"ne yapmalı demeyelim ben ne yaptım onu bir okuyalım"
Merhabalar,
Yeni motorsiklete başlayanlar şöyle motor seçmeli, bunu almamalı vs gibi yazılar sürekli yazılıyor.
Bense kendi hayatımı örnek vermek istiyorum ve ne yaptığımı tam olarak yazmak istiyorum. Umarım okuyanlar doğru sonuçları çıkarırlar.
Öncelikle geçmişim.
25 yaşındayım. 21 Nisan 2006 tarihine kadar hayatımda hiçbir motorun üstüne ne sürücü ne artçı olarak binmemiştim.
Ortaokul lise yıllarım lise sonda ilk otomobilime binene kadar bisiklet binmekle geçti. Hız göstergem vardı günde ortalama 15km yapıyordum. Yani hayatım boyunca bisikletle 5bin km kadar yapmışımdır. Bu iki tekerde denge becerilerimi geliştirdi.
99 yılında otomobillendikten sonra 2006 yılına kadar otomobil ile tamamına yakını şehir içi olmak üzere 260bin km yol yaptım. Bu çoğu insanın 20 senede yapacağı yoldur. Buda büyük şehirde trafik tecrübesini kazandırdı.
4 Nisan günü bir arkadaşımla yaptığım konuşmada motorsiklet almaya karar verdim. Pek çok bilen (ki ÇOĞUNLUĞU BİLDİĞİNİ SANAN YADA BOŞ KONUŞANLARDIR, gerçekten bilenleri ayıklamayı bilen diğerlerini DİNLEMEYİN) kişiyle konuştum.
Konuştuklarımın tamamına yakını sakın 250ccden büyük alma, düşersin patlarsın ölürsün arabayla hiç alakası yok araba kullanman hiç artı sağlamaz gibi bir sürü laf etti.
Bende belki onların inadına 7 nisanda 750cc ve 250kg ağırlığında bir cruiser honda motor aldım. Motor 12 gün sonra gelecekti.
Ertesi gün sadece 15 dakikalığına scootera bindim. Ertesi günde 185cc cross motoru olan bir arkadaşım (asfalt lastiği takılmış) gelip bana 1 saat kadar temel bilgileri gösterdi. (Denge, vites, debriyaj vs) Sonraki 10 gün boyunca hiç motor kullanmadım fakat daha önce ayıklamış olduğum gerçek bilenlerden bol miktarda teorik bilgiler aldım.
Ve gün geldi motorsikletim geldi.
250kg ağırlığında hantal, turu olmayan, kontrolü zor, 750cc aşırı torklu bir makina. Yani bana söylenilenlere göre MUTLAKA patlayacağım düşeceğim çarpacağım vs bir makina. Ne oldu dersiniz?
Daha üstüne ilk bindiğim dakikadan itibaren çok rahat kullanmaya başladım.
Birinci haftanın sonunda ilk acemiliği atlattım.
Şu an itibari ile (tam bir ay oldu) 2300km yol yapmış, şehir dışına çıkmış, yağmurda kullanmış, yokuşta kullanmış, arkasında 110kg artçı ile kullanmış, 100km hıza kadar arkasını bilinçli savurmuş, ani durması gerekmiş, şanssız durumlarla karşılaşmış vs vs ama HİÇBİR VUKUATI OLMAYAN BİR SÜRÜCÜYÜM.
Şimdi soruyorum (ve sonra açıklıyorum, lütfen okuyum) Ben uzaylımıyım, çok mu yetenekliyim, diğer insanlar atıyormuydu?
Açıklıyorum:
- Ben sorumluluk sahibiyim. Yaşım yeterli olgunlukta.
- Kaliteli kaskım, montum, eldivenim herşeyim tamam.
- Görünmez olduğumu biliyorum.
- Şehir içinde her an önüme birşey çıkabilecek yerlerde kasksız 150 ile gitmemem gerektiğini biliyorum (ve gitmiyorum, bilmek yetmiyor)
- Araştırıyorum, okuyorumi uyguluyorum.
- Kontra viraj tekniğini Donal Duck'ın kitabından öğrendim, biliyorum başarıyla uyguluyorum. Bazı 10 yıllık motorcu adamların bile ne olduğunu bilmediğine ŞAŞIYORUM.
- ALKOL KULLANMIYORUM.
Peki ben doğru bir hareket mi yaptım. Açık söylemek gerekirse, eğer ufak bir motorsiklet alsaydım ekonomik açıdan düşününce zarar edecektim. Evet 125cc bir motor bile tüm işinizi görecek bir makinedir ama biz bunu zevk için aldıysak bir seferde 200km yol yapacaksak bir yerden sonra mutlaka değiştirmek isteyeceksinizdir. Ben şahsen şu an ki motorumu yıllarca değiştirmek/satmak istemiyorum. Motor almak sonra bıkıp satmak yanlış yatırımdır ve o parayı ne emeklerle kazandığımı bildiğim için böyle bir şeyden zarar etmek istemem. Ve bir süre sonra bana yetmediğini düşündüğüm bir motorun beni sıkmasını istemem.
Varmak istediğim sonuç şu:
Kimseyi takmayın gidip kocaman bir motor alın DEMİYORUM KESİNLİKLE.
Sadece yeni başlayan 125in üstünde alamaz, olmaz katiyen olmaz ölür patlar çatlar şeklinde düşünceye KARŞI ÇIKIYORUM.
EĞİTİM ŞART. İyi bilen birisinden eğitim almak çok önemli. Kafanızın içinde zaten olan birşeyi pratiğe dökmek çok daha kolay olacaktır.
GİYİM ŞART. Kasksız kullanmayı düşüneyin bile. KASK SADECE DÜŞÜNCE İŞE YARAYAN BİRŞEY DEĞİLDİR. Rüzgar, böcek, sinek, taş ve SESTEN korur sizi.
DİSİPLİN ŞART. Kimsenin sizi görmediğini varsayın. (Ki gözünüzün içine bakarken bile sizi görmediklerini anlayacaksınız) Her an bir kapı açılabilir, her an bir araç üstünüze kırabilir vs. Siz henüz olmamış bir şeyin önlemini alırsanız riski çok azaltırsınız.
Bu arada bir ekleme yapayım. Bugün 250cc bir naked honda motor kullandım. Çok hafif ve kuvveti az olduğundan ne kadar kolay olduğuna çok çok şaşırdım. Evet gerçekten ağır ve güçlü olan motor çok daha zor. Ama imkansız değil.
Birde benim boyum 1.69cm. Aldığım cruiser motor ile iki ayağım yere tam olarak basıyor. Fakat 125-250cc olan çoğu motor (scooterlar dahil) üzerinde balerin gibi parmak uçlarım üstünde duruyorum. Ve ben aşırı kısa değilim. Sizce hangisini idare etmem daha kolay olur?
Benim 1 aylık motor yaşantımda yaşadıklarım bunlar. Ne yorumlar yapılacağını çok merak ediyorum. Umarım vermek istediğim mesaj doğru anlaşılır.
SS (super sport, racing) motorlar konusunda diğer arkadaşların görüşüne katılıyorum.
Hikayem bu. Bir tavsiyem, öğüt dinlediğiniz insanlar motora binmişlermi ne kadar binmişler buna bakın. Pekçok insan hiç yapmadığı birşey konusunda sizi yanlış bilgilerle zehirler.
Bilenin tavsiyelere pek tabiki uyun ama son kararı verecek olan sizsiniz. TABİ olgun, mantıklı, sorumluluk sahibi düşünebiliyorsanız (ve pek tabiki aldıktan sonrada bunu sürdürebilecekseniz)
Birde kaskı kolunda gezenler, gezilere çıktıklarında rakıları devirip fotoğrafları yayınlayanlar, yarış motorlarında kasksız yüksek süratte kaza yapıp ölenler (ve öldükten sonra sırf öldüğü için ölenin arkasından konuşulmaz diye adam olanlar) yüzünden TÜM MOTORCULAR yara alıyor bunu bilesiniz.
Ben artık motor çok tehlikeli diyen insanlardan bıktım. Evet otomobilden daha riskli. Ama herşeyde biraz risk vardır mesele bu riski AZALTMAK hatta MİNİMUMA indirmek. Gerekli önlemleri alırsanız, motorsiklet riski alınabilecek bir zevktir.
Saygılarımla...
Mehmet Emin
Selamlar Emin bey,
Öncelikle yeteneğinizin olduğunu belirtmek isterim. Zira crusier en zor kullanılan motosiklet modelidir (çatal açısı olan ve gidonu çok az dönen ve ağır bir motor olduğu için)
Motosiklete çabuk adapte olup sizin deyiminizle
vukuat yaşamamanızın nedeni daha önceden
trafik tecrübesine sahip olmanızdır. Ama tabiki bu
"motosiklette her zaman öğrencisinizdir" felsefesi ile düşünüldüğünde kendinize aşırı güvene sebebiyet vermemeli ki motosiklet kullanırken yeteneklerinizin de bir sınırı olduğunu gerçeğini unutmayasınız.
Kendinizi her zaman bilgiye ve öğrenmeye açık bir şekilde yetiştirdiğiniz belli ama egonuzun bunu engellemesine karşı özellikle dikkat edin. :cat:
Forumlarda tartışılan hacimden çok
motor gücü ve
trafik tecrübesidir.
Kaç cc ile başlamalıyım derseniz:
125cc olup da 27hp güç üreten 2 zamanlı aprilia gp125 bir motosiklet de alabilirsiniz. Ya da 125 cc olup 8hp gücünde bir scoter da alabilirsiniz.
Bizim tartıştığımız nokta ise şu:
İnsanlara mümkün olduğunca küçük cc tavsiye ediyoruz ki (özellikle trafik tecrübesi olmayan insanlar) hız yapmasınlar, trafiği iyi öğrensinler, gücü kontrol etmeyi öğrensinler, bu araçların
belli bir teknikle kullanılan taşıt olduklarını
hasar almadan öğrensinler diye.
Kaç cc ile başlamalıyım? yerine kaç hp lik bir motor almalıyım? demek daha mantıklı olur bu durumda.
Her motorun kullanım şekli farklıdır, her motorun tekniği farklıdır, her motorun limitleri farklıdır
Kullanmış olduğunuz shadow 750 güç olarak düşük fakat tork olarak çok kuvvetli bir motordur. (crusier motorlar düşük devirde büyük viteste sürüldüğünden dolayı.) dolayısı ile bu modeller
drift / yanlama bakımından çok hassas motorlardır. virajdayken gaz açtığınızda motorun arkasının yanınıza yaklaştığını görebilirsiniz.
Herkes sizin gibi netten araştırma yaparak teknikleri daha önceden tecrübe ederek ama her şeyden önce
trafik tecrübesine sahip olarak başlasa , zaten bu tip tartışmalara bile gerek kalmazdı emin olun
Yeni başlayan birine shadow verirseniz kullanabilir. Düşük süratlarde kontrayı bilmiyorsa diyarbakır karpuzu gibi düşme ihtimali yüksektir. Motoru kullanmaya başladığınızda debriyajı sıkan kolunuzun bir süre sonra ağrıdığını, omuzlarınıza ağrılar girdiğini hissetmişsinizdir mutlaka. Vücudunuzun motora adapte olma süresi de vardır. Bunların hepsi birer
süreçtir. Bu süreç kişinin yeteneklerine göre değişiklik gösterecektir.
Ama biz burada insanlara motor tavsiye ederken en geç öğrenen insanı baz alarak tavsiye veriyoruz.
Crusier motorlar ile başlangıç yapılmaz demiyorum dikkat edin.. Gayet rahat kullanabilirsiniz. Çünkü crusier yapı itibarı ile yavaş gidilince zevk alınan motorlardandır. Ama ağır, sıkışık trafikte araba gibi beklemek zorunda olduğunuz, manevra kabiliyeti commuter motorlara göre daha az olan motorda tecrübe yaşamak kişiye işkence gibi gelecektir.( ben de crusier ile başladım).
Büyük hacim ile başlamayın dememizin sebeblerinden biri budur. Bir diğeri ise crusierlar diğer motorlara göre daha az tehlikelidir. Bu yüzden insanlara tavsiye verirken motosikletin temel ilkelerini ve tekniklerini küçük bir motorda tecrübe ettikten sonra crusier motorlara geçmelerini tavsiye ediyorum (600 cc).
Ama bu tavsiyemi sadece crusier/chopper modeller için yapabilrim. Enduro, sport-touring, super suport tipi motorların beygir güçleri crusierlara nazaran çok yüksek olduğu için tecrübe gerektirecektir.
Burada tecrübe km değildir. Çünkü bir motorla 50.000km yapmak sizin o motorla artık tek parça olduğunuzu adapte olduğunuzu kanıtlar. Başka tarz bir motora geçtiğinizde kendinizi yeni başlamış gibi hissedebilirsiniz...
50.000km içerisinde nasıl tecrübeler yaşadınız? kaç defa ölüm tehlikesi atlattınız? Kötü hava koşullarında neler yaptınız? virajlarda tehlike olduğunda ne yaptınız? yol bozukluklarında neler yaptınız?
gibi bu tecrübeleri 15.000km her türlü yolda kullanarak edindiyseniz ayrı, sadece istanbul-ankara arası düz yolda gidip geldiyseniz ayrıdır...
Dolayısı ile Emin bey bizim anlatmak istediğimiz, her beceri seviyesindeki insanı aynı kefeye koyup bilinçlendirebilmektir.
Yeni motorunuz hayırlı olsun, rüzgarınız eksik olmasın :cat: