- Katılım
- 17 Nis 2006
- Mesajlar
- 1,348
- Konu Yazar
- #1
“Selamün Aleyküm baba, Hacıselim Sokak neresi?”
“Aleyküm Selam.. İki sokak ilersi evlat. Hayırdır ! Birine mi baktın?”
“Yok” dedi.. “Bir ev varmışta ona bakacaktım.” Evet ya! Bir ev sevdiceğinin evi.. İlerledi..
Sokağın kırmızı beyaz tabelasını gördü. Bir an irkildi. Buraya kadar gelmişti de , köşeyi dönecek adımı bir türlü atamıyordu. Kalbi göğüs kafesinin içinde uçacak gibi kanat çarpıyor, nefesi daralıyordu… En çokta fark edilmekten korkuyordu.
Bütün gücünü toplayıp köşeyi döndü 'işte sokak' diye düşündü.. Saatine baktı, 18:10…
“belki” dedi “belki uzaktan da olsa görürüm”. Aklı heyecandan o kadar karışıktı ki; Sevdiceğini Gülce’sini görmek istiyordu, Gülcesi onu görüp rahatsız olsun istemiyordu ama…..
Tam bunları düşünürken Sevdiceği sokağın öbür ucundan yanında bir arkadaşı ile sohbet ederek sokağa girmez mi !!! Nur dolmuştu yüreği onu görünce, Ne de yakışıyor gülmek sana diye düşündü.. Sonra hemen gizlendi bir köşeye..
Elinde torbaları evine gidiyordu. Ekmeği, birkaç çeşit sebze, siyah üzümü…. Eee tabi evinde tencere gene kaynayacaktı bu gecede.. Eli boş girer miydi hiç evine… Her adımını her mimiğini izledi , kaydetti hafızasına…..
Neyse ki sevdiceği onu fark etmemişti. Zaten o da sadece içindeki hasret yangınını söndürmek için uzaktan göresi gelmişti … Şükür, görmüştü de işte..
Döndü, geldiği yoldan geri gidiyordu. Yaşlı bakkal seslendi “Evlat, ne oldu buldun mu evi?”, “Buldum baba buldum, ama bize kısmet değilmiş, benden önce başkası almış” diyebildi..
Bakkal evden bahsediyordu, o sevdiceğinden..
Birkaç damla yaş süzüldü yanaklarından.. Önce bir ürpertiyle ‘gören var mı?’ gözyaşlarımı diye düşündü. Sonra “amannnnn, kimse tanımaz nasıl olsa beni buralarda” diye yürümeye devam etti.
Eyüp Sultan ‘ a da çok yakındı “buraya kadar gelmişken ziyaret edeyim bari”. Sağ elini kaldırdı durdurdu taksi’yi “Eyüp Sultan’a” dedi…
Sevdiceğini uzaktan da olsa görmüştü ya değerdi dünya malına. “Yarabbim! Bu sevdayı sen koydun bu yüreğe. Vardır bir bildiğin. Hikmetinden sual olunmaz ki..”
Taksi sağda durdu.. İndi.. Ziyarete girdi… Kur’an okunuyordu her zamanki gibi içeri de.. Ruhu huzurla doldu.. Eee Ramazan da gelmişti.. 3 gün sonra Allah izin ederse oruçlu olacaktı.
İçinden “Allahım! Onbir ayın sultanı Ramazan’ı bu yılda görmeyi nasip ettin ya… Şükürler olsun “ dedi. bütün meydanı tatlı bir telaş sarmıştı.. Esnaf iftara hazırlanıyor, Eyüp Belediyesi meydanı ışıklarla donatıyor misafirlerine görsel bir şölen hazırlıyordu. Mutlaka Ramazan da da gelmeliyim diye söz verdi kendine.
Camiden çıkıp sahile yürüdü.. Bir çakı aldı yoldaki esnaftan.. Bir yüzüne kendi adını diğerine sevdiceğinin adını yazdırdı.. Dün gece rüyasında görmüştü ya bu çakıyı.. Koydu cebine..
Üsküdar motoruna binip; yüreğinde sevdiceği, içinde inancının huzuru döndü KENDİ SAHİLİNE…
28.08.2008
delipoyraz
“Aleyküm Selam.. İki sokak ilersi evlat. Hayırdır ! Birine mi baktın?”
“Yok” dedi.. “Bir ev varmışta ona bakacaktım.” Evet ya! Bir ev sevdiceğinin evi.. İlerledi..
Sokağın kırmızı beyaz tabelasını gördü. Bir an irkildi. Buraya kadar gelmişti de , köşeyi dönecek adımı bir türlü atamıyordu. Kalbi göğüs kafesinin içinde uçacak gibi kanat çarpıyor, nefesi daralıyordu… En çokta fark edilmekten korkuyordu.
Bütün gücünü toplayıp köşeyi döndü 'işte sokak' diye düşündü.. Saatine baktı, 18:10…
“belki” dedi “belki uzaktan da olsa görürüm”. Aklı heyecandan o kadar karışıktı ki; Sevdiceğini Gülce’sini görmek istiyordu, Gülcesi onu görüp rahatsız olsun istemiyordu ama…..
Tam bunları düşünürken Sevdiceği sokağın öbür ucundan yanında bir arkadaşı ile sohbet ederek sokağa girmez mi !!! Nur dolmuştu yüreği onu görünce, Ne de yakışıyor gülmek sana diye düşündü.. Sonra hemen gizlendi bir köşeye..
Elinde torbaları evine gidiyordu. Ekmeği, birkaç çeşit sebze, siyah üzümü…. Eee tabi evinde tencere gene kaynayacaktı bu gecede.. Eli boş girer miydi hiç evine… Her adımını her mimiğini izledi , kaydetti hafızasına…..
Neyse ki sevdiceği onu fark etmemişti. Zaten o da sadece içindeki hasret yangınını söndürmek için uzaktan göresi gelmişti … Şükür, görmüştü de işte..
Döndü, geldiği yoldan geri gidiyordu. Yaşlı bakkal seslendi “Evlat, ne oldu buldun mu evi?”, “Buldum baba buldum, ama bize kısmet değilmiş, benden önce başkası almış” diyebildi..
Bakkal evden bahsediyordu, o sevdiceğinden..
Birkaç damla yaş süzüldü yanaklarından.. Önce bir ürpertiyle ‘gören var mı?’ gözyaşlarımı diye düşündü. Sonra “amannnnn, kimse tanımaz nasıl olsa beni buralarda” diye yürümeye devam etti.
Eyüp Sultan ‘ a da çok yakındı “buraya kadar gelmişken ziyaret edeyim bari”. Sağ elini kaldırdı durdurdu taksi’yi “Eyüp Sultan’a” dedi…
Sevdiceğini uzaktan da olsa görmüştü ya değerdi dünya malına. “Yarabbim! Bu sevdayı sen koydun bu yüreğe. Vardır bir bildiğin. Hikmetinden sual olunmaz ki..”
Taksi sağda durdu.. İndi.. Ziyarete girdi… Kur’an okunuyordu her zamanki gibi içeri de.. Ruhu huzurla doldu.. Eee Ramazan da gelmişti.. 3 gün sonra Allah izin ederse oruçlu olacaktı.
İçinden “Allahım! Onbir ayın sultanı Ramazan’ı bu yılda görmeyi nasip ettin ya… Şükürler olsun “ dedi. bütün meydanı tatlı bir telaş sarmıştı.. Esnaf iftara hazırlanıyor, Eyüp Belediyesi meydanı ışıklarla donatıyor misafirlerine görsel bir şölen hazırlıyordu. Mutlaka Ramazan da da gelmeliyim diye söz verdi kendine.
Camiden çıkıp sahile yürüdü.. Bir çakı aldı yoldaki esnaftan.. Bir yüzüne kendi adını diğerine sevdiceğinin adını yazdırdı.. Dün gece rüyasında görmüştü ya bu çakıyı.. Koydu cebine..
Üsküdar motoruna binip; yüreğinde sevdiceği, içinde inancının huzuru döndü KENDİ SAHİLİNE…
28.08.2008
delipoyraz
Son düzenleme: