Ben kendi tecrübemi aktarayım, sen kendine pay çıkarırsın anlattıklarımdan.
20 bin km CBR250'den sonra Hornet almak isterken hiç aklımda olmamasına rağmen mantıklı olanı yapıp MT-07 aldım. İlk dikkatimi düğmelerinin küçüklüğü, çalışma netliğinin olmaması çekti. Eski motorumda bile daha iyisi vardı. Ergonomik olmayışına hiç değinmiyorum. 1 yılda kornayı 5 kere çalamamışımdır.
07'nin en güzel tarafı motoru. Torklu, az yakan, çok zevkli ve hatta karakterli bir motoru var. Ama maalesef diğer bütün parçalar motorun az veya çok gerisinde kalıyor. Süspansiyonlar vasatın da altında. Motoru belli bir açıdan fazla yatırdığında ön takımdaki bütün his gidiyor. Yüksek hızlı açık virajlarda ensenden soğuk ter akıyor. Bu duruma meşhur şasi burkulmasının etkisi var mıdır bilemiyorum. O kadar tecrübeli değilim. Yurtdışı forumlarda bu burkulma hadisesine hiç değinildiğini görmedim. Orda da süspansiyonların mevcut haliyle tehlikeli bile olduğunu söyleyenler çıkmış. Ön takımdaki hissizliğe muhtemelen 90 mm'lik trail değerinin de katkısı var. Bu değer şehir içinde motora scooter kıvraklığı veriyor ama yüksek hızdaki kararlılıktan ve ön takım hissinden vazgeçiyorsun.
07 tam bir şehiriçi motoru, oturuş pozisyonu öne çok yakın ve süpermotoya benziyor. Az yakıyor, iyi gidiyor, scooter kadar çevik. Fena durmuyor ve kaliteli ön amortisörlerle fren daha da iyi olabilir.
İlk aldığımda 130'dan sonra motorun üstünde durmakta bile zorlanıyordum ama rüzgara bile alışıyorsun. Ben senede 2-3 uzun tur yapma uğruna çıplak motorun kıvraklığından, hafifliğinden ve kullanım rahatlığından vazgeçmezdim.
240 kg'lık Z800 nasıl bir çıplak motor anlamak zor. Hem uzun yolda rüzgar yiyorsun hem de şehiriçinde touring motor ağırlığı çekiyorsun.
Bence MT-07 aldıktan sonra ön ve arka amortisör değiştirmek, göstergeyi farın üstüne almak (bunu yaptım), büyük bir arka çamurluk almak (arkaya çamur atıyor bildiğin) ve hatta radyal fren merkezi takmak motoru evladiyelik bir hale getirir.
Ben de buna değip değmeyeceğine karar veremiyorum şu anda.