- Konu Yazar
- #1
arkadaşlar aşağıdaki yazıyı ikiteker'den kopyalıyorum.olay Engin Balaban'ın başına gelmiş.hepimizin başına gelebilir böyle şeyler, o yüzden birbirimize destek olalım bu tür olayları mümkün olduğunca daha çok insana duyuralım.ülkemizdeki satış mantığının değişmesi ve uygar ülkeler seviyesine çıkması dileği ile...
-------------------------------------------------------------------------------------
Niye açıklamıyorsun diye kızdığınız (doğal olarak), şasesi kırılan 2004
model Aprilia Caponord ABS motorum ile ilgili en ince detayına kadar
yazacağımı söylediğim yazı...
Buyrun o zaman gerçek hikaye...
Model: Aprilia Caponord ETV 1000 ABS 2004
Trafiğe çıkış tarihi: 12/08/2004
Km: 4.747
Türkiye’deki Aprilia motosiklet distribütörünün, başıma gelen bir olay neticesinde almış olduğu tutumları size anlatmak istedim. Biraz uzun olabilir, şimdiden özür diliyorum ama sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.
25/09/2004 Cumartesi günü 6 motosiklet Kemerburgaz tarafına yaptığımız bir gezi sırasında, Göktürk istikametinden Kemerburgaz istikametine yaklaşık 30-40km/s sürat ile giderken, kavşakta önüme çıkan otomobile çarpmamak için ani fren yaptım. Bu ani fren neticesinde o an nedenini bilemediğim bir şekilde frenleme ile beraber motosikletin gidon kısmından bir parçanın gürültü ile beraber fırlayıp kafamın üstünden geçtiğini gördüm. Direksiyon resmen boşalmıştı ve tüm vücudum ile beraber motosikletin ön kısmına abanmak zorunda kaldım. Sanırım direksiyon milini tutacak bir şey kalmamıştı. Durma aşmasında motosikleti düz duramadı ve sol tarafa devrildi.
İşte olay sonrası ilk fotoğraf ve motorsikletin durumu.
Bu olayı gören arkadaşlar hemen durup yanıma koştular.
Arkadaşlar motosikleti kaldırmaya gittiklerinde “dikkatli kaldırın çünkü motorun ön kısmı ayrıldı dedim” Tabi buna bir anlam veremediler ama motosikleti kaldırmaya teşebbüs ettiklerinde neredeyse iki parça haline gelmiş olduğunu gördüler. Hepimiz şaşkınlık içindeydik
Motosikletin ani frenlemesi sonucunda şasenin gidon milini tutan kısmı ön taraftan patlamış/kırılmıştı. Anladık ki ŞASE kırılmıştı. Gözlerimize inanamadık. Herhangi bir yere yada önümdeki araca da vurmamıştım .Şaşkınlıkla yerlere saçılmış ŞASE parçalarını topladık. Motoru dik konuma getirdik. Şaşkınlığımızı üzerimizden atar atmaz sigorta şirketini aradık. Bununla beraber rapor için Jandarmaya haber verdik.
Diğer fotoğraflar...
Yandan görünüm.
Buradan tekrar Alkan’a çok teşekkür ederim. Alkan’ın yardımı ile Yol asistance, bulunduğumuz yere 20 dakika içinde, Jandarmadan da daha önce geldi. Jandarma olay ile ilgili raporunu tuttuktan sonra, motosiklet çekicinin üstüne sıkı bir şekilde bağlanarak servise götürüldü.
Bizde servise, motosikletin yanına geldik. Servis sahibi Motorchu Melih usta motosikleti görünce, kulaklarımızın duymak istemediği şeyler söyledi . "Bu motosiklette ÜRETİM HATASI var !".
27/08/2004 tarihinde motor kaskolu olduğu için eksper geldi. İnanın gelen kişinin de motosikleti görünce gözleri yuvalarından fırladı. Hiç terettütsüz ÜRETİM HATASI olarak raporunu tuttu. “Bu garanti kapsamına girer” dedi.
Ben bu motosiklet ile 1,5 ayda yaklaşık 5.000 km yol yaptım. Bunun çoğunluğunu da eşim ile beraber uzun yolda yaptık. İzmir ve Antalya gezilerimizde. Peki soruyorum “bu olay 90-100km/saat hızlarda ve eşimle beraberken başımıza gelseydi bunun hesabını kim verecekti?” “Bu kadar mı ucuz insan hayatı? Bu motosikletler üretildikten sonra testten geçmiyor mu? Bunları kontrol edecek bir sistemleri mevcut değil mi? Satışa sunulmadan önce röntgen den filan geçmiyor mu motosikletler?”
Neyse, şimdi gelelim Aprilia Türkiye distribütörünün olaya yaklaşımına;
29/09/2004 tarihinde Aprilia Türküye distribütöründen Servis Müdürü motosikleti görmek için geldi. O da bu olaya şaşkınlıkla yaklaştı. Kendiside bu olayın %100 ÜRETİM HATASI ndan kaynaklandığını söyledi. Biraz muhabbetten sonra motosikletin fotoğraflarını çekti. Bu olayı hemen İtalya’ya yazacağını söyledi.
Aprilia Türküye distribütörünün Servis Müdürü aradı ve ; “Engin Bey, İtalya’ya yazı yazdım. İtalya bu motorun ancak şiddetli bir çarpışma sonucu bu şekilde hasar olabileceğini veya bu kısmın daha önce bir çarpma sonucunda belli bir süre içinde ilerleyerek o anda kırıldığını söylüyor ama ben olayın üzerine gidiyorum” dedi. Bende kendisine Jandarma raporumuzun bulunduğunu ve raporun tek taraflı maddi hasarlı bir olay şeklinde düzenlenmiş olduğunu söyledim.
Ve, Aprilia Türküye distribütörü Servis Müdürünün İtalya’ya yazdığı yazıyı gördüm. Yazının nereye yazıldığı, cevabın nereden geldiği, motor ve şase numarasının ne olduğu, kaç model olduğu, kaç kilometrede olduğu ve hangi tarihte trafiğe çıktığı ile ilgili hiçbir bilgi yok (belki gizli kalması için silinmiş olabilir diye iyi niyetli düşündük).
Bu Aprilia Türkiye distribütöründen herhangi bir kişi ile yaptığımız en son konuşmadır. Ben ilk haftalarda 3 veya 4 kere aradım. Hem Distribütörü hem de cep telefonundan Aprilia Servis Müdürünü fakat ulaşamadım, not bıraktım ama geriye dönmediler.
Bizde yasal yollara başvurduk ve bu konu ile ilgilenilmesi işini avukatlarımıza bıraktık.
İlk iş olarak hem Aprilia Türkiye distribütörüne hem de Aprilia bayisine noter kanalı ile ihtarname çekildi. Hiçbir cevap gelmedi. Bizde bunun üzerine kendi imkanlarımızla Tespit Davası açtık.
Hem motosikletin genel durumu ile ilgili hem de parçaların ve şasenin teknik olarak değerlendirilmesi ile ilgili. Dava süreci içerisinde motosiklet Sarıyer Adliyesine götürüldü. Orada mahkemeden bir heyet ve İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliğinden gelen Bilir Kişi huzurunda motosikletten parçalar alındı ve fotoğrafları çekildi.
İTÜ raporu 19/11/2004 tarihinde sonuçlandı. Tespit davası neticelendi ve dosya avukatlara teslim edildi. Şu an esas davanın açılması için işlemler başlatılıyor.
Sonuç;
İsviçre Sigorta; raporu ÜRETİM HATASI, GARANTİ KAPSAMINDADIR şeklinde kapattı.
İTÜ raporu; Kısaca; malzeme kalitesi düşük ve döküm hatası var. Motosiklette genel durumunda önden yada herhangi bir şeklide çarpma veya şekil değişikliği tespit edilmemiştir.
Raporla ilgili çok detay var ama bu kadarı sanırım yeterli olur.
Ben bugüne kadar tüm iyi niyetimle hiçbir şekilde hiçbir yere yazı yazmadım. Belki bu tavrım hatalı idi biliyorum ama beklemem için sebeplerim vardı. Aprilia yetkililerin motorumu inceleyeceklerini ve gerekli işlemleri yapacağını düşünmüştüm, araştırmalar neticelenmeden bir markayı ve onun temsilcisini haksız yere karalamak veya itham altında bırakmak istememiştim. Aprilia yetkililerinin yapması gereken araştırmaları biz kendimiz yaptırmak zorunda kaldık.
Motordaki üretim ve malzeme hatası yasal olarak kesinleştiği için şu anda kimseyi zan altında bırakmış olmadan uyarılarımı gecikmelide olsa yapabiliyorum.
Ben bu tetkikleri ve uyarıları yetkili firmanın yapmasını umuyordum. Kendi markalarına ve insan hayatına verdikleri önemi az da olsa belli etmiş oldular. Belkide ben doğru kişilerle muhattap olamadım. Gerçi aramızdan biri olduğunu duyduğum , ve yıllardır motor kullandığını bildiğim firma sahibinin bu konuyla bizzat ilgilenmesini beklerdim. Belkide onun bu konudan haberi bile yoktur...
Aprilia yetkili ağızdan gerekli açıklamayı yapmadığı için bu açıklamayı ben yapıyım . Bu üretim hatası sadece benim motorumamı has yoksa aynı seride ki diğer motorlarda da bu problem varmı bilemiyorum . Motorunuz yetkili servise götürüp mutlaka inceletin.
Bu gün 26/11/2004, olayın üstünden tam 2 (iki) ay geçti ve bunca çıkan sonuca rağmen Aprilia hâlâ bir girişimde bulunmadı.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Uzun oldu biliyorum ama bundan 2 (iki) ay önce tüm detayları ile yazacağıma söz vermiştim.
Saygılarımla,
Engin BALABAN
_________________
Engin BALABAN
Aprilia Caponord ETV 1000 (Çürük)
Yamaha XTZ 750 Super Tenere
İstanbul
-------------------------------------------------------------------------------------
Niye açıklamıyorsun diye kızdığınız (doğal olarak), şasesi kırılan 2004
model Aprilia Caponord ABS motorum ile ilgili en ince detayına kadar
yazacağımı söylediğim yazı...
Buyrun o zaman gerçek hikaye...
Model: Aprilia Caponord ETV 1000 ABS 2004
Trafiğe çıkış tarihi: 12/08/2004
Km: 4.747
Türkiye’deki Aprilia motosiklet distribütörünün, başıma gelen bir olay neticesinde almış olduğu tutumları size anlatmak istedim. Biraz uzun olabilir, şimdiden özür diliyorum ama sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.
25/09/2004 Cumartesi günü 6 motosiklet Kemerburgaz tarafına yaptığımız bir gezi sırasında, Göktürk istikametinden Kemerburgaz istikametine yaklaşık 30-40km/s sürat ile giderken, kavşakta önüme çıkan otomobile çarpmamak için ani fren yaptım. Bu ani fren neticesinde o an nedenini bilemediğim bir şekilde frenleme ile beraber motosikletin gidon kısmından bir parçanın gürültü ile beraber fırlayıp kafamın üstünden geçtiğini gördüm. Direksiyon resmen boşalmıştı ve tüm vücudum ile beraber motosikletin ön kısmına abanmak zorunda kaldım. Sanırım direksiyon milini tutacak bir şey kalmamıştı. Durma aşmasında motosikleti düz duramadı ve sol tarafa devrildi.
İşte olay sonrası ilk fotoğraf ve motorsikletin durumu.
Bu olayı gören arkadaşlar hemen durup yanıma koştular.
Arkadaşlar motosikleti kaldırmaya gittiklerinde “dikkatli kaldırın çünkü motorun ön kısmı ayrıldı dedim” Tabi buna bir anlam veremediler ama motosikleti kaldırmaya teşebbüs ettiklerinde neredeyse iki parça haline gelmiş olduğunu gördüler. Hepimiz şaşkınlık içindeydik
Motosikletin ani frenlemesi sonucunda şasenin gidon milini tutan kısmı ön taraftan patlamış/kırılmıştı. Anladık ki ŞASE kırılmıştı. Gözlerimize inanamadık. Herhangi bir yere yada önümdeki araca da vurmamıştım .Şaşkınlıkla yerlere saçılmış ŞASE parçalarını topladık. Motoru dik konuma getirdik. Şaşkınlığımızı üzerimizden atar atmaz sigorta şirketini aradık. Bununla beraber rapor için Jandarmaya haber verdik.
Diğer fotoğraflar...
Yandan görünüm.
Buradan tekrar Alkan’a çok teşekkür ederim. Alkan’ın yardımı ile Yol asistance, bulunduğumuz yere 20 dakika içinde, Jandarmadan da daha önce geldi. Jandarma olay ile ilgili raporunu tuttuktan sonra, motosiklet çekicinin üstüne sıkı bir şekilde bağlanarak servise götürüldü.
Bizde servise, motosikletin yanına geldik. Servis sahibi Motorchu Melih usta motosikleti görünce, kulaklarımızın duymak istemediği şeyler söyledi . "Bu motosiklette ÜRETİM HATASI var !".
27/08/2004 tarihinde motor kaskolu olduğu için eksper geldi. İnanın gelen kişinin de motosikleti görünce gözleri yuvalarından fırladı. Hiç terettütsüz ÜRETİM HATASI olarak raporunu tuttu. “Bu garanti kapsamına girer” dedi.
Ben bu motosiklet ile 1,5 ayda yaklaşık 5.000 km yol yaptım. Bunun çoğunluğunu da eşim ile beraber uzun yolda yaptık. İzmir ve Antalya gezilerimizde. Peki soruyorum “bu olay 90-100km/saat hızlarda ve eşimle beraberken başımıza gelseydi bunun hesabını kim verecekti?” “Bu kadar mı ucuz insan hayatı? Bu motosikletler üretildikten sonra testten geçmiyor mu? Bunları kontrol edecek bir sistemleri mevcut değil mi? Satışa sunulmadan önce röntgen den filan geçmiyor mu motosikletler?”
Neyse, şimdi gelelim Aprilia Türkiye distribütörünün olaya yaklaşımına;
29/09/2004 tarihinde Aprilia Türküye distribütöründen Servis Müdürü motosikleti görmek için geldi. O da bu olaya şaşkınlıkla yaklaştı. Kendiside bu olayın %100 ÜRETİM HATASI ndan kaynaklandığını söyledi. Biraz muhabbetten sonra motosikletin fotoğraflarını çekti. Bu olayı hemen İtalya’ya yazacağını söyledi.
Aprilia Türküye distribütörünün Servis Müdürü aradı ve ; “Engin Bey, İtalya’ya yazı yazdım. İtalya bu motorun ancak şiddetli bir çarpışma sonucu bu şekilde hasar olabileceğini veya bu kısmın daha önce bir çarpma sonucunda belli bir süre içinde ilerleyerek o anda kırıldığını söylüyor ama ben olayın üzerine gidiyorum” dedi. Bende kendisine Jandarma raporumuzun bulunduğunu ve raporun tek taraflı maddi hasarlı bir olay şeklinde düzenlenmiş olduğunu söyledim.
Ve, Aprilia Türküye distribütörü Servis Müdürünün İtalya’ya yazdığı yazıyı gördüm. Yazının nereye yazıldığı, cevabın nereden geldiği, motor ve şase numarasının ne olduğu, kaç model olduğu, kaç kilometrede olduğu ve hangi tarihte trafiğe çıktığı ile ilgili hiçbir bilgi yok (belki gizli kalması için silinmiş olabilir diye iyi niyetli düşündük).
Bu Aprilia Türkiye distribütöründen herhangi bir kişi ile yaptığımız en son konuşmadır. Ben ilk haftalarda 3 veya 4 kere aradım. Hem Distribütörü hem de cep telefonundan Aprilia Servis Müdürünü fakat ulaşamadım, not bıraktım ama geriye dönmediler.
Bizde yasal yollara başvurduk ve bu konu ile ilgilenilmesi işini avukatlarımıza bıraktık.
İlk iş olarak hem Aprilia Türkiye distribütörüne hem de Aprilia bayisine noter kanalı ile ihtarname çekildi. Hiçbir cevap gelmedi. Bizde bunun üzerine kendi imkanlarımızla Tespit Davası açtık.
Hem motosikletin genel durumu ile ilgili hem de parçaların ve şasenin teknik olarak değerlendirilmesi ile ilgili. Dava süreci içerisinde motosiklet Sarıyer Adliyesine götürüldü. Orada mahkemeden bir heyet ve İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliğinden gelen Bilir Kişi huzurunda motosikletten parçalar alındı ve fotoğrafları çekildi.
İTÜ raporu 19/11/2004 tarihinde sonuçlandı. Tespit davası neticelendi ve dosya avukatlara teslim edildi. Şu an esas davanın açılması için işlemler başlatılıyor.
Sonuç;
İsviçre Sigorta; raporu ÜRETİM HATASI, GARANTİ KAPSAMINDADIR şeklinde kapattı.
İTÜ raporu; Kısaca; malzeme kalitesi düşük ve döküm hatası var. Motosiklette genel durumunda önden yada herhangi bir şeklide çarpma veya şekil değişikliği tespit edilmemiştir.
Raporla ilgili çok detay var ama bu kadarı sanırım yeterli olur.
Ben bugüne kadar tüm iyi niyetimle hiçbir şekilde hiçbir yere yazı yazmadım. Belki bu tavrım hatalı idi biliyorum ama beklemem için sebeplerim vardı. Aprilia yetkililerin motorumu inceleyeceklerini ve gerekli işlemleri yapacağını düşünmüştüm, araştırmalar neticelenmeden bir markayı ve onun temsilcisini haksız yere karalamak veya itham altında bırakmak istememiştim. Aprilia yetkililerinin yapması gereken araştırmaları biz kendimiz yaptırmak zorunda kaldık.
Motordaki üretim ve malzeme hatası yasal olarak kesinleştiği için şu anda kimseyi zan altında bırakmış olmadan uyarılarımı gecikmelide olsa yapabiliyorum.
Ben bu tetkikleri ve uyarıları yetkili firmanın yapmasını umuyordum. Kendi markalarına ve insan hayatına verdikleri önemi az da olsa belli etmiş oldular. Belkide ben doğru kişilerle muhattap olamadım. Gerçi aramızdan biri olduğunu duyduğum , ve yıllardır motor kullandığını bildiğim firma sahibinin bu konuyla bizzat ilgilenmesini beklerdim. Belkide onun bu konudan haberi bile yoktur...
Aprilia yetkili ağızdan gerekli açıklamayı yapmadığı için bu açıklamayı ben yapıyım . Bu üretim hatası sadece benim motorumamı has yoksa aynı seride ki diğer motorlarda da bu problem varmı bilemiyorum . Motorunuz yetkili servise götürüp mutlaka inceletin.
Bu gün 26/11/2004, olayın üstünden tam 2 (iki) ay geçti ve bunca çıkan sonuca rağmen Aprilia hâlâ bir girişimde bulunmadı.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Uzun oldu biliyorum ama bundan 2 (iki) ay önce tüm detayları ile yazacağıma söz vermiştim.
Saygılarımla,
Engin BALABAN
_________________
Engin BALABAN
Aprilia Caponord ETV 1000 (Çürük)
Yamaha XTZ 750 Super Tenere
İstanbul