Güneydoğu'da iken .. Siirt - Bitlis - Van - Hakkari - Şırnak

Katılım
27 Ağu 2006
Mesajlar
190
Bu başlık 6 - 10 Temmuz tarihleri arasında Güneydoğu'da yaptığım 2100km'lik yolculuğun raporudur. Burda ki şekliyle 2 farklı sitede daha yayınladım ... Amaç ; sadece yol yapmak ve o coğrafyadaki insanların birer çayını içip sohbet etmek ...

Aslında 2009 yılı içerisinde aklımda bu tarz bir gezi yapmak yoktu. Her şey son 3 gün içinde belli oldu ve sıkışık tıkışık bir hazırlıktan sonra babam beni zar zor ikna etti. Güneydoğu’da yol yapmak için hem fiziksel hem de zihinsel ciddi bir hazırlık yapmak gerekli diye düşünüyorum. Motosiklet te pek hazır değildi bu geziye ama elimden geldiği kadar tedbirimi almıştım.

Oralara dair çok rapor okuduğum için az çok bilgi sahibiydim oralarla ilgili.

Rota belli değil ama gitmem gereken iki yer var ; Hasankeyf ve Van gölü.

Cuma ve cumartesi son hazırlıklar bittikten sonra arkadaşıma motoru teslim edip derin bir nefes alıp bilgisayarımın başına oturdum. Sabah 5 te akrabalarımla birlikte çıktık yola ; hedef Siirt .Aslen Siirtliyim akrabalarımın hayırlı bir işi için gidiyorduk oraya. Ben ankaradayken Can motoru otobüse yüklemişti. Neyse uzatmaya gerek yok. 22 saat sonra motoru siirt’ten teslim aldım.

goruntu452.jpg


goruntu453.jpg



1.gün 6 Temmuz

Yoldan bir fotoğraf …

dsc0003small.jpg


Motoru teslim aldıktan sonra ne yapılır ; Siirt’te Büryan yenir

dsc0006small.jpg


Büryan’ın diğer bir ismi de kuyu kebabı.

dsc0012small.jpg


dsc0013small.jpg


dsc0014small.jpg


dsc0018small.jpg


dsc0019small.jpg


dsc0021small.jpg


dsc0022small.jpg


dsc0026small.jpg


Siirt’te ünlüdür Sancaklar Camii …

dsc0029small.jpg


Siirt merkez kaybolduğunuz da heykel’i sorun her yol oradan geçiyor J

dsc0032smalld.jpg


dsc0034small.jpg


dsc0035small.jpg


dsc0040small.jpg


Siirt’te bu pasajlardan bolca var …

dsc0043small.jpg


Abdullah’ın Dondurması , Siirt’te meşhur yerlerden biridir , gerçekten değişik bir tadı var o dondurmaların …

dsc0051small.jpg


Ülkemin her kırsal kesiminde olduğu gibi burada da YBR çoğunlukla kullanılıyor. Bunları gördükçe 1500 lira için sattığım YBR’mi özlüyorum …

dsc0052small.jpg


Siirt’in yeşil sabunu , fıstığı ve kilimi meşhurdur … Yöresel yemeklerini saymıyorum bile.

dsc0054small.jpg


dsc0055small.jpg


dsc0058small.jpg


dsc0061small.jpg


Sepetli motosikletleri ticari araç gibi kullanıyorlar valla …

dsc0062small.jpg


dsc0064small.jpg


Siirt Merkez’de sıkılan Turgut ne yapar ; Deli danalar gibi dolanır.

dsc0072small.jpg


Aydınlar yolu üzerinde turluyorum biraz akşam olmasını bekliyorum.

dsc0077smalls.jpg


dsc0078small.jpg


dsc0080small.jpg


dsc0083small.jpg


Köye dönerken (Doluharman Köyü) patika yollardan birine dalıyorum. Nereye gittiğini bilmediğim yolda karşıma heran bir yılan çıkma ihtimali yüksek. Yol acaip zor çeşit çeşit taş var ayağımı yere koymadan yürümek çok zor. Derken yol bitiyor ve bu baz istasyonu vari mekana varıyorum. Farklı bir havası ağırlığı var mekanın …

dsc0086small.jpg


Yakışıklı XT’min temiz fotoğrafları. Daha sonra bu kadar temiz göremeyeceksiniz..

dsc0089small.jpg


dsc0092small.jpg


Sonra köye dönüyorum ; burası babamın amcasının yeni evi. Eski evi bakımsızlıktan yıkıldığı için başka bir ev almak zorunda kalmışlar. Değeri 25000 Lira.

dsc0097small.jpg


dsc0098small.jpg


Akşam oluyor , yemek filan derken ertesi günün hazırlıklarını bitirip temiz bir uyku çekiyorum. Yarın yol var …


2.gün 7 Temmuz

Akşamdan Bitlis – Tatvan üzerinden Van’a çıkıp aynı gün içerisinde gelmeyi planlıyorum. Görmek istediğim şehirlerden birisi de Bitlis. Aslında Pervari - Bahçesaray üzerinden gideyim diyorum ama amcaoğulları gereğinden fazla ısrar edip beni korkutup o yoldan gitmemem için babamında desteğiyle ikna ediyorlar.

Shell’den alıyoruz yakıtı …

dsc0100small.jpg


Km’ye dikkat ..

dsc0101small.jpg


Siirt – Baykan arası ; manzaralar yavaş yavaş güzelleşiyor …

dsc0102small.jpg


dsc0103small.jpg


dsc0104small.jpg


Bu yol üzerinde yaklaşık 40 km boyunca bozuk stabilize yollardan gidiyorum. ALLAH’tan XT ile gidiyorum yolu ..

dsc0108smallf.jpg


Baykan

dsc0109small.jpg


dsc0110small.jpg


dsc0111small.jpg


Su almak için duruyorum ama çay içirmeden bırakırmı için benim hemşerilerim J

Soldaki mavi gömlekli amca tütün tabakasını cebinden çıkarıp bir sigara sarıyor ikram ediyor. Başımı döndürdü ama tadı hala damağımda ..

dsc0114small.jpg


Bitlis’e devam …

dsc0117small.jpg


dsc0118small.jpg


dsc0120small.jpg


Ve Bitlis girişi ..

dsc0121small.jpg


dsc0123small.jpg


Bitlis’ten çıkıp Tatvan’da durmayıp Van’a devam ediyorum. Bahçesaray tabelasını görünce bir ahh çekiyorum … Gençlerle muhabbet ediyoruz hemen sordukları soruları sanki aralarında anlaşmışlar J Abi kaç basıyor ? Kawasaki daha iyi filan gibi …

Oranın çocukları daha bir adam gibiler … Batı’da ki lere nazaran …

dsc0127small.jpg


Ve van gölü kendini gösteriyor farklı bir noktasından …

dsc0128small.jpg


dsc0130small.jpg


Suyun temizliğine bakın …

dsc0131small.jpg


dsc0133small.jpg


Van gölünden ayrılıp dağların arasına atıyor yol bizi. Biz diyorum çünkü yolda motorlu biriyle daha karşılaştım ileride durup kahve bile içicez J

dsc0136small.jpg


dsc0137small.jpg


dsc0139small.jpg


Yol zirvelere atıyor beni.

dsc0142small.jpg


Derken harita’da göz kırptığım kuskunkıran geçidi’ne geliyorum. Burdan sonra bende geçit takıntısı başlıyor … J

dsc0143small.jpg


Aşağıda gördüğünüz yoldayım birazdan ..

dsc0144smallm.jpg


Yol’a dair birkaç fotoğraf ;

dsc0147small.jpg


dsc0148small.jpg


İniş’te karşılaştığım yol çalışmalarından sonra benzincide görüyorum javoslar’ı.

dsc0150small.jpg


Sanki oralıymış gibi kahve içmeye davet ediyor beni benzin alırken J

dsc0152small.jpg


Aslen çek vatandaşı ve Çek cumhuriyetinden geliyormuş. Edirne’den girip Ankara üzerinden hatay’a inip ordan suriye’ye girmiş ve tekrar türkiye’ye giriş yapmış. Gürbulak üzerinden İran’a geçip kızıldeniz’e inip ordan kuzeye Türkmenistan sonra da çin’e gitmeyi planlıyormuş. 50 yaşında elektronik öğretmeniymiş. Fotoğraflar için mail adreslerimizi alıyoruz bana MAD NOT BAD 2009 yazılı motorunun ön camında olan sticker’dan hediye ediyor. Bende her türk evladı gibi lavaboya giderken hesabı ödüyorum :))

Yollarını bozukluğundan ve GS’in ağırlığından bahsediyorum. Doğruluyor yükünden şikayetçi ama yine de halinden memnun …

Benim yolum var deyip ayrılıyorum yanından o dinlenmeye devam ediyor …

dsc0153small.jpg


Edremit’i geçip Van’a girmek üzereyken tabelayı görüyorum duruyorum. Aklım gelip gelip gidiyor o sapaktan girmemek için .. Neyse deyip Van’a devam ediyorum.

dsc0156small.jpg


Van’a girdim ama tabela fotoğrafı çekmeyi unutunca geri dönüp tekrar tabelayı çektim :))

dsc0158small.jpg


Şehir merkezi tabelasının yanında Van kalesi tabelasını görüp dalıyorum içeriye. Çocuklar rahat bırakmıyor ‘’ Abi motoruna bakalım mı ?’’ ‘’ iyi alın size 2 lira en büyüğünüz kim al bakim bölüştür bunu aranızda’’ deyip kale’ye doğru yürüyorum.

Yine çocuklar abi dolaştırayım mı falan , derken bir tanesi abi gel birlikte gezelim diyor. Ben param yok dolaşmak için deyince ; sen misafirimsin deyip dolaştırıyor beni Kale’de.

dsc0160small.jpg


dsc0161small.jpg


Kale’den Van gölü …

dsc0163small.jpg


Rehberim Gökhan …

dsc0166small.jpg


Duvarlara bakıp ana bacı sövüyorum yazıları yazan örümcek ağı bağlamış beyinli lanet olası insanlara …

dsc0167small.jpg


dsc0168small.jpg


Gökhan zamane kralının sevdiği kadının silüetini bu duvara çizdirdiğini söylüyor ve gösteriyor.

dsc0172small.jpg


dsc0173small.jpg


Sanatsal bir çalışma yapalım dedik … Ne de olsa amatörüz …

dsc0176small.jpg


Burası kral’ın halka seslendiği mekanmış. Duvarlara bakıp yine küfürler ediyorum…

dsc0180small.jpg


dsc0181small.jpg


Kale’nin en tepesine çıkmak için bu yollardan gidiyoruz. Böyle göründüğüne bakmayın gayet korkutucu …

dsc0184small.jpg


Gökhan burayı avucunun içi gibi biliyor kestirmeden götürüyor bizi ..

dsc0185small.jpg


dsc0187small.jpg


Bu duvarda ki taşların altta olanları artuklular’a üstteki ufak olanlar selçuklular’a aitmiş …

dsc0188small.jpg


dsc0190small.jpg


Kale’den Van merkez …

dsc0191small.jpg


Bu demir’den büst’ün içindeki kanallara normalde ışık döşenmiş ve her 23 nisan’da yanarmış fakat ; vahşi insanımız içindeki lambaları ve kabloları sökmüşler.Hatta uçaklar için konan direk için aşağıda trafodan çekilen kabloyu bile sökmüşler. Devlet’te çözümü gün enerjisi ile çalışan lamba koymakta bulmuş

dsc0192small.jpg


Gökhan’la aramızdan su sızmıyor. Saygı’da kusur etmiyor bana karşı. Hal ve tavırlarıyla kendini sevdiriyor… Zor ikan ediyorum gökhan’ı motora bindirip soğuk bişeyler içicez aşağıda …

dsc0196small.jpg


Kale’den inişte çivi yazılarını gösteriyor Gökhan …

dsc0200small.jpg


Kimlere ait olduğunu unuttuğum türbeler kale’nin yasal olmayan girişinde :)) Daha sonra farkına varıyorum örülmüş sonra da kesilmiş tellerden geçtiğimi anlıyorum. .))

dsc0203small.jpg


Gökhan’la soğuk bişeyler içtikten sonra motora atlayıp dönüş yoluna geçiyorum.

Gidiş te fark edemediklerimi dönüşte fark ediyorum. Bu coğrafya da dağlar gerçekten muhteşem …

dsc0205small.jpg


dsc0208small.jpg


dsc0210small.jpg


Dönüş yolunda Tatvan’da fotoğraf çekmediğimi hatırladım :) Tatvan sahil şeridi kasabası gibi. Pek hoşuma gitmedi açıkçası …

dsc0211small.jpg


Tatvan’dan sonra 2 3 km kadar tırmandıktan sonra baya uzun bi düzlük var … 180 lere kadar çıktım bu yolda ama XT 145’ten sonra hiç güvenli değil … Birde TKC’ler olunca … :)

dsc0213small.jpg


Biraz daha sanatsal :)

dsc0220small.jpg


Bitlis merkezde durmalıyım gerçekten değişik bir memleket. Dağların arasına kurulmuş eski bi şehir. Eskiden Batman ve Siirt’te Bitlis’e bağlıymış.

dsc0223small.jpg


dsc0225smallr.jpg


dsc0226small.jpg


dsc0227small.jpg


dsc0228small.jpg


Esnaf aşağıdan bağırıyor ‘’ Kaleyide çek kaleyide çek :)’’ …

dsc0230small.jpg


Çatı’da çay keyfi …

dsc0234small.jpg


dsc0236small.jpg


Bu kuyumcu abi sağolsun hem motoruma hemde kaskıma sahip çıktı ben fotoğraf çekerken …

dsc0238small.jpg


Dediğim gibi Bitlis – Baykan arası yol hep bu şekilde enduro motosiklet dışında girmenizi tavsiye etmem. XT ile bile yol çok kırıcı ve yorucu oldu yaklaşık 40 km boyunca …

dsc0239small.jpg


dsc0241small.jpg


dsc0244small.jpg


Akşam karanlığı inmeden siirt’e girmek için durmadan sürdüm fotoğrafta çekemedim ama başarılı olamadım sinekler sağolsun ikide bir kaska yapışarak görüşümü düşürdüler …

Köyden gece Siirt’in görünüşü … Ve 2.günün sonu …

dsc0253small.jpg



3. gün 8 Temmuz
Bugün motora binmeyip bizimkilerle Siirt’te ki evliyaları ermişleri gezeceğiz …


Gece teyzemin evinde dam’da yattık ailece :) müthiş temiz bir uykuydu sabah 9’da ayaktayım.

dsc0258small.jpg


Eniştem uğurluyor bizi …

dsc0260small.jpg


Bilin bakalım bunlar ne ? :)

dsc0262small.jpg


Köyden birkaç fotoğraf …

dsc0265small.jpg


Canım Anam …

dsc0266small.jpg


dsc0267small.jpg


dsc0268small.jpg


Doğum tarihlerine dikkat edin. Ben önce nasıl yani dedim ama sonra dank etti …

dsc0269small.jpg


dsc0270small.jpg


dsc0282small.jpg


Türbe’nin içinde rastladığım şeye bakın :) Gırgır’ı aramızda hatırlamayan yoktur herhalde. Çocukken bir numaralı oyuncaklarımdan biriydi :)Anneminde işine gelirdi … :)

dsc0283small.jpg


dsc0288small.jpg


dsc0293small.jpg


Terkedilmiş bir ev dikkatimi çekiyor ama sonradan medrese olduğunu söylüolar. İçine giriyorum hala ayakta kalmış çoğu kısmı …

dsc0301small.jpg


dsc0308small.jpg


Yiğenimle şöyle değişik bir fotoğraf çalışması …

dsc0310small.jpg


dsc0312small.jpg


Burası Tillo Siirt’in en eski yerleşim yerlerinden biri … Ve merkezinden bile daha güzel …

dsc0314small.jpg


Arapça Fırsef denilen köyde bir türbe ziyareti daha köyün çocukları önce çekiniyorar ama sonra ısınıyoruz. Hepsi birbirinden güzel ve tatlı .. :)

dsc0319small.jpg


dsc0322small.jpg


Zor’da olsa çocuklarla bir fotoğraf çektirebildim …

dsc0326small.jpg


Mezarlıklara mezar taşı dışında herhangi bir müdahalenin yapılmaması gerektiğini biliyormuydunuz ? Buyrun size en yanlışından bir örnek …

dsc0327small.jpg


Yiğenim çok meraklı fotoğrafa :)

dsc0328small.jpg


Ve o bölgede en önemli ziyaretlerden biri Veysel Karani …

dsc0331small.jpg


dsc0332small.jpg


dsc0334small.jpg


dsc0335small.jpg


Bakkal’da ki bu ilginç manzara dikkatimi çekti bence 2 kare fotoğrafını çektim. İlaçlarla sigara yan yana .. Sonra bakkalın sahibi geldi ‘’ Abi hayırdır yanlış bişeymi var varsa düzeltelim fotoğrafı çektin ama ‘’ dedi :) Dedim yok ilginç geldi çektim korkma yok bir sıkıntı …

dsc0336small.jpg


Veysel Karani’den sonra bir akraba ziyareti ve yine köyün yolunu tuttuk.

Gece yatmadan önce aklımda hala Pervari – Bahçesaray yolu var …



4.gün 9 Temmuz

Bu sabah aslında evdekilerle vedalaşıp Mardin’de bir gece kalıp ertesi gün’de Urfa’yı gezip İstanbul’a dönecektim. Ama son anda fikir değiştirip Pervari – Bahçesaray yolundan Van’a çıkmaya karar verdim.

dsc0341small.jpg


Siirt – Pervari yolu üzerinde Danila geçidi …

dsc0347small.jpg


dsc0349small.jpg


dsc0350small.jpg


Demiştim geçit takıntısı başladı diye :)

dsc0352small.jpg


Ve pervarideyim. Bir eczane’nin önünde durur durmaz çayım masaya konuyor bile. Sorular ardı ardına geliyor ; ‘’ nerden gelirsin nerelisin nereye gidersin ‘’ memnuniyetle çayımı yudumlayıp birde polis kontrolünden geçiyorum …

dsc0353small.jpg


dsc0354small.jpg


dsc0355small.jpg


Çek çek bizide çek … :)

dsc0357small.jpg


Pervari den Bahçesaraya giden daha kestirme ve tam istediğim gibi toprak bir yol var ama bir türlü sapağı bulamıyorum sonunda pes edip normal eski yoldan devam ediyorum …

dsc0359small.jpg


Gezinin ilk jandarma kontrol noktasını aşağıda göreceğim …

dsc0364small.jpg


İnebel köprüsü …

dsc0368small.jpg


dsc0369small.jpg


dsc0371small.jpg


Dağlar insanın başını döndürüyor …

dsc0373small.jpg


dsc0375small.jpg


Bu fotoğrafı çektikten sonra yolun ortasında durmuş uçurumun dibinde kalmış bir kamyon görüp duruyorum. İçinde bir abi yalvarıyor ; noolur bu kamyonu buradan çıkar :) Bu arkadaş abisiyle kavga etmiş abisi binmiş yoldan geçen bir arabaya gitmiş. Bu abininde şoförlüğü var ama kamyonun viteslerini filan bilmiyor. Ben arka tekerleğe bir taş koyup kamyonu önce kenara çektim. Dağbaşındayız 2 kişiyiz sadece ve bana motoru kamyona koyup çatağa kadar gitmeyi teklif edince adımımı geri atıyorum :) hem 2 kişi o motoru o kamyona koyamayız hemde bağlayabileceğimizi hiçbirşey yok motorum pert olur arkada. Şöyleydi böyleydi derken öğretiyorum kamyonu ayak üstü :) Tekrar taşı koyup kaldırıor kamyonu yerinden. ALLAH bilir çatak’a kadar 1. Viteste gitmiştir …

Neyse ben yoluma devam ediyorum motoruma binip. :)

dsc0378small.jpg


Ve sonunda Bahçesaray sapağı … Yüzümde şımarık bir gülümsemeyle çekiyorum motoru sağa :) Bisküvi ve redbull takviyesi yaparken 3 4 tane minibüs duruor ayaküstü muhabbet ediyoruz nerden nereye falan filan gibi … Bir tanesi abi bir emrin var mı deyince utandım. Dedim canın sağolsun bana yeter …


İnsan oralara gidince bambaşka biri oluyor. Buralarda unuttuğun sıcaklığı görünce insan olduğunu hissetmeye başlıyor insan fazlasıyla …

dsc0381small.jpg


dsc0384small.jpg


Tırmanmaya başlıyorum. Yol da taş toprak kum çamur su ne ararsanız var …

dsc0387small.jpg


Manzara muhteşem doyamıyor insan izlemeye …

dsc0391small.jpg


dsc0392small.jpg


Zor anlaşabildik Türkçesi çok anlaşılır değildi. Babası için bir sigara istedi paketi vermek istedim almadı , köy ekmeği uzattılar bir parça alıp yoluma devam ettim. Sanki bizim insanımız değilmiş gibi bir ürkek yaklaştılar bana … Fotoğrafını çekemediğim 2 çoban daha vardı …

dsc0397small.jpg


dsc0402small.jpg


dsc0404small.jpg


Bu tırmanıştan sonra ciddi sıkıntılı bir iniş var bitmek bilmiyor.

Ve Bahçesaray …

dsc0407small.jpg


Yakıt almam gerekiyor. En yakın benzinci 70 küsür kilometre. 40 km’dir yedek depoda gidiyorum. Bahçesaray’da bulabildiğim tek benzinci ve litresi 3,75 tl. Mecburum alıyorum. Derken elimi cebime atıyorum telefon çekmiyor. Hiçbir şebeke çekmiyor normal hatlarda yok. Saat öğlen 2 , sabah 7’den beri evdekilerle hiç konuşmadım babam meraktan ölmüştür diye endişeleniyorum fazlasıyla. Fiberoptik kablo kopmuş. Hiçbir şekilde iletişim yok. Endişe içinde dolanıyorum.

dsc0409small.jpg


dsc0412small.jpg


Sonunda biri telefon çekiyor diye arkamdan bağırıyor ve evdekilerle konuşuyorum. Ama kablo hala kopuk ve bankada işlem yok.

Süper bir muhabbetle birlikte 2 çay içiyorum. Çok kısa zamanda kaynaşıyoruz.

dsc0413small.jpg


dsc0415small.jpg


dsc0416small.jpg


Harıl harıl akıyor burası sesi inanılmaz dinlendirici …

dsc0418small.jpg


dsc0419small.jpg


dsc0420small.jpg


Fazla vakit kaybetmeden dönüşe geçiyorum. İndiğim yolu tırmanıyorum şimdi ama yolda çalışma olduğundan yol kapalı. Motorcu torpili uyguluyorlar bana kapana yolun 1 tekerlek geçebilecek şekilde açıyorlar :) Kepçe palet le iz yapıor benim için o yoldan yürüyorum sıkıntısız … :)

dsc0425small.jpg


dsc0428small.jpg


dsc0429small.jpg


dsc0430small.jpg


Derken bu güzel kızla karşılaşıyorum. 13 yaşında ismi Fadime. 1 saat önce tırmanırken yolda gördüğüm çobanlardan biri abisiymiş ona ekmek götürmüş ordan dönüyormuş. Kendi kendime düşündüm bu kız yaklaşık 2 – 3 saattir yolda olmalı diye … Vasıta yok yürüyerek gidip gelmiş …

dsc0433small.jpg


Bahçesaray yolu’nun en yüksek noktalarından biri. İşçi kardeşler çay içmeden yollamayız diyorlar :) Birde tütün sigarası sarıyorlar bana mis gibi çayda yanında. 2900 metrelerde … Helalleşip ayrılıyorum …

dsc0434small.jpg


Bu manzarayı hatırladınız … :)

dsc0436small.jpg


Tırmanıştan önce ki asfalt kısım ..

dsc0438small.jpg


dsc0441small.jpg


Sonra Van yolu üzerine iniyorum. Bu yükseklikte bulutların yaptığı gölgeler akıl alıcı …

dsc0443small.jpg


dsc0444small.jpg


dsc0445small.jpg


dsc0446small.jpg


Dur duraksız Van’a giriyorum. Gece buradayım rastgele bir otele girdim. Otelin bulunduğu yer eminönü’nün bundan 10 sene önce ki hali gibi … Van’da 24 saat açık otopark sıkıntısı çekiyorum. Bulamadım park edecek yer. Otelin karşısında ki dükkanın kepenklerine kilitledim motorumu. İyi ki yanımda getirmişim boru kilidimi. Gece uyanıp uyanıp motora bakıyorum cam’dan.

dsc0451small.jpg
 
Son düzenleme:
Katılım
27 Ağu 2006
Mesajlar
190
5.gün 10 Temmuz

Neyse sabah oluyor. Van’da meşhur kahvaltıyı yap diyor resepsiyonist arkadaş. Çok meraklı değilim bu meşhur olaylarına ama doping etkisi yapacak şeyler lazım bana motora zor biniyorum nedense …

dsc0455small.jpg


dsc0456small.jpg


Bu salaş mekana giriyorum kahvaltı için … Kahvaltıda ; kaymak , bal , tereyağ ve otlu peynir var … Tavsiye ederim gittiğiniz zaman burada kahvaltı yapabilirsiniz ..

dsc0458small.jpg


image033small.jpg


Gürpınar – Başkale yolu üzerinden Hakkari ye doğru yol alıyorum … Tabii yine yol çalışmaları yalnız bırakmıyor beni :)

Burası Güzelsu. Sol tarafta gördüğüm ismini sonradan öğrendiğim Hoşap kalesi için duruyorum. Durduğum her yerde insanlar çay içirmek için yarışıyorlar adeta.

dsc0459small.jpg


dsc0460small.jpg


dsc0461small.jpg


Devam ediyorum …

dsc0462small.jpg


dsc0464small.jpg


Yolculuk boyunca geçtiğim en yüksek ve aynı zamanda türkiyenin en yüksek geçitlerinden biri Güzeldere geçidi ..

dsc0467small.jpg


Sayıları o kadar fazlaydı ki bir ara yolun sonunu göremez oldum :)

dsc0468small.jpg


Ardından Yüksekova sapağına geliyorum. Asıl sapak 1 km. sonra orda durup fotoğraf çekmeme izin yok. Yüksek güvenlik vardı bu sapakta arka çantaya kadar didik didik arandım …

dsc0473small.jpg


Ve zap suyu …

dsc0478small.jpg


Yüksekova – Hakkari arasını hızlıca geçiyorum. Yine TKC80’ler gösteriyor hünerini o sıcakta yolu sağlam bir şekilde tutarak …

Yol üzerinde ki askeri araçlara takılmadan gitmek durumundayım. Aslında güvende hissettiğiniz o araçlar size daha çok tehlike arz ediyor. Niye ? Çünkü kumandalı mayın denen bir şey var. Kurdukları pusuda askeri aracın arkasından sizde gidiyorsunuz diye düğmeye basmamazlık etmezler … Neyse çok fazla konuşmayayım bu konuda …

dsc0486small.jpg


Hakkari sapağını görüp içeri giriyorum benzin ve içecek almam lazım … Şehrin içinde karşılaşıyorum askeri araçlarla … Halk alışmış …

dsc0489small.jpg


dsc0491small.jpg


Hakkari bir dağ kenti desem yeridir. Büyük büyük kayaların arasına yerleşmiş sanki …

dsc0492small.jpg


Tekrar Zap’ın yanına iniyorum ..

dsc0494small.jpg


Aşağıdayım …

dsc0499small.jpg


dsc0501small.jpg



Zap’a karışan sulardan biri …

dsc0506small.jpg


Asıl yol sağ tarafta. Ben o köprünün üstünden geçip yoldan çıkıyorum biraz …

dsc0507small.jpg


Kayalar insanın için ürpertiyor.

dsc0510small.jpg


Zap burada kendi yüzünü bir daha gösteriyor. ‘Bana katılacaksan benden biri olmak zorundasın’’der gibi temiz suyu çamurlara karıştırıyor …

dsc0514small.jpg


dsc0515small.jpg


dsc0516small.jpg


dsc0517small.jpg


dsc0520small.jpg


Fotoğraf çekerken nerden geldiğini anlamadığım bu cana yakın abi çıkıverdi. Ayak üstü sohbet ten sonra evine davet etti. ‘’ Gel kal bu gece bizde evimiz müsait misafirimiz ol’’ dedi. Çok isterdim ama gitmeliyim …

dsc0521small.jpg



Düşünsenize bu devirde kim tanımadığı birine bu şekilde teklif eder ki ? O coğrafya gittiğimden beri belki 20 kişiden bu teklifi aldım …

Tabii bu arada kontrol noktaları bitmek bilmiyor. Şırnak’a varana kadar rahat 10 12 tane kontrolden geçiyorum ve her seferinde 10 12 dakika kadar beklemek durumundayım. Sadece kontroller bana 2 saate yakın zaman kaybettiriyor.

dsc0524small.jpg


dsc0526small.jpg


Dağlar muhteşem .. Durmaktan alıkoyamıyorum kendimi …

dsc0527small.jpg


dsc0528small.jpg


Birazdan yine kontrol noktasındayım. Yolculuğuma dair çekebildiğim tek kontrol noktası , oda 500 600 metre uzaklıktan. Makinemin zoom’u bu kadar yetiyor.

dsc0531small.jpg


dsc0532small.jpg


Ve Süvarikotra geçidi …

dsc0536small.jpg


dsc0540small.jpg


Bu fotoğraf arkadaşım Hilal için :)

dsc0541small.jpg


Şırnak 10 km tabelasını görüp duruyorum …

dsc0543small.jpg


dsc0545small.jpg



Burda bir taşın üzerine çıkıp uzun uzun dağları izliyorum yakan güneşin altında …

dsc0547small.jpg


dsc0550small.jpg


dsc0551small.jpg


Ve Şırnak’a Hakkari tarafındaki girişten giriyorum …

dsc0558small.jpg


Şırnak enteresan bir yer. Diğerlerine nazaran çok bakımsız kalmış.

dsc0559small.jpg


Koca şehirde şu gördüğünüz 3 sokak lambasından başka lamba yok sokaklarda caddelerde …

dsc0560small.jpg


Bu arkadaşlarla sıkı bi muhabbet ardından birazda siyaset konuşup ayrılıyorum yanlarından …

dsc0563small.jpg


dsc0564small.jpg


Aslında niyetim Hasankeyf’e gidip bu gece orda kalmaktı ama babam ‘’ Siirt’e mi dönüyorsun’’ deyince hayır diyemedim. Eruh yoluna girip Siirt’e devam ettim …

dsc0567small.jpg


dsc0569small.jpg


Tek başına yolculuğun dezavantajlarından biri .. Kendi fotoğrafımı çekmemişim hiç nerdeyse …

dsc0570small.jpg


dsc0573small.jpg


dsc0575small.jpg


dsc0576small.jpg


Bana yılan deliği gibi geldi …

dsc0577small.jpg


Eruh yolundan manzaralar …

dsc0579small.jpg


dsc0585small.jpg


dsc0589small.jpg


dsc0591small.jpg


Azıcık sanatsal …

dsc0595small.jpg


Siirt’e 40 km kala … (yanlış hatırlıyor olabilirim)

dsc0603small.jpg


Ve Billoris Kaplıcalarını geçtikten sonra Botan çayının bir kolu … Yoldan aşağı iniyorum çok güzel bir parkur olur bu dere yatağından …

dsc0608small.jpg



dsc0616small.jpg


Far’ımın hali pek vahim. Ama gece yolculuk yapmak yasak benim mantığıma göre …

dsc0624small.jpg


Billoris’ten yukarı tırmanıyorum .. Yolda manzaralar müthiş ..

dsc0628small.jpg


dsc0630small.jpg


dsc0633small.jpg


Bu sefer karanlık inmeden Siirt’e giriyorum … Makinem de bir dolu fotoğraf ve gördüklerimi , yaşadıklarımı soran ordu bekliyor beni amcamın evinde :)


6. ve Son gün – Cumartesi

Geceden rota belli ; Hasankeyf ve Mardin. Mardinden otobüs bulursam direkt İstanbul , bulamazsam neresi olursa olsun oraya gidip İstanbul’a dönmeliyim bugün mutlaka.

Sabah 7 de kontak açıp düşüyorum yola. Dur duraksız yol alıp Hasankeyf’e yaklaşırken bu pompaları görüp giriyorum içeriye …

dsc0737small.jpg


Aslında bir klasik haline gelmeli bu fotoğraf. Güneydoğuya giden her motorcu mutlaka motorunu çekip bu pompaların yanında bir fotoğraf çekmeli ..

dsc0739small.jpg


Yolculuğumun en iyi fotoğraflarından biri benim için …

dsc0740small.jpg


Hasankeyf’e gelmeden yolun sol tarafında ismini unuttuğum bir asma köprü tabelası görüp dalıyorum içeri. Yaklaşık 3 km kadar taşlı ( sahil kenarında olan koca koca yuvarlak taşlar) yoldan gidip ulaşıyorum. Zira karşıya motorla geçmeye kesmiyor gözüm pek niyetimde yok. Ama fotoğraf için çok güzel bir köprü.

dsc0741small.jpg


İleride ki köyde nerdeyse hayat belirtisi yok. Ama uzaktan çok gizemli gözüküyor…

dsc0743small.jpg


dsc0746small.jpg


Aslında köy’de değil. Tam bu fotoğrafı çekerken silah sesiyle karışık bir ses duyuyorum.

dsc0747small.jpg


dsc0748small.jpg


Köprünün üstünden görünüş …

dsc0749small.jpg


dsc0750small.jpg


Veee … Hasankeyf. Motorumdan inip ellerimi gökyüzüne açıyorum. Şükrediyorum ALLAH’ıma. Eğer burayı görmeden ölseydim gözüm açık giderdim. Çok istedim buraya gelmeyi.

dsc0751small.jpg


Bu fotoğrafı çekebilmek büyüt mutluluk veriyor bana …

dsc0753small.jpg


Buraya inmek için 20 25 metre kum’dan geçmeniz gerekiyor. İnerken rahatım ama çıkarken nasıl çıkıcam ??

dsc0754small.jpg


dsc0756small.jpg


dsc0757small.jpg


Karnım çok acıktı kahvaltı yapmadım bir kahvaltı yapmam lazım ..

Hasankeyf Çardak’a oturup çıkarıyorum botları. Tam istediğim gibi bir kahvaltı geliyor önüme. Ayaklarımı sokuyorum suya serinliyorum. Keyfim inanılmaz yerimde.

image034r.jpg


Sağolsun buradaki arkadaşlar, motorumu gölgeye çekip eşyalarımı oraya bırakmama izin verip hatta gözkulak oluyorlar. Bende rahat rahat geziyorum Hasankeyf’i. Bilseler bana ne büyük bir iyilik yapıyorlar.

dsc0758small.jpg


Hasankeyf hakkında söylenecek çok şey var ve bana pek düşmez konuşmak. İnternette fazlasıyla bilgi var burasıyla ilgili. O yüzden ben sıramı savıp fotoğraflarla baş başa bırakıyorum sizi bir süre …

dsc0759small.jpg


Girişte Vedat dolaştırmak için teklifini yapıyor bende elimi omzuna atıp hadi gidelim bakalım diyorum …

dsc0761small.jpg


Tırmandıkça efsaneleşiyor kale …

dsc0762small.jpg


Dicle …

dsc0763small.jpg



Eski köprünün solda ve kara’da kalan ayağında yaşayan bir aile var. Aileyi ordan çıkaramıyorlar zira ellerinde Osmanlıya ait tapu var :)

dsc0764small.jpg


dsc0765small.jpg


Vedat çaktırmadan bizi kapalı olan kapıdan sokuyor ;)

Bu fotoğrafı o çekti. Meşhur karelerden biriymiş ..

dsc0766small.jpg


Yaklaşık 1 yıl önce bu merdivenlerden inen bir turist düşmüş ve ciddi yaralar aldığı için kapı kapatılmış. Merdivenlerden iniş çok sıkıntılı ama Vedat ezberlemiş nereye basılması gerektiğini.

dsc0770small.jpg


dsc0771small.jpg


dsc0772small.jpg


dsc0773small.jpg


Göründüğünden daha dik burası …

dsc0777small.jpg


Daha fazla inmeyip geri dönüyoruz. Bu kapıyı Vedat anlatmıştı ama unuttum. Yazıları okurken küfür ettiğim içindir herhalde …

dsc0778small.jpg


E tabii puşimi almayı unutmuyorum. Daha sonra o sıcakta çok işime yarıyor …

dsc0780small.jpg


dsc0782small.jpg


Vedat’ın söylediğine göre Hasankeyf projesi askıya alınmış, uygulanırsa bu minare’de görünen hoparlörlerin olduğu kısma kadar sular altında kalacakmış. İnsanın inanası gelmiyor ama 17 km kadar set döşenecekmiş Dicle’ye …

dsc0783small.jpg


Değişik karelerden Hasankeyf …
dsc0784small.jpg


dsc0785small.jpg


Daha sonra motoruma atlayıp birazda Hasankeyf içinde sürüyorum motorumu …

dsc0786small.jpg


dsc0787small.jpg


Hasankeyf’te hala yaşayan birkaç aile varmış …

dsc0789small.jpg


Hasankeyf’e veda edip soluğu Midyat’ta alıyorum. İstanbul otobüsleri hep gitmiş.


Gaz kesmeden Mardin’e giriyorum. İstanbula dönmem lazım zamanım yok. MortGabriel’e gitmek istiyorum ama 25 km yi duyunca vazgeçmek zorunda kalıyorum.

dsc0791small.jpg


Mardin’de de otobüs bulamıyorum. Otobüs var ama boş yer yok herkes motoru almıyor otobüse. Van’da internete girdiğimde noolur noolmaz diye urfa’da bir seyahat firmasının numarasını kaydetmiştim. Son çare onları aradım. Saat öğlen 2 , saat 5’te ki otobüse yetişmem lazım. Ancak o saattekinde yer var. Mardin – Ş.Urfa arası 187 km. Diyarbakır’ı arıyorum orda da yer yok. Tek çare gaz kesmeden Urfa. O yüzden gaz kesmeden , fotoğraf çekemeden gazlıyorum. Saat 4 gibi varıyorum Urfa otogar’a. Ama yolculuğun en berbat 2 saatiydi. Hava inanılmaz sıcak yol adam gibi görünmüyor. Tek gidiş tek geliş , bir sürü hatalı sollamaya maruz kalıyorum. Küfürün haddi hesabı yok tabii. Hızım 145’in altına inmiyor hiç mecburen.

Sonra sağsalim yüklüyorum motorumu otobüse ,yarım saat kadar da dinlenip yol alıyoruz İstanbul’a.

dsc0792small.jpg


dsc0793small.jpg


Otobüsten birkaç gün batımı …

dsc0802small.jpg


dsc0808small.jpg



O coğrafyadan ayrılırken ardımda bir sürü arkadaş , muhabbet , ve içilmiş boş çay bardağı bırakıyorum …


Güneydoğu’da gezmek dolaşmak, evet basit bir iş değil. Ama insanların söylendiği gibi de tehlikeli filan değil. Gayet gidilesi gezilesi yerler. Dikkat etmeniz gereken en önemli mevzu gece yolculuk yapmamak ve anayolun dışına çıkmadan gezmenizi tavsiye ederim. Ha birde unutmadan mutlaka yanınızda yedek benzin bulundurun.













































 
Katılım
15 Haz 2009
Mesajlar
799
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
işte bu ya varmı memleket gibisi.paylastıgın için tesekkur ederım.....:rendeer::rendeer:
 
Katılım
5 Tem 2009
Mesajlar
655
fotoğrafların hepsi de müthiş, bazıları çok profesyonelce çekilmiş, gezmiş gibi oldum, teşekkürler, iyi yolculuklar.

dsc0754small.jpg


bu fotoğraf 10 numara ;)
 
Son düzenleme:
Katılım
12 Kas 2006
Mesajlar
2,878
Harikasınız. Ben Bitlis/Adilcevaz'lıyım keşke benim de memleketime gitseydiniz orada gezilcek görülcek çok güzel tarihi eserler var :wiinkk:
 
Katılım
14 Ağu 2008
Mesajlar
843
askerliğimi yüsekovda yapmıştım...2007 senesinde hakkari van arası yolları bilirm çok kötüdür...tatvanda güzel aslında ama sen sevmemişsin...şimdi ismini hatırlayamadım bi geçit vardı 2700 metre aşağısı süper gözüküyor...valla imkanım olsa bende izmir-yüksekova yapmak isterim ama hem imkanım yok hemde yoldaki güvenlik tedbirleri ve yol şartları çok kötü...vallahi helal olsun sana çok güzel bi gezi yapmışsın...doğunun insanı çok sıcak kanlıdır bilirim...:cat:

not: güvenlik için giden askeri araçların arkasından gitmek tehlikeli tabiki...ben yüksekovaya giderken konvoyla gitmiştim...her kontrol nıktasında bekliyordık işkence gibiydi...hakkari-yüksekova ayrımındaki güvenlik kontrolü en sıkı olanı çok hassas bir bölge orası...
 
Son düzenleme:
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
479
Haklısın geride bıraktığın, muhabbet, sıcak insanlar ve boş çay bardakları için. Hakikaten doğu anlatılan doğu değil. Gidip görmek gerekli. Yapmış olduğun gezi benim hayallerimden biri. Umarım gerçek olur. Çektiğin her sıkıntıya değmiş bu gezi. Her karen ve anlatımın için, bizide oralarda gezdirdiğin için, bir Yozgat' lı olarak tşk ederim sana.
 
Katılım
25 Şub 2008
Mesajlar
98
Tekerine sağlık Giotine,
Bende hep merak etmişimdir o coğrafyayı.Umarım bir gün nasip olur.Sayende görmüş kadar olsakta merak ve gidip görme fikrim iki kat arttı.

Bu gönülde yurdumun her karışını gezmek ister de, eldeki alyans bacaktı platin alıkoyar adamı.
 
Katılım
6 Tem 2009
Mesajlar
60
Harika bir gezi olmuş.
Azminiz için tebrik, bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.
 
Katılım
16 Eyl 2008
Mesajlar
449
hocam şırnağa gelmişsin insan bir haber eder.karşılardık birde bizim çayımızı içerdin.
 
Katılım
12 Mar 2007
Mesajlar
1,129
Çok güzel bir gezi olmuş.
Paylaşım için teşekkürler.:cat:
Bende askerliğimi Batman'da yapmıştım.Askerlik anılarım aklıma geldi.:pale:
 
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
579
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Çok güzel gezmişsin paylaşımın içinde teşekkürler
 
Katılım
27 Ağu 2006
Mesajlar
190
Güzel bir gezi olmuş.Paylaşımın için teşekkürler.:rendeer:

Sağol çok teşekkür ederim.

işte bu ya varmı memleket gibisi.paylastıgın için tesekkur ederım.....:rendeer::rendeer:
Memleket gibisi yok tabiiki ...

fotoğrafların hepsi de müthiş, bazıları çok profesyonelce çekilmiş, gezmiş gibi oldum, teşekkürler, iyi yolculuklar.

dsc0754small.jpg


bu fotoğraf 10 numara ;)

Ofelya teşekkür ederim benimde çok sevdiğim bir fotoğraftır.


Harika gezi yüreğine tekerine sağlık.Doğu gizemini koruyor hala.

Doğu gizemini korumaya devam edecek oralara yozlaşmayacak .. Teşekkür ederim iyi dileklerin için.

askerliğimi yüsekovda yapmıştım...2007 senesinde hakkari van arası yolları bilirm çok kötüdür...tatvanda güzel aslında ama sen sevmemişsin...şimdi ismini hatırlayamadım bi geçit vardı 2700 metre aşağısı süper gözüküyor...valla imkanım olsa bende izmir-yüksekova yapmak isterim ama hem imkanım yok hemde yoldaki güvenlik tedbirleri ve yol şartları çok kötü...vallahi helal olsun sana çok güzel bi gezi yapmışsın...doğunun insanı çok sıcak kanlıdır bilirim...:cat:

not: güvenlik için giden askeri araçların arkasından gitmek tehlikeli tabiki...ben yüksekovaya giderken konvoyla gitmiştim...her kontrol nıktasında bekliyordık işkence gibiydi...hakkari-yüksekova ayrımındaki güvenlik kontrolü en sıkı olanı çok hassas bir bölge orası...

2700 metre küsür Sanırım Güzeldere geçidi olması lazım ... Yüksekova'da gerçekten ciddi önlem var ...Normal olarak ...

Teşekkür ederim .... ;)


Harikasınız. Ben Bitlis/Adilcevaz'lıyım keşke benim de memleketime gitseydiniz orada gezilcek görülcek çok güzel tarihi eserler var :wiinkk:

Amaç gezip görmek değildi zaten yol yapmak ve oranın insanlarıyla sohbet etmek. Adilcevaz bir daha ki sefere inş. ...

Haklısın geride bıraktığın, muhabbet, sıcak insanlar ve boş çay bardakları için. Hakikaten doğu anlatılan doğu değil. Gidip görmek gerekli. Yapmış olduğun gezi benim hayallerimden biri. Umarım gerçek olur. Çektiğin her sıkıntıya değmiş bu gezi. Her karen ve anlatımın için, bizide oralarda gezdirdiğin için, bir Yozgat' lı olarak tşk ederim sana.

Yozgat'lı arkadaşım çok teşekkür ederim. İnsan mutlaka oraları görmeli. Duyduklarınıza değil gördüklerinize inanın ...

kardeş
eline, emeğine, yüreğine, deklanşörüne sağlık

Sağolasın D60 çok kahrımı çekti vallahi :)

Tekerine sağlık Giotine,
Bende hep merak etmişimdir o coğrafyayı.Umarım bir gün nasip olur.Sayende görmüş kadar olsakta merak ve gidip görme fikrim iki kat arttı.

Bu gönülde yurdumun her karışını gezmek ister de, eldeki alyans bacaktı platin alıkoyar adamı.
Geçmiş olsun. ALLAH birgün sana da nasip eder inş. oaraları ...

Harika bir gezi olmuş.
Azminiz için tebrik, bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim ilginiz için ...

hocam şırnağa gelmişsin insan bir haber eder.karşılardık birde bizim çayımızı içerdin.

Valla çok haklısın ama hiçbirşey planlı gitmedi o yüzden de telefon numarası hiç almadım yanıma .. Bir daha ki sefere inş.
Çok güzel bir gezi olmuş.
Paylaşım için teşekkürler.:cat:
Bende askerliğimi Batman'da yapmıştım.Askerlik anılarım aklıma geldi.:pale:

Ben teşekkür ederim ... ;)

---------- Mesaj ekleme zamanı: 16:10 PM ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 16:09 PM ----------

Çok güzel gezmişsin paylaşımın içinde teşekkürler

Sağol DJ ;)
 
Katılım
13 Mar 2008
Mesajlar
691
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Tebrik ederim, Resimlerin hepsi birbirinden güzel...Ayrıca biraz cesaret işi derim ben,cesaretiniz için ayrıca tebrikler ... :cat: :rendeer:
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
Eline saglık.Sayende güney dogu anadolu sınır il ve ilçelerimizi gerek dogasıyla gerekse insanıyla kısmende olsa tanımış olduk. Şunuda belirtmeden yapamayacakgım. Batıya gezi düzenlesen dogudaki gibi sıcak kanlı ve misafirperver insanlar bulamazdın.

Paylaşım için çok tşk. Sayende bizde seninle beraber gezmiş ve yine sayende o sıcak kanlı insanlarla sohpet etmiş kadar olduk.:rendeer:
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Haz 2009
Mesajlar
25
Fotoğraflara bakınca bile gözümde büyüyor. Büyük azim ve cesaret göstermişsin. Umarım banada kısmet olur oraları gidip, görmek. Teşekürler paylaştığın için.
 
Katılım
27 Ağu 2006
Mesajlar
190
Tebrik ederim, Resimlerin hepsi birbirinden güzel...Ayrıca biraz cesaret işi derim ben,cesaretiniz için ayrıca tebrikler ... :cat: :rendeer:

Evet cesaret işi biraz da ama insanların kulaktan dolma edindikleri gibi değil oralar. Teşekkür ederim ...

Eline saglık.Sayende güney dogu anadolu sınır il ve ilçelerimizi gerek dogasıyla gerekse insanıyla kısmende olsa tanımış olduk. Şunuda belirtmeden yapamayacakgım. Batıya gezi düzenlesen dogudaki gibi sıcak kanlı ve misafirperver insanlar bulamazdın.

Paylaşım için çok tşk. Sayende bizde seninle beraber gezmiş ve yine sayende o sıcak kanlı insanlarla sohpet etmiş kadar olduk.:rendeer:

Rica ederim ne demek paylaştıkça keyfi daha da artıyor bu işin. Geçen sene YBR ile 2100 km lik bir EGE gezisi yapmıştım. İnan insan olarakta aralarında inanılmaz uçurumlar var. Evet doğu insanı çok daha fazla canayakın ve misafirperver.Ama Ege'de bu kadarını olmasa bile doğu insanının yansımasını az da olsa farkedebiliyorsunuz ...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst