• Sunuculara saldırı nedeniyle sitede sorun var. Çözüm için çalışıyoruz.

İnsanlar öleceklerini bile bile neden motosiklete biniyor?

Katılım
18 Eki 2003
Mesajlar
99

Bir motosiklet kazası olduğunda hepimiz aynı şeyleri konuşuyoruz: Kask takılmış mıydı, ekipman var mıydı, hız neydi, eğitimli miydi, hata kimdeydi?​

Ama daha temel bir soru var motosiklet kullanan herkes motosikletin otomobile göre çok daha ölüm riski taşıdığını biliyor.

Bunu bildiğimiz için kask takıyoruz, mont giyiyoruz, eldiven ve bot kullanıyoruz. Yetmiyor; sürüş eğitimi alıyoruz, viraj eğitimlerine gidiyoruz, fren çalışıyoruz, tehlikeli durumlardan nasıl kaçabileceğimizi öğrenmeye çalışıyoruz.

Yani aslında hepimiz bir noktada öleceğimizi kabul ediyoruz.

Peki bunu bilmemize rağmen neden hâlâ motosiklete biniyoruz?

Verdiği özgürlük hissi, stres atma, zihinsel kaçış, terapi gibi hissettirmesi, heyecan ve adrenalin bu riski göze almamıza mı neden oluyor?

“Ben dikkatliyim.”

“Ekipmanımı kullanıyorum.”

“Eğitim aldım.”

“Kurallara uyuyorum.”

“Başkalarının yaptığı hatalara karşı dikkatliyim.”

diyerek riski kabul edilebilir hale mi getiriyoruz?

Motosikletin verdiği his, taşıdığı riske değecek kadar güçlü mü? Biz deliyimiz kelle koltukta trafikte dolaşıyoruz? Buna değer mi? Benim başıma gelmez diyerek bu riski zihnimizde küçültüyor muyuz?

Ben kendi adıma bazen bunu düşünüyorum. Stresten kurtulmak, kafayı boşaltmak ve birkaç saatliğine günlük hayattan uzaklaşmak için motosiklete biniyorsam, bunun karşılığında neden hayatımı riske atıyorum? Bazen bu sorunun cevabını ben de tam olarak bulamıyorum.

Siz motosiklete neden biniyorsunuz?

Özgürlük hissi mi?
Stres atmak mı?
Zihinsel kaçış mı?
Heyecan ve adrenalin mi?
Ulaşım kolaylığı mı?
Motosiklet tutkusu mu?
Akılsızlık, mantıklı düşünememe mi?
Yoksa bütün bunların birleşimi mi?

Merak ediyorum, özellikle uzun yıllardır motosiklet kullananların düşüncelerini. Kaza geçirmiş veya ciddi bir kazayı atlatmış arkadaşların bu konudaki bakış açısı da ayrıca ilginç olur.

Siz neden hâlâ motosiklete biniyorsunuz?
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
10,646
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Öleceğimizi bile bile neden yaşıyoruz?

Bu kadar da nihilist olmaya gerek yok sanki? :D

Karma gerçekse ve ot gibi yaşarsak belki bir sonraki hayatımızda ot olarak dünyaya gelebiliriz, bence öyle olmasın...
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
14,118
Motosikleti
D400
öleceğimizi bile bile yaşayıp hep daha fazlasını istiyoruz. üstelik hayatın sonu ölüm kaçınılmaz.

motosiklet sürmekte ise ölüm kesin değil
 
Katılım
7 Ocak 2018
Mesajlar
2,672
Motosikleti
Suzuki Burgman UH200
Rahmetli babam ömrü boyunca bisiklet dahil hiç bir araç kullanmadı. Ehliyet almadı. Yakın arkadaşlarının trafik kazasında öldüğünü anlatırdı. Sevmediği şeyleri yapmaması çok mantıklıydı. Motosiklet kazası yapsam bu yaşta kemiklerim kaynamaz. Ama banyoda düşerekte kemiğim kırılabilir. Atasözleri değerlidir; "Korkunun ecele faydası yoktur. "
 
Katılım
14 Eyl 2012
Mesajlar
341
Motosikleti
KTM 790 Adventure

​


Siz motosiklete neden biniyorsunuz?

Özgürlük hissi mi?
Stres atmak mı?
Zihinsel kaçış mı?
Heyecan ve adrenalin mi?
Ulaşım kolaylığı mı?
Motosiklet tutkusu mu?
Akılsızlık, mantıklı düşünememe mi?
Yoksa bütün bunların birleşimi mi?
Özgürlük hissi mi? Evet. Yolun ve gideceğin yerin kontrolünün sende olması.
Stres atmak mı? Evet. Sürerken günlük hayatın gürültüsünden uzaklaşıyorum.
Zihinsel kaçış mı? Evet. Bir süreliğine sadece yola ve ana odaklanıyorsun.
Heyecan ve adrenalin mi? Bir miktar. Ama benim için hızdan çok sürüşün verdiği his daha önemli.
Ulaşım kolaylığı mı? Evet. Şehir içinde zamandan ve yakıttan ciddi anlamda kazandırıyor.
Motosiklet tutkusu mu? Evet. Zamanla ulaşım aracından çok bir tutkuya dönüşüyor.
 
Katılım
25 Ağu 2021
Mesajlar
141
Motosikleti
Suzuki GSX 8R
Çünkü yolun sonunda mutlaka öleceğimin farkındayım ve kendimi güvenli bir alana hapsedip ,istediğim şeyleri yapamadan ölmek istemiyorum.
Yaşam dediğimiz şey ; geride bıraktığımız yıllar değil ,kendimizi mutlu ve özgür hissetiğimiz anların toplamıdır.
Yatakta ölmektense ,motosikletin üzerinde ölmeyi tercih ederim...
 
Son düzenleme:

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
15,097
Siz motosiklete neden biniyorsunuz?

Özgürlük hissi mi?
Stres atmak mı?
Zihinsel kaçış mı?
Heyecan ve adrenalin mi?
Ulaşım kolaylığı mı?
Motosiklet tutkusu mu?
Motosikletlastikleri
Akılsızlık, mantıklı düşünememe mi?
Yoksa bütün bunların birleşimi mi?

Merak ediyorum, özellikle uzun yıllardır motosiklet kullananların düşüncelerini. Kaza geçirmiş veya ciddi bir kazayı atlatmış arkadaşların bu konudaki bakış açısı da ayrıca ilginç olur.

Siz neden hâlâ motosiklete biniyorsunuz?
HEYECAN VE ADRENALİN aramıyorum
akılsızlık vs de değil konu fakat diğerleri az az var özellikle zihinsel kaçış motosiklete biniyorum çünkü beni mutlu ediyor aslında çoğu kullanıcıda bunun için biniyor
elbet bir gün öleceğiz fakat bu evde otursakta oluyor illa bir aracın buna sebebiyet vermesi gerekmiyor yani
açıksa motosiklet kazalarında ölen arkadaşlarda beni etkilemiyor onlarla aynı olayları yaşayacağımı sanmıyorum
ölenlere rahmet diliyorum umarım bizlerin başına böyle kötü olaylar gelmez
 
Katılım
19 Kas 2024
Mesajlar
358
Motosikleti
SYM JetX 125 2026, PCX 125, Joyride 300
Ulaşım kolaylığı mı?
Valla ben bu seçeneğin keyfi ile birleştirilmiş hali için biniyorum.

A Sınıfı ehliyet sahibiyim, zamanında iki kez yüksek CC alet kullandım totalde 2 yıllık bir süre (1 yıl MT-09, bir yıla yakın da NC 700 X kullandım) zarfında. Baktım ki bu aletleri istediğin kadar dikkatli kullan, tehlikeli abi. Bu bu kadar basit, kimse gelip "Ya olur mu öyle şey?" demesin. CC hacmi devasa olan aletleri hangimiz alıp 5 kilometrelik iş yerimize ara sokaktan gitmek için kullanıyoruz? Yahu biriniz gelip söylesin, bu tip aletleri alıp hız yapmayanınız var mı? Ben aldım, baktım hız yapıyorum, baktım bu hız güzel de geliyor. Bir gün ansızın bu anlık hız yüzünden eşek köyüne yollanıyordum (kaza olmadı, ama oluyordu.), ertesi gün motoru ederinin çok daha aşağısına satıp direkt küçük bir makine aldım.

125 CC yeterli, benim 300CC'lik makinem de var onu sadece kamplara giderken kullanıyorum o da fazla yük bindirdiğim için. Bakın bu alette ne zaman 1100'lük GS'ci amca moduna geçerseniz o zaman sıkıntılar başlıyor. Ülkemiz gerek yolları, gerekte insanları dolayısıyla motosiklet kullanımına uygun değil. Üstelik Türkiye'de başlayan bir olgu var, eminim dünyanın çeşitli yerlerinde de vardır; Düşük CC kullanıyorsan motorcu değilsin, bak biz 1100'lükler, racingler motorcuyuz en iyisi biziz.

Yahu motorumla kamptayım, otoyolu gören bir yere kurulmuşum. Allah sizi inandırsın gecenin 3'ünde hayvan gibi motorlarla Şile'de gazlayanları gördüğüm oluyordu. Harbiden kafayı yemeye başladı millet.

Bakın motorda ölmemenin taktiklerini veriyorum; Maksimum 400CC'lik, ağır makineler kullanmak. Gece sürmemek (ne olursa olsun), gerçekten eğitim almak, ekipman konusunda cimrilik yapmamak, en kalitelisini her zaman tam giymek, aşırı dikkatli olmak, hız yapmamak, gereksiz manevra yapmamak, kontrollü olmak.

En önemlisi de "tutku ya" işini geçmek. Arkadaşlar mekanik bir alet bu, görevi sizi a noktasından b noktasına götürmek, cinsellik, resim çizme, yemek yapma, heykeltıraş falan değil bu. Buna tutkuyu yüklediniz mi kendinizi bir anda devasa CC'lerde, dar virajlarda hız yaparak yatarken bulursunuz.

Bu arada yanlış anlaşılmasın, bu yazımda hiçbir CC kategorisine laf atıyor değilim, herkes istediğini sürmekte özgür.
 
Katılım
20 Mar 2024
Mesajlar
1,344
Motosikleti
Suzuki SV650A
Motor üstündeki zamanımın %95'i şehir içi, trafikte geçtiği için motorun bana sağladığı "açık algı" ve "tam odak" olgularını seviyorum. Başka bir şey düşünmeden, sadece o anda motosiklet sürüyor olmak hoşuma gidiyor.

Sürerken gelen benzin kokusunu ciğerlere doldurduktan sonra "benden mi geliyo lan?!!" diye düşünmek, garip, sağlıksız bir mekanik sese "hasstr yataklar sarrıyo" diye kendimce kurulmak falan bile hoşuma gidiyor. Değişen havaya, taşa, toprağa, asfalta, ıslaklığa, kayganlığa adapte olmak, dikkat etmek, trafik yorumlamak, araba sürenlere sövmek, kendi kendime konuşmak, kendime sürekli "gidonu sıkma, bacaklarını sık" diye temkinlerde bulunmak vsvsvs...

Bu tarz ufak şeylerden zevk alıyorum ben. He evet, viraj yapmak zevkli, ara hızlanmalar şahane... Ama sadece bunlar değil benim hoşuma giden. Yeşille çevrili olduğum her gride tıngır mıngır gitmek beni mutlu ediyor. Kendimle takılıyorum, ekrandan uzaklaşıyorum, fiziksel olarak bir aktivitede bulunuyorum. Güzel şeyler bunlar he.
 
Katılım
25 Ağu 2021
Mesajlar
141
Motosikleti
Suzuki GSX 8R
Valla ben bu seçeneğin keyfi ile birleştirilmiş hali için biniyorum.

A Sınıfı ehliyet sahibiyim, zamanında iki kez yüksek CC alet kullandım totalde 2 yıllık bir süre (1 yıl MT-09, bir yıla yakın da NC 700 X kullandım) zarfında. Baktım ki bu aletleri istediğin kadar dikkatli kullan, tehlikeli abi. Bu bu kadar basit, kimse gelip "Ya olur mu öyle şey?" demesin. CC hacmi devasa olan aletleri hangimiz alıp 5 kilometrelik iş yerimize ara sokaktan gitmek için kullanıyoruz? Yahu biriniz gelip söylesin, bu tip aletleri alıp hız yapmayanınız var mı? Ben aldım, baktım hız yapıyorum, baktım bu hız güzel de geliyor. Bir gün ansızın bu anlık hız yüzünden eşek köyüne yollanıyordum (kaza olmadı, ama oluyordu.), ertesi gün motoru ederinin çok daha aşağısına satıp direkt küçük bir makine aldım.

125 CC yeterli, benim 300CC'lik makinem de var onu sadece kamplara giderken kullanıyorum o da fazla yük bindirdiğim için. Bakın bu alette ne zaman 1100'lük GS'ci amca moduna geçerseniz o zaman sıkıntılar başlıyor. Ülkemiz gerek yolları, gerekte insanları dolayısıyla motosiklet kullanımına uygun değil. Üstelik Türkiye'de başlayan bir olgu var, eminim dünyanın çeşitli yerlerinde de vardır; Düşük CC kullanıyorsan motorcu değilsin, bak biz 1100'lükler, racingler motorcuyuz en iyisi biziz.

Yahu motorumla kamptayım, otoyolu gören bir yere kurulmuşum. Allah sizi inandırsın gecenin 3'ünde hayvan gibi motorlarla Şile'de gazlayanları gördüğüm oluyordu. Harbiden kafayı yemeye başladı millet.

Bakın motorda ölmemenin taktiklerini veriyorum; Maksimum 400CC'lik, ağır makineler kullanmak. Gece sürmemek (ne olursa olsun), gerçekten eğitim almak, ekipman konusunda cimrilik yapmamak, en kalitelisini her zaman tam giymek, aşırı dikkatli olmak, hız yapmamak, gereksiz manevra yapmamak, kontrollü olmak.

En önemlisi de "tutku ya" işini geçmek. Arkadaşlar mekanik bir alet bu, görevi sizi a noktasından b noktasına götürmek, cinsellik, resim çizme, yemek yapma, heykeltıraş falan değil bu. Buna tutkuyu yüklediniz mi kendinizi bir anda devasa CC'lerde, dar virajlarda hız yaparak yatarken bulursunuz.

Bu arada yanlış anlaşılmasın, bu yazımda hiçbir CC kategorisine laf atıyor değilim, herkes istediğini sürmekte özgür.
Bir noktada size katılmıyorum.
Bakın anlattığınız risklerin hemen herkes farkında ve ben motosiklete bu riskleri kabul ederek biniyorum , hatta yakın çevreme ''motosikletin üzerinde ölürsem sakın üzülmeyin ,sevdiğim bir şeyi yaparken ölmüş olacağım''diyorum.

Bu bakış açısını size dayatamam ,siz de böyle yapın diyemem , rica ediyorum siz de kendi doğrularınızı insanlara dayatmayın lütfen.

Düşüncelerim size saçma saçma gelebilir ,eğer öyleyse size tek bir şey diyebilim ; '' tamam o zaman ,sen yapma ''.
 
Katılım
19 Kas 2024
Mesajlar
358
Motosikleti
SYM JetX 125 2026, PCX 125, Joyride 300
Bir noktada size katılmıyorum.
Bakın anlattığınız risklerin hemen herkes farkında ve ben motosiklete bu riskleri kabul ederek biniyorum , hatta yakın çevreme ''motosikletin üzerinde ölürsem sakın üzülmeyin ,sevdiğim bir şeyi yaparken ölmüş olacağım''diyorum.

Bu bakış açısını size dayatamam ,siz de böyle yapın diyemem , rica ediyorum siz de kendi doğrularınızı insanlara dayatmayın lütfen.

Düşüncelerim size saçma saçma gelebilir ,eğer öyleyse size tek bir şey diyebilim ; '' tamam o zaman ,sen yapma ''.
Dostum yazıyı sonuna kadar okusaydın keşke, ben kime neyi dayatayım? Sonuna kocaman eklemişim;
Bu arada yanlış anlaşılmasın, bu yazımda hiçbir CC kategorisine laf atıyor değilim, herkes istediğini sürmekte özgür.
Diye.

Herkes istediğini sürer, yüksek CC sürmek bir hata değil, yanlış değil, kabahat değil. Gayet normal bir şey. Ben sana ülkenin motosiklete uygunluğundan, insanımızın trafik bilgisinden bahsettim.

Ama illa fikrimi sorarsan ''motosikletin üzerinde ölürsem sakın üzülmeyin ,sevdiğim bir şeyi yaparken ölmüş olacağım'' diyorum." cümlesine feci halde güldüm, haberin olsun. Bir gün gel seni misafir edeyim, geçen ay semtten bir kardeşimizi kaybettik racing'în üzerinde. Senden tek bir isteğim var, git onun gözü yaşlı annesine, yüreği yanan babasının yanına git "abi üzülmeyin, sevdiği şeyi yaparken ölmüş ya." de. Bakalım nasıl bir tepki alacaksın. Ben o çocuğun annesinin kazadan alınan motosikletin montuna saldırdığını gördüm, montuna.

Geçin bu işleri, bu aletleri ölmemek için sürüyoruz. Nasıl bir dram bu ya? Sevdiğim şeyi yaparken öldüm falan. Ne diyorsunuz abi siz ne bu film karakteri gibi? :ROFLMAO:
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

kendi doğrularınızı insanlara dayatmayın lütfen.
Neyi dayatıyormuşum afedersin? Hadi maksimum 400CC fikri benim kendi düşüncem, doğru değil. Sadece benim dikkatli olma konusunda düşüncem.

Diğerlerine geçelim;
Gece sürmemek (ne olursa olsun), gerçekten eğitim almak, ekipman konusunda cimrilik yapmamak, en kalitelisini her zaman tam giymek, aşırı dikkatli olmak, hız yapmamak, gereksiz manevra yapmamak, kontrollü olmak.
Bu yukarıda yazdığımın nesi dayatma? Bana, sana, başkasına pamuk dayamasınlar diye bir dayatmadan bahsediyorsan evet.
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Haz 2023
Mesajlar
304
Motosikleti
tehlikeli pıskileyt
Bazen hobi. Bazen ise zaman.

Ben motosiklet sürerken hız güç fark etmeksizin mutluyum. İlk sebebi bu. İkincisi ise günde 98 km yol yapıyorum ve son 2 haftadır gidiş + geliş 5-6 saat yolda zamanım gidiyor. Motosiklet ile toplam 1 saat sürüyor. Günde 4-5 saat kazanmak benim için alınabilecek bir risk.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
10,193
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT 2015
Motor üstündeki zamanımın %95'i şehir içi, trafikte geçtiği için motorun bana sağladığı "açık algı" ve "tam odak" olgularını seviyorum. Başka bir şey düşünmeden, sadece o anda motosiklet sürüyor olmak hoşuma gidiyor.

Sürerken gelen benzin kokusunu ciğerlere doldurduktan sonra "benden mi geliyo lan?!!" diye düşünmek, garip, sağlıksız bir mekanik sese "hasstr yataklar sarrıyo" diye kendimce kurulmak falan bile hoşuma gidiyor. Değişen havaya, taşa, toprağa, asfalta, ıslaklığa, kayganlığa adapte olmak, dikkat etmek, trafik yorumlamak, araba sürenlere sövmek, kendi kendime konuşmak, kendime sürekli "gidonu sıkma, bacaklarını sık" diye temkinlerde bulunmak vsvsvs...

Bu tarz ufak şeylerden zevk alıyorum ben. He evet, viraj yapmak zevkli, ara hızlanmalar şahane... Ama sadece bunlar değil benim hoşuma giden. Yeşille çevrili olduğum her gride tıngır mıngır gitmek beni mutlu ediyor. Kendimle takılıyorum, ekrandan uzaklaşıyorum, fiziksel olarak bir aktivitede bulunuyorum. Güzel şeyler bunlar he.
Benim motosiklet sürüşümde şehir çi yalnızca evden şehrin dışına çıkana kadar o da 2km falan. Ama yazdıklarınızın gerisine katılıyorum. tam odaklanma başka hiç bir şey düşünmeme vb. konusunda zihnim dinlenmiş oluyor. interkomum var ama müzik açmıyorum, interkomu yalnızca birlikte sürdüğüm arkadaşlar için kullanıyorum. "Viraj yapmak" gibi zevkim yok ama virajlı yollarda tın tın sakinü srmeyi seviyorum bu da benim "viraj yapma" anlayışım. Haa, bir de sürdüğüm gün güzel köfteci veya başka bir lezzet'e denk gelince süper oluyor.
 
Katılım
28 Haz 2014
Mesajlar
220
Motosikleti
Honda Vfr800xCrossrunner
insanlar hergün ölüyor
ama kalpten
ama kanserden
ama başına tuğla düşerek
ama karşıdan karşıya geçerken
ama uykuda uyurken
keşke uyumasaydı
keşke o gün sokağa çıkmasaydı
keşke o kaldırımdan geçmeseydi
keşke onu yemeseydi
keşke o otelde kalmasaydı
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
10,646
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Bazen hobi. Bazen ise zaman.

Ben motosiklet sürerken hız güç fark etmeksizin mutluyum. İlk sebebi bu. İkincisi ise günde 98 km yol yapıyorum ve son 2 haftadır gidiş + geliş 5-6 saat yolda zamanım gidiyor. Motosiklet ile toplam 1 saat sürüyor. Günde 4-5 saat kazanmak benim için alınabilecek bir risk.
Benim de ilk başlangıcım böyle ilk 5 yıl işe motosikletle gidip geldim toplam 60 gün (5 yıl x 12 gün x 24 saat = 1.440 saat) vakit kazandım. Büyük kazanç. Zevki de ayrı. Artık işe gidip gelmiyorum, bir vakit olursa köfte yemeye gezmeye veya yazın yazlığa gitmeye falan kullanıyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst