Yamaha Yamaha FZS 600 (FZ6 Fazer) '98-'03 Bilgi Paylaşım Başlığı

Katılım
20 Nis 2006
Mesajlar
17
Dediğim motoru aldım, baştan aşağı yeniledik diyebilirim. Motor aşırı iyi durumda, ben üzerinde biraz modifikasyon yapacağım, kesme biçme, vb. Bakımdan çıktıktan sonra sıfır gibi oldu. Çok sevdim. Umarım uzun yıllar gideriz. Bu başlığa bakan pek olmuyor ama :)
 
Katılım
26 Eyl 2013
Mesajlar
8
merhaba, gerçekten cansız bir konu. bende yurt dışına çıkmadan yatırım olsun diye bi fzs600 aldım. ufak tefek eksikleri var tabi ona göre fiyat verdik. Streetfighter denilen tarzda birşeyler yapmak istiyorum döndüğümde. Ayrıca yağ, yağ filtresi değişecek, sol yan kapak kırık oraya da kapatmak için işlem yapmışlar orası değiştirilecek. Motor mekaniği, vitesleri sağlam aldıktan sonra 1 hafta kadar kullandım toplamda 300-400km kadar :D

sormak istediğim, hangi marka yağ filtresi, hangi marka yağ ve kaç litre koyulsun önerirsiniz? Bunlar dışında tavsiyelerinizi söylerseniz makbule geçer. Umarım 2-3 yıl değilde en kısa sürede ilgililere ulaşır :queen: :queen:
 
Katılım
24 Ara 2006
Mesajlar
259
Şu an memlekette kaç tane fzs600 kaldı ki topic canlı olsun? Fzs zamanında cok ozel ilerici bir motordu. Bu motorun aşığıyım belki türkiyedeki en temiz 2001 garajımı süslüyor. Ancak motor artık çağın gerisinde kalmış durumda. Binince eskiliği hissediyorsun. Frenler yol tutuş abs nin olmaması yeni teknoloji bir 4 silindire binince anlıyorsun.... Ayrıca temizi yok meraklısı çok bu sebeple artık bir çok motorun piyasada temizleri nerdeyse muadil 3-5 yasinda teknolojik makşne fiyatına satılıyor. Meşela bandit1200 gsx1400 fzs1000 fzs600 temiz cbr600 temi bandit600 gl1500 fjr1200 gibi makinelere astronomik paralar isteniyoe ve yok da zaten kapanın elinde kalıyor. Yani demek istediğim çok zengin olup garajınızda göz zevkinizi tatmin etmek için alıp ayda 1-2 kere zevk için binmeyecekseniz devamlı gğndelik hayatta kullanmak amacında iseniz bu makineleri almayın derim.
Ayrıca kesip biçmek de motorun değerini düşürüyor, zaten artık sıfır retro makineler var gidin onları alın.
Ama yine de fzs600 çok özel bir motor. Ben mantık değil duygusal olarak bakıyorum ve severek saklıyor biniyorum. Ne de olsa hatıralarım en güzel yıllarım o motorda kaldı.
 
Katılım
26 Eyl 2013
Mesajlar
8
Yani tam bekledigim cevap olmasa da tesekkur ederim oneriler icin. Yasadigim sehirde ve gittigim sehirlerde bir suru fzs 600 gordum. Cok guzel donusumler yapmislar. Motorun fiyatinin dusmesi degil alacagim zevki onemsiyorum. Zaten aldigim fiyattan da asagi pek inecegini zannetmiyorum. Mekanigi saglam 65-66 binde 8 bine aldim bu zamanda :)
 
Katılım
26 Eyl 2013
Mesajlar
8
hangi marka yağ filtresi, hangi marka yağ ve kaç litre koyulsun önerirsiniz? Yedek parca vs temin edebilecegim bir yer var mi ? Bunlari yazarsaniz bana ve benden sonra bakacak kisilere faydali olabilir. Turkiyeye doner donmez bir iki biseyler paylasmayi dusunuyorum :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Mar 2017
Mesajlar
14
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Merhaba bende 2003 mavi fzs 600 ile aranıza katılmak üzereyim. Alacağım motorun kafa grenajı ve buna bağlı parçaları yok. Kaza sonucu kırılmış, mekanik olarak görüntü olarak çok büyük sorunlar yok. Haftaya test edeceğim. Bu aracın far ve grenajı olan var mı? Ya da olduğu yeri bilen var mı? uyduruk yapmak istemiyorum ama bulamazsam Naked tarzı yapmayı düşünüyorum.
 
Katılım
22 Eyl 2017
Mesajlar
2
Selam.
Ben Oruç. İstanbul Büyükçekmece de yaşıyorum. 35 yaşındayım.
Daha önce bir çok farklı motorum oldu. Açık ara en sevdiğim ve saygı duydugum motorum ise FZS 600.

Yamaha XT 600 E
Vespa GT 200i
Sym Joymax 250
Honda CB 400N (kısa bir süre bindim)
BMW F650 GS (kısa bir süre bindim)
Salcano Hunter 150
gibi çeşit çeşit motorlarım oldu.
Ayrıca çevremde arkadaşlarıma ait farklı CC ve tür motorları da belirli mesafelerde kullanma fırsatım oldu.

Yaklaşık 6 aydır sarı renk, 40.000 kilometrede ve civatasına kadar orjinal, çok iyi mekanik ve kozmetik kondisyonda bir FZS 600 kullanıyorum.
Almadan evvel çok araştırma yaptım. Türkçe kaynak ne yazık ki kısıtlı. O yüzden tecrübelerimi buraya yazmak istiyorum.

Oturuş pozisyonu tam olarak bir sınıfa girmiyor. İster rahat ve dik otur (gidon yükseltme/yaklaştırma şart) ister agresif otur. Ergonomi son derece başarılı. 180cm ve 95 kiloyum. Genelde motorlar altımda ufak kalır, FZS 600 tam oluyor. Karbüratörlü oluşu beni biraz korkutmuştu lakin bu motor, mekanik mükemmeliyetin son kalesi diyebiliriz. En ufak bir sorun yaşamadım. Gaza tepkisi son derece akıcı. ÖZellikle 7.000 devirden sonra çıldırıyor. İki farklı motor var. Birisi 7.000 e kadar olan, ağır başlı, her şarta uyabilen, konforlu ve kendinden emin FZS 600, ikincisi ise 7.000 devirden sonra ortaya çıkan ve güncel 600 lüklere "ben daha ölmedim" dercesine 4 karbüratörü ve silindiri çıkarıp masaya vuran FZS 600. İlk sürüşümde resmen şok oldum. Lakin bu karaktere alışıp keyif almak, akıcı ve tahmin edilebilir gaz tepkisi sebebiyle çok kolay oldu. Frenleri efsane. ZANK diye duruyor. Herkesin dediği gibi frenleri yarış motoru seviyesinde. İnanılmaz güvenli frenleri. Bundan inip de başka motora binince insan tedirgin oluyor.

Bir diğer keyifli nokta ise şase ve yol tutuş. Amortisörlerden mucize beklemeyin. Ancak bakımını yapar ve tarzınıza göre ince ayar yaparsanız işini yapıyor. Şase ve amortisör uyumu iyi. Virajlarda eğer tecrübeliyseniz bir çok 600 lük makinaya el sallarsınız. Yol tutuşu 15 yaşında bir makina için tam kıvamında. Eyvah dedirtmiyor. Ama amortisör bakımı ve ayarı şart.

Motosikleti orjinal hali ile bir paket olarak düşünürsek, uzun yol konforu gayet yeterli. Alır almaz İstanbul - Nevşehir, İstanbul - Çanakkale, ve İstanbul - Balıkesir gibi yollar yaptım ve kemiksiz 7000 kilometre kullandım. Gayet rahat ve konforlu. İster efendi efendi 120 ile git, ister çıldır ve 220 ile uza. Bu yolculuklarda iki arka çanta, sırt çantası, çadır, uyku tulumu ve minimal kamp malzemesi yüklü vaziyette 220 görmüşlüğüm oldu. (kekoluk var biraz evet). Motor 200 ve üzerine soluksuz çıkabiliyor ve oralarda rahatça kalıyor. Cesaretiniz varsa üstü de olur ama altınıdaki motor yaşını başını almış bir motor. 0-100 fabrika verisi yaklaşık 4 saniye. Ben bahsettiğim şekilde yüklü olarak 6 saniyede çıkıyorum.(GPS ile ölçüyorum) Bence aradan geçen 15 sene ve 40.000 kilometre sonrasında gayet kabul edilebilir. Tüketim ise uslu olursan 5 litre, yok ben ışınlanacağım dersen temiz 7-8 litre civarında. Zaten gazlayıp da durdugunuzda etrafı benzin kokusu sarıyor. Ki ben biraz bunu seviyorum. Hoşuma gidiyor.

Yedek parça ve servis maliyetleri kabul edilebilir seviyede. İlk bakışta pahalı geliyor ancak bu nereden baktığınıza göre değişir. Eğer 150 lik YBR den geliyorsanız evet pahalı lakin hiç bir güncel motordan daha pahalı değil yedek parçaları ve ilginç biçimde temin edilebiliyor. Zaten düzgün bakılmışl ise tek masrafınız uzun süre filtre ve sıvı olur. Mesela ben geçen yanlışlıkla debriyaj manetini kırdım. Universal bir manet takmak üzereyken (300 TL) şans eseri internette sıfır ve orjinalini 40 TL ye buldum. Eksantirik zinciri değiştireyim diyorum, 400 TL civarında fiyatı var. Bence normal..Haa, ama karbüratör boğaz lastiği var esela, 4 adedi 500 lira civarında. Ufacık parça ama pahalı. Genel olarak parça tedariği ve maliyeti bence korkulacak bir şey değil. Neticede 4 silindir ve neredeyse 100 beygir bir makina. Elbette hep siz ona binecek değilsiniz. Ara ara o da size binecek. Bu işler böyle :)
Bir diğer güzelliği ise son derece basit bir mekaniğe sahip oluşu. Eğer ingilizceniz azıcık var ise, yurt dışı forumlardan destek alarak neredeyse en karışık bakımı ve tamiri bile kendiniz yapabiliyorsunuz. Daha önce tecrübeniz yoksa bile bu sorun olmuyor. Bozabileceğiniz pek bir şey yok. Benim elim bu motor ile birlikte alet tutmaya başladı diyebilirim. Gerçi yatkınlığım vardı ama olsun. Şu anda tüm filtre değişimlerini, yağ değişimini, amortisör ayar ve bakımlarını, karbüratör ayarını kendim yapabiliyorum. Son derece basit..Harika..

Gelelim hissiyata. Bence bir motoru aldıran ya da sattıran şey bu. Motorun üzerindeyken ben kendimi çok iyi hissediyorum. 4 silindirim sürekli "ben buradayım" dediğini duyuyorum. Güncel 600 lük kullanıcılarının tuhaf bakışlarını görüyorum. Işıklarda azıcık kamçılayınca ön tekerin yükselme çabasını beğeniyorum. Eski motorcuların yanına gittiğimde saygı dolu bakışlar beni iyi hissettiriyor. Bir motor ustasına gittiğiniz zaman ustalar eski bir dostu görmüşcesine yaklaşıyor.
Alınır mı, net alınır ve uzun kilometreler binilir. Lakin kimden aldığınız çok önemli. Eğer bakımları adam akıllı yapılmış ise ölmeyecek bir yol arkadaşınız olur.

Sorularınız olur ise memnuniyet ile yanıtlarım.
Görüşmek üzere.
 
Katılım
26 Mar 2012
Mesajlar
1,207
Selam.
Ben Oruç. İstanbul Büyükçekmece de yaşıyorum. 35 yaşındayım.
Daha önce bir çok farklı motorum oldu. Açık ara en sevdiğim ve saygı duydugum motorum ise FZS 600.

Yamaha XT 600 E
Vespa GT 200i
Sym Joymax 250
Honda CB 400N (kısa bir süre bindim)
BMW F650 GS (kısa bir süre bindim)
Salcano Hunter 150
gibi çeşit çeşit motorlarım oldu.
Ayrıca çevremde arkadaşlarıma ait farklı CC ve tür motorları da belirli mesafelerde kullanma fırsatım oldu.

Yaklaşık 6 aydır sarı renk, 40.000 kilometrede ve civatasına kadar orjinal, çok iyi mekanik ve kozmetik kondisyonda bir FZS 600 kullanıyorum.
Almadan evvel çok araştırma yaptım. Türkçe kaynak ne yazık ki kısıtlı. O yüzden tecrübelerimi buraya yazmak istiyorum.

Oturuş pozisyonu tam olarak bir sınıfa girmiyor. İster rahat ve dik otur (gidon yükseltme/yaklaştırma şart) ister agresif otur. Ergonomi son derece başarılı. 180cm ve 95 kiloyum. Genelde motorlar altımda ufak kalır, FZS 600 tam oluyor. Karbüratörlü oluşu beni biraz korkutmuştu lakin bu motor, mekanik mükemmeliyetin son kalesi diyebiliriz. En ufak bir sorun yaşamadım. Gaza tepkisi son derece akıcı. ÖZellikle 7.000 devirden sonra çıldırıyor. İki farklı motor var. Birisi 7.000 e kadar olan, ağır başlı, her şarta uyabilen, konforlu ve kendinden emin FZS 600, ikincisi ise 7.000 devirden sonra ortaya çıkan ve güncel 600 lüklere "ben daha ölmedim" dercesine 4 karbüratörü ve silindiri çıkarıp masaya vuran FZS 600. İlk sürüşümde resmen şok oldum. Lakin bu karaktere alışıp keyif almak, akıcı ve tahmin edilebilir gaz tepkisi sebebiyle çok kolay oldu. Frenleri efsane. ZANK diye duruyor. Herkesin dediği gibi frenleri yarış motoru seviyesinde. İnanılmaz güvenli frenleri. Bundan inip de başka motora binince insan tedirgin oluyor.

Bir diğer keyifli nokta ise şase ve yol tutuş. Amortisörlerden mucize beklemeyin. Ancak bakımını yapar ve tarzınıza göre ince ayar yaparsanız işini yapıyor. Şase ve amortisör uyumu iyi. Virajlarda eğer tecrübeliyseniz bir çok 600 lük makinaya el sallarsınız. Yol tutuşu 15 yaşında bir makina için tam kıvamında. Eyvah dedirtmiyor. Ama amortisör bakımı ve ayarı şart.

Motosikleti orjinal hali ile bir paket olarak düşünürsek, uzun yol konforu gayet yeterli. Alır almaz İstanbul - Nevşehir, İstanbul - Çanakkale, ve İstanbul - Balıkesir gibi yollar yaptım ve kemiksiz 7000 kilometre kullandım. Gayet rahat ve konforlu. İster efendi efendi 120 ile git, ister çıldır ve 220 ile uza. Bu yolculuklarda iki arka çanta, sırt çantası, çadır, uyku tulumu ve minimal kamp malzemesi yüklü vaziyette 220 görmüşlüğüm oldu. (kekoluk var biraz evet). Motor 200 ve üzerine soluksuz çıkabiliyor ve oralarda rahatça kalıyor. Cesaretiniz varsa üstü de olur ama altınıdaki motor yaşını başını almış bir motor. 0-100 fabrika verisi yaklaşık 4 saniye. Ben bahsettiğim şekilde yüklü olarak 6 saniyede çıkıyorum.(GPS ile ölçüyorum) Bence aradan geçen 15 sene ve 40.000 kilometre sonrasında gayet kabul edilebilir. Tüketim ise uslu olursan 5 litre, yok ben ışınlanacağım dersen temiz 7-8 litre civarında. Zaten gazlayıp da durdugunuzda etrafı benzin kokusu sarıyor. Ki ben biraz bunu seviyorum. Hoşuma gidiyor.

Yedek parça ve servis maliyetleri kabul edilebilir seviyede. İlk bakışta pahalı geliyor ancak bu nereden baktığınıza göre değişir. Eğer 150 lik YBR den geliyorsanız evet pahalı lakin hiç bir güncel motordan daha pahalı değil yedek parçaları ve ilginç biçimde temin edilebiliyor. Zaten düzgün bakılmışl ise tek masrafınız uzun süre filtre ve sıvı olur. Mesela ben geçen yanlışlıkla debriyaj manetini kırdım. Universal bir manet takmak üzereyken (300 TL) şans eseri internette sıfır ve orjinalini 40 TL ye buldum. Eksantirik zinciri değiştireyim diyorum, 400 TL civarında fiyatı var. Bence normal..Haa, ama karbüratör boğaz lastiği var esela, 4 adedi 500 lira civarında. Ufacık parça ama pahalı. Genel olarak parça tedariği ve maliyeti bence korkulacak bir şey değil. Neticede 4 silindir ve neredeyse 100 beygir bir makina. Elbette hep siz ona binecek değilsiniz. Ara ara o da size binecek. Bu işler böyle :)
Bir diğer güzelliği ise son derece basit bir mekaniğe sahip oluşu. Eğer ingilizceniz azıcık var ise, yurt dışı forumlardan destek alarak neredeyse en karışık bakımı ve tamiri bile kendiniz yapabiliyorsunuz. Daha önce tecrübeniz yoksa bile bu sorun olmuyor. Bozabileceğiniz pek bir şey yok. Benim elim bu motor ile birlikte alet tutmaya başladı diyebilirim. Gerçi yatkınlığım vardı ama olsun. Şu anda tüm filtre değişimlerini, yağ değişimini, amortisör ayar ve bakımlarını, karbüratör ayarını kendim yapabiliyorum. Son derece basit..Harika..

Gelelim hissiyata. Bence bir motoru aldıran ya da sattıran şey bu. Motorun üzerindeyken ben kendimi çok iyi hissediyorum. 4 silindirim sürekli "ben buradayım" dediğini duyuyorum. Güncel 600 lük kullanıcılarının tuhaf bakışlarını görüyorum. Işıklarda azıcık kamçılayınca ön tekerin yükselme çabasını beğeniyorum. Eski motorcuların yanına gittiğimde saygı dolu bakışlar beni iyi hissettiriyor. Bir motor ustasına gittiğiniz zaman ustalar eski bir dostu görmüşcesine yaklaşıyor.
Alınır mı, net alınır ve uzun kilometreler binilir. Lakin kimden aldığınız çok önemli. Eğer bakımları adam akıllı yapılmış ise ölmeyecek bir yol arkadaşınız olur.

Sorularınız olur ise memnuniyet ile yanıtlarım.
Görüşmek üzere.

biz seni diğer fz6 fazer kullanıcıları grubuna alalım. buralar pek sessiz. bir iki resimde paylaşırsan güzel olur
 
Katılım
22 Eyl 2017
Mesajlar
2
Emir selam. Bugüne kadar yaklaşık 10.000 km yaptım 2002 FZS 600 ile.
Alır almaz emin olmak amaçlı Castrol 10-40 yarı sentetik kullandım. Mucizevi bir değişiklik olmadı. Zaten eski sahibi de bunu kullanmış.
3000 km sonra ELF 10-50 kalın ve yarı sentetik yağ aldım. Yaz sıcağında uzun yol amaçlı kalın tercih ettim. Bu yağı motor bloğunun çok sevdiğini hissettim.
3000 km sonra ise Motul 5100 10-40 aldım. Elf ile tepkiler ve vitesler sanki bir tık daha iyi gibiydi. Bilemiyorum. Belki psikolojiktir. Lakin şimdi tekrar değişim zamanı Elf e döneceğim. Bulabilirsem mineral 10-40 Elf.
Bu arada kesinlikle minimum sentetik katkılı yağ al. Hatta bulabilirsen mineral yağ tavsiye ediliyor. Pahalı ve tam sentetik yağ ile uzun km yerine uygun fiyatlı mineral yağ ile daha düşük km de yağ değişimi öneriliyor. Sentetik yağlardaki katkı maddelerinin bizim motorlardaki debriyajda kaçırma ve sonrasında hasara sebebiyet verdiği muhabbeti var.

Bu arada yağ filtresini HiFlo aldım. HiFlo, K&N firmasına yağ filtresi üreten bir firma. Ve TÜV onaylı. Ayrıca kutusundan filtre değişiminde ihtiyacın olan o ring de çıkıyor. Gayet memnunum şimdilik.

Görüşmek üzere.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst