Yaşam üzerine

Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
Moderatorler biliyorum konu yanlıs yerde acılı ama lütfen buradan silmeyin çok önemli ve herkesin okumasını sağlamak istiyorum...


Ben mistik alemin yalan dünya dediği kavramı kendimce şöyle yorumluorum. Dünyaya dair bilgi ve tecrübelereimiz, duyu organlarımızın ürettiği elektrik sinyallerinin birkaç trilyon gri hücre tarafından yorumlanmasından ibarettir. Benimiz analiz edene kadar geçen zaman içinde ise bu sinyal kaynakları çoktan tarih olmuştur. Geçmişte kalmıştir. Yani gördüğumuzu duyduğumuzu tattiğimizi sandığimiz herşey bir hayalden ibarettir. Algı organlarinin sinyallerinden bir sonuç çıkaran beynimiz kör sağir dilsiz izole bir kavanozda etraftan gelen bilgilerin doğruluğuna inanmak zorundadır. Ya d a biz kendimizi inanmak zorunda hissederiz. Her organın fiziksel sınırları vardir. Göz, kızıl ötesınden mor ötesine kadar uzanan işik elpazesinin saadece %4 yazı ile üzde dörtunu görebilir ilginç değil mi? Burunumuz keza öyle, hayvanlarin yüzlerce kez altında bir koku alma duyumuz var. Derimiz de ise aynı 2 milimetre kareniniçine batırılan iki iğneyi anlamaktan aciziz. Kulaklar 20 db ile 20.000 db aralığıni duyabilir ancak. Her aldığını gerçek zanneden beyni kandırmanın da okadar zor olmadığını görüyoruz hipnoz altında telkinleri gerçek tecrübelerden ayıramadığına şayit olmak kolaydır. Bu arada gerçek tecrübe dediğimiz nedir? Birbirimizi kandırarak tatmin olmaya çalışirken nasil güzelliklerin ve ibretlerin ellerimizden kayıp gittiğini farkedemiyoruz. Herşey bizden ve bizin algı çerçevemizden ibaret değil. Bukadar egosentrik olmak zorunda değiliz.
Nereye varmay a çalışiyorum? Kos koca kainatta hatta bırakın kainatı yaşadığımız dünyada düyü organlarımızin kaabiliet perdesi altında iken göremediğimiz meseleleri inkar etmekte inkara gücümüzun yetmediğini ise mucize diye geçiştirmekteyiz. Acizliğimizi kabullenmemenin bu zavallı yollarıni pozitif bilim diye bir de kendimize yutturuoruz.
Sizce de öyle değilmi ??





Alpagut DEVELIOGLU

*************************************************
»»»»»» Bu Mesaj Moderator tarafindan düzenlenmiştir.»»»»»»
Foruma yazilacak konular ilgili bölümlere yazilmalidir. Yanlış bölüme açılan başliklar yöneticilerce ilgili bölüme taşınır... Tekrarı halinde SİLİNİR! Bu nedenle itiraz türü yazilarin da silinmesi, veya cevaplandirilmasi sorumlunun yetkisindedir.

icon2.gif
Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajlari degistirme ve silme hakkina sahiplerdir.

icon2.gif
Foruma üye olan herkes Forum Kurallarını kabul etmiş sayılır.

icon2.gif
Şikâyetler için...
[email protected]
************** Site Yöneticisi: olcan138 **************
 
Katılım
1 Haz 2006
Mesajlar
1,027
insan kendi psikolojik ve fiziki sınırları içinde vardır, bu fiziki ve psikolojik sınırlar birbirlerini yakından etkiler. sırf daha fazlası oldugunu düşünebiliyoruz(algilayamadigimiz seyler oldugunu biliyoruz/tahmin ediyoruz) diye aldigimiz bilgileri pozitif bilim kullanarak yorumlamamaliyiz bu saçmadir gibi bir sonuca ulaşmak bence çok yanlistir. görüp algilayabildigimiz bu kadardir ötesi şu an için metafiziktir biz fizik olanla ilgili anlamli çalışmalarımızı ve metafizik olan ile ilgili tahminler düşünceler ve beyin egzersizlerimizi sürdürebilriz.

egosentrik(ben merkezli olarak dilimize cevirebilirim sanirim) olmamiz fizyolojimiz ve insan olmamizin bir gereğidir, psikolojimizden kaynaklanir, canlılarda var olan yaşamını sürdürme isteğinin(tabi bunun nedenini bilmiyoruz) insan denilen canlıya olan bir yansimasi sonucu gelişmiş bir özelliktir. Bu çağda pozitif bilim sayesinde imkanlarimiz bu kadar ilerlemişken bence de egosentrik olmak zorunda degiliz, ama genlerimiz ve gelişmelere ayak uydurmakta zorlanan kültürün içinde yaşamamızdan kaynakli psikolojimiz buna engeldir.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst