- Konu Yazar
- #1
Sevgili arkadaşlar toplam 26 süren maceramız 29 Temmuz çarşamba gecesi saat 2 de ne yazık ki bitti .En baştan turumuzu anlatmaya başlayayım.

Öncelikle vize için Fransız konsolosluğuna başvurduk.3 temmuz öğleden sonra 1 aylık schengen vizemizi aldık ve 4 temmuz sabahı Yunanistana doğru yola çıktık.
İst.-Selanik hattı mükemmeldi. hele Yunanistan otobanı çok güzeldi, yağmur olayını saymazsak.Yunan topraklarına girdikten 3-4 saat sonra şiddetli bir yağmura yakalandık.
Hemen kendimizi bir benzin istasyonuna attık.bu arada otoban kenarlarında benzin istasyonu yok,otobandan çıkıp 1-2 km kadar içeri girmeniz gerekiyor.
Benzin istasyonuna aslında biraz önyargıyla girdim,Yunanistan olması ve otobandan uzakta bir köy yerinde olmamızdan dolayı. ama istasyondaki herkes Türkçe konuşup
bir de bize sıcak kahve ısmarladıktan sonra tüm endişelerimizden kurtulduk. Ve sonraki 2 benzincide de Türkçe anlaştık.Selanik e öğleden sonra vardık ve Campasite Agiannis
isimli kamp yerinde geceliği 14€ ya konakladık.Bu arada kamp yerlerini GPS yardımıyla buldum.Ayrıca Avrupanın her yerinde bu tür kamp yerlerini rahatlıkla bulabiliyorsunuz.
Çok güvenli ve içerisinde havuzundan tutun alışveriş yerine kadar her şey var.Güzel bir çadır gecesinden sonra sabah Selanik e gittik ve ufak bir tur yaptık,
Atamızın evini de ziyaret ettikten sonra Igomenitsa ya doğru yola çıktık.Yollar yine mükemmel ve sorunsuzdu, 3.5 saatte vardık.Varır varmaz şehrin girişinde ki gemi acentalarından
birine girdik ve Italya-Brindisi ye bilet aldık (2 kişi 100€) .Gemi saatini beklerken yunan plajlarında biraz vakit geçirdik.bu arada Syvata tarafındaki plajlar daha güzel.
Gemimiz saat 23:00 da hareket etti.Güverte de uyku tulumlarımızda uyuduktan sonra sabah 8 de Brindise vardık.Çok güzel bir sahil kasabası.Kahvaltımız yaptıktan ve biraz
şehir içinde turladıktan sonra Messina ya doğru yola çıktık.yollar yine harika ve o kadar güven veriyor ki arkadaşlar.birincisi bariyerler hemen dikkat çekiyor,ayrıca yoldaki
araçlar size karşı son derece tedbirliler.Mesela ben sinyali verdiğim anda sol şeritteki tüm araçlar sağ şeride geçip beni bekliyor.Ne yazık ki bizim yolların bu seviyeye gelmesi
için sanırım bir 20 yılımız var!Hem insan hem de yol kalitesi bakımından.neyse 3:30 gibi Reggio Di Calabria ya vardık.etrafta 3-5 turistten başka kimse yoktu ve her yer
(benzin istasyonları bile,benzin için otomatik yerler var) kapalıydı.Öğrendik ki italyanın her tarafında bu durum geçerli,insanlar 1 de dükkanlarını kapatıyor 5 de açıyor.
R.D.Calabria ya varmadan 10 km geride Villa s. Giovanni den gemiyle Messinaya(Sicilya) geçtik.15 dk. lık bir vapur yolu.Messina da Nuovo Camping Dello Stretto da kaldık.
Havuzumuza girdikten sonra alışveriş için markete gittik.Fiyatlar hemen hemen aynı. Zaten dışarıda çok yemek yemedik, genelde marketten aldıklarımızla öğünlerimizi geçirdik.
Sabah esas gezimize başladık,çünkü bizim için gezilecek görülecek yerler şimdi başlıyordu.İlk işimiz Taormina ya gidip tatlı yemek oldu.Burası dağların eteğine kurulmuş güzel bir kasaba.
Buradan Catania ya doğru yola çıktık. Catania da motosiklet kullanmak inanılmaz güzel bir duygu arkadaşlar. Ben başka hiçbir yerde bu kadar zevk almadım motor kullanmaktan.
Bırakın şehri gezmeyi şehir içinde turlamak bile siz büyük bir zevk verebilir. Catania da At etimizi yedikten ve güzel kahvelerini içtikten sonra Etna yanardağına çıktık.
Muazzam bir manzara seyrinden sonra aşağı doğru yola koyulduk ama dikkat arka frenler tutmuyor!Sanırım basınçtan olsa gerek sadece ön frenlerle ve biraz da arka freni pompalayarak aşağı indik.
At etinden mi yoksa akşam 8 de kalkacak olan Napoli vapuruna yetişmek için mi ortalama 150-160 Km. hızla Palermo ya gittik. Ama yine de vapura yetişemedik ve bir gece Palermo da kaldık.
Diğer gün palermoyu dolaştıktan sonra akşam saat 8 de vapurla Napoli’ye doğru yola çıktık. Sabah 8 gibi Napoli’deydik. Oradan fazla durmadan Pompei kentine gittik,
tabii ki kulaklarımda Pink Floyd şarkılarıyla. Pompei de dikkatimizi çeken en önemli şey(tabi taşlaşmış kalıntılardan sonra) kocaman limonlardı. Buradan Limonçello muzu aldıktan sonra
Napoli de ufak bir tur attık.Evlerin geneli eski yapılar ve sokaklar çok dardı. 12:30 gibi Büyük Roma ya doğru yola çıktık. 3:00 gibi Roma ya vardık.Şehre 10 dk. Mesafedeki
Happy Village kampta kampımızı kurduk. Havuz+duş+yemek den sonra Romaya ufak bir akşam turu yaptık. Dolaşırken rasgele bulduğumuz İspanyol merdivenlerinde biraz vakit geçirip
çadırımıza döndük. Diğer gün sabah 8:30 da Roma turumuza başladık akşam 8 gibi bir çok önemli noktayı gezmiştik, zaten çoğunu rasgele bulduk. Şehir içinde motorla turlamak çok kolay ve keyifli.
Her an muazzam güzellikteki bir meydana çıkabiliyorsunuz. Bu arada park yeri konusunda İtalya nın hiç bir yerinde endişe etmeyin. Roma gezimizi tamamladıktan sonra biraz üzgün bir şekilde
bu muhteşem kente veda ettik. Sabah yine o çocuksu heyecanla uyandık, çünkü önümüzde uzun bir motor yolculuğu ve keşfedilecek yeni yerler vardı. 8:30 da Romadan çıktık, 3:30 gibi
Venedik’teydik. Bu seferki adresimiz Camping Serenissima. Çadırımızı kurduktan sonra hemen Venedik’e gidip bir akşam gezisi yaptık. Venedik’in girişinde motosiklet park yerleri var.
Sabah erkenden kalkıp bu sefer elimizde haritayla Venedik’i karış karış dolaştık, Roma’yı çoktan unutmuştuk! Gezerken ara sokakların birinde girdiğimiz pizzacıda
(bence İtalyada en güzel pizzalar bu ara sokaklardaki pizzacılarda yapılıyor) bir Türk çiftle karşılaştık. Kendileri de aşçıymış zaten! Pizza mızı yedikten sonra arkadaşlarımızla biraz vakit geçirip
masal şehri Venedik’e el salladık. Sabah Genova ya doğru yola çıktık. Milano ya uğrayıp market alışverişimizi yaptık ve bizim yaylalarımızı andıran yollardan geçtikten sonra
saat 3:00 gibi Genova’daydık. Campasite Genova Est’te kampımızı kurduk ve Genova yı keşfe koyulduk. Güzel meydanlarını gezdikten sonra Kristof Kolomb un evini ziyaret ettik
ve arka bahçesinde biraz vakit geçirdik. Sabah erkenden çıkıp bir yamaha servisi aradım, çünkü motorum yaklaşık 1000 Km. dir kayış uyarısı veriyordu. Bir yamaha kullanıcısının yardımıyla
servisi buldum ve motoru bırakıp biraz daha şehri keşfettik. Kayış ve yağ değişimine toplam 200€ ödedikten sonra artık İtalya ya veda vakti geldi. Genel yorumum şu arkadaşlar:
Bence İtalya gezmekle bitmeyecek bir ülke , bu topraklarda motor kullanmak çok güvenli ve keyifli. Tek problem otoban ücretleri biraz pahalı. Yunanistan da 1.5€ verdiğim mesafeye
burada 24€ verdim. Sırada Fransa. Hazır kayış ve yağ yeniyken basayım dedim, yağmur yağmasa 2 saatte Nice’e varırdım! Saat 4 gibi Nice’e ulaştık ve Camping Le Todos da kampımızı kurduk.
Hemen çıkıp Monte Carlo ya gittik! Gece 3 gibi çadırımıza döndük, fazla bir kayıp vermedik! Sabah erkenden Nice sahillerine gittik, su mükemmeldi. Sonra Cannes’a uğrayıp Lyon’a doğru yola çıktık.
Lyon’a varmadan yine yağmura yakalandık, 1-2 saat ıslak ve soğuk bir yolculuktan sonra Lyon un biraz dışında ormanların arasında çok güzel bir kamp yerinde kaldık; Col de la Luere.
Yağmurlu bir gece geçirdikten sonra, sabah sislerin arasında muhteşem bir manzarada uyandık. Bu güzel manzaraya karşı kahvaltımızı yaptıktan sonra Paris’e doğru yola koyulduk.
Yine güzel yol manzaralarından sonra Eiffel’i sol tarafta gördüm, Paris’e vardık! Campsite Du Bois de Boulogne de kampımızı kurduk. Bu yer Seine nehri kıyısında ve şehrin merkezine 5-10 dk da
ulaşabiliyorsunuz. Sabah kahvaltı+duş+çamaşır dan sonra Paris gezimize başladık. Arc de Triomphe, Champs elysées,Eiffel,Louvre,Notre Dame derken akşamı ettik.
Güzel bir hint yemeği yedikten sonra kampımıza gidiyorduk ki müthiş bir rüzgar ve ardından gelen dolu bizi fena yakaladı. Motoru olduğu yerde bırakıp bir dükkanın kepenkleri altına sığındık!
Bir gün daha Paris’i gezdikten sonra(Jim Morrison’u ziyaret etmeden ayrılmak olmaz) diğer gün sabah Almanya ya doğru yola koyulduk.
Belçika da kahve molası verdikten sonra saat 4 gibi Köln’deydik. Dayımın lokantasında güzel yemekler yedikten ve 2 gün Köln de vakit geçirdikten sonra dönüş yolumuza başladık ne yazık ki!
Sabah erkenden Prag’a doğru yola koyulduk. Öğleden sonra Prag’daydık. Aynı fotoğraflardaki gibi müthiş bir şehirdi. Kafka’nın romanlarını andıran Prag gezimizden sonra
Viyana’ya doğru sürüşümüze başladık. 3 saatlik, köylerin arasından geçen güzel bir yolculuktan sonra Viyana’daydık. Akşam yine müthiş bir fırtına geçirdik, az kalsın çadırımız uçacaktı!
Sabah önce Belvedere sarayı, Naturhistorisches müzesi, Lunapark derken son olarak Osmanlı eserlerinin bulunduğu Heeresgeschichtliches Müzesini gezdikten sonra
Budapeşte’ye doğru yola çıktık. Yine 2,5-3 saatlik yolculuğun ardından Budapeşte’deydik. Ufak bir gölün etrafına kurulmuş mükemmel bir kamp yerinde çadırımızı kurduk(Strandcamping Rukkel-Tó).
Sabah Budapeşte turumuzdan sonra marketten pirzolamızı ve votkamızı aldık, ve göl manzaralı çadırımıza döndük. Son gecemizin keyfini mangal,votka ve göl sefasıyla çıkardıktan sonra,
bir gün daha burada vakit geçirmeye karar verdik! İnsanın gidesi gelmiyor. Bu arada Sırbistan üzerinden Türkiye ye geçmeyi düşündüğüm için Budapeşte’deki Sırp konsolosluğuna gidip
10dk. da 5 günlük transit vize aldık (2kişi 44€). Çünkü kimse Romanya yolunu önermiyordu, Bosna hersek tarafı da çok uzatacaktı yolu. En mantıklısı ve kolayı Sırp vizesi almak .
Bir gün daha bu güzel kampın ve gölün tadını çıkarttıktan sonra sabah 7 gibi yola çıktık. Sırbistan da radara yakalandık, 250€ luk cezayı 30€ ya düşürdükten sonra
daha dikkatli bir şekilde Sırp ve Bulgar topraklarını geçtik. Özellikle Bulgaristan’da ortalama 60-70 km. lik hızla yol aldık ne yazık ki, çünkü yol üzerinde sürekli elinde radarlarla bekleyen
polisler gördük. 19 saatlik bir yolculuktan sonra sonunda İstanbul’a vardık.
Kısaca mükemmel bir yolculuktu. 26 günde 7 ülkeyi dolaştık ve toplam 10.300 KM yol yaptık. Yolculuğumuz sırasında olumsuz hiçbir olayla karşılaşmadık arkadaşlar,
tam tersine gittiğimiz her şehirde insanlar çok misafirperverdi. İmkanı olup da böyle bir tur yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Şimdilik bu kadar, bir daha ki yol macerasında
buluşmak üzere.Mehmet&Birgül.Yolunuz açık olsun…


Yunanistan girişi.


Selanik kampı.

Selanik - İgomenitsa


İgomenitsa - Brindisi(İtalya)


Brindisi-R.D.Calabrio


Karşısı Sicilya!

Messina kampı





Etna yolu

Etna




Palermo girişi.

Palermo kampı





Sicilya topraklarında olduğumuzu unutmayalım!

Palermo - Napoli


vezüv yanardağı.




Napoli - Roma


Roma kampı

Vatikan

Colosseo


Aşk Çeşmesi(Fontana di Trevi)

Roma-Venedik



Venedik kampı



Venedik-Genova

Genova da rastladığımız 4 kişilik bir aile, süperler.

Genova sokakları!

Genova sokakları 2



Genova - Nice

Nice kampı.

Nice sahilleri

Monaco

Monte Carlo

Lyon kampı

Lyon kampında sabah.Süper bir yerdi burası.

Lyon-Paris hattı...




Louvre müzesi, Paris.








Eiffel den Paris'i izlerken...

Notre Dame


Paris - Köln

Dayının yeri!

Dom klisesi

Köln - Prag

Prag



Prag'a veda.

Prag - Viyana

Viyana daki fırtına sonrası.

Belvedere




Heeresgeschichtliches Müzesi






Viyana - Budapeşte

Budapeşte kampı

Yol boyunca ilk defa siliyorum motoru!




Ateş ve şeytanlar hazır!

Etler ve votka hazır!

Burası harika bir yerdi...



Aah ah. Dönüyoruz ne yazık ki.


Öncelikle vize için Fransız konsolosluğuna başvurduk.3 temmuz öğleden sonra 1 aylık schengen vizemizi aldık ve 4 temmuz sabahı Yunanistana doğru yola çıktık.
İst.-Selanik hattı mükemmeldi. hele Yunanistan otobanı çok güzeldi, yağmur olayını saymazsak.Yunan topraklarına girdikten 3-4 saat sonra şiddetli bir yağmura yakalandık.
Hemen kendimizi bir benzin istasyonuna attık.bu arada otoban kenarlarında benzin istasyonu yok,otobandan çıkıp 1-2 km kadar içeri girmeniz gerekiyor.
Benzin istasyonuna aslında biraz önyargıyla girdim,Yunanistan olması ve otobandan uzakta bir köy yerinde olmamızdan dolayı. ama istasyondaki herkes Türkçe konuşup
bir de bize sıcak kahve ısmarladıktan sonra tüm endişelerimizden kurtulduk. Ve sonraki 2 benzincide de Türkçe anlaştık.Selanik e öğleden sonra vardık ve Campasite Agiannis
isimli kamp yerinde geceliği 14€ ya konakladık.Bu arada kamp yerlerini GPS yardımıyla buldum.Ayrıca Avrupanın her yerinde bu tür kamp yerlerini rahatlıkla bulabiliyorsunuz.
Çok güvenli ve içerisinde havuzundan tutun alışveriş yerine kadar her şey var.Güzel bir çadır gecesinden sonra sabah Selanik e gittik ve ufak bir tur yaptık,
Atamızın evini de ziyaret ettikten sonra Igomenitsa ya doğru yola çıktık.Yollar yine mükemmel ve sorunsuzdu, 3.5 saatte vardık.Varır varmaz şehrin girişinde ki gemi acentalarından
birine girdik ve Italya-Brindisi ye bilet aldık (2 kişi 100€) .Gemi saatini beklerken yunan plajlarında biraz vakit geçirdik.bu arada Syvata tarafındaki plajlar daha güzel.
Gemimiz saat 23:00 da hareket etti.Güverte de uyku tulumlarımızda uyuduktan sonra sabah 8 de Brindise vardık.Çok güzel bir sahil kasabası.Kahvaltımız yaptıktan ve biraz
şehir içinde turladıktan sonra Messina ya doğru yola çıktık.yollar yine harika ve o kadar güven veriyor ki arkadaşlar.birincisi bariyerler hemen dikkat çekiyor,ayrıca yoldaki
araçlar size karşı son derece tedbirliler.Mesela ben sinyali verdiğim anda sol şeritteki tüm araçlar sağ şeride geçip beni bekliyor.Ne yazık ki bizim yolların bu seviyeye gelmesi
için sanırım bir 20 yılımız var!Hem insan hem de yol kalitesi bakımından.neyse 3:30 gibi Reggio Di Calabria ya vardık.etrafta 3-5 turistten başka kimse yoktu ve her yer
(benzin istasyonları bile,benzin için otomatik yerler var) kapalıydı.Öğrendik ki italyanın her tarafında bu durum geçerli,insanlar 1 de dükkanlarını kapatıyor 5 de açıyor.
R.D.Calabria ya varmadan 10 km geride Villa s. Giovanni den gemiyle Messinaya(Sicilya) geçtik.15 dk. lık bir vapur yolu.Messina da Nuovo Camping Dello Stretto da kaldık.
Havuzumuza girdikten sonra alışveriş için markete gittik.Fiyatlar hemen hemen aynı. Zaten dışarıda çok yemek yemedik, genelde marketten aldıklarımızla öğünlerimizi geçirdik.
Sabah esas gezimize başladık,çünkü bizim için gezilecek görülecek yerler şimdi başlıyordu.İlk işimiz Taormina ya gidip tatlı yemek oldu.Burası dağların eteğine kurulmuş güzel bir kasaba.
Buradan Catania ya doğru yola çıktık. Catania da motosiklet kullanmak inanılmaz güzel bir duygu arkadaşlar. Ben başka hiçbir yerde bu kadar zevk almadım motor kullanmaktan.
Bırakın şehri gezmeyi şehir içinde turlamak bile siz büyük bir zevk verebilir. Catania da At etimizi yedikten ve güzel kahvelerini içtikten sonra Etna yanardağına çıktık.
Muazzam bir manzara seyrinden sonra aşağı doğru yola koyulduk ama dikkat arka frenler tutmuyor!Sanırım basınçtan olsa gerek sadece ön frenlerle ve biraz da arka freni pompalayarak aşağı indik.
At etinden mi yoksa akşam 8 de kalkacak olan Napoli vapuruna yetişmek için mi ortalama 150-160 Km. hızla Palermo ya gittik. Ama yine de vapura yetişemedik ve bir gece Palermo da kaldık.
Diğer gün palermoyu dolaştıktan sonra akşam saat 8 de vapurla Napoli’ye doğru yola çıktık. Sabah 8 gibi Napoli’deydik. Oradan fazla durmadan Pompei kentine gittik,
tabii ki kulaklarımda Pink Floyd şarkılarıyla. Pompei de dikkatimizi çeken en önemli şey(tabi taşlaşmış kalıntılardan sonra) kocaman limonlardı. Buradan Limonçello muzu aldıktan sonra
Napoli de ufak bir tur attık.Evlerin geneli eski yapılar ve sokaklar çok dardı. 12:30 gibi Büyük Roma ya doğru yola çıktık. 3:00 gibi Roma ya vardık.Şehre 10 dk. Mesafedeki
Happy Village kampta kampımızı kurduk. Havuz+duş+yemek den sonra Romaya ufak bir akşam turu yaptık. Dolaşırken rasgele bulduğumuz İspanyol merdivenlerinde biraz vakit geçirip
çadırımıza döndük. Diğer gün sabah 8:30 da Roma turumuza başladık akşam 8 gibi bir çok önemli noktayı gezmiştik, zaten çoğunu rasgele bulduk. Şehir içinde motorla turlamak çok kolay ve keyifli.
Her an muazzam güzellikteki bir meydana çıkabiliyorsunuz. Bu arada park yeri konusunda İtalya nın hiç bir yerinde endişe etmeyin. Roma gezimizi tamamladıktan sonra biraz üzgün bir şekilde
bu muhteşem kente veda ettik. Sabah yine o çocuksu heyecanla uyandık, çünkü önümüzde uzun bir motor yolculuğu ve keşfedilecek yeni yerler vardı. 8:30 da Romadan çıktık, 3:30 gibi
Venedik’teydik. Bu seferki adresimiz Camping Serenissima. Çadırımızı kurduktan sonra hemen Venedik’e gidip bir akşam gezisi yaptık. Venedik’in girişinde motosiklet park yerleri var.
Sabah erkenden kalkıp bu sefer elimizde haritayla Venedik’i karış karış dolaştık, Roma’yı çoktan unutmuştuk! Gezerken ara sokakların birinde girdiğimiz pizzacıda
(bence İtalyada en güzel pizzalar bu ara sokaklardaki pizzacılarda yapılıyor) bir Türk çiftle karşılaştık. Kendileri de aşçıymış zaten! Pizza mızı yedikten sonra arkadaşlarımızla biraz vakit geçirip
masal şehri Venedik’e el salladık. Sabah Genova ya doğru yola çıktık. Milano ya uğrayıp market alışverişimizi yaptık ve bizim yaylalarımızı andıran yollardan geçtikten sonra
saat 3:00 gibi Genova’daydık. Campasite Genova Est’te kampımızı kurduk ve Genova yı keşfe koyulduk. Güzel meydanlarını gezdikten sonra Kristof Kolomb un evini ziyaret ettik
ve arka bahçesinde biraz vakit geçirdik. Sabah erkenden çıkıp bir yamaha servisi aradım, çünkü motorum yaklaşık 1000 Km. dir kayış uyarısı veriyordu. Bir yamaha kullanıcısının yardımıyla
servisi buldum ve motoru bırakıp biraz daha şehri keşfettik. Kayış ve yağ değişimine toplam 200€ ödedikten sonra artık İtalya ya veda vakti geldi. Genel yorumum şu arkadaşlar:
Bence İtalya gezmekle bitmeyecek bir ülke , bu topraklarda motor kullanmak çok güvenli ve keyifli. Tek problem otoban ücretleri biraz pahalı. Yunanistan da 1.5€ verdiğim mesafeye
burada 24€ verdim. Sırada Fransa. Hazır kayış ve yağ yeniyken basayım dedim, yağmur yağmasa 2 saatte Nice’e varırdım! Saat 4 gibi Nice’e ulaştık ve Camping Le Todos da kampımızı kurduk.
Hemen çıkıp Monte Carlo ya gittik! Gece 3 gibi çadırımıza döndük, fazla bir kayıp vermedik! Sabah erkenden Nice sahillerine gittik, su mükemmeldi. Sonra Cannes’a uğrayıp Lyon’a doğru yola çıktık.
Lyon’a varmadan yine yağmura yakalandık, 1-2 saat ıslak ve soğuk bir yolculuktan sonra Lyon un biraz dışında ormanların arasında çok güzel bir kamp yerinde kaldık; Col de la Luere.
Yağmurlu bir gece geçirdikten sonra, sabah sislerin arasında muhteşem bir manzarada uyandık. Bu güzel manzaraya karşı kahvaltımızı yaptıktan sonra Paris’e doğru yola koyulduk.
Yine güzel yol manzaralarından sonra Eiffel’i sol tarafta gördüm, Paris’e vardık! Campsite Du Bois de Boulogne de kampımızı kurduk. Bu yer Seine nehri kıyısında ve şehrin merkezine 5-10 dk da
ulaşabiliyorsunuz. Sabah kahvaltı+duş+çamaşır dan sonra Paris gezimize başladık. Arc de Triomphe, Champs elysées,Eiffel,Louvre,Notre Dame derken akşamı ettik.
Güzel bir hint yemeği yedikten sonra kampımıza gidiyorduk ki müthiş bir rüzgar ve ardından gelen dolu bizi fena yakaladı. Motoru olduğu yerde bırakıp bir dükkanın kepenkleri altına sığındık!
Bir gün daha Paris’i gezdikten sonra(Jim Morrison’u ziyaret etmeden ayrılmak olmaz) diğer gün sabah Almanya ya doğru yola koyulduk.
Belçika da kahve molası verdikten sonra saat 4 gibi Köln’deydik. Dayımın lokantasında güzel yemekler yedikten ve 2 gün Köln de vakit geçirdikten sonra dönüş yolumuza başladık ne yazık ki!
Sabah erkenden Prag’a doğru yola koyulduk. Öğleden sonra Prag’daydık. Aynı fotoğraflardaki gibi müthiş bir şehirdi. Kafka’nın romanlarını andıran Prag gezimizden sonra
Viyana’ya doğru sürüşümüze başladık. 3 saatlik, köylerin arasından geçen güzel bir yolculuktan sonra Viyana’daydık. Akşam yine müthiş bir fırtına geçirdik, az kalsın çadırımız uçacaktı!
Sabah önce Belvedere sarayı, Naturhistorisches müzesi, Lunapark derken son olarak Osmanlı eserlerinin bulunduğu Heeresgeschichtliches Müzesini gezdikten sonra
Budapeşte’ye doğru yola çıktık. Yine 2,5-3 saatlik yolculuğun ardından Budapeşte’deydik. Ufak bir gölün etrafına kurulmuş mükemmel bir kamp yerinde çadırımızı kurduk(Strandcamping Rukkel-Tó).
Sabah Budapeşte turumuzdan sonra marketten pirzolamızı ve votkamızı aldık, ve göl manzaralı çadırımıza döndük. Son gecemizin keyfini mangal,votka ve göl sefasıyla çıkardıktan sonra,
bir gün daha burada vakit geçirmeye karar verdik! İnsanın gidesi gelmiyor. Bu arada Sırbistan üzerinden Türkiye ye geçmeyi düşündüğüm için Budapeşte’deki Sırp konsolosluğuna gidip
10dk. da 5 günlük transit vize aldık (2kişi 44€). Çünkü kimse Romanya yolunu önermiyordu, Bosna hersek tarafı da çok uzatacaktı yolu. En mantıklısı ve kolayı Sırp vizesi almak .
Bir gün daha bu güzel kampın ve gölün tadını çıkarttıktan sonra sabah 7 gibi yola çıktık. Sırbistan da radara yakalandık, 250€ luk cezayı 30€ ya düşürdükten sonra
daha dikkatli bir şekilde Sırp ve Bulgar topraklarını geçtik. Özellikle Bulgaristan’da ortalama 60-70 km. lik hızla yol aldık ne yazık ki, çünkü yol üzerinde sürekli elinde radarlarla bekleyen
polisler gördük. 19 saatlik bir yolculuktan sonra sonunda İstanbul’a vardık.
Kısaca mükemmel bir yolculuktu. 26 günde 7 ülkeyi dolaştık ve toplam 10.300 KM yol yaptık. Yolculuğumuz sırasında olumsuz hiçbir olayla karşılaşmadık arkadaşlar,
tam tersine gittiğimiz her şehirde insanlar çok misafirperverdi. İmkanı olup da böyle bir tur yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Şimdilik bu kadar, bir daha ki yol macerasında
buluşmak üzere.Mehmet&Birgül.Yolunuz açık olsun…


Yunanistan girişi.


Selanik kampı.

Selanik - İgomenitsa


İgomenitsa - Brindisi(İtalya)


Brindisi-R.D.Calabrio


Karşısı Sicilya!

Messina kampı





Etna yolu

Etna




Palermo girişi.

Palermo kampı





Sicilya topraklarında olduğumuzu unutmayalım!

Palermo - Napoli


vezüv yanardağı.




Napoli - Roma


Roma kampı

Vatikan

Colosseo


Aşk Çeşmesi(Fontana di Trevi)

Roma-Venedik



Venedik kampı



Venedik-Genova

Genova da rastladığımız 4 kişilik bir aile, süperler.

Genova sokakları!

Genova sokakları 2



Genova - Nice

Nice kampı.

Nice sahilleri

Monaco

Monte Carlo

Lyon kampı

Lyon kampında sabah.Süper bir yerdi burası.

Lyon-Paris hattı...




Louvre müzesi, Paris.








Eiffel den Paris'i izlerken...

Notre Dame


Paris - Köln

Dayının yeri!

Dom klisesi

Köln - Prag

Prag



Prag'a veda.

Prag - Viyana

Viyana daki fırtına sonrası.

Belvedere




Heeresgeschichtliches Müzesi






Viyana - Budapeşte

Budapeşte kampı

Yol boyunca ilk defa siliyorum motoru!




Ateş ve şeytanlar hazır!

Etler ve votka hazır!

Burası harika bir yerdi...



Aah ah. Dönüyoruz ne yazık ki.

Son düzenleme: