- Katılım
- 7 Eyl 2008
- Mesajlar
- 13
- Konu Yazar
- #1
Hiç düşündünüz mü, bitki olsaydınız ne olurdunuz? Belki ısırgan, dikenleri yüzünden herkesin yakın temastan kaçınacağı, belki ıhlamur; sadece göze değil, sinirleri de yatıştıracak şekilde ruhi duruma iyi gelen bir bitki. Ya da orkide... Var mısınız teste...
Yeni bir işe girdiniz. Başladığınız gün şefiniz size pek de sıcak davranmadı...
a) “Onu yola getiririm” diye düşünürsünüz.
b) Önemsemezsiniz, gündelik bir sorun yüzündendir diye düşünürsünüz.
c) Şefi boş verirsiniz, önemli olan ortamda kafa dengi birilerinin olup olmadığı.
d) “Onunla odasında özel bir görüşme yapmam gerekecek” diye düşünürsünüz.
Bir arkadaşınız motosiklet aldığını söylüyor...
a) “Hiç iyi bir şey yapmamışsın, hayatını tehlikeye sokuyorsun!”
b) “Kask da aldın değil mi?”
c) “Beni ne zaman gezdireceksin?”
d) “Motor ehliyeti almak kolay mı? Ben de bir Harley Davidson düşünüyorum”.
İş yerinde masanızın üstünde kargoyla gelmiş kocaman bir paket buldunuz...
a) Önce kulağınızı dayayıp dinlersiniz. Bomba filan olmasın!
b) Şöyle bir ağırlığına bakarsınız.
c) Önce şöyle bir sallarsınız.
d) Üzerinde kırılacak eşya olduğuna dair bir uyarı, bir mağaza etiketi vs. olup olmadığına bakarsınız.
Büyük bir davette Amerikalı bir astronotla tanıştınız. Aklınıza ilk gelen soru ne olurdu?
a) Tuvalet işi zor olmuyor mu, hani yerçekimi filan yok ya?
b) Dünya filmlerdeki gibi mavi beyaz mı görünüyor?
c) Kabinde içki sigara serbest mi?
d) En uzak nereye kadar gittiniz?
Diyelim ki yıl 2150. Aşağıdakilerden hangisi olsun?
a) Para diye bir şey olmasın.
b) Her hastalığın tedavisi olsun.
c) İnsana istediği hazzı veren, direkt beyinle bağlantılı, görselliği mükemmel sanal hizmet sunan bir alet olsun.
d) İnsanlar istedikleri yaşta görünebilsin.
Arkeoloji Müzesi’ni gezerken bir testiye şöyle bir dokundunuz ki, içinden bir cin çıktı. Size, “Bir koşul karşılığında sana ölümsüzlük vereceğim” dedi. Ne dersiniz?
a) “Sen profesyonel bir cin değilsin. Koşul varsa senle işim olmaz”.
b) “Söyle bakalım, uyarsa niye olmasın?”
c) “Çok zor bir şey olmasın ama!”
d) “Ne yani, benden bir dileğin mi var? Biraz ters olmuyor mu, dile bakalım ne diliyorsan!”
Cin sizden öyle bir şey istedi ki, “hoşçakal” diyerek oradan ayrıldınız. Ne istemiş olabilir?
a) Belleğiniz yok olacak.
b) Duygularınız yok olacak.
c) Hep yalnız olacaksınız.
d) Kimse sizi görmeyecek.
Cin bir şeyler yaptı ve “Şu andan itibaren ölümsüzsün ne olursa olsun hiç ölmeyeceksin!” dedi...
a) “Yani kanser filan olsam hiç hastaneye gitmek yok değil mi?”
b) “Tamam ölmek yok, umarım sürünmek de yoktur!”
c) “Yeter ki hapse düşmeyeyim!”
d) “Hep bu yaşta mı görüneceğim, yoksa yaşlanma durumu var mı?”
DEĞERLENDİRME
(a)’lar çoğunluktaysa
ISIRGAN
Siz bitki olsaydınız ısırgan olurdunuz, hem de dikenlisi ve en alerji yapanından! Şaşırmadınız değil mi? Zaten diliniz diken gibi! Sözünüzü hiç sakınmıyorsunuz, bazen son söyleneceklerinizi ilk söylüyorsunuz ve çevrenizdekileri de sıkça azarlıyorsunuz... Her şey yolunda gitsin diye terör estiriyorsunuz, yolunda gitmediğinde de! Hesap kitabınız yerinde ve insanlarla aranıza mesafe koyuyorsunuz. Sinirli ve eleştiriden hiç geri durmayan biri olarak ısırgandan başka ne olabilirdiniz ki?
(b)’ler çoğunluktaysa
IHLAMUR
Siz insanlar üzerinde tıpkı bir ıhlamur ağacının sunduğu etkiyi yaratıyorsunuz. Ihlamur ağacının gölgesi nasıl sıcak günlerde rahatlatıcıysa siz de insanları rahatlatıyorsunuz. Kokusu nasıl keyif veriyorsa sizinle olanlar öyle keyif alıyor. Ihlamur çayı gibi de tat ve rehavet vericisiniz. Çünkü hem çok yönlüsünüz, hem de cömert ve vericisiniz. İnsanlarla ilişkilerinizde onlar üzerindeki etkiniz de onları rahatlatmak rahat ettirmek şeklinde. Zaten derdi olan size koşmuyor mu?
(c)’ler çoğunluktaysa
SARMAŞIK
Siz bitki olsanız sarmaşık olurdunuz. Çok sıcakkanlı, esprili ve yakınlık seven birisiniz. İnsanlarla ilişkilerinizde hiç hesap kitap yok. Mesafe yok. Kollarınız açık ve herkesi kucaklıyorsunuz. Tıpkı sarmaşık gibi.
Koşulsuz bağlanıyorsunuz. İlişkileriniz kötü gitse bile ilişkiyi bitirmek, ayrılmak aklınızdan geçmiyor. Bir kere kök salıp sarıldınız mı, geri dönüşü yok. Tıpkı sarmaşık gibi...
(d)’ler çoğunluktaysa
ORKİDE
Siz bitki olsanız orkide olurdunuz. Her şeyden önce görselliğe, nasıl göründüğüne çok önem veren birisiniz. Ne kadar ender, pahalı şey varsa ona düşkünsünüz. İmajınız star kalitesinde! Sizi uzaktan tanımayanlar ulaşılmaz biri olarak görüyor. Yakından tanıyanlar ise orijinalliğinize, renkliliğinize hayran. İçinde bulunduğunuz, yaşadığınız ortam bile sizin için çok özel olmalı. Güzel olan her şeye de sahip olmak istiyorsunuz. Bu durumda orkideden başka ne olabilirsiniz?
Yeni bir işe girdiniz. Başladığınız gün şefiniz size pek de sıcak davranmadı...
a) “Onu yola getiririm” diye düşünürsünüz.
b) Önemsemezsiniz, gündelik bir sorun yüzündendir diye düşünürsünüz.
c) Şefi boş verirsiniz, önemli olan ortamda kafa dengi birilerinin olup olmadığı.
d) “Onunla odasında özel bir görüşme yapmam gerekecek” diye düşünürsünüz.
Bir arkadaşınız motosiklet aldığını söylüyor...
a) “Hiç iyi bir şey yapmamışsın, hayatını tehlikeye sokuyorsun!”
b) “Kask da aldın değil mi?”
c) “Beni ne zaman gezdireceksin?”
d) “Motor ehliyeti almak kolay mı? Ben de bir Harley Davidson düşünüyorum”.
İş yerinde masanızın üstünde kargoyla gelmiş kocaman bir paket buldunuz...
a) Önce kulağınızı dayayıp dinlersiniz. Bomba filan olmasın!
b) Şöyle bir ağırlığına bakarsınız.
c) Önce şöyle bir sallarsınız.
d) Üzerinde kırılacak eşya olduğuna dair bir uyarı, bir mağaza etiketi vs. olup olmadığına bakarsınız.
Büyük bir davette Amerikalı bir astronotla tanıştınız. Aklınıza ilk gelen soru ne olurdu?
a) Tuvalet işi zor olmuyor mu, hani yerçekimi filan yok ya?
b) Dünya filmlerdeki gibi mavi beyaz mı görünüyor?
c) Kabinde içki sigara serbest mi?
d) En uzak nereye kadar gittiniz?
Diyelim ki yıl 2150. Aşağıdakilerden hangisi olsun?
a) Para diye bir şey olmasın.
b) Her hastalığın tedavisi olsun.
c) İnsana istediği hazzı veren, direkt beyinle bağlantılı, görselliği mükemmel sanal hizmet sunan bir alet olsun.
d) İnsanlar istedikleri yaşta görünebilsin.
Arkeoloji Müzesi’ni gezerken bir testiye şöyle bir dokundunuz ki, içinden bir cin çıktı. Size, “Bir koşul karşılığında sana ölümsüzlük vereceğim” dedi. Ne dersiniz?
a) “Sen profesyonel bir cin değilsin. Koşul varsa senle işim olmaz”.
b) “Söyle bakalım, uyarsa niye olmasın?”
c) “Çok zor bir şey olmasın ama!”
d) “Ne yani, benden bir dileğin mi var? Biraz ters olmuyor mu, dile bakalım ne diliyorsan!”
Cin sizden öyle bir şey istedi ki, “hoşçakal” diyerek oradan ayrıldınız. Ne istemiş olabilir?
a) Belleğiniz yok olacak.
b) Duygularınız yok olacak.
c) Hep yalnız olacaksınız.
d) Kimse sizi görmeyecek.
Cin bir şeyler yaptı ve “Şu andan itibaren ölümsüzsün ne olursa olsun hiç ölmeyeceksin!” dedi...
a) “Yani kanser filan olsam hiç hastaneye gitmek yok değil mi?”
b) “Tamam ölmek yok, umarım sürünmek de yoktur!”
c) “Yeter ki hapse düşmeyeyim!”
d) “Hep bu yaşta mı görüneceğim, yoksa yaşlanma durumu var mı?”
DEĞERLENDİRME
(a)’lar çoğunluktaysa
ISIRGAN
Siz bitki olsaydınız ısırgan olurdunuz, hem de dikenlisi ve en alerji yapanından! Şaşırmadınız değil mi? Zaten diliniz diken gibi! Sözünüzü hiç sakınmıyorsunuz, bazen son söyleneceklerinizi ilk söylüyorsunuz ve çevrenizdekileri de sıkça azarlıyorsunuz... Her şey yolunda gitsin diye terör estiriyorsunuz, yolunda gitmediğinde de! Hesap kitabınız yerinde ve insanlarla aranıza mesafe koyuyorsunuz. Sinirli ve eleştiriden hiç geri durmayan biri olarak ısırgandan başka ne olabilirdiniz ki?
(b)’ler çoğunluktaysa
IHLAMUR
Siz insanlar üzerinde tıpkı bir ıhlamur ağacının sunduğu etkiyi yaratıyorsunuz. Ihlamur ağacının gölgesi nasıl sıcak günlerde rahatlatıcıysa siz de insanları rahatlatıyorsunuz. Kokusu nasıl keyif veriyorsa sizinle olanlar öyle keyif alıyor. Ihlamur çayı gibi de tat ve rehavet vericisiniz. Çünkü hem çok yönlüsünüz, hem de cömert ve vericisiniz. İnsanlarla ilişkilerinizde onlar üzerindeki etkiniz de onları rahatlatmak rahat ettirmek şeklinde. Zaten derdi olan size koşmuyor mu?
(c)’ler çoğunluktaysa
SARMAŞIK
Siz bitki olsanız sarmaşık olurdunuz. Çok sıcakkanlı, esprili ve yakınlık seven birisiniz. İnsanlarla ilişkilerinizde hiç hesap kitap yok. Mesafe yok. Kollarınız açık ve herkesi kucaklıyorsunuz. Tıpkı sarmaşık gibi.
Koşulsuz bağlanıyorsunuz. İlişkileriniz kötü gitse bile ilişkiyi bitirmek, ayrılmak aklınızdan geçmiyor. Bir kere kök salıp sarıldınız mı, geri dönüşü yok. Tıpkı sarmaşık gibi...
(d)’ler çoğunluktaysa
ORKİDE
Siz bitki olsanız orkide olurdunuz. Her şeyden önce görselliğe, nasıl göründüğüne çok önem veren birisiniz. Ne kadar ender, pahalı şey varsa ona düşkünsünüz. İmajınız star kalitesinde! Sizi uzaktan tanımayanlar ulaşılmaz biri olarak görüyor. Yakından tanıyanlar ise orijinalliğinize, renkliliğinize hayran. İçinde bulunduğunuz, yaşadığınız ortam bile sizin için çok özel olmalı. Güzel olan her şeye de sahip olmak istiyorsunuz. Bu durumda orkideden başka ne olabilirsiniz?