- Katılım
- 11 Tem 2007
- Mesajlar
- 2,824
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ABS ( Anti-Lock Brake System )
ABS fren sistemi üzerinde pek çok yorum yapılmakta, bir çoğu da kulaktan dolma yada tahmini bilgilere dayanılarak yapıldığı için net olarak gerçekleri yansıtmamaktadır. Halen ABS fren sisteminin frenleme verimini artırdığını söyleme hatasına düşen insanlar aramızda bile çoğunlukta. Bu su yüz derecede kaynar demekten bile daha üstünkörü bir yaklaşımdır. Su yüz derecede kaynar ama hangi şartlarda diye kimse sormaz. ABS fren sistemi de fren mesafesini kısaltır der bir çoğumuz. Ama hangi şartlarda kısalttığını, hangi şartlarda fren mesafesini uzattığını düşünme ihtiyacı bile görmez.. Bu sebeple bu bilgileri de paylaşma ihtiyacı duydum. İzin alınmadan kullanılmamasını, alıntı yapılmamasını tekrar rica ediyorum.
Frenleme; hareket halindeki bir aracın hareket ettiren aksamına yani tekerleklerine çeşitli şekillerde dönme momentine ters bir moment tatbik edilerek, tekerleklerin dönmesinin yavaşlatılması veya nihai dönemin sıfır (durma) haline getirilmesidir.
Tekerleklerin dönmesinin yavaşlatılması veya durdurulması araç üzerindeki tekerleklerde aynı anda olmaz. Araç frenine dokunduğumuzda; fren sisteminin etkisi ile tekerlekler yavaşlamaya başlayacaktır. Bu yavaşlama bir veya birkaç tekerde hızlı olacak ve bunlar bloke haline erken geçeceklerdir. Diğer tekerlekler ise halen dönmeye devam edeceklerdir. İşte bu durumda zemin şartlarının aynı olduğunu varsaysak bile araç, bloke durumuna geçmiş olan tekerlekler tarafına doğru çekecektir. Böyle bir durumda aracı kullanan sürücü, aracını doğrultmak için direksiyonu kullanacaktır.
Otomobil tasarımcıları gelişen teknolojiye paralel olarak araçlarda farklı fren sistemlerini de uygulamaya koymuşlardır.
Bu sistemler şöyledir:
1. Mekanik frenler,
2. Hidrolik frenler,
3. Hidrovak (vakum yardımcılı hidrolik ) frenler,
4. Hava yardımcılı hidrolik frenler,
5. Havalı frenler,
6. Elektrik yardımcılı hidrolik frenler,
7. Hidrolik yardımcılı hidrolik frenler,
8. Hidrolik yardımcılı havalı frenler,
9. Retarder (şaft ) freni,
Ancak yukarıdaki sıralamada yer alan fren sistemleri genelde şu dezavantajları bulunmaktadır. Bu dezavantajlar;
- Lastik aşınması fazla,
- Tekerlekler blokaj olduğundan dolayı direksiyon hakimiyeti yok,
- Farklı balata aşınmaları ve aşırı ısınmalarının meydana gelmesi,
- Kayma ve çekme ( sağa – sola ) olayı fazla,
- Araç hakimiyeti azalmakta,
- Emniyetli durma mesafesi yeterli değil,
- Bütün fren sistemlerinin dizaynı birbirinden farklı olup, birbirinin
yerine kullanılamaz,
- Ani durmalarda yaralanma olaylarının meydana gelmesi,
- Yağışlı havalarda ( özellikle inişlerde) tehlike riskinin fazla olması,
- Takla atma ve devrilme olaylarının fazla olması,
Otomobil tasarımcıları tarafından bu dezavantajları ortadan kaldırma
arayışı sonucunda ABS sistemi gelişmiş ve uygulamaya konulmuştur.
ABS sisteminin çalışma prensibi; frenleme anında durma noktasına gelen tekerlek üzerindeki frenleme etkisi kaldırılarak tekerlek dönmeye devam edecek ve diğerlerinin devrine uyacaktır. Böylece tekerleklerdeki yavaşlama ve sonuçta durma bütün tekerleklerde eş zamanlı olmaktadır.
ABS, emniyet kemeri ve disk frenlerden sonra otomobil güvenliği konusundaki gerçekleştirilmiş en önemli ilerlemelerden birisidir. Kilitlenmeyi önleyici sistemler üzerinde 1920‘ li yıllarda çalışmaları başlanmış ve yine bu yıllarda patent başvuruları da yapılmıştır. 1954 yılında Bendix firması Chrgseler Imperial modelinde seri olarak ilk defa bu amaçlı bir sistem kullanılmıştır. Elektronik sanayinde dijital sistemlerin ve entegre devrelerin kullanımının yaygınlaşması, ilk önceleri yalnızca pahalı ve lüks otomobillerde bulunabilen bu sistemin giderek daha alt sınıf otomobillerde kullanılabilmesine imkan vermiştir.
ABS ‘nin Avantajları
- Panik halinde frenlemede bile tam direksiyon hakimiyeti sağlar,
- Ağır hava şartlarında korkusuzca frenleme imkanı sağlar,
- Fren yolu (durma mesafesi) kısalmaktadır,
- Tam frenlemede dahi en az lastik aşınması vardır,
- Diğer fren sistemleri ile uyum sağlamaktadır,
- Maliyeti ile faydalanma arasındaki ilişki daima faydalanma lehinedir,
- Bu sistemle donatılmış bir araçta; sistemin devreye girip girmediği bir ikaz ile sürücü uyarılmaktadır. Olumsuz bir durumda araçta bulunan klasik fren sistemi devreye girmektedir.
ABS’ nin Yapısı ve Çalışma Prensibi
ABS sisteminin şematik görünümü

Sistem, her tekerleğin dönme hızını, disklerin veya aksların üzerinde bulunan disk benzeri tetikleyicilerin, hermetik olarak izole edilmiş olan bobin sensörü önünden geçerek etkilenmesiyle belirlenmektedir. Bilgisayar sürekli olarak tekerlekten gelen verileri izleyerek hafızada kayıtlı alanlarda karşılaştırmakta ve saniyede binlerce sinyali izleyerek karar vermektedir. Temel olarak supap işi gören hidrolik modülatör her tekerleğe, fren hidroliğinin akışını denetler. Sistemin beyni olan mikro işlemci frenleme anında araç hızını değerlendirilip herhangi bir tekerleğin kaymakta olup olmadığını; kilitleme noktasına gelip gelmediğini belirleyerek kilitlenen tekerleklerin dönmesini, dönen tekerleklerin hız kazandığında da tekerleklerin kilitlenmesini sağlar.

ABS sisteminin araç üzerinde şematik görünümü
Genel olarak da; ABS fren sistemine sahip araçların; aynı şartlarda ABS fren sistemine sahip olmayan araçlara göre:
Kuru asfalt, buzlu, karlı, sulu kaygan zeminlerde daha rahat durması beklenir.
Ancak asfalt yüzeyindeki pürüzlülük miktarı arttıkça, çakıllı ve taşlı zeminlerde normal frenleme sistemine sahip bir aracın daha çabuk durması beklenir.
ABS sisteminin temel amacı, aracın çabuk durmasını sağlamak değil, frenleme anında direksiyon hakimiyetine imkan verebilmektir. Böylece sürücü frenleme anında bile araca yön verebilmektedir.
ABS fren sistemi üzerinde pek çok yorum yapılmakta, bir çoğu da kulaktan dolma yada tahmini bilgilere dayanılarak yapıldığı için net olarak gerçekleri yansıtmamaktadır. Halen ABS fren sisteminin frenleme verimini artırdığını söyleme hatasına düşen insanlar aramızda bile çoğunlukta. Bu su yüz derecede kaynar demekten bile daha üstünkörü bir yaklaşımdır. Su yüz derecede kaynar ama hangi şartlarda diye kimse sormaz. ABS fren sistemi de fren mesafesini kısaltır der bir çoğumuz. Ama hangi şartlarda kısalttığını, hangi şartlarda fren mesafesini uzattığını düşünme ihtiyacı bile görmez.. Bu sebeple bu bilgileri de paylaşma ihtiyacı duydum. İzin alınmadan kullanılmamasını, alıntı yapılmamasını tekrar rica ediyorum.
Frenleme; hareket halindeki bir aracın hareket ettiren aksamına yani tekerleklerine çeşitli şekillerde dönme momentine ters bir moment tatbik edilerek, tekerleklerin dönmesinin yavaşlatılması veya nihai dönemin sıfır (durma) haline getirilmesidir.
Tekerleklerin dönmesinin yavaşlatılması veya durdurulması araç üzerindeki tekerleklerde aynı anda olmaz. Araç frenine dokunduğumuzda; fren sisteminin etkisi ile tekerlekler yavaşlamaya başlayacaktır. Bu yavaşlama bir veya birkaç tekerde hızlı olacak ve bunlar bloke haline erken geçeceklerdir. Diğer tekerlekler ise halen dönmeye devam edeceklerdir. İşte bu durumda zemin şartlarının aynı olduğunu varsaysak bile araç, bloke durumuna geçmiş olan tekerlekler tarafına doğru çekecektir. Böyle bir durumda aracı kullanan sürücü, aracını doğrultmak için direksiyonu kullanacaktır.
Otomobil tasarımcıları gelişen teknolojiye paralel olarak araçlarda farklı fren sistemlerini de uygulamaya koymuşlardır.
Bu sistemler şöyledir:
1. Mekanik frenler,
2. Hidrolik frenler,
3. Hidrovak (vakum yardımcılı hidrolik ) frenler,
4. Hava yardımcılı hidrolik frenler,
5. Havalı frenler,
6. Elektrik yardımcılı hidrolik frenler,
7. Hidrolik yardımcılı hidrolik frenler,
8. Hidrolik yardımcılı havalı frenler,
9. Retarder (şaft ) freni,
Ancak yukarıdaki sıralamada yer alan fren sistemleri genelde şu dezavantajları bulunmaktadır. Bu dezavantajlar;
- Lastik aşınması fazla,
- Tekerlekler blokaj olduğundan dolayı direksiyon hakimiyeti yok,
- Farklı balata aşınmaları ve aşırı ısınmalarının meydana gelmesi,
- Kayma ve çekme ( sağa – sola ) olayı fazla,
- Araç hakimiyeti azalmakta,
- Emniyetli durma mesafesi yeterli değil,
- Bütün fren sistemlerinin dizaynı birbirinden farklı olup, birbirinin
yerine kullanılamaz,
- Ani durmalarda yaralanma olaylarının meydana gelmesi,
- Yağışlı havalarda ( özellikle inişlerde) tehlike riskinin fazla olması,
- Takla atma ve devrilme olaylarının fazla olması,
Otomobil tasarımcıları tarafından bu dezavantajları ortadan kaldırma
arayışı sonucunda ABS sistemi gelişmiş ve uygulamaya konulmuştur.
ABS sisteminin çalışma prensibi; frenleme anında durma noktasına gelen tekerlek üzerindeki frenleme etkisi kaldırılarak tekerlek dönmeye devam edecek ve diğerlerinin devrine uyacaktır. Böylece tekerleklerdeki yavaşlama ve sonuçta durma bütün tekerleklerde eş zamanlı olmaktadır.
ABS, emniyet kemeri ve disk frenlerden sonra otomobil güvenliği konusundaki gerçekleştirilmiş en önemli ilerlemelerden birisidir. Kilitlenmeyi önleyici sistemler üzerinde 1920‘ li yıllarda çalışmaları başlanmış ve yine bu yıllarda patent başvuruları da yapılmıştır. 1954 yılında Bendix firması Chrgseler Imperial modelinde seri olarak ilk defa bu amaçlı bir sistem kullanılmıştır. Elektronik sanayinde dijital sistemlerin ve entegre devrelerin kullanımının yaygınlaşması, ilk önceleri yalnızca pahalı ve lüks otomobillerde bulunabilen bu sistemin giderek daha alt sınıf otomobillerde kullanılabilmesine imkan vermiştir.
ABS ‘nin Avantajları
- Panik halinde frenlemede bile tam direksiyon hakimiyeti sağlar,
- Ağır hava şartlarında korkusuzca frenleme imkanı sağlar,
- Fren yolu (durma mesafesi) kısalmaktadır,
- Tam frenlemede dahi en az lastik aşınması vardır,
- Diğer fren sistemleri ile uyum sağlamaktadır,
- Maliyeti ile faydalanma arasındaki ilişki daima faydalanma lehinedir,
- Bu sistemle donatılmış bir araçta; sistemin devreye girip girmediği bir ikaz ile sürücü uyarılmaktadır. Olumsuz bir durumda araçta bulunan klasik fren sistemi devreye girmektedir.
ABS’ nin Yapısı ve Çalışma Prensibi
ABS sisteminin şematik görünümü

Sistem, her tekerleğin dönme hızını, disklerin veya aksların üzerinde bulunan disk benzeri tetikleyicilerin, hermetik olarak izole edilmiş olan bobin sensörü önünden geçerek etkilenmesiyle belirlenmektedir. Bilgisayar sürekli olarak tekerlekten gelen verileri izleyerek hafızada kayıtlı alanlarda karşılaştırmakta ve saniyede binlerce sinyali izleyerek karar vermektedir. Temel olarak supap işi gören hidrolik modülatör her tekerleğe, fren hidroliğinin akışını denetler. Sistemin beyni olan mikro işlemci frenleme anında araç hızını değerlendirilip herhangi bir tekerleğin kaymakta olup olmadığını; kilitleme noktasına gelip gelmediğini belirleyerek kilitlenen tekerleklerin dönmesini, dönen tekerleklerin hız kazandığında da tekerleklerin kilitlenmesini sağlar.

ABS sisteminin araç üzerinde şematik görünümü
Genel olarak da; ABS fren sistemine sahip araçların; aynı şartlarda ABS fren sistemine sahip olmayan araçlara göre:
Kuru asfalt, buzlu, karlı, sulu kaygan zeminlerde daha rahat durması beklenir.
Ancak asfalt yüzeyindeki pürüzlülük miktarı arttıkça, çakıllı ve taşlı zeminlerde normal frenleme sistemine sahip bir aracın daha çabuk durması beklenir.
ABS sisteminin temel amacı, aracın çabuk durmasını sağlamak değil, frenleme anında direksiyon hakimiyetine imkan verebilmektir. Böylece sürücü frenleme anında bile araca yön verebilmektedir.