- Katılım
- 7 Kas 2016
- Mesajlar
- 2,340
- Konu Yazar
- #1
Böyle bir başlık yaptım çünkü gezimizin büyük çoğunluğu işkence gibiydi. Ama ona rağmen çok keyifliydi.
İki üç hafta önce Tuzgölüne gidelim demiştik ve yolda benim motorun conta yanmıştı. Motorumu kendim topladım ve böyle geziler ile deniyorum eksiklikleri görüyorum. Şimdi yeni motor yeni elektirik tesisatı derken motoru bi denemek lazım.
Tuzgölü Aksaray-Ankara yolunda. Aksaray'a 100 km mesafede sanırım tam bilmiyorum.
Arkadaşlarla sabah 9da benim evin arkasında buluşmak üzere sözleştik. Normalde ben çok dakik biriyim bana ayak uyduran olmaz. Ama bu sefer tam tersi oldu tam 9da gelmişler ve beni uyandıdılar. :mrgreen:
Solda Çapan sağda Turan.
Yola çıkmadan önce motorun son kontrollerini yapıyorum. 18 dişli vardı 16 olanı taktım.
Motor hazır. Hadi bakalım.
Normalde kahvaltıyı yol üzerinde bi ağaçlıkta yaparız diye düşündük. Ama geç kaldığımız için ve artık havalar erken karardığı için bi simitçide hallettik. Ateş yak çay demle filan uzun iş.
Atlar kapıda bizi bekliyor.
Kilometreyede bakalım pek doğru göstermesede.
Fazla uzaklaşmadan ilk arızayı yaptı bile. Platinli ateşleme sistemi var motorda. Ve eskimiş hiç düzeni kalmamış. İlk fırsatta elektroniğe geçeceğim ama artık yola çıktık dönüşü olmaz.
Platinin ağzını temizledim. Birazda ayarladım yola çıktık yeniden.
Motor düzeldi gibi. Tam istediğim gibi değil ama iyi kötü götürüyor.
Şereflikoçhisar'a vardık. Orda bi çay molası verdik.
Ordan bi 10 km kadar gittikten sonra Tuzgölü'nün yaya olarak girilen yerine vardık. Baya turistte vardı. Biz bi yol bulup göle girdik motorla. :mrgreen: Bendeki enduro lastik olduğundan her türlü gidiyorum ama gençler biraz sıkıntı çekti.
Kalın iz benim lastikten. Yarıp geçiyor küheylan maşallah. :mrgreen:
Baya güzel yer. Herkes bize bakıyordu baya şaşırdılar motorla girince. Japon turistler fotoğrafımızı çekti. Hatta japon kızın biri izin istedi beraber fotoğraf çekindik.
Motorların hali perişan.
Bizimde halimiz perişan. Her yerimiz tuz oldu. Birde geniş araziyi bulunca biraz abarttık.
Çapan orda lastik yakmaya çalışıyor. :mrgreen:
Titreşimden dolayı benim yan kapağı tutan 2 cıvata gevşedi. Elimle biraz sıkmıştım. Sonra ilerde tornavidayı aldım sıkayım dedim bi baktım cıvatanın biri yok. Biraz aradık bulamadık. Deliğe üstüpü bastım yağ atmasın diye. Öyle devam.
Turan'a saati sorduk 4 dedi. Aslında ikiymiş ama bilmiyoruz. Dönelim geç oldu dedik çıktık. Çıkışta bize doğru jandarma yürüyordu. Durdurdu evrakları aldı ön tarafa gelin dedi. Çapan'ın plaka yok daha çıkarmadı. Turan'ın ehliyet yok ruhsat yanında değil. Evrağı tam olan bi ben varım. Zaten ehliyeti filan hiç sormadı. Oraya giriş yasakmış. Bizi şikayet etmişler jandarma geldi.
Çapan Sur gazisi. Emekli uzman çavuş. Zaten o kimliğini verip ben gaziyim diyince sağolsunlar jandarmalar uğraşmadı bizle. Cezada yazmadılar. Öyle bi durum olmasa hem ceza yeriz hemde iki motorda bağlanır. Jandarmalarla arayı kurunca bizde biraz yüzsüzlüğe vurup mangal yakacak yer sorduk. :mrgreen: Yasakmış oda. Yakamadık yolda yakarız dedik devam ettik. Jandarmalar arkada görünüyor.
Sonra yine arıza yaptı. Platin iyice ölmüş. Turan'ın yanında internet kablosu varmış. Platine doladım motoru çalıştıracak hale getirdim. Öylece devam ettik birazda.
Sonrada benzin bitti benim. 8 litre depo var 100kmde bitirmiş. O kadar yakacağını tahmin etmediğimden daha almamıştım benzin. Sonra yol kenarında biri sağolsun benzin verdi iki litre kadar. Ama iki zamanlı motor ve yanımda yağ kalmamıştı. O yüzden yol kenarında ip bulduk. Çapan beni yağ satan petrol bulana kadar çekti.
Yağı bulduk motora benzinide doldurduk. Sonrada motorları yıkayıp tuzdan arındırdık.
Turan'ın ve benim motor çalışmadı. Baya uğraştırdı o. Su kaçmış aralara.
Buda petrolden hatıra olsun.
Motora yanlışlıkla yağı fazla koydum. Olması gerekenden iki katı fazla yağ. Sinek ilaçlama arabası gibi gidiyordum sonra gitmemeye başladı. İlk petrole çekip 1.5 litre şişeye depodaki benzinin birazını boşalttık. Üstüne geri sade benzin alınca düzeldi bi nebze.
Ordanda çıkınca hava kararmaya başladı. Motor zaten iyice gitti. Platin ölmüş gömen yok. 2-3 bin deviri geçince yetiştiremiyor tekliyor. 80 hızı anca yapıyor. O halde ilerledik baya.
Yol boyunda arkadaşın yeri var. Tır kamyon döşeme işi yapıyor. Ona uğrayalım bi çay içelim hemde platini bi daha temizleyeyim diye durduk.
Arkadaş yanlızmış orda. Normalde lastikçi elektirikçi ve döşemeci olarak o var. Diğerleri bugün yokmuş. Hem ona yarenlik ederiz hemde karnımızı doyururuz diye mangalı orda yaktık. İyice acıkmıştık zaten.
Ezme yaptık birde. Ezme aşırı lezzetli birşey. Etten çok seviyoruz sadece bunu yesekte olur.
Yemekten sonra çayımızıda demledik hayat bize güzel.
Gece orda kalalım diye düşünüyoruz bi yandan. Hava soğudu iyice. Benim arka lamba patlamış. Arkadan gelen arabalar göremiyor. Gündüz gitsek daha iyi.
Elektirikçinin orda uygun lamba bulup değiştirdim. Devam edelim bari dedik.
Yolda birkez daha durduk. Motor zaten gitmiyor. Yol iyice işkence gibi oldu. Bi mola verip kendimize geldik.
Çok şükür sonunda eve geldik. Saat gece yarısını geçti. Baya sıkıntı çektik ama güldük eğlendik.
Halimiz itten beter keyfimiz paşada yok diye bi söz vardır. Bizimkide öyleydi. Motor arızasıyla uğraşmasak daha çok gezecektik ama kısmette bu kadar varmış.
İki üç hafta önce Tuzgölüne gidelim demiştik ve yolda benim motorun conta yanmıştı. Motorumu kendim topladım ve böyle geziler ile deniyorum eksiklikleri görüyorum. Şimdi yeni motor yeni elektirik tesisatı derken motoru bi denemek lazım.
Tuzgölü Aksaray-Ankara yolunda. Aksaray'a 100 km mesafede sanırım tam bilmiyorum.
Arkadaşlarla sabah 9da benim evin arkasında buluşmak üzere sözleştik. Normalde ben çok dakik biriyim bana ayak uyduran olmaz. Ama bu sefer tam tersi oldu tam 9da gelmişler ve beni uyandıdılar. :mrgreen:
Solda Çapan sağda Turan.
Yola çıkmadan önce motorun son kontrollerini yapıyorum. 18 dişli vardı 16 olanı taktım.
Motor hazır. Hadi bakalım.
Normalde kahvaltıyı yol üzerinde bi ağaçlıkta yaparız diye düşündük. Ama geç kaldığımız için ve artık havalar erken karardığı için bi simitçide hallettik. Ateş yak çay demle filan uzun iş.
Atlar kapıda bizi bekliyor.
Kilometreyede bakalım pek doğru göstermesede.
Fazla uzaklaşmadan ilk arızayı yaptı bile. Platinli ateşleme sistemi var motorda. Ve eskimiş hiç düzeni kalmamış. İlk fırsatta elektroniğe geçeceğim ama artık yola çıktık dönüşü olmaz.
Platinin ağzını temizledim. Birazda ayarladım yola çıktık yeniden.
Motor düzeldi gibi. Tam istediğim gibi değil ama iyi kötü götürüyor.
Şereflikoçhisar'a vardık. Orda bi çay molası verdik.
Ordan bi 10 km kadar gittikten sonra Tuzgölü'nün yaya olarak girilen yerine vardık. Baya turistte vardı. Biz bi yol bulup göle girdik motorla. :mrgreen: Bendeki enduro lastik olduğundan her türlü gidiyorum ama gençler biraz sıkıntı çekti.
Kalın iz benim lastikten. Yarıp geçiyor küheylan maşallah. :mrgreen:
Baya güzel yer. Herkes bize bakıyordu baya şaşırdılar motorla girince. Japon turistler fotoğrafımızı çekti. Hatta japon kızın biri izin istedi beraber fotoğraf çekindik.
Motorların hali perişan.
Bizimde halimiz perişan. Her yerimiz tuz oldu. Birde geniş araziyi bulunca biraz abarttık.
Çapan orda lastik yakmaya çalışıyor. :mrgreen:
Titreşimden dolayı benim yan kapağı tutan 2 cıvata gevşedi. Elimle biraz sıkmıştım. Sonra ilerde tornavidayı aldım sıkayım dedim bi baktım cıvatanın biri yok. Biraz aradık bulamadık. Deliğe üstüpü bastım yağ atmasın diye. Öyle devam.
Turan'a saati sorduk 4 dedi. Aslında ikiymiş ama bilmiyoruz. Dönelim geç oldu dedik çıktık. Çıkışta bize doğru jandarma yürüyordu. Durdurdu evrakları aldı ön tarafa gelin dedi. Çapan'ın plaka yok daha çıkarmadı. Turan'ın ehliyet yok ruhsat yanında değil. Evrağı tam olan bi ben varım. Zaten ehliyeti filan hiç sormadı. Oraya giriş yasakmış. Bizi şikayet etmişler jandarma geldi.
Çapan Sur gazisi. Emekli uzman çavuş. Zaten o kimliğini verip ben gaziyim diyince sağolsunlar jandarmalar uğraşmadı bizle. Cezada yazmadılar. Öyle bi durum olmasa hem ceza yeriz hemde iki motorda bağlanır. Jandarmalarla arayı kurunca bizde biraz yüzsüzlüğe vurup mangal yakacak yer sorduk. :mrgreen: Yasakmış oda. Yakamadık yolda yakarız dedik devam ettik. Jandarmalar arkada görünüyor.
Sonra yine arıza yaptı. Platin iyice ölmüş. Turan'ın yanında internet kablosu varmış. Platine doladım motoru çalıştıracak hale getirdim. Öylece devam ettik birazda.
Sonrada benzin bitti benim. 8 litre depo var 100kmde bitirmiş. O kadar yakacağını tahmin etmediğimden daha almamıştım benzin. Sonra yol kenarında biri sağolsun benzin verdi iki litre kadar. Ama iki zamanlı motor ve yanımda yağ kalmamıştı. O yüzden yol kenarında ip bulduk. Çapan beni yağ satan petrol bulana kadar çekti.
Yağı bulduk motora benzinide doldurduk. Sonrada motorları yıkayıp tuzdan arındırdık.
Turan'ın ve benim motor çalışmadı. Baya uğraştırdı o. Su kaçmış aralara.
Buda petrolden hatıra olsun.
Motora yanlışlıkla yağı fazla koydum. Olması gerekenden iki katı fazla yağ. Sinek ilaçlama arabası gibi gidiyordum sonra gitmemeye başladı. İlk petrole çekip 1.5 litre şişeye depodaki benzinin birazını boşalttık. Üstüne geri sade benzin alınca düzeldi bi nebze.
Ordanda çıkınca hava kararmaya başladı. Motor zaten iyice gitti. Platin ölmüş gömen yok. 2-3 bin deviri geçince yetiştiremiyor tekliyor. 80 hızı anca yapıyor. O halde ilerledik baya.
Yol boyunda arkadaşın yeri var. Tır kamyon döşeme işi yapıyor. Ona uğrayalım bi çay içelim hemde platini bi daha temizleyeyim diye durduk.
Arkadaş yanlızmış orda. Normalde lastikçi elektirikçi ve döşemeci olarak o var. Diğerleri bugün yokmuş. Hem ona yarenlik ederiz hemde karnımızı doyururuz diye mangalı orda yaktık. İyice acıkmıştık zaten.
Ezme yaptık birde. Ezme aşırı lezzetli birşey. Etten çok seviyoruz sadece bunu yesekte olur.
Yemekten sonra çayımızıda demledik hayat bize güzel.
Gece orda kalalım diye düşünüyoruz bi yandan. Hava soğudu iyice. Benim arka lamba patlamış. Arkadan gelen arabalar göremiyor. Gündüz gitsek daha iyi.
Elektirikçinin orda uygun lamba bulup değiştirdim. Devam edelim bari dedik.
Yolda birkez daha durduk. Motor zaten gitmiyor. Yol iyice işkence gibi oldu. Bi mola verip kendimize geldik.
Çok şükür sonunda eve geldik. Saat gece yarısını geçti. Baya sıkıntı çektik ama güldük eğlendik.
Halimiz itten beter keyfimiz paşada yok diye bi söz vardır. Bizimkide öyleydi. Motor arızasıyla uğraşmasak daha çok gezecektik ama kısmette bu kadar varmış.
Son düzenleme: