- Katılım
- 27 Eki 2007
- Mesajlar
- 490
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar aranızda ve motor konusunda yeniyim. bunun bir çok dezavantajı var ancak bir avantajını yani dört tekerden 2 tekere geçişimi ve trafikte şimdiden yaşadıklarımı ve görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Biraz uzun bir yazı ama umarım sıkılmazsınız.
Trafikte motorcu olmak dedim....
Şimdiye kadar sürekli dört teker üstünde genelde motorları orjinal gücünün 2-3 katı güçlerde çalışan makinalar kullandım. Şehirler arası otobüs kullandım. Servis minibüsü kullandım ve o dönemlerde gerçeği söylemek gerekirse bende motorculara "gıcıktım" trafikteki çoğu sürücü gibi nedenine gelince;
Aslında beni en çok sinir eden altındaki motosikleti ticari amaçla kullanalardı. Yani kuryelik ve paketçilik yapanlardı. bir çoğu önüme ani manevralarla kıvrılıyor özellikle minibüs ve otobüs kullanırken o aracın nasıl duracağını bilmeden kendi hayatlarını ve sinirlerimi tehlikeye sokuyordu-ki hala o tarz kullananlara sinir olduğum doğrudur. Artı trafikte konuştuğum çoğu gerek araç gerekse ağır vasıta sürücüleri motosiklete bir motorlu taşıttan çok tam anlamıyla "Pisiklet" gözüyle bakmakta ve bunların yola çıkmasını istememektedir. Ha ben bu kadar bi kin beslemedim ancak yazdığım gibi bu tarz bir "gıcıklığım vardı. Bir diğeri ise konuştuğum çoğu kişide tarifi zor bir kıskançlığın olduğu. Adam bir ışıklı kavşaktan geçmek için 2-3-4 kez kırmızıda duruyor fakat motosiklet en arkadan en öne geçerek ilk yeşilde geçişini yapıyor, park yeri arama gibi bir sıkıntısı olmuyor ve trafikte gerekirse en ufak boşluğu bile kullanıp bir çok aracın önüne geçebiliyor. Şimdi bazı arkadaşlar alınabilir ancak motorcuların sevilmediği ve istenmediği durumların gerçeklerini bunlar olarak görüyorum. ha bazı yerlerde haklılar. örneğin kaldırımı da yol olarak kullanan motosiklet sürücülerine bende karşıyım. diğer aracı tehlikeye sokan bir motorcuya bende karşıyım ama bende motor cemiyetine girince iş değişti. neden değişti?
Satışı aldığım ilk gün ruhsat işlemleri için emniyet müdürlüğüne gidiyorum.Bu motorcu olarak kendi motorumla ilk trafik deneyimim ve gittiğim yol ankaralı arkadaşlar bilirler etlik semtinden akköprüdeki emniyetin orasıdır ki bu yolunda uzunluğu 4 km yi geçmez bu dört km içinde 8 ayrı aracın sıkıştırmasına ve umursamamasına şahit oldum.Tabi hepsinde sinirli bir tavırla kornayı uzunca çalarak ve çoğu kez bayramlık bir ağızla bu insanları kınadım. emniyetten çıkışımda ve evime gidişte sorun olmadı ancak aynı akşam arkadaşımın yanına giderken ana caddede rampa aşşağı inmeme karşın ara sokaktan geldiğimi gördüğü ve sellektör yaptığım halde önüme çıkan minibüs sürücüsüyle az kalsın kavga ediyordum. adamın savunması mükemmeldi. "Gardaşım sen bisiklet sürüyon ben minibüs yol verecen tabi" acaba bu arkadaşa çarpsam ve kaza raporu alınsaydı suç oranı ne olurdu? yada aynı caddeden 403 otobüsle inerken neden önüme atlama cesareti gösteremezdi?
neyse üç dört gün bu tarz olaylarla saygısız yaya ve sürücülerle burun buruna defalarca geldikten sonra artık yoruldum ve o zaman bir dönemler bazen motorculara karşı yaptığım hatalar gözümün önüne geldi. Belkide bu sebepten cezalandırılıyodum. ve ilk maddi cezası kornamın yanması oldu. Artık usandım ve önüme atlıyanlarla hiç polemiğe girmemeye başladım. girsemde nasılsa "PİSİKLET" sürüyordum onların gözünde. ve artık tek bir şey düşünmeye başladım her marşa bastığım anda;
BEN TRAFİKTE GÖRÜNMEZ ADAMIM KİMSE BENİ GÖRMÜYOR VARLIĞIMI KABULLENMİYOR..
Ve bu düşünceyle motosiklet sürerken artık tek düşündüğüm uzakta bir araç gördüğümde beni yok varsayarak yapacağı hatadan alacağım zarar ve böyle bir hata durumunda nasıl davranmam gerektiği oldu.Kısacası yeni bir makinaya geçişte sadece vitesin debriyajın frenin yerleri ve denge durumuna alışma değil Türkiye şartlarında trafikte MOTORLA HAYATTA KALMA TECRÜBESİNE alışmaya başladım. ve 2000 km acısıyla tatlısıyla arkada kaldı. Şimdiye kadar bir çok kaza riski atlattım.. Ve buradan eğer forumumuza olurda giren ve bu yazımı okuyan bir dört teker sürücüsü olursa sadece motorculara biraz daha anlayışlı davranmasını istiyorum. Trafiğin verdiği ruhsat plaka ehliyetten o aracın yola çıkma yetkisi olduğu için değil. O makinanında üstünde can taşındığı için. Ve kendilerini o an o motorun üstünde bir saniye düşünmelerini istiyorum arkasında en sevdiği insan otururken.
Umarım sıkmamaışımdır. fakat Türkiyedeki gözlemlerim bu şekilde. Hep trafikte birbirimize saygılı olalım diyoruz öğüt veriyoruz ancak saygı namına bir şey malesef yok. en azından bir kişi dahi olsa trafikte kendisine saygısızlık yapana saygı gösterirse en azından saygısızlık yapan gerçekten insan bedeni içinde insan ruhu taşıyorsa yanlışını anlar ve bir daha o hatayı tekrarlamaz.
Trafikte motorcu olmak dedim....
Şimdiye kadar sürekli dört teker üstünde genelde motorları orjinal gücünün 2-3 katı güçlerde çalışan makinalar kullandım. Şehirler arası otobüs kullandım. Servis minibüsü kullandım ve o dönemlerde gerçeği söylemek gerekirse bende motorculara "gıcıktım" trafikteki çoğu sürücü gibi nedenine gelince;
Aslında beni en çok sinir eden altındaki motosikleti ticari amaçla kullanalardı. Yani kuryelik ve paketçilik yapanlardı. bir çoğu önüme ani manevralarla kıvrılıyor özellikle minibüs ve otobüs kullanırken o aracın nasıl duracağını bilmeden kendi hayatlarını ve sinirlerimi tehlikeye sokuyordu-ki hala o tarz kullananlara sinir olduğum doğrudur. Artı trafikte konuştuğum çoğu gerek araç gerekse ağır vasıta sürücüleri motosiklete bir motorlu taşıttan çok tam anlamıyla "Pisiklet" gözüyle bakmakta ve bunların yola çıkmasını istememektedir. Ha ben bu kadar bi kin beslemedim ancak yazdığım gibi bu tarz bir "gıcıklığım vardı. Bir diğeri ise konuştuğum çoğu kişide tarifi zor bir kıskançlığın olduğu. Adam bir ışıklı kavşaktan geçmek için 2-3-4 kez kırmızıda duruyor fakat motosiklet en arkadan en öne geçerek ilk yeşilde geçişini yapıyor, park yeri arama gibi bir sıkıntısı olmuyor ve trafikte gerekirse en ufak boşluğu bile kullanıp bir çok aracın önüne geçebiliyor. Şimdi bazı arkadaşlar alınabilir ancak motorcuların sevilmediği ve istenmediği durumların gerçeklerini bunlar olarak görüyorum. ha bazı yerlerde haklılar. örneğin kaldırımı da yol olarak kullanan motosiklet sürücülerine bende karşıyım. diğer aracı tehlikeye sokan bir motorcuya bende karşıyım ama bende motor cemiyetine girince iş değişti. neden değişti?
Satışı aldığım ilk gün ruhsat işlemleri için emniyet müdürlüğüne gidiyorum.Bu motorcu olarak kendi motorumla ilk trafik deneyimim ve gittiğim yol ankaralı arkadaşlar bilirler etlik semtinden akköprüdeki emniyetin orasıdır ki bu yolunda uzunluğu 4 km yi geçmez bu dört km içinde 8 ayrı aracın sıkıştırmasına ve umursamamasına şahit oldum.Tabi hepsinde sinirli bir tavırla kornayı uzunca çalarak ve çoğu kez bayramlık bir ağızla bu insanları kınadım. emniyetten çıkışımda ve evime gidişte sorun olmadı ancak aynı akşam arkadaşımın yanına giderken ana caddede rampa aşşağı inmeme karşın ara sokaktan geldiğimi gördüğü ve sellektör yaptığım halde önüme çıkan minibüs sürücüsüyle az kalsın kavga ediyordum. adamın savunması mükemmeldi. "Gardaşım sen bisiklet sürüyon ben minibüs yol verecen tabi" acaba bu arkadaşa çarpsam ve kaza raporu alınsaydı suç oranı ne olurdu? yada aynı caddeden 403 otobüsle inerken neden önüme atlama cesareti gösteremezdi?
neyse üç dört gün bu tarz olaylarla saygısız yaya ve sürücülerle burun buruna defalarca geldikten sonra artık yoruldum ve o zaman bir dönemler bazen motorculara karşı yaptığım hatalar gözümün önüne geldi. Belkide bu sebepten cezalandırılıyodum. ve ilk maddi cezası kornamın yanması oldu. Artık usandım ve önüme atlıyanlarla hiç polemiğe girmemeye başladım. girsemde nasılsa "PİSİKLET" sürüyordum onların gözünde. ve artık tek bir şey düşünmeye başladım her marşa bastığım anda;
BEN TRAFİKTE GÖRÜNMEZ ADAMIM KİMSE BENİ GÖRMÜYOR VARLIĞIMI KABULLENMİYOR..
Ve bu düşünceyle motosiklet sürerken artık tek düşündüğüm uzakta bir araç gördüğümde beni yok varsayarak yapacağı hatadan alacağım zarar ve böyle bir hata durumunda nasıl davranmam gerektiği oldu.Kısacası yeni bir makinaya geçişte sadece vitesin debriyajın frenin yerleri ve denge durumuna alışma değil Türkiye şartlarında trafikte MOTORLA HAYATTA KALMA TECRÜBESİNE alışmaya başladım. ve 2000 km acısıyla tatlısıyla arkada kaldı. Şimdiye kadar bir çok kaza riski atlattım.. Ve buradan eğer forumumuza olurda giren ve bu yazımı okuyan bir dört teker sürücüsü olursa sadece motorculara biraz daha anlayışlı davranmasını istiyorum. Trafiğin verdiği ruhsat plaka ehliyetten o aracın yola çıkma yetkisi olduğu için değil. O makinanında üstünde can taşındığı için. Ve kendilerini o an o motorun üstünde bir saniye düşünmelerini istiyorum arkasında en sevdiği insan otururken.
Umarım sıkmamaışımdır. fakat Türkiyedeki gözlemlerim bu şekilde. Hep trafikte birbirimize saygılı olalım diyoruz öğüt veriyoruz ancak saygı namına bir şey malesef yok. en azından bir kişi dahi olsa trafikte kendisine saygısızlık yapana saygı gösterirse en azından saygısızlık yapan gerçekten insan bedeni içinde insan ruhu taşıyorsa yanlışını anlar ve bir daha o hatayı tekrarlamaz.
