abi hayır bizim yaptığımız normal hiç olmazsa free takılıoruz xD ne bilim bol giyinioruz genellikle basketle uğraşıyoruz düşük bel kotun altına bball ayakkbası giyip NY şapka takıoruz ama onlar ilginç saç modelleri abartmış olanlarda garip garip botlar pircing ler filan :S
bir hip hop yıldızı olmak gerçektende isterim ...bu lirikleri yorumlamak bir tarzım olsun isterdim...bize sunulan zaten bu...iyi yorumcu olmak için kurallar var...ama kuralcılık şekilcilik kalıplar nereye kadar...bu tarz giyinip bol bol küfredip saçma cümleleri kafiyeli olarak bir araya getirmek işin raconu gibi...ama bize sunulan bu dünyanın bence birde öteki yüzü var...aslında bu isimleri hepsi kokain çekip 24 saat yanında 24 hatun gezdirip Ferrai ile gezmiyor...çoğunun düzgün bir aile hayatı var...
snoop dog bile müslüman oldu be kardeşim daha ne olsun...yani kıyamet kopsa o herifin doğru yolu bulacağına inanmazdım halende inanamıyorum...
Amerikan kamuoyunda Louıs Farrakhan isimli bir şahıs var...cemaat lideri diyelim...ve siyahların çok saygı duyduğu biridir...uçlarda yaşayan şöhretli zenciler buna gidip huzuru bulmak istediklerini kokainin arabanın karı kızın sonsuz olduğu bir diyarda boğulduklarını bir yudum mutluluğa muhtac olduklarını söylerler...bizim Adnan Hoca gibi düşün yani...New Yorkda fötr şapkalı papyonlu adamlarıyla gezer bu Farrakhan ve Obama kadar ilgi saygı görür inan siyahlar arasında...çünkü Harlemden gelen önemli din siyaset adamıdır...
Huzur İslamda bunu biliri zbunu söyleriz...Louıs Farrakhanda aynı şeyleri söyler ve cemaati genişletir...amac ünlü isimleri müslüman yapıpı ne kadar güçlü olduklarını göstermek..ünlü kişilerde kendi egoları içinde boğulurlar genelde...vs vs...
yani aslında bu tarz yıldızların hayatlarında güç almaları gereken bir şey olmalı...ya DİN ya AİLE birinden biri...başarının sonu yok...Grammy alsan nereye kadar...ya da başarıya odaklanırlar çoğu...
yani bize sunulan bu dünya o kadar karışık ki...ve Amerikan halkı çoğunluğu muhafazakardır...bu tarz şeylere prim vermez...bu tarz müziğe küfüre yozluğa vs...
bu arada ben 125 kiloyum bol şeyler giyinmek hep hoşuma gider alışkanlık diyelim...en son basket oynadığımda ise yıl galiba 1992 idi...Beşiktaş da Conrad otelin yanında parkta lise arkadaşlarımla
NBA ve hıp hop Amerikanın herşeyi demek değil bence...sadece bize sunulan şeyler bunlar...