- Katılım
- 6 Ara 2007
- Mesajlar
- 1,000
- Konu Yazar
- #1
Evet arkadaşlar...Pazar gecesi oturduk düşündük nereye gidelim diye derken önce kafamızda daha sonra haritada rota çizdik kendimize.Öncelikle haritamıza göz atalım...


Eskişehir-Bozüyük-Bilecik-Gölpazarı-Taraklı-Göynük-Nallıhan-Sarıcakaya-Eskişehir
Saat 09:30'da Umut'larda (umut_utu) buluştuk.Hemen ayaküstü bir kahvaltı ve oradan benzin almaya.Lastik hava basınçları ve ufak tefek şeyleri kontrol ettikten sonra artık yola çıkmaya hazırdık.09:45'de gezimiz başladı.Bol fotoğraflı bir gezi olması planlanıyordu ama Gölpazarı'na yaklaşırken arkadaşımız (ismi lazım değil o kendini biliyor :mrgreen: ) fotoğraf makinesini yolda düşürüp taklalar attırınca artık fotoğraf makinamız kullanılamaz hale geldi :queen:
r: :mrgreen:Çekebildiğimiz kadar fotoyu ve kendi yorumlarımı katarak size o anları birazda olsa yaşatalım :cat:
Motosikletimden birkaç kare...


Frenlerimiz Brembo...Üzerinde gelen lastikler Michelin Sporty...

Yola çıkmadan önce...



Ve gidiyoruzzzz....

Xneonlarımda çok can yakıcı :bounce: :cherry:



by Faruk...

Bozüyük'te ilk mola çorba ve çay molası...
Faruk(BeYFa) ve Selçuk...

Ve Umut(umut_utu)...



Durmak yok yola devam...







Sigara molası...


Selçuk...

Buradan sonrası otobüsle devam
:mrgreen::mrgreen:

Daha da olmazsa otostop :queen: :mrgreen:

Bizi ancak motorlarımız paklar yola devam...






Gölpazarı ayrımı...İpekyolu :wiinkk:




Motorum ve ben...



Bu fotoğraflardan sonra fotoğraf makinesi yere düştü ve iptal oldu :salut: :queen:


İnanılmaz güzellikte yerlerden geçtik.Bol yeşillik ve temiz hava,güzel manzara,dar ve virajlı yollar...Bilecik'e yaklaşırken kamyonlara eskortluk eden jandarma araçlarının arasına girince arkadan bir anons geldi ama anlamadık :cherry:Gölpazarı'nda durmadan devam ederek Taraklı'yı geçtikten sonra bir benzin istasyonunda mola verdik ve son olarak Nallıhan'da yemek yiyerek dönüşe geçtik.Dağküplü'ye yaklaşırken yolda tekrar mola verdik ve bomboş yolda asfaltın üzerine uzanıp dinlendik.
Daha sonra Dağküplü'nün virajlı yollarında ilerlerken Umut hafif hafif fren yapmaya başlayınca bir aksilik olduğunu anlayıp bende yavaşlıyordum ki yoğun bir sis bulutunun içinde buldum kendimi.Göz gözü görmüyordu ve bizde durup sigara molası vermeye karar verdik.Daha sonra sisin içinde karanlığa yürümenin zevkli ve bir o kadarda ürkütücü olduğunu keşfedip :mrgreen: siste Faruk ve ben yürümeye başladık.Motosikletlerin ışığı bir nebzede olsa aydınlatıyordu ama adımımızı nereye attığımızı yinede göremiyorduk derken diğer arkadaşlar bir şeytanlık yapıp farları kapadılar.Faruk'la beraber ortada öylece kalakaldık.Nereye gittiğimizi gideceğimizi şaşırdık.Bu arada aramızda kalsın bende karanlıktan nefret ederim :cherry: Bu durumdan kurtulmak için çareler ararken ben çakmağımla idare ediyordum ki o da söndü :mrgreen: Sonunda farları tekrar yaktıklarında motorların hemen sağımızda olduğunu fark ettik :cherry::cherry: Ve sonunda güzel güzel evimize döndük ben topiği bugüne yetiştirmek için uğraştım ve başardım şimdi yatıyorum :mrgreen: Birkaç fotoğrafta Umut'ta var artık onlarıda o yükler. :cat:
Gezinin amacı tabi ki doğal olarak gezmekti :mrgreen: ama bunun haricinde yeni motorumla benim virajlara alışmamı sağlamaktı :cat: Bu arada yeni Yamaha YZF R125'i merak edenler varsa onun hakkındada benim edindiğim kadar bilgi sahibi olabilirler. 390 km'de 35 YTL benzin harcadım :cat: Motorun rampa çıkışları diğer 125'liklere oranla harika :cat: (4.vites zorlanmadan 2 kişi rampa çıktık ki CBR 125R 2.viteste bayılarak çıkıyordu:bounce: cbr sahipleri kızmayın :cherry: ) 125 cc 4 zamanlı kategorisindeki diğer rakiplerine göre gerçekten çok atak ve tatmin edici bir motor.Artçı çok fazla yoruluyor onu belirteyim.Hele ki poposu durumdan hiç memnun değil :mrgreen:Ama sürücü için aynı şey söylenemez :cat:
Bir sonraki gezimizde tekrar beraber olmak dileğiyle...
Fotoğraf:Faruk(BeYFa)
Sunum:Hamza(Ben)(just_hmz_26)
Rehber:Umut(umut_utu)
İşe yaramayan artçı:Selçuk(üye değil,üyeliğe ikna çalışmaları sürüyor) :queen::mrgreen::mrgreen:
Tekeriniz düz bassın :rendeer:


Eskişehir-Bozüyük-Bilecik-Gölpazarı-Taraklı-Göynük-Nallıhan-Sarıcakaya-Eskişehir
Saat 09:30'da Umut'larda (umut_utu) buluştuk.Hemen ayaküstü bir kahvaltı ve oradan benzin almaya.Lastik hava basınçları ve ufak tefek şeyleri kontrol ettikten sonra artık yola çıkmaya hazırdık.09:45'de gezimiz başladı.Bol fotoğraflı bir gezi olması planlanıyordu ama Gölpazarı'na yaklaşırken arkadaşımız (ismi lazım değil o kendini biliyor :mrgreen: ) fotoğraf makinesini yolda düşürüp taklalar attırınca artık fotoğraf makinamız kullanılamaz hale geldi :queen:
Motosikletimden birkaç kare...


Frenlerimiz Brembo...Üzerinde gelen lastikler Michelin Sporty...

Yola çıkmadan önce...



Ve gidiyoruzzzz....

Xneonlarımda çok can yakıcı :bounce: :cherry:



by Faruk...

Bozüyük'te ilk mola çorba ve çay molası...
Faruk(BeYFa) ve Selçuk...

Ve Umut(umut_utu)...



Durmak yok yola devam...







Sigara molası...


Selçuk...

Buradan sonrası otobüsle devam

Daha da olmazsa otostop :queen: :mrgreen:

Bizi ancak motorlarımız paklar yola devam...






Gölpazarı ayrımı...İpekyolu :wiinkk:




Motorum ve ben...



Bu fotoğraflardan sonra fotoğraf makinesi yere düştü ve iptal oldu :salut: :queen:


İnanılmaz güzellikte yerlerden geçtik.Bol yeşillik ve temiz hava,güzel manzara,dar ve virajlı yollar...Bilecik'e yaklaşırken kamyonlara eskortluk eden jandarma araçlarının arasına girince arkadan bir anons geldi ama anlamadık :cherry:Gölpazarı'nda durmadan devam ederek Taraklı'yı geçtikten sonra bir benzin istasyonunda mola verdik ve son olarak Nallıhan'da yemek yiyerek dönüşe geçtik.Dağküplü'ye yaklaşırken yolda tekrar mola verdik ve bomboş yolda asfaltın üzerine uzanıp dinlendik.
Daha sonra Dağküplü'nün virajlı yollarında ilerlerken Umut hafif hafif fren yapmaya başlayınca bir aksilik olduğunu anlayıp bende yavaşlıyordum ki yoğun bir sis bulutunun içinde buldum kendimi.Göz gözü görmüyordu ve bizde durup sigara molası vermeye karar verdik.Daha sonra sisin içinde karanlığa yürümenin zevkli ve bir o kadarda ürkütücü olduğunu keşfedip :mrgreen: siste Faruk ve ben yürümeye başladık.Motosikletlerin ışığı bir nebzede olsa aydınlatıyordu ama adımımızı nereye attığımızı yinede göremiyorduk derken diğer arkadaşlar bir şeytanlık yapıp farları kapadılar.Faruk'la beraber ortada öylece kalakaldık.Nereye gittiğimizi gideceğimizi şaşırdık.Bu arada aramızda kalsın bende karanlıktan nefret ederim :cherry: Bu durumdan kurtulmak için çareler ararken ben çakmağımla idare ediyordum ki o da söndü :mrgreen: Sonunda farları tekrar yaktıklarında motorların hemen sağımızda olduğunu fark ettik :cherry::cherry: Ve sonunda güzel güzel evimize döndük ben topiği bugüne yetiştirmek için uğraştım ve başardım şimdi yatıyorum :mrgreen: Birkaç fotoğrafta Umut'ta var artık onlarıda o yükler. :cat:
Gezinin amacı tabi ki doğal olarak gezmekti :mrgreen: ama bunun haricinde yeni motorumla benim virajlara alışmamı sağlamaktı :cat: Bu arada yeni Yamaha YZF R125'i merak edenler varsa onun hakkındada benim edindiğim kadar bilgi sahibi olabilirler. 390 km'de 35 YTL benzin harcadım :cat: Motorun rampa çıkışları diğer 125'liklere oranla harika :cat: (4.vites zorlanmadan 2 kişi rampa çıktık ki CBR 125R 2.viteste bayılarak çıkıyordu:bounce: cbr sahipleri kızmayın :cherry: ) 125 cc 4 zamanlı kategorisindeki diğer rakiplerine göre gerçekten çok atak ve tatmin edici bir motor.Artçı çok fazla yoruluyor onu belirteyim.Hele ki poposu durumdan hiç memnun değil :mrgreen:Ama sürücü için aynı şey söylenemez :cat:
Bir sonraki gezimizde tekrar beraber olmak dileğiyle...
Fotoğraf:Faruk(BeYFa)
Sunum:Hamza(Ben)(just_hmz_26)
Rehber:Umut(umut_utu)
İşe yaramayan artçı:Selçuk(üye değil,üyeliğe ikna çalışmaları sürüyor) :queen::mrgreen::mrgreen:
Tekeriniz düz bassın :rendeer: