buraya da yazayım tam olsun.. bu konu popüler oldu nazaran..
arkadaşlar, ben bir müddet için, (tabi eğer yapabilirsem) girmemeye karar verdim siteye.
tezime ve işime daha çok vakit ayırmam lazım, biraz uzaklaşmak lazım.
e mail adresime laşabilirsiniz rahatlıkla. haftasonları bir iki saatimi diğer insanlar için bir şeyler yapabilmeye harcıyorum, eskiden sadece param varsa bir şeyler yapmaya çalışırdım ama.. param olmasa da zaman ayırarak yapabileceğim şeyler olduğunu da görüyorsun zamanla. kolunuzun altına bir tavla alıp gidebilir duruma geliyorsunuz iki hafta sonra inanın bana.
sizden iki ricam var.
ilki telefonum var, haftasonu vakit ayırmak isteyen beni arayabilir. yada bir kaç kez çaldırıp kapatabilir kontörü yoksa. ben ararım sabit ücret ödüyorum çünki. bu hafta olmaz başka bir zaman olur yine arayabilirsiniz.
doğruyu söylemek gerekirse yalnız gitmek daha çok işime geliyor ama birkaç kişinin gitmesi bir kişinin gitmesinden iyidir ziyaret ettiğimiz insanlar için.
not:
huzurevi ziyaretlerinizde çikolata pasta almayın çünki şeker hastalığı olanlar çıkabiliyor. unutanlara, canı çekip yiyenlere iyilik değil kötülük yapmış oluruz. bunu gönüllü öğretmenlik yapan kardeşim söylemişti. genelde insanların iç çamaşırı vb ihtiyaçları da olabiliyor.
not2:
sevdiğim bir insan, çocukları ziyaret etmek yerine huzurevlerini ziyaret etmenin daha iyi olacağını; çocukları zaten ziyaret edenlerin fazla olduğunu, ve çocukların bunu çabuk unutacağını söylemişti.
aslında tamamen haklı. ama şimdiye kadar hiç kimsenin beni hatırlamasına ihtiyaç duymadım. sonuçta iyilik yaptım diye ortalarda gezinmek yada yapılan iyiliklerin hatırlanması değil amacımız. bence hayata karşı ödemem gereken bir bedel, bir sorumluluk.
belki sadece bir kaç seferinde karşımdaki çok ısrar ettiyse o zaman sadece ön adımı söylemişliğim vardır. bir çocuğun beni hatırlamasına ihtiyaç duymam, yada yardım ettiğim her hangi birisi tarafından hatırlanma ihtiyacı da duymadım.
not3:
herkesin bir hikayesi var, biraz dirayetli olmak lazım. eskiden çok yufka yürekliydim, çok çabuk üzülürdüm. ama hayat böyle birşey. hakettiğini yada verdiklerinin karşılığını bekleyemezsin hayattan veya insanlardan.
dertlerini dinlerken, "vay öyle mi oldu; sana böyle mi yaptı.." demek yerine, onları biraz ayakta tutabilecek şeyler söylemeye gayret edin. bu sebeple yufka yüreklilik yapıp dertlerini üstünüze almayın, çünki zaten çoğumuz ayakta zor duruyoruz.
not 4:
gideceğiniz yerin adresini; kaç kişinin kaldığını iyi öğrenin.
gitmeden görevlilere telefon açarsanız daha sıcak karşılanıyorsunuz her zaman, hem de size daha rahat yardımcı olabiliyorlar.
pazar günleri genellikle daha az ziyaretci olduğundan sizde rahat edersiniz.
çocuk esirgeme kurumu için kutu kutu çikolata yeterli, huzurevine giderken de kolonya almak yeterli. yine isteyenler ekstra bir şeyler götürebilir. eski giyeceklerinizi değerlendirmek için başka bir çözüm bulun.
ikincisi:
öğretmen bir arkadaşım var. çok fakir öğrencilere giyecek konusunda yardım etme gayretinde, geçen sene bir şeyler yapabilir miyiz diye bakmıştık. geçenlerde üzerine havalar soğuyunca yeni bir mont alınan öğrenciyle arasındaki diyalog..
"canım yeni montunu neden giymedin?"
"öğretmenim giyersem eskir, bu yüzden giymek istemiyorum"
inanın Ankara nın göbeğinde, giydiği ayakkabıların tekleri farklı olan; yamalı ceketlerle okula gelen, montu olmadığı için ceketinin içinde büzüşen hala bir sürü çocuk yada genç var.
bu çocuklar devlet desteği olmadan okula gidip gelmeye çalışıyor.. ailelerinin durumu zaten belli.. olsaydı çocuklarından esirgemezlerdi.
bugün 20 kasım.. 5-6 gün sonra çoğu insan için bayram olacak. bir çok insan bu bayramı gerçekten bayram havasında sevdikleri ile birlikte geçirecek.
kimisi de yokluk içinde, yada kendi başına..
eğer siz bu ilk iki cümledeki insanlardansanız, sahip olduklarınıza şükredin. kıymetini bilin. şükretmek de lafla olmuyor kabul edersiniz ki.
orhun anıtlarında yazdığı gibi "tokken, aç olduğunu unutan kavmim ...." devam etmeyelim.. geçen bikaç bin yılın bize gerçekten bir şeyler kazandırdığını umuyorum.
...................................... ................................... ....................................
kurban kesebilirsiniz. veya o parayı bir kuruma bağışlayabilirsiniz.. yada bir kuruma bağışlarken endişe duyabilirsiniz.. bunlar normal.. ama endişe duyuyorsanız.. gidin bayramdan birkaç gün önce bir üniversite fakültesine.. ve ihtiyacı olan bir öğrenciye verilmek üzere bağışta bulunun.. yardım etmek istedikten sonra elbet benim önerilerimden daha işlevsel bir yolunu bulursunuz.
.............................. .......................................... .........................................
not: mUtlAkA bu seçim sonuçlarına bakmaya geleceğim

her adaya bolca şans diliyorum.