Fotokopinin icadı

Katılım
29 Tem 2007
Mesajlar
3,386
Bugün fotokopinin icadının 70inci yılıymış arkadaşlar :) o kadar hayatımızın içindeki bu icat artık herşeyde kimlik fotokopisi fatura fotokopisi vs. gerek duyuyoruz :)

haberturk'ten alıntı:

Dünyada bir devrim yaratan kopyalama teknolojisinin mucidi olarak da bilinen Chester Carlson, 70 yıl önce, 22 Ekim 1938'de, New York Astoria'daki laboratuvarında "10–22–38 ASTORIA" yazılı ilk xerografik görüntüyü elde etmişti.

Chester Carlson, ilk xerografik görüntüyü keşfettiğinde bir tescil ofisinde asistan olarak çalışıyordu. Chester Carlson'un kağıt ağırlıklı bir işi vardı ve sürekli olarak belge çoğaltıyordu. O zamanlar bir belgenin çoğaltılması için ya fotoğrafının çekilmesi veya elle yazılarak kopyalanması gerekiyordu. Bu şekilde belge kopyalamanın çok zor olduğunu gören Carlson, kopyalamanın daha kolay bir yolunu bulmak için çalışmalara başladı.

Carlson, fotoğrafçılık üzerine yazılmış bilimsel araştırmaları izleyerek, bu konuda deneysel araştırmalar yapmaya başladı. Daha sonra, fotoiletken özellikli materyaller üzerinde elektrostatik denemeler yaptı ve elektrik ışığına maruz kalan nesnelerin görüntülerini yansıttıklarını keşfetti.

Bu buluşa daha sonra eski Yunanca;da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden "Xerografi" adı verildi. Haloid adında fotoğraf malzemeleri satan bir firma, Chester Carlson'un buluşunun önemini anladıktan sonra, bu buluşa yatırım kararı aldı. Kısa bir süre sonra, fotokopi yapabilen ilk makine piyasaya sürüldü.

Bu buluşa yatırım kararını alarak, ilk fotokopi makinalarının üretimini yapan Haloid şirketi, 1961 yılında ismini "Xerox Corporation" olarak değiştirdi.

kazasız sürüşler:)
 
Katılım
13 Ağu 2008
Mesajlar
146
eeeehhhh.... bizimkiler o esnada ne icad ediyordu acaba ???

yoksa yan gelip yatıyormuyduk?
 
Katılım
24 Eyl 2006
Mesajlar
441
eeeehhhh.... bizimkiler o esnada ne icad ediyordu acaba ???

yoksa yan gelip yatıyormuyduk?


O dönemleri bilrsin, memleketi yeni kurtarmıştık ve 19 gün sonra Atatürkümüzü kaybettik. Eskişehirde o dönemlerde uçak fabrikası kurmuştuk.

Daha sonrası için laf etsen haklısın diyeceğim velakin daha sonrasında o uçak fabrikası kapatılıp paraşüt fabrikasına, yine aynı şekilde yaptırılan otomobilde (Devrim, 3 adet) benzin alınamadığından TCDD hangarlarına alınmıştır.

Lütfen bilakis 1938'e kadar olan döneme (zorluklar dönemidir) laf etmeyiniz.

Saygılar.
 
Son düzenleme:

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Gönül şöyle haberler isterdi aslında..

"Bugün, İsmail hakkı Fotokopi tarafından icat edilen fotokopi makinasının 70. yıl dönümü.."

"Bugün, Ali Rıza Telefon tarafından icat edilen telefonun 127. yıl dönümü"

"Bugün, Ahmet Bilgin Sayar tarafından icat edilen bilgisayarın 93. yıl dönümü."

"Bu gün Nükhet Motosiklet tarafından icat edilen motosikletin 113. yıl dönümü."

"Bu gün Can Kan Ser tarafından bulunan Kanser ilacının bulunuşunun birinci yıl dönümü."

Maalesef tüketmekten başka dünyaya herhangi bir katkı sağlayamamış bir toplumuz.

Başardığımız bir kaç şeyi de maalesef Osmanlı döneminde başarmış ve bu nedenle de kullanamamışız.

Piri Reis yaptığı o haritayı, Cumhuriyet döneminde yapsaydı, bu gün Kristof Kolomb gibi adamların adı bile geçmeyecek tüm dünya Piri Reis'den bahsedecekti.
Fakat bu haritayı padişahlık döneminde yaptığı için, kafası kesilerek ödüllendirildi.:pr:

Matbaa icadı da yine aynı zihniyete kurban oldu.

Bu nedenle geriye bakmak yerine ileride neler yapmak gerektiğine bakmak, Türk Gençliğinin en önemli fikir taşı olmalıdır...
 
Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
3,062
Japonlar sonunda bunu da yaptı!

Japonlar sonunda bunu da yaptı!

Bilginin, bulgunun keşfin sonu yok. Akla gelmeyen oldu. Japon bilimadamı insan organı üreten biyolojik baskı cihazı geliştirdi.

Yeni bir gelişmeye ortak olmak heyecan verici. Arşimet yıkanırken banyoda yüzen hamam tasından esinlenip suyun kaldırma kuvvetini, Newton başına düşen elmadan esinlenip yerçekimi kanununu buldu.

Yazıcıdan esinlendi

Mürekkepli yazıcı da Japon bilimadamı Makoto Nakamura için esin kaynağı oldu. Organ bağışı yetersizliğine çare bulmak isteyen Nakamura, insan hücrelerinin yazıcı mürekkebi gibi püskürtülerek organ oluşturulacağını düşündü. Çünkü, insan hücreleri, yazıcının püskürttüğü mürekkep damlacıklarıyla aynı boyuttaydı.

Araştırmasını geliştiren bilimadamı Nakamura, hücreleri belli bir modele göre mürekkep gibi kat kat püskürtebilen "hücre yazıcısı" geliştirdi.

Püskürtmeli hücre yazıcısı

Yazıcı, püskürtme işlemini milimetrenin binde biri hassasiyetle yapıp, dakikada 1.5 santimetre boyunda hücre dizini oluşturabiliyor. Püskürtme işlemi sırasında hücreler canlılığını muhafaza ediyor.

http://www.haber7.com/haber/20081023/Japonlar-sonunda-bunu-da-yapti.php
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst