ikinci motor da arızalanır, tekrar aynı yazı belirir, ücüncü ve dördüncü motorda arızalanır, aynı yazı belirir ve ucak kendiliginden yere iner. arabistanlılarda bunun altında kalmamak icin bir ucak yaparlar ve amerikaya giderler icine bir amerikalıyı bindirirler. derken ucağın birinci motoru arızalanır ve monitörde bir yazı belirir. dont panic this is arabian techonology. amerikalı rahatlar. bunlar bizim yaptığımızın aynısını yapmışlar der. sonra ikinci, ücüncü motorlar arızalanır aynı yazı belirir. dördüncü motor arızalanır amerikalı cok rahattır ucagın kendiliginden ineceğini sanar ama monitörde bir yazı belirir. dont panic this is arabian techology please repeat after me eşhedü enla ilahe illallah
Eskiden otobüsler olmadığından karadenizli biri gemiyle istanbul'a gelmiş istanbul'da bir süre kalmış ve o zaman içindede piyasaya avrupadan eski püskü otobüsler gelmiş ve bu otobüslerden bir kısmı karadeniz hattında çalışıyormuş karadenizli memleketine dönerken otobüsle ilk defa seyahat edecek binmiş otobüse koyulmuş yola izmit, adapazarı derken şoför normal viteslerle yol alırken gelmiş bolu rampasına başlamış takviye vites kullanmaya o sırada karadenizli hep şoförü takip ediyormuş rampada şoför vites küçültüp vites büyültüp devam ederken o sırada vites kolu şoförün elinde kalır ve şoför yolculara vites kolunun koptuğunu biraz gecikeceklerini söylemiş o sırada karadenizli kalkmış ayağa;
- ula istanbul'dan beri seni takib edeyrum oynuya oynuya sonuna kopardin oni''