Ortalama 37 santigrat derece olan vücut ısısındaki düşmeler sonucu hipotermia oluşur. Vücut ısı üretimi ile ısı kaybı arasındaki dengesizlik sonucu hipotermia nın ortaya çıkmasına sebeptir.

Vücut ısısı 35 derecenin altına düşen kişi “Hipotermia ye girmiş” demektir. Bunun en büyük sebebi ise soğuğa maruz kalmaktır. Aşırı giyinmek ve sonucunda terlemek de buna etkendir, az giyinmekte. Vücut ısısının %70 i baş ve boyundan, %10 u ise bileklerden kaybedilir. Bu Bunun sebebi ise bu bölgelerde derinin ince olması ve ana damarların deriye çok yakın olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu bölgelerin çok iyi korunması lazımdır.

Hipotermia yı hafif ve ciddi olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Vücut ısısının 32 santigrad dereceye kadar düşmesi “Hafif Hipotermi” şeklinde adlandırılabilir.

· 37 – 35 santigrad derecede, üşüme hissi, titreme, deride hissizlik başlar. Kasların verimi düşer. Kişi kendi kendine söylenir. Sık sık idrara çıkılır. Bunun sebebi böbreklere fazlaca kan gitmesi ve böbrekleri çalıştırmasıdır.
· 35 – 34 santigrad derecede, güçsüzlük hissi vardır. Kişi yavaş yürümeye başlar. Koordinasyon eksikliği belirgin olarak gözlenir. Akıl karışır, saçmalamalar, kayıtsızlık başlar.
· 34 – 32 santigrad derecede, koordinasyonu iyice azalır. Tek başına yürüyemez. Ayakta durmakta zorluk çeker.Sürekli tökezler, düşer. Ellerini kullanmakta zorlanır.Düşünme ve konuşma yavaşlar, hafıza kaybı başlar. Hastanın üşüyen elleri, ayakları acır. Yine de bir şeylerin ters gittiğini reddeder.

“Ciddi Hipotermia”

Vücut ısısının 32 santigrad derece ile 28 santigrad derece ve altına düşmesi halinde ciddi hipotermia den söz edebiliriz.

· 32 – 30 santigrad derecede, titreme iyice azalır ve hatta durur. Artık yürümek, ayakta durmak mümkün değildir. Kişi, soğuğa karşı korunmaya ihtiyaç duymaz.
· 30 – 28 santigrad derecede, kaslar sertleşmeye başlar, yarı bilinçlidir. Kalp atışları ve solunum belirsizleşir, gözbebekleri ise genişler.
· Vücut ısısı 28 santigrad derecenin altına düşerse, bilinç tamamen kapanır. 20 santigrad dereceye kadar düşerse de kalp durur ve ölüm gerçekleşir.

Fizyolojik açıdan bakılacak olduğunda, eğer vücuttan genel bir ısı kaybı meydana geliyorsa vücut yüzeyindeki sinirler yüzeydeki damarları bloke ederek kanı hayati olan iç organlara çeker.Genel olarak ısı -10 derecenin altına düştüğünde soğuktan dolayı bu sefer sinirler işlevini yitirir ve yüzeye giden kana izin verirler.Bu aşamada kişi kendini ısınmış zanneder ve titreme kaybolur.Yüzeye gelen kan kılcal damarlar yoluyla havayla daha fazla temas edeceğinden aslında ısı kaybı daha fazla artmaktadır.Yüzeyde soğuyan kan iç organlara döndüğünde onların da ısısını çalar bu döngü bir yerde engellenmezse kişi komaya girip ölünceye kadar devam eder. Hipotermia gelişimi sırasında kalp önce hızlı atar fakat zamanla yavaşlar.Zamanla kalp vücuda yeteri kadar kan pompalayamamaya başlar.Böbrekler ise idrar oranını arttırır.Sebepleri böbreğe daha fazla kan gelmesi veya doğrudan soğuğa maruz kalmasıdır. Merkezi sinir sistemi de etkilenir.Yürürken tökezleme,düzgün konuşamama gibi örnekleri va!
rdır.


HIPOTERMIA’YE GİREN BİRİNE NASIL YARDIM ETMELİSİNİZ?

· İlk olarak ek giysiler giydirin. Üzerini örtün.
· Islak giysilerini çıkartıp vücudu kurutun.
· Uzuvları donma açısından araştırın.
· Bilinci yerindeyse bol bol sıvı içirin. Sıvı ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı. Sık ve azar azar kalorisi yüksek yemek verin.
· Ağır durumda değilse, hareket ettirilerek vücut ısısının artırılması sağlanmalıdır.
· Mümkünse çadıra ve daha önceden ısıtılmış uyku tulumuna koyun. Normal vücut sıcaklığına sahip bir kişi aynı tuluma girerek ısı transferi sağlayabilir.
· Tüm vucudun aynı anda ısıtılması, kanın daha da soğuyarak iç organlara dönüşüyle ölüme neden olabilir. Karın, göğüs ve derinin ince olduğu boyun, koltuk altları ve kasıklar ısıtılmaya çalışılmalıdır.
· Çadır yoksa rüzgar almayan bir yere yerleştirin.

Ayrıca her kişi, şüpheli bir durumda kendi nabzını almalı. Hipotermia vakalarında sık sık nefes, vücut sıcaklığı ve nabız kontrol edilmeli. Nabzı hissetmek zor olabilir. Sabırla beklenmeli. Vücut sıcaklığı koltuk altından alınmalıdır.

KORUNMAK İÇİN NASIL GİYİNMELİYİZ?

· Gereksiz giyimden kaçının. Fazla giyinmek, insanı terletir. Bu da ısı kaybına neden olur. Terli vücuda vuran rüzgar ise daha fazla ısının vücuttan çıkmasına sebep olur.
· Giyim seçerken, özellikle tek bir kat kalın giysi yerine, ince giysilerden birkaç tane giyinmek en doğru olanıdır. Bu sayede yürürken yada başka bir aktivite yaparken terlemeden aktivitenizi yapabileceğiniz giysiyi daha kolay bulabilirsiniz. Sıcak olursa bir katını çıkarmak suretiyle terlemeye engel olabilirsiniz.
· Dar giysiler kan dolaşımını engeller. Bu da vücutta her noktaya kolayca kan gitmesini engeller ve ısınma problemi olur.
· Bol giysiler de sakıncalıdır. Bunlarda ısı dışarı sızar. Vücut ısısının geri dönüşümü de zordur. Yani giysi ile vücut arasındaki hacim büyük olacağından bu hacmin ısıtılması zorlaşacaktır.
· Yürüyüş, motosiklete binerken yada başka bir aktiviteye başlayacağınız zaman üşüyerek başlayın. Aktivite sırasında terleteceğinden şüphelendiğiniz kıyafetleri çıkarın. Aktivite arasında mola verdiğinizde ise üzerinizdeki terin soğumaması için mutlaka üzerinize bir şeyler giyin. Mümkünse kuru kıyafetler, çantanızın hemen ulaşılabilecek bir yerinde olsun ve değiştirin.
· Motosiklet ile seyahatte ise motosiklet montlarının içinde kalın kıyafetler yerine daha ince ama kat kat kıyafetler seçmeliyiz. Üşüdükçe üzerimize bir kat giymeliyiz. Sıcak olursa da bir kat çıkarmalıyız. Ta ki terlemeyeceğimiz kıyafetlerin varlığına emin olana kadar. Mola yerlerinde ise kesinlikle motosiklet montunu çıkarıp, daha ince bir mont yada başka bir kıyafet giymeliyiz. Unutmayalım ki motosiklet montları durduğumuz yerde hareket halindekinden çok daha az nefes alır ve bu yüzden de terleme oluşur. Buna yola çıktığımızda vuran rüzgarı da eklersek hipotermia için mükemmel bir zemin hazırlamış oluruz.
· Vücut ısısının %70 inin baş ve boyundan çıktığını düşünülürse, kaskın içine mutlaka alnı da örtecek bir uzun balaklava giymekte fayda olacaktır. Bu sayede hem baş hem de boyun korunmuş olur.
· İyi yemek yenmeli, bol bol sıcak sıvı alınmalıdır. Yola çıkarken yanınızda mutlaka 1,5 litresi sıcak, toplam 2,5 lt sıvı olmalıdır.
· Kamp yerinde yatmadan mutlaka tuvalet ihtiyacı giderilmelidir.
· Tuluma girmeden hemen önce yapılacak 10 dk lık birkaç egzersiz, vücudun iyice ısınmasına ve tulumun içine sıcak girmenize sebep olacaktır. Bu sayede tulum içinde daha çabuk ısınacaksınız.
· Gerekmedikçe gece çadırdan çıkmayın.
· Ayrıca uzun vadeye bakılacak olursa, gece kalın örtünmemek, şehirde çok kalın giyinmemek, çok sıcak su ile duş alınmaması da vücudun dengesi açısından önemlidir.

Zafer Yangın