- Katılım
- 27 Ağu 2006
- Mesajlar
- 190
- Konu Yazar
- #1
Bu başlık 6 - 10 Temmuz tarihleri arasında Güneydoğu'da yaptığım 2100km'lik yolculuğun raporudur. Burda ki şekliyle 2 farklı sitede daha yayınladım ... Amaç ; sadece yol yapmak ve o coğrafyadaki insanların birer çayını içip sohbet etmek ...
Aslında 2009 yılı içerisinde aklımda bu tarz bir gezi yapmak yoktu. Her şey son 3 gün içinde belli oldu ve sıkışık tıkışık bir hazırlıktan sonra babam beni zar zor ikna etti. Güneydoğuda yol yapmak için hem fiziksel hem de zihinsel ciddi bir hazırlık yapmak gerekli diye düşünüyorum. Motosiklet te pek hazır değildi bu geziye ama elimden geldiği kadar tedbirimi almıştım.
Oralara dair çok rapor okuduğum için az çok bilgi sahibiydim oralarla ilgili.
Rota belli değil ama gitmem gereken iki yer var ; Hasankeyf ve Van gölü.
Cuma ve cumartesi son hazırlıklar bittikten sonra arkadaşıma motoru teslim edip derin bir nefes alıp bilgisayarımın başına oturdum. Sabah 5 te akrabalarımla birlikte çıktık yola ; hedef Siirt .Aslen Siirtliyim akrabalarımın hayırlı bir işi için gidiyorduk oraya. Ben ankaradayken Can motoru otobüse yüklemişti. Neyse uzatmaya gerek yok. 22 saat sonra motoru siirtten teslim aldım.
1.gün 6 Temmuz
Yoldan bir fotoğraf
Motoru teslim aldıktan sonra ne yapılır ; Siirtte Büryan yenir
Büryanın diğer bir ismi de kuyu kebabı.
Siirtte ünlüdür Sancaklar Camii
Siirt merkez kaybolduğunuz da heykeli sorun her yol oradan geçiyor J
Siirtte bu pasajlardan bolca var
Abdullahın Dondurması , Siirtte meşhur yerlerden biridir , gerçekten değişik bir tadı var o dondurmaların
Ülkemin her kırsal kesiminde olduğu gibi burada da YBR çoğunlukla kullanılıyor. Bunları gördükçe 1500 lira için sattığım YBRmi özlüyorum
Siirtin yeşil sabunu , fıstığı ve kilimi meşhurdur Yöresel yemeklerini saymıyorum bile.
Sepetli motosikletleri ticari araç gibi kullanıyorlar valla
Siirt Merkezde sıkılan Turgut ne yapar ; Deli danalar gibi dolanır.
Aydınlar yolu üzerinde turluyorum biraz akşam olmasını bekliyorum.
Köye dönerken (Doluharman Köyü) patika yollardan birine dalıyorum. Nereye gittiğini bilmediğim yolda karşıma heran bir yılan çıkma ihtimali yüksek. Yol acaip zor çeşit çeşit taş var ayağımı yere koymadan yürümek çok zor. Derken yol bitiyor ve bu baz istasyonu vari mekana varıyorum. Farklı bir havası ağırlığı var mekanın
Yakışıklı XTmin temiz fotoğrafları. Daha sonra bu kadar temiz göremeyeceksiniz..
Sonra köye dönüyorum ; burası babamın amcasının yeni evi. Eski evi bakımsızlıktan yıkıldığı için başka bir ev almak zorunda kalmışlar. Değeri 25000 Lira.
Akşam oluyor , yemek filan derken ertesi günün hazırlıklarını bitirip temiz bir uyku çekiyorum. Yarın yol var
2.gün 7 Temmuz
Akşamdan Bitlis Tatvan üzerinden Vana çıkıp aynı gün içerisinde gelmeyi planlıyorum. Görmek istediğim şehirlerden birisi de Bitlis. Aslında Pervari - Bahçesaray üzerinden gideyim diyorum ama amcaoğulları gereğinden fazla ısrar edip beni korkutup o yoldan gitmemem için babamında desteğiyle ikna ediyorlar.
Shellden alıyoruz yakıtı
Kmye dikkat ..
Siirt Baykan arası ; manzaralar yavaş yavaş güzelleşiyor
Bu yol üzerinde yaklaşık 40 km boyunca bozuk stabilize yollardan gidiyorum. ALLAHtan XT ile gidiyorum yolu ..
Baykan
Su almak için duruyorum ama çay içirmeden bırakırmı için benim hemşerilerim J
Soldaki mavi gömlekli amca tütün tabakasını cebinden çıkarıp bir sigara sarıyor ikram ediyor. Başımı döndürdü ama tadı hala damağımda ..
Bitlise devam
Ve Bitlis girişi ..
Bitlisten çıkıp Tatvanda durmayıp Vana devam ediyorum. Bahçesaray tabelasını görünce bir ahh çekiyorum Gençlerle muhabbet ediyoruz hemen sordukları soruları sanki aralarında anlaşmışlar J Abi kaç basıyor ? Kawasaki daha iyi filan gibi
Oranın çocukları daha bir adam gibiler Batıda ki lere nazaran
Ve van gölü kendini gösteriyor farklı bir noktasından
Suyun temizliğine bakın
Van gölünden ayrılıp dağların arasına atıyor yol bizi. Biz diyorum çünkü yolda motorlu biriyle daha karşılaştım ileride durup kahve bile içicez J
Yol zirvelere atıyor beni.
Derken haritada göz kırptığım kuskunkıran geçidine geliyorum. Burdan sonra bende geçit takıntısı başlıyor J
Aşağıda gördüğünüz yoldayım birazdan ..
Yola dair birkaç fotoğraf ;
İnişte karşılaştığım yol çalışmalarından sonra benzincide görüyorum javosları.
Sanki oralıymış gibi kahve içmeye davet ediyor beni benzin alırken J
Aslen çek vatandaşı ve Çek cumhuriyetinden geliyormuş. Edirneden girip Ankara üzerinden hataya inip ordan suriyeye girmiş ve tekrar türkiyeye giriş yapmış. Gürbulak üzerinden İrana geçip kızıldenize inip ordan kuzeye Türkmenistan sonra da çine gitmeyi planlıyormuş. 50 yaşında elektronik öğretmeniymiş. Fotoğraflar için mail adreslerimizi alıyoruz bana MAD NOT BAD 2009 yazılı motorunun ön camında olan stickerdan hediye ediyor. Bende her türk evladı gibi lavaboya giderken hesabı ödüyorum
)
Yollarını bozukluğundan ve GSin ağırlığından bahsediyorum. Doğruluyor yükünden şikayetçi ama yine de halinden memnun
Benim yolum var deyip ayrılıyorum yanından o dinlenmeye devam ediyor
Edremiti geçip Vana girmek üzereyken tabelayı görüyorum duruyorum. Aklım gelip gelip gidiyor o sapaktan girmemek için .. Neyse deyip Vana devam ediyorum.
Vana girdim ama tabela fotoğrafı çekmeyi unutunca geri dönüp tekrar tabelayı çektim
)
Şehir merkezi tabelasının yanında Van kalesi tabelasını görüp dalıyorum içeriye. Çocuklar rahat bırakmıyor Abi motoruna bakalım mı ? iyi alın size 2 lira en büyüğünüz kim al bakim bölüştür bunu aranızda deyip kaleye doğru yürüyorum.
Yine çocuklar abi dolaştırayım mı falan , derken bir tanesi abi gel birlikte gezelim diyor. Ben param yok dolaşmak için deyince ; sen misafirimsin deyip dolaştırıyor beni Kalede.
Kaleden Van gölü
Rehberim Gökhan
Duvarlara bakıp ana bacı sövüyorum yazıları yazan örümcek ağı bağlamış beyinli lanet olası insanlara
Gökhan zamane kralının sevdiği kadının silüetini bu duvara çizdirdiğini söylüyor ve gösteriyor.
Sanatsal bir çalışma yapalım dedik Ne de olsa amatörüz
Burası kralın halka seslendiği mekanmış. Duvarlara bakıp yine küfürler ediyorum
Kalenin en tepesine çıkmak için bu yollardan gidiyoruz. Böyle göründüğüne bakmayın gayet korkutucu
Gökhan burayı avucunun içi gibi biliyor kestirmeden götürüyor bizi ..
Bu duvarda ki taşların altta olanları artuklulara üstteki ufak olanlar selçuklulara aitmiş
Kaleden Van merkez
Bu demirden büstün içindeki kanallara normalde ışık döşenmiş ve her 23 nisanda yanarmış fakat ; vahşi insanımız içindeki lambaları ve kabloları sökmüşler.Hatta uçaklar için konan direk için aşağıda trafodan çekilen kabloyu bile sökmüşler. Devlette çözümü gün enerjisi ile çalışan lamba koymakta bulmuş
Gökhanla aramızdan su sızmıyor. Saygıda kusur etmiyor bana karşı. Hal ve tavırlarıyla kendini sevdiriyor Zor ikan ediyorum gökhanı motora bindirip soğuk bişeyler içicez aşağıda
Kaleden inişte çivi yazılarını gösteriyor Gökhan
Kimlere ait olduğunu unuttuğum türbeler kalenin yasal olmayan girişinde
) Daha sonra farkına varıyorum örülmüş sonra da kesilmiş tellerden geçtiğimi anlıyorum. .))
Gökhanla soğuk bişeyler içtikten sonra motora atlayıp dönüş yoluna geçiyorum.
Gidiş te fark edemediklerimi dönüşte fark ediyorum. Bu coğrafya da dağlar gerçekten muhteşem
Dönüş yolunda Tatvanda fotoğraf çekmediğimi hatırladım
Tatvan sahil şeridi kasabası gibi. Pek hoşuma gitmedi açıkçası
Tatvandan sonra 2 3 km kadar tırmandıktan sonra baya uzun bi düzlük var 180 lere kadar çıktım bu yolda ama XT 145ten sonra hiç güvenli değil Birde TKCler olunca
Biraz daha sanatsal
Bitlis merkezde durmalıyım gerçekten değişik bir memleket. Dağların arasına kurulmuş eski bi şehir. Eskiden Batman ve Siirtte Bitlise bağlıymış.
Esnaf aşağıdan bağırıyor Kaleyide çek kaleyide çek
Çatıda çay keyfi
Bu kuyumcu abi sağolsun hem motoruma hemde kaskıma sahip çıktı ben fotoğraf çekerken
Dediğim gibi Bitlis Baykan arası yol hep bu şekilde enduro motosiklet dışında girmenizi tavsiye etmem. XT ile bile yol çok kırıcı ve yorucu oldu yaklaşık 40 km boyunca
Akşam karanlığı inmeden siirte girmek için durmadan sürdüm fotoğrafta çekemedim ama başarılı olamadım sinekler sağolsun ikide bir kaska yapışarak görüşümü düşürdüler
Köyden gece Siirtin görünüşü Ve 2.günün sonu
3. gün 8 Temmuz
Bugün motora binmeyip bizimkilerle Siirtte ki evliyaları ermişleri gezeceğiz
Gece teyzemin evinde damda yattık ailece
müthiş temiz bir uykuydu sabah 9da ayaktayım.
Eniştem uğurluyor bizi
Bilin bakalım bunlar ne ?
Köyden birkaç fotoğraf
Canım Anam
Doğum tarihlerine dikkat edin. Ben önce nasıl yani dedim ama sonra dank etti
Türbenin içinde rastladığım şeye bakın
Gırgırı aramızda hatırlamayan yoktur herhalde. Çocukken bir numaralı oyuncaklarımdan biriydi
Anneminde işine gelirdi

Terkedilmiş bir ev dikkatimi çekiyor ama sonradan medrese olduğunu söylüolar. İçine giriyorum hala ayakta kalmış çoğu kısmı
Yiğenimle şöyle değişik bir fotoğraf çalışması
Burası Tillo Siirtin en eski yerleşim yerlerinden biri Ve merkezinden bile daha güzel
Arapça Fırsef denilen köyde bir türbe ziyareti daha köyün çocukları önce çekiniyorar ama sonra ısınıyoruz. Hepsi birbirinden güzel ve tatlı ..
Zorda olsa çocuklarla bir fotoğraf çektirebildim
Mezarlıklara mezar taşı dışında herhangi bir müdahalenin yapılmaması gerektiğini biliyormuydunuz ? Buyrun size en yanlışından bir örnek
Yiğenim çok meraklı fotoğrafa
Ve o bölgede en önemli ziyaretlerden biri Veysel Karani
Bakkalda ki bu ilginç manzara dikkatimi çekti bence 2 kare fotoğrafını çektim. İlaçlarla sigara yan yana .. Sonra bakkalın sahibi geldi Abi hayırdır yanlış bişeymi var varsa düzeltelim fotoğrafı çektin ama dedi
Dedim yok ilginç geldi çektim korkma yok bir sıkıntı
Veysel Karaniden sonra bir akraba ziyareti ve yine köyün yolunu tuttuk.
Gece yatmadan önce aklımda hala Pervari Bahçesaray yolu var
4.gün 9 Temmuz
Bu sabah aslında evdekilerle vedalaşıp Mardinde bir gece kalıp ertesi günde Urfayı gezip İstanbula dönecektim. Ama son anda fikir değiştirip Pervari Bahçesaray yolundan Vana çıkmaya karar verdim.
Siirt Pervari yolu üzerinde Danila geçidi
Demiştim geçit takıntısı başladı diye
Ve pervarideyim. Bir eczanenin önünde durur durmaz çayım masaya konuyor bile. Sorular ardı ardına geliyor ; nerden gelirsin nerelisin nereye gidersin memnuniyetle çayımı yudumlayıp birde polis kontrolünden geçiyorum
Çek çek bizide çek
Pervari den Bahçesaraya giden daha kestirme ve tam istediğim gibi toprak bir yol var ama bir türlü sapağı bulamıyorum sonunda pes edip normal eski yoldan devam ediyorum
Gezinin ilk jandarma kontrol noktasını aşağıda göreceğim
İnebel köprüsü
Dağlar insanın başını döndürüyor
Bu fotoğrafı çektikten sonra yolun ortasında durmuş uçurumun dibinde kalmış bir kamyon görüp duruyorum. İçinde bir abi yalvarıyor ; noolur bu kamyonu buradan çıkar
Bu arkadaş abisiyle kavga etmiş abisi binmiş yoldan geçen bir arabaya gitmiş. Bu abininde şoförlüğü var ama kamyonun viteslerini filan bilmiyor. Ben arka tekerleğe bir taş koyup kamyonu önce kenara çektim. Dağbaşındayız 2 kişiyiz sadece ve bana motoru kamyona koyup çatağa kadar gitmeyi teklif edince adımımı geri atıyorum
hem 2 kişi o motoru o kamyona koyamayız hemde bağlayabileceğimizi hiçbirşey yok motorum pert olur arkada. Şöyleydi böyleydi derken öğretiyorum kamyonu ayak üstü
Tekrar taşı koyup kaldırıor kamyonu yerinden. ALLAH bilir çataka kadar 1. Viteste gitmiştir
Neyse ben yoluma devam ediyorum motoruma binip.
Ve sonunda Bahçesaray sapağı Yüzümde şımarık bir gülümsemeyle çekiyorum motoru sağa
Bisküvi ve redbull takviyesi yaparken 3 4 tane minibüs duruor ayaküstü muhabbet ediyoruz nerden nereye falan filan gibi
Bir tanesi abi bir emrin var mı deyince utandım. Dedim canın sağolsun bana yeter
İnsan oralara gidince bambaşka biri oluyor. Buralarda unuttuğun sıcaklığı görünce insan olduğunu hissetmeye başlıyor insan fazlasıyla
Tırmanmaya başlıyorum. Yol da taş toprak kum çamur su ne ararsanız var
Manzara muhteşem doyamıyor insan izlemeye
Zor anlaşabildik Türkçesi çok anlaşılır değildi. Babası için bir sigara istedi paketi vermek istedim almadı , köy ekmeği uzattılar bir parça alıp yoluma devam ettim. Sanki bizim insanımız değilmiş gibi bir ürkek yaklaştılar bana Fotoğrafını çekemediğim 2 çoban daha vardı
Bu tırmanıştan sonra ciddi sıkıntılı bir iniş var bitmek bilmiyor.
Ve Bahçesaray
Yakıt almam gerekiyor. En yakın benzinci 70 küsür kilometre. 40 kmdir yedek depoda gidiyorum. Bahçesarayda bulabildiğim tek benzinci ve litresi 3,75 tl. Mecburum alıyorum. Derken elimi cebime atıyorum telefon çekmiyor. Hiçbir şebeke çekmiyor normal hatlarda yok. Saat öğlen 2 , sabah 7den beri evdekilerle hiç konuşmadım babam meraktan ölmüştür diye endişeleniyorum fazlasıyla. Fiberoptik kablo kopmuş. Hiçbir şekilde iletişim yok. Endişe içinde dolanıyorum.
Sonunda biri telefon çekiyor diye arkamdan bağırıyor ve evdekilerle konuşuyorum. Ama kablo hala kopuk ve bankada işlem yok.
Süper bir muhabbetle birlikte 2 çay içiyorum. Çok kısa zamanda kaynaşıyoruz.
Harıl harıl akıyor burası sesi inanılmaz dinlendirici
Fazla vakit kaybetmeden dönüşe geçiyorum. İndiğim yolu tırmanıyorum şimdi ama yolda çalışma olduğundan yol kapalı. Motorcu torpili uyguluyorlar bana kapana yolun 1 tekerlek geçebilecek şekilde açıyorlar
Kepçe palet le iz yapıor benim için o yoldan yürüyorum sıkıntısız

Derken bu güzel kızla karşılaşıyorum. 13 yaşında ismi Fadime. 1 saat önce tırmanırken yolda gördüğüm çobanlardan biri abisiymiş ona ekmek götürmüş ordan dönüyormuş. Kendi kendime düşündüm bu kız yaklaşık 2 3 saattir yolda olmalı diye Vasıta yok yürüyerek gidip gelmiş
Bahçesaray yolunun en yüksek noktalarından biri. İşçi kardeşler çay içmeden yollamayız diyorlar
Birde tütün sigarası sarıyorlar bana mis gibi çayda yanında. 2900 metrelerde
Helalleşip ayrılıyorum
Bu manzarayı hatırladınız
Tırmanıştan önce ki asfalt kısım ..
Sonra Van yolu üzerine iniyorum. Bu yükseklikte bulutların yaptığı gölgeler akıl alıcı
Dur duraksız Vana giriyorum. Gece buradayım rastgele bir otele girdim. Otelin bulunduğu yer eminönünün bundan 10 sene önce ki hali gibi Vanda 24 saat açık otopark sıkıntısı çekiyorum. Bulamadım park edecek yer. Otelin karşısında ki dükkanın kepenklerine kilitledim motorumu. İyi ki yanımda getirmişim boru kilidimi. Gece uyanıp uyanıp motora bakıyorum camdan.
Aslında 2009 yılı içerisinde aklımda bu tarz bir gezi yapmak yoktu. Her şey son 3 gün içinde belli oldu ve sıkışık tıkışık bir hazırlıktan sonra babam beni zar zor ikna etti. Güneydoğuda yol yapmak için hem fiziksel hem de zihinsel ciddi bir hazırlık yapmak gerekli diye düşünüyorum. Motosiklet te pek hazır değildi bu geziye ama elimden geldiği kadar tedbirimi almıştım.
Oralara dair çok rapor okuduğum için az çok bilgi sahibiydim oralarla ilgili.
Rota belli değil ama gitmem gereken iki yer var ; Hasankeyf ve Van gölü.
Cuma ve cumartesi son hazırlıklar bittikten sonra arkadaşıma motoru teslim edip derin bir nefes alıp bilgisayarımın başına oturdum. Sabah 5 te akrabalarımla birlikte çıktık yola ; hedef Siirt .Aslen Siirtliyim akrabalarımın hayırlı bir işi için gidiyorduk oraya. Ben ankaradayken Can motoru otobüse yüklemişti. Neyse uzatmaya gerek yok. 22 saat sonra motoru siirtten teslim aldım.
1.gün 6 Temmuz
Yoldan bir fotoğraf
Motoru teslim aldıktan sonra ne yapılır ; Siirtte Büryan yenir
Büryanın diğer bir ismi de kuyu kebabı.
Siirtte ünlüdür Sancaklar Camii
Siirt merkez kaybolduğunuz da heykeli sorun her yol oradan geçiyor J
Siirtte bu pasajlardan bolca var
Abdullahın Dondurması , Siirtte meşhur yerlerden biridir , gerçekten değişik bir tadı var o dondurmaların
Ülkemin her kırsal kesiminde olduğu gibi burada da YBR çoğunlukla kullanılıyor. Bunları gördükçe 1500 lira için sattığım YBRmi özlüyorum
Siirtin yeşil sabunu , fıstığı ve kilimi meşhurdur Yöresel yemeklerini saymıyorum bile.
Sepetli motosikletleri ticari araç gibi kullanıyorlar valla
Siirt Merkezde sıkılan Turgut ne yapar ; Deli danalar gibi dolanır.
Aydınlar yolu üzerinde turluyorum biraz akşam olmasını bekliyorum.
Köye dönerken (Doluharman Köyü) patika yollardan birine dalıyorum. Nereye gittiğini bilmediğim yolda karşıma heran bir yılan çıkma ihtimali yüksek. Yol acaip zor çeşit çeşit taş var ayağımı yere koymadan yürümek çok zor. Derken yol bitiyor ve bu baz istasyonu vari mekana varıyorum. Farklı bir havası ağırlığı var mekanın
Yakışıklı XTmin temiz fotoğrafları. Daha sonra bu kadar temiz göremeyeceksiniz..
Sonra köye dönüyorum ; burası babamın amcasının yeni evi. Eski evi bakımsızlıktan yıkıldığı için başka bir ev almak zorunda kalmışlar. Değeri 25000 Lira.
Akşam oluyor , yemek filan derken ertesi günün hazırlıklarını bitirip temiz bir uyku çekiyorum. Yarın yol var
2.gün 7 Temmuz
Akşamdan Bitlis Tatvan üzerinden Vana çıkıp aynı gün içerisinde gelmeyi planlıyorum. Görmek istediğim şehirlerden birisi de Bitlis. Aslında Pervari - Bahçesaray üzerinden gideyim diyorum ama amcaoğulları gereğinden fazla ısrar edip beni korkutup o yoldan gitmemem için babamında desteğiyle ikna ediyorlar.
Shellden alıyoruz yakıtı
Kmye dikkat ..
Siirt Baykan arası ; manzaralar yavaş yavaş güzelleşiyor
Bu yol üzerinde yaklaşık 40 km boyunca bozuk stabilize yollardan gidiyorum. ALLAHtan XT ile gidiyorum yolu ..
Baykan
Su almak için duruyorum ama çay içirmeden bırakırmı için benim hemşerilerim J
Soldaki mavi gömlekli amca tütün tabakasını cebinden çıkarıp bir sigara sarıyor ikram ediyor. Başımı döndürdü ama tadı hala damağımda ..
Bitlise devam
Ve Bitlis girişi ..
Bitlisten çıkıp Tatvanda durmayıp Vana devam ediyorum. Bahçesaray tabelasını görünce bir ahh çekiyorum Gençlerle muhabbet ediyoruz hemen sordukları soruları sanki aralarında anlaşmışlar J Abi kaç basıyor ? Kawasaki daha iyi filan gibi
Oranın çocukları daha bir adam gibiler Batıda ki lere nazaran
Ve van gölü kendini gösteriyor farklı bir noktasından
Suyun temizliğine bakın
Van gölünden ayrılıp dağların arasına atıyor yol bizi. Biz diyorum çünkü yolda motorlu biriyle daha karşılaştım ileride durup kahve bile içicez J
Yol zirvelere atıyor beni.
Derken haritada göz kırptığım kuskunkıran geçidine geliyorum. Burdan sonra bende geçit takıntısı başlıyor J
Aşağıda gördüğünüz yoldayım birazdan ..
Yola dair birkaç fotoğraf ;
İnişte karşılaştığım yol çalışmalarından sonra benzincide görüyorum javosları.
Sanki oralıymış gibi kahve içmeye davet ediyor beni benzin alırken J
Aslen çek vatandaşı ve Çek cumhuriyetinden geliyormuş. Edirneden girip Ankara üzerinden hataya inip ordan suriyeye girmiş ve tekrar türkiyeye giriş yapmış. Gürbulak üzerinden İrana geçip kızıldenize inip ordan kuzeye Türkmenistan sonra da çine gitmeyi planlıyormuş. 50 yaşında elektronik öğretmeniymiş. Fotoğraflar için mail adreslerimizi alıyoruz bana MAD NOT BAD 2009 yazılı motorunun ön camında olan stickerdan hediye ediyor. Bende her türk evladı gibi lavaboya giderken hesabı ödüyorum
Yollarını bozukluğundan ve GSin ağırlığından bahsediyorum. Doğruluyor yükünden şikayetçi ama yine de halinden memnun
Benim yolum var deyip ayrılıyorum yanından o dinlenmeye devam ediyor
Edremiti geçip Vana girmek üzereyken tabelayı görüyorum duruyorum. Aklım gelip gelip gidiyor o sapaktan girmemek için .. Neyse deyip Vana devam ediyorum.
Vana girdim ama tabela fotoğrafı çekmeyi unutunca geri dönüp tekrar tabelayı çektim
Şehir merkezi tabelasının yanında Van kalesi tabelasını görüp dalıyorum içeriye. Çocuklar rahat bırakmıyor Abi motoruna bakalım mı ? iyi alın size 2 lira en büyüğünüz kim al bakim bölüştür bunu aranızda deyip kaleye doğru yürüyorum.
Yine çocuklar abi dolaştırayım mı falan , derken bir tanesi abi gel birlikte gezelim diyor. Ben param yok dolaşmak için deyince ; sen misafirimsin deyip dolaştırıyor beni Kalede.
Kaleden Van gölü
Rehberim Gökhan
Duvarlara bakıp ana bacı sövüyorum yazıları yazan örümcek ağı bağlamış beyinli lanet olası insanlara
Gökhan zamane kralının sevdiği kadının silüetini bu duvara çizdirdiğini söylüyor ve gösteriyor.
Sanatsal bir çalışma yapalım dedik Ne de olsa amatörüz
Burası kralın halka seslendiği mekanmış. Duvarlara bakıp yine küfürler ediyorum
Kalenin en tepesine çıkmak için bu yollardan gidiyoruz. Böyle göründüğüne bakmayın gayet korkutucu
Gökhan burayı avucunun içi gibi biliyor kestirmeden götürüyor bizi ..
Bu duvarda ki taşların altta olanları artuklulara üstteki ufak olanlar selçuklulara aitmiş
Kaleden Van merkez
Bu demirden büstün içindeki kanallara normalde ışık döşenmiş ve her 23 nisanda yanarmış fakat ; vahşi insanımız içindeki lambaları ve kabloları sökmüşler.Hatta uçaklar için konan direk için aşağıda trafodan çekilen kabloyu bile sökmüşler. Devlette çözümü gün enerjisi ile çalışan lamba koymakta bulmuş
Gökhanla aramızdan su sızmıyor. Saygıda kusur etmiyor bana karşı. Hal ve tavırlarıyla kendini sevdiriyor Zor ikan ediyorum gökhanı motora bindirip soğuk bişeyler içicez aşağıda
Kaleden inişte çivi yazılarını gösteriyor Gökhan
Kimlere ait olduğunu unuttuğum türbeler kalenin yasal olmayan girişinde
Gökhanla soğuk bişeyler içtikten sonra motora atlayıp dönüş yoluna geçiyorum.
Gidiş te fark edemediklerimi dönüşte fark ediyorum. Bu coğrafya da dağlar gerçekten muhteşem
Dönüş yolunda Tatvanda fotoğraf çekmediğimi hatırladım
Tatvandan sonra 2 3 km kadar tırmandıktan sonra baya uzun bi düzlük var 180 lere kadar çıktım bu yolda ama XT 145ten sonra hiç güvenli değil Birde TKCler olunca
Biraz daha sanatsal
Bitlis merkezde durmalıyım gerçekten değişik bir memleket. Dağların arasına kurulmuş eski bi şehir. Eskiden Batman ve Siirtte Bitlise bağlıymış.
Esnaf aşağıdan bağırıyor Kaleyide çek kaleyide çek
Çatıda çay keyfi
Bu kuyumcu abi sağolsun hem motoruma hemde kaskıma sahip çıktı ben fotoğraf çekerken
Dediğim gibi Bitlis Baykan arası yol hep bu şekilde enduro motosiklet dışında girmenizi tavsiye etmem. XT ile bile yol çok kırıcı ve yorucu oldu yaklaşık 40 km boyunca
Akşam karanlığı inmeden siirte girmek için durmadan sürdüm fotoğrafta çekemedim ama başarılı olamadım sinekler sağolsun ikide bir kaska yapışarak görüşümü düşürdüler
Köyden gece Siirtin görünüşü Ve 2.günün sonu
3. gün 8 Temmuz
Bugün motora binmeyip bizimkilerle Siirtte ki evliyaları ermişleri gezeceğiz
Gece teyzemin evinde damda yattık ailece
Eniştem uğurluyor bizi
Bilin bakalım bunlar ne ?
Köyden birkaç fotoğraf
Canım Anam
Doğum tarihlerine dikkat edin. Ben önce nasıl yani dedim ama sonra dank etti
Türbenin içinde rastladığım şeye bakın
Terkedilmiş bir ev dikkatimi çekiyor ama sonradan medrese olduğunu söylüolar. İçine giriyorum hala ayakta kalmış çoğu kısmı
Yiğenimle şöyle değişik bir fotoğraf çalışması
Burası Tillo Siirtin en eski yerleşim yerlerinden biri Ve merkezinden bile daha güzel
Arapça Fırsef denilen köyde bir türbe ziyareti daha köyün çocukları önce çekiniyorar ama sonra ısınıyoruz. Hepsi birbirinden güzel ve tatlı ..
Zorda olsa çocuklarla bir fotoğraf çektirebildim
Mezarlıklara mezar taşı dışında herhangi bir müdahalenin yapılmaması gerektiğini biliyormuydunuz ? Buyrun size en yanlışından bir örnek
Yiğenim çok meraklı fotoğrafa
Ve o bölgede en önemli ziyaretlerden biri Veysel Karani
Bakkalda ki bu ilginç manzara dikkatimi çekti bence 2 kare fotoğrafını çektim. İlaçlarla sigara yan yana .. Sonra bakkalın sahibi geldi Abi hayırdır yanlış bişeymi var varsa düzeltelim fotoğrafı çektin ama dedi
Veysel Karaniden sonra bir akraba ziyareti ve yine köyün yolunu tuttuk.
Gece yatmadan önce aklımda hala Pervari Bahçesaray yolu var
4.gün 9 Temmuz
Bu sabah aslında evdekilerle vedalaşıp Mardinde bir gece kalıp ertesi günde Urfayı gezip İstanbula dönecektim. Ama son anda fikir değiştirip Pervari Bahçesaray yolundan Vana çıkmaya karar verdim.
Siirt Pervari yolu üzerinde Danila geçidi
Demiştim geçit takıntısı başladı diye
Ve pervarideyim. Bir eczanenin önünde durur durmaz çayım masaya konuyor bile. Sorular ardı ardına geliyor ; nerden gelirsin nerelisin nereye gidersin memnuniyetle çayımı yudumlayıp birde polis kontrolünden geçiyorum
Çek çek bizide çek
Pervari den Bahçesaraya giden daha kestirme ve tam istediğim gibi toprak bir yol var ama bir türlü sapağı bulamıyorum sonunda pes edip normal eski yoldan devam ediyorum
Gezinin ilk jandarma kontrol noktasını aşağıda göreceğim
İnebel köprüsü
Dağlar insanın başını döndürüyor
Bu fotoğrafı çektikten sonra yolun ortasında durmuş uçurumun dibinde kalmış bir kamyon görüp duruyorum. İçinde bir abi yalvarıyor ; noolur bu kamyonu buradan çıkar
Neyse ben yoluma devam ediyorum motoruma binip.
Ve sonunda Bahçesaray sapağı Yüzümde şımarık bir gülümsemeyle çekiyorum motoru sağa
İnsan oralara gidince bambaşka biri oluyor. Buralarda unuttuğun sıcaklığı görünce insan olduğunu hissetmeye başlıyor insan fazlasıyla
Tırmanmaya başlıyorum. Yol da taş toprak kum çamur su ne ararsanız var
Manzara muhteşem doyamıyor insan izlemeye
Zor anlaşabildik Türkçesi çok anlaşılır değildi. Babası için bir sigara istedi paketi vermek istedim almadı , köy ekmeği uzattılar bir parça alıp yoluma devam ettim. Sanki bizim insanımız değilmiş gibi bir ürkek yaklaştılar bana Fotoğrafını çekemediğim 2 çoban daha vardı
Bu tırmanıştan sonra ciddi sıkıntılı bir iniş var bitmek bilmiyor.
Ve Bahçesaray
Yakıt almam gerekiyor. En yakın benzinci 70 küsür kilometre. 40 kmdir yedek depoda gidiyorum. Bahçesarayda bulabildiğim tek benzinci ve litresi 3,75 tl. Mecburum alıyorum. Derken elimi cebime atıyorum telefon çekmiyor. Hiçbir şebeke çekmiyor normal hatlarda yok. Saat öğlen 2 , sabah 7den beri evdekilerle hiç konuşmadım babam meraktan ölmüştür diye endişeleniyorum fazlasıyla. Fiberoptik kablo kopmuş. Hiçbir şekilde iletişim yok. Endişe içinde dolanıyorum.
Sonunda biri telefon çekiyor diye arkamdan bağırıyor ve evdekilerle konuşuyorum. Ama kablo hala kopuk ve bankada işlem yok.
Süper bir muhabbetle birlikte 2 çay içiyorum. Çok kısa zamanda kaynaşıyoruz.
Harıl harıl akıyor burası sesi inanılmaz dinlendirici
Fazla vakit kaybetmeden dönüşe geçiyorum. İndiğim yolu tırmanıyorum şimdi ama yolda çalışma olduğundan yol kapalı. Motorcu torpili uyguluyorlar bana kapana yolun 1 tekerlek geçebilecek şekilde açıyorlar
Derken bu güzel kızla karşılaşıyorum. 13 yaşında ismi Fadime. 1 saat önce tırmanırken yolda gördüğüm çobanlardan biri abisiymiş ona ekmek götürmüş ordan dönüyormuş. Kendi kendime düşündüm bu kız yaklaşık 2 3 saattir yolda olmalı diye Vasıta yok yürüyerek gidip gelmiş
Bahçesaray yolunun en yüksek noktalarından biri. İşçi kardeşler çay içmeden yollamayız diyorlar
Bu manzarayı hatırladınız
Tırmanıştan önce ki asfalt kısım ..
Sonra Van yolu üzerine iniyorum. Bu yükseklikte bulutların yaptığı gölgeler akıl alıcı
Dur duraksız Vana giriyorum. Gece buradayım rastgele bir otele girdim. Otelin bulunduğu yer eminönünün bundan 10 sene önce ki hali gibi Vanda 24 saat açık otopark sıkıntısı çekiyorum. Bulamadım park edecek yer. Otelin karşısında ki dükkanın kepenklerine kilitledim motorumu. İyi ki yanımda getirmişim boru kilidimi. Gece uyanıp uyanıp motora bakıyorum camdan.
Son düzenleme: