Honda Honda Deauville

Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
67
Arkadaşlar, bende size kendi kullandığı motosiklet ile mukayesesini yapan bir kullanıcının değerlendirmesini aşağıda veriyorum. Ben kullanıcısı olarak memnuniyetimi dile getirmiştim ancak mukayese konuları ayrı birşey. Bunlarıda bilmek lazım.

Fazer.org^dan alıntıdır:

Geçen hafta bizim biradere 2008 honda deauville aldık. Bu haftasonuda biraz kullandım motoru.detaylı açıklamalarım falan yok. Ancak yinede izlenimlerimi paylaşayım dedim.

1) Oturuş poziyonu
Oturuş poziyonu benim motordan biraz daha yüksek. Pegler yine benim motora göre biraz daha önce, yani ayaklar daha önde kullanıyorsunuz. Koltuk geniş yumuşak. Göstergelere bakınca kendimi daha çok arabada oturuyor hissediyorum. Yol bilgisayarı var. Gidon yüksekliği benim motorla aynı gibi Motor bloğunun etrafındakı rüzgar korumalara bütün bacağını yaslıyabiliyorsun.

2) Motor
Motor bildiğin 2 silindir motor, vibrasyonlu. 8000 devir/dakikada 66 HP güç ve 6500 devir/dakikada 66 Nm tork. 8500 rpm redline. Ancak motor üzerindeyken vibrasyonu kesinlikle hissetmiyorsun. 5 vitesli bir şanzımana sahip,vites oranları nispeten uzun Ancak vites geçişleri yumuşak. Ne yalan söyliyim böyle geçiş hissini en son 1200GT vermişti. Göreceli düşük hacimli 2 silindirli motorlarda galiba tipik olan olay bu motorda da var. 1. vitesten 2.vites hemen geçersen 2. vites düşük kalıyor. Ancak motoru 1. vitesde kullanmakta sorun yok. Bizim 4 silindirliler gibi gazı verip kestiğinde fırlama yada öne yığılma yapmıyor. Ancak çok düşük süratlerde neredeyse durma noktasında bile 1. viteste gidebilmek mümkün. Benim motorda yarım debriyajlı kullandığım düşük süratlerde (çok dik yokuş çıkıyorum, çıkarken dönüş yapıyorum ve çok düşük süratlerde,... örnek olarak) deauville de hiç debriyaj kullanmadan 1. vitesde çok rahat kullanabiliyorum. Şaft olayı güzel (tembellik için)

3) Sürüş
Yüksek sürüş pozisyonu, biraz daha yumusak süspansiyonlar, rahat koltuk birleşimi sonucunda yoldaki bozuklukları adete hissetmeden üzerinden geçiyorsunuz. Bunun şöyle bir etkisini farkettim. Benim cbf ile giderken yoldaki ufak tefek bozukluklara yaklaşırken vücudu ister istemez bu sarstıntılara hazırlıyorsun. Deauville ise hiç takmadan rahat bırakarak devam ediyorsun. Burada ilerleyen km'ler içinde yorulma açısından ciddi farklar yaratacak bir unsur. Süspansiyonlar yumuşak olmasına rağmen panik frende olağanüstü bir yığılma hissetmedim. (Vana ayarlaması ile süspansiyon sertliği ayarlanabiliyor) Motor virajları sanki biraz kendisi dönüyor gibi. Motorun gücü yeterli, alt devirlerde yanyana bastığımızda ancak üst devirlerde cbf öne geçmeye başlıyor. Ama Deauville'de rodajda olduğu için zaten üst devirlerde pek kullanılmadı.


4)Ivır Zıvır,
Motorun üzerinde göstergelerin yanında hoparlör yerleri var. Ancak müzik sistemi üzerinde gelmiyor. Arka yan çantaların hacmi çok yeterli değil. İçine kask sığmıyor. Her ne kadar motoru almadan önce çantaların hacmi arttırılsada (extra ödeyerek tabi) içine kask sığmıyor. Selenin altına alet çantasının dışında hiç bir şey sığmaz. Ön camı en yukarıda kullanmak lazım, yoksa touring bir motor alıp gereksiz rüzgar dayağı yiyorsunuz. Honda’nın tescilli H.I.S.S. (Honda Ignition Security System) immobilizer sistemi mevcut. Yol bilgisayarında ortalama yakıt tüketimi 100km'de 11.5 litre gösteriyordu. Ancak motor rodajda idi vede Çatalca yollarındaydı. Sabit hızda neredeyse hiç gitmedik.


Evet, arkadaşın dediği gibi yakıt sarfiyatı rodajda iken çok farklı değerler verebiliyor. Bende geçende bilgisayarından kontrol etmiştim, gösterdiği değer 27 Km/lt. idi. Yani diğer bir deyişle 3.7 litre/100 km'de yakmış. Bu kullanıma bağlı değişebiliyor. Yine arkadaşın bahsini ettiği yan çantalar kesinlikle kask için değil. Kendi iç valizlerindende anlaşılacağı üzere çamaşı-giyim- ıvır zıvır yani seyahatle ilgili eşyalar için düşünülmüş. Hatta çadır sığsın diye karşılıklı birbirine bağlantı yapılmış. Kask için üst çanta şart.:cat:

Arkadaşlar, ayrıca ilginç bir nokta dikkatimi çekti. Honda bu Deauville'in motoruna o kadar güveniyor ki farkındaysanız aynı motoru hem 2008-Transalp'lere koydu hemde son vizyonu olan DN-01'de var.:)
 
Son düzenleme:
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
sevgili mehmet can,stunc;Cutkudeğerli katkılarınızdan dolayı ayrı ayrı teşekkür ederim.
 
Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,231
Arka yan çantaların hacmi çok yeterli değil. İçine kask sığmıyor. Her ne kadar motoru almadan önce çantaların hacmi arttırılsada (extra ödeyerek tabi) içine kask sığmıyor. Selenin altına alet çantasının dışında hiç bir şey sığmaz.

Arkadaş baya kask konusuna takmış. Çantaların üretim amacı zaten kask koymak değil. Bu motosiklet şehir içi kullanımınada elverişli ve yan çantalar sökülemiyor. Kask sığacak kadar büyük çantaları takarsan şehir içi tarfiği sana eziyet olur. Bu konuda sanırım mühendisler mantıklı bir iş yapmışlar.

Bir çok motosiklette; kaskı bırak eldiven koyacak yer yokken bu makinede çok estetik ve işlevsel iki yan çanta var. Daha ne olsun...

:)
 
Katılım
16 Tem 2007
Mesajlar
1,027
Motosikleti
Dl650vstorm


honda deauville tam anlamıyla bana hitab eden bir makine,bunu şu an kullandığım motosiklettende anlaşılabilir.imkanım olursa alıcağım motsiklet deauville olacaktır. şimdilik cbf 150 ye devam..bilgileri bizimle paylaşan tüm arkadaşlara teşekkürler.
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
67
hondanın güzel makinalarından biri olmasına ragmen aynı zamanda en az satan bir modeli türkiyede kullanıcı sayısı çok çok az buda türkiye şartlarında dezavantajdır bence.

Sevgili GÖKSEL, ben sizin dezavantaj olarak gördüğünüz konuya takılanlardan değilim. Zira, bildiğiniz üzere ülkemizde motosiklet her nedense genç işi olarak yorumlanmış bir araç. Bu genç arkadaşlarda otomatikman ya racing yada enduro tipi motorların peşinden koşmaktalar. Halbu ki touring tipi motorların kullanıcıları genelde orta ve orta üstü yaş grubundalar. Maalesef bunlarda genç arkadaşların sayısı kadar yoklar. Tabii ki birde touringlerin bedel olarak erişilebilirlikleri problemide var.
Ben genelde ne aldığımdan eminsem, o doğru adımı atarım. İnanın yaşantınızı genelleme üzerine kurduğunuzda o yaşantı sizin olmuyor. Takıntılı bir toplum olmuş çıkmışız. Bu takıntıdan değilmidir ki otomobilde yabancı marka denildiğinde mercedes ve bmw'ye sıkışıp kalmış bir durumdayız.:pale: Ayrıca, benim motoru aldığım bayi sadece temmuz ayı içerisinde 12 adet deauville sattı. Bence millet biraz geç uyanıyor. Niyetiniz ve yerinde araştırmalarınız doğrultusunda adım atmanız dileği ile. Sevgiler :)
 
Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,231
bildiğiniz üzere ülkemizde motosiklet her nedense genç işi olarak yorumlanmış bir araç. Bu genç arkadaşlarda otomatikman ya racing yada enduro tipi motorların peşinden koşmaktalar. Halbu ki touring tipi motorların kullanıcıları genelde orta ve orta üstü yaş grubundalar. Maalesef bunlarda genç arkadaşların sayısı kadar yoklar. Tabii ki birde touringlerin bedel olarak erişilebilirlikleri problemide var.

Bu konuda çok haklısın. Bende şahsen Touring motosikletleri çok beğeniyorum ama günümüzdeki touring makinelere ulaşmak her yönden iyi bir bütçe istiyor. NT700 bu konuda touring almak isteyenler için bir avantaj. Gerçi biraz güçsüz ama ne kadar ekmek o kadar köfte misali. :)

 
Son düzenleme:
Katılım
23 Ağu 2008
Mesajlar
4
herkese selam

benimde aklımda ki motor deauville. ama şu sıralar İstanbul daki bayilerde bu motoru bulamıyorum. Sadece Güngör motorda var ama sadece bej rengi.
 
Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,231
www.sahibinden.com'a bak istersen. İstanbul olması şartmı, bu makine karsta olsa getirilir. :)
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
637
Topik yine yukarı cıkmış.:cherry:
Kendi aranızda konuşun:p. Durup dururken kaşındırmayın.:queen:
Burmanın rahatlığını, otomatık viteslı oluşunun avantajlarını ve servisini
bir unutabilsem deauvillde alacağım solugu:cherry:
 
Katılım
23 Ağu 2008
Mesajlar
4
bende son çare ankara dan gidip almayı düşünüyorum. ama yinede tuhaf geliyor bu motorun istanbul da bulunamayış olması.
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
67
Sevgili mhonda, bildiğim kadarıyla Mutluhan'da 1 adet füme veya siyah vardı. Bir kontrol edin isterseniz. Güngör motor genelde Honda A.Ş.'de ki deauville'lerin çoğunu çekip alıyor. Hatta anadolu bayileri talep ettiğinde Honda yerine Güngör motor sevk ediyor. Belki Ankara bayisi demonte vaziyette, sandıklı olarak İstanbul'a geri gönderebilir. Konuşmakta fayda var. Sevgiler.:)
 

ddh

Katılım
23 Tem 2007
Mesajlar
392
gerçekten iyi motormuş tipi çok güzle renkerlide harika ama ben olsam BMW derim o motora karşı ayrı bi sevgim var
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
67
Sevgili ddh, ümit ederim isteğinize en kısa zamanda sahip olursunuz. Ancak, araştırmalarımın neticesi olarak Honda'nın NT700 Deauville kategorisinde ne bmw nede başka bir marka üretim yapmamaktadır. Bu kapasitede hepsinin yaptığı touring-enduro melez motorlar. Tam bir touring istiyorsanız bu markalarda maalesef 1000cc. civarlarına çıkmanız gerekiyor. :)
 
Katılım
3 Haz 2007
Mesajlar
411
Bu motor 1000 liklerden vs daha iyi bir makine bana göre 1000 cc ve üzeri bir motorun anlamı yok zaten ama hacim kompleksliler şimdi muhalefete geçerler... Geçsinler bakalım :)
 
Katılım
23 Ağu 2008
Mesajlar
4
sevgili cutku

tavsiyelerin için sağol. Bir ara dediğin gibi mutluhanda vardı. ama satılmış. pazarbaşına sordum oradada kalmamış. mutluhan da pazarbaşıda eylül başında gelecek sevkiyatta belki olur dediler. şansımıza bakalım. olmazsa dediğin gibi ankaradan alıp geleceğim veya getirteceğim.
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
67
Bu motor 1000 liklerden vs daha iyi bir makine bana göre 1000 cc ve üzeri bir motorun anlamı yok zaten ama hacim kompleksliler şimdi muhalefete geçerler... Geçsinler bakalım :)

Sevgili enolaguy, geçenlerde servisteyken yunuslar geldi. Hepsinin altında 1000cc.lik Varadero'lar. Konuşurken sordum şehir içi kullanımda 1000cc.lik bir ateş topunun üzerinde oturmanın nasıl birşey olduğunu ve gördüm ki bundan hepsi dertli ve fırsat buldukça bacakları ayırmak suretiyle serinlemeye çalışıyorlar. Yine o arada bakıma gelen 1300cc.lik Pan European'ın sahibiylede aynı konuyu konuşurken o da dikkat etmezsen bacağını yakabileceğini söyledi. O'da bacakları ayrık olarak kullanmak zorunda olduğunu söyledi.
Yani, diyeceğim şu ki, gerçekten Deauville'de böyle sorunları olmaması nedeniylede düşünülebilecek en yüksek kapasitede ki, şehir içi kullanımada uygun gelen, tek
touring'dir.:)
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Haz 2007
Mesajlar
411
Sevgili enolaguy, geçenlerde servisteyken yunuslar geldi. Hepsinin altında 1000cc.lik Varadero'lar. Konuşurken sordum şehir içi kullanımda 1000cc.lik bir ateş topunun üzerinde oturmanın nasıl birşey olduğunu ve gördüm ki bundan hepsi dertli ve fırsat buldukça bacakları ayırmak suretiyle serinlemeye çalışıyorlar. Yine o arada bakıma gelen 1300cc.lik Pan European'ın sahibiylede aynı konuyu konuşurken o da dikkat etmezsen bacağını yakabileceğini söyledi. O'da bacakları ayrık olarak kullanmak zorunda olduğunu söyledi.
Yani, diyeceğim şu ki, gerçekten Deauville'de böyle sorunları olmaması nedeniylede düşünülebilecek en yüksek kapasitede ki, şehir içi kullanımada uygun gelen, tek
touring'dir.:)

Cutku haklısın şimdiye kadar Pan European da dahil 1000 cc üzeri yeterince motor kullandım sonuç olarak 750 cc nin üzerinde hiçbir motorun gerekli olmadığını söyleyebilirim. Bunun iki nedeni var

Birincisi 750 cc lik bir motor iki kişi ile en dik yokuşu rahatlıkla çıkabilir 1300 cc bir motorla onunla birlikte giderek hiç bir fark hissettirmeden dünya turunu tamamlayabilir 200 km civarlarında süratlere çıkabilir dolayısıyla daha büyük bir motor daha fazla benzin yakması haricinde ve görüntüsünün iri olması nedeniyle daha ihtişamlı olmasından fazlasını pratikte vermeyecektir.

İkincisi 1000 ve üstü motorlar daha kaba ve ağır olmakta haddinden fazla ağırlık ise motora hükmetmeyi zorlaştırdığı gibi pratikliği azaltır özellikle şehir içinde trafikte insanı iki misli yorar dolayısıyla günlük motor kullanmak zorlaşır.

Ben herzaman ideal bir hacim olduğuna inanmışımdır bu hacmin üst sınırı benim için 750 cc dir Deauville ise gerçekten kuzu görünümlü bir kurt çünkü ideal bir hacim ile touring ve birazda enduro tarzını iyi yakalamış Hondanın ünlü V 52 motorunu kullanıyor yani ölümsüz olduğunu defalarca ispatlamış bir makine.... Deauville in selesi fazla yüksek değilken altının yerden yüksekliğinin bir touringten daha fazla olması şehir endurocularına kesinlikle cazip gelecektir TA ya göre daha çok bir yol makinesi iken bir touring e görede enduroya kaçan bir yapısı var kısacası honda tam ortayı bulmuş durumda deauville ile... şaftlı yapı Ayşe hanımda zincir olsa daha iyi olabilirdi gibi bir fikir oluşturmuş olsada iyi bir touring motorda her halikarda şaft olmalıdır çünkü Touring ciler zincir zırıltısını hiç çekemezler :)
Sonuç olarak Deauville, alınırken olmadığı takdirde, satılırken yerine ne alınması gerektiği konusunda sahibine oldukça kafa yorduracak bir model bana kalırsa
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst