- Katılım
- 15 Ağu 2005
- Mesajlar
- 1,548
Yeni fiyatlar karışında 7500 TL ye GV650 sahibi olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.Biraz hor kullanılmışta olsa makinenin kabiliyetleri gerçekten üstün.
Bu zamana kadar motorun performansından bahsettim hep.Marur görürseniz 250cc den sonra böyle bi güç beni biraz değişik gösterdi size.
Her bilinçli motorcu gibi frenleme durma performansını masaya yatırmanın zamanı geldi.Malum İstanbul-Kütahya arası yolculuğumda motorla haşır neşir oldum ama bu yolda pek frene ihtiyacım olmamıştı.Trafiğe kapalı alanda biraz frenleme çalışmak istedim ve sonuç
:
çift disk ve arka tekerinde disk olmasının getirdiği avantajlar çok fazla.Bu zamana kadar arkası disk olan motor kullanma fırsatım olmamıştı.Görünen o ki kampanayla arada uçurum fark var.Kampana motoru sadece yavaşlatırken.Arka disk resmen ciddi bir frenleme ve kısa duruş mesafesi yaratıyor.Bir kaç bin km sonra arkayı kitlemeden frenlemede dahada başarılı olacağıma inanıyorum.Önlerin çift disk olmasıda motorun çizgisinden kopmayarak tek bir çizgide durmasını sağlıyor.Ön frenlere alışmak çok kolay oldu.İstediğim halde kitleyemedim ön tekeri. Bisiklet kullanmayı öğrenenlerin nasıl ki istesede artık dengesini kaybetmiyorsa bende biraz limiti zorlayıp kitlemek istesemde pek kitleyemedim.GV250 yi kızaklatmak daha kolay olurdu.Tabiki buna etken sebeplerden biride 240 kg ağırlığı ve orjinalinden kullanılan brigstone lastiklerin yol tutuş kabiliyeti.
Büyük motor tehlikelidir varsayımını aslında kendini bildiğin sürece aslında büyük cc ler daha güvenlidir şeklinde çürütmek geliyor insanın içinden.Bu makine bana biraz daha güven verdi.Umarım bu güven şu meşhur "ikarus" sendromunu yaşatmaz bana.
Ön amortisörlerin alttan absorbe eden sistemden olması profosyenel sürüşe yakın bir sonuç çıkartıyor.Yapmış olduğum karla karışık sağnak yağış yolculuğumda yollar dere misaliyken ben 130 km civarı hızda sanki kuru zemindeki gibi yol aldım. Gidonda ve genel olarak motorda dengesizlik yaşamadım.Lastiklerin yoğun suda bile tahliyesi üst seviyede.Buzlu ve ıslak zeminde oturaklılığıyla tam puanı aldı benden.Fakat arka amortisölerin ne tarafa çevirince sertleşip yumuşayacağını tam olarak kestiremedim.Amacım en yumuşak seviyeye almak motoru.:silent:
GV650 de diğer yeni nesil motorlar gibi marşa basar basmaz kısa ve kuyruk farlarını otomatik olarak yakıyor.Bu durum görünür olmak adına iyi birşey fakat kış aylarında sırf akü bitmemesi adına marşa basan bizim gibi soğuk iklim motorcuları tarafından pek sevilcek bir durum değil.Allahtan eski sahibi bunun önlemini almış ve gidonun hemen altına anahtar düğmesi koymuş.
Gelelim soğutma sistemine radyatörünü tamamen boşalttım zaten hala fabrika suyu varmış içinde.Aleminyum radyatöler için faydalı olan kırmızı asntifirzden koydum 1lt üzerinde antifiriz aldı.Bu arada aklınızda olsun yeni soğutucu sıvıyı eklerken radyatörün içinde hava kabarcıkarı kalıyor ve bunlar motorun hararetini yükseltmeye sebep oluyor.Radyatörün üst kapağını açıp radyatöre alttan giren dürütü(hortumu) el gücüyle sıkıp bırakarak biriken havayı kapaktan kabarcık şeklinde çıkartabiliyoruz.Gördüğüm kadarıyla dijital göstergedeki hareret seviyesi yarıyı geçince fan hemen devreye giriyor ve istenilen derecede devre dışı kalıyor.Yaz aylarına tam performans sağlayacağı gözüküyor.Gene dijital göstergedeki benzin seviye çiti sürekli hareketli benim motorda.Hatta deponuz full bile olsa kontağı ilk açtığınızda gösterge yarıyı gösteriyor ve yolculuk esnasında fulle yarım depo arasında gidip geliyor gösterge.Tam olarak doğru bi bilgi vermiyor anlaşılan.Bu arada motorda yedek depo musluğunu bulamamayışım nedeni yok olmasıymış
.Ben eski motorumda yedek musluğuna çok alışmıştım ve yedeğe geçtiğimde bana benzinliğe girmek için 40 km civarı mesafe tanıyordu.Fakat bu motorda böyle birşey yok ve gösterge tek çite düşmeden depoyu doldurursanız kötü bir tecrübe yaşamazsınız
Yakında benzin deposunu menteşesindende sökerek tamamen çıkarıp çatlak bölgeye kaynak attırııp,altına şambrel lastiği kesitirip önlemimi alacağım.
Bu makineyi merak eden diğer motorcu dostlarımada her geçen günde objektif olarak anlatmaya devam edeceğim.
Herkese iyi sürüşler.:rendeer:
Bu zamana kadar motorun performansından bahsettim hep.Marur görürseniz 250cc den sonra böyle bi güç beni biraz değişik gösterdi size.
Her bilinçli motorcu gibi frenleme durma performansını masaya yatırmanın zamanı geldi.Malum İstanbul-Kütahya arası yolculuğumda motorla haşır neşir oldum ama bu yolda pek frene ihtiyacım olmamıştı.Trafiğe kapalı alanda biraz frenleme çalışmak istedim ve sonuç
çift disk ve arka tekerinde disk olmasının getirdiği avantajlar çok fazla.Bu zamana kadar arkası disk olan motor kullanma fırsatım olmamıştı.Görünen o ki kampanayla arada uçurum fark var.Kampana motoru sadece yavaşlatırken.Arka disk resmen ciddi bir frenleme ve kısa duruş mesafesi yaratıyor.Bir kaç bin km sonra arkayı kitlemeden frenlemede dahada başarılı olacağıma inanıyorum.Önlerin çift disk olmasıda motorun çizgisinden kopmayarak tek bir çizgide durmasını sağlıyor.Ön frenlere alışmak çok kolay oldu.İstediğim halde kitleyemedim ön tekeri. Bisiklet kullanmayı öğrenenlerin nasıl ki istesede artık dengesini kaybetmiyorsa bende biraz limiti zorlayıp kitlemek istesemde pek kitleyemedim.GV250 yi kızaklatmak daha kolay olurdu.Tabiki buna etken sebeplerden biride 240 kg ağırlığı ve orjinalinden kullanılan brigstone lastiklerin yol tutuş kabiliyeti.
Büyük motor tehlikelidir varsayımını aslında kendini bildiğin sürece aslında büyük cc ler daha güvenlidir şeklinde çürütmek geliyor insanın içinden.Bu makine bana biraz daha güven verdi.Umarım bu güven şu meşhur "ikarus" sendromunu yaşatmaz bana.
Ön amortisörlerin alttan absorbe eden sistemden olması profosyenel sürüşe yakın bir sonuç çıkartıyor.Yapmış olduğum karla karışık sağnak yağış yolculuğumda yollar dere misaliyken ben 130 km civarı hızda sanki kuru zemindeki gibi yol aldım. Gidonda ve genel olarak motorda dengesizlik yaşamadım.Lastiklerin yoğun suda bile tahliyesi üst seviyede.Buzlu ve ıslak zeminde oturaklılığıyla tam puanı aldı benden.Fakat arka amortisölerin ne tarafa çevirince sertleşip yumuşayacağını tam olarak kestiremedim.Amacım en yumuşak seviyeye almak motoru.:silent:
GV650 de diğer yeni nesil motorlar gibi marşa basar basmaz kısa ve kuyruk farlarını otomatik olarak yakıyor.Bu durum görünür olmak adına iyi birşey fakat kış aylarında sırf akü bitmemesi adına marşa basan bizim gibi soğuk iklim motorcuları tarafından pek sevilcek bir durum değil.Allahtan eski sahibi bunun önlemini almış ve gidonun hemen altına anahtar düğmesi koymuş.
Gelelim soğutma sistemine radyatörünü tamamen boşalttım zaten hala fabrika suyu varmış içinde.Aleminyum radyatöler için faydalı olan kırmızı asntifirzden koydum 1lt üzerinde antifiriz aldı.Bu arada aklınızda olsun yeni soğutucu sıvıyı eklerken radyatörün içinde hava kabarcıkarı kalıyor ve bunlar motorun hararetini yükseltmeye sebep oluyor.Radyatörün üst kapağını açıp radyatöre alttan giren dürütü(hortumu) el gücüyle sıkıp bırakarak biriken havayı kapaktan kabarcık şeklinde çıkartabiliyoruz.Gördüğüm kadarıyla dijital göstergedeki hareret seviyesi yarıyı geçince fan hemen devreye giriyor ve istenilen derecede devre dışı kalıyor.Yaz aylarına tam performans sağlayacağı gözüküyor.Gene dijital göstergedeki benzin seviye çiti sürekli hareketli benim motorda.Hatta deponuz full bile olsa kontağı ilk açtığınızda gösterge yarıyı gösteriyor ve yolculuk esnasında fulle yarım depo arasında gidip geliyor gösterge.Tam olarak doğru bi bilgi vermiyor anlaşılan.Bu arada motorda yedek depo musluğunu bulamamayışım nedeni yok olmasıymış
Yakında benzin deposunu menteşesindende sökerek tamamen çıkarıp çatlak bölgeye kaynak attırııp,altına şambrel lastiği kesitirip önlemimi alacağım.
Bu makineyi merak eden diğer motorcu dostlarımada her geçen günde objektif olarak anlatmaya devam edeceğim.
Herkese iyi sürüşler.:rendeer:
Son düzenleme: