Türkiye de faliyet gösteren fransız markalarını bilen var mı ?

Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Demekki neymiş?
Burada kişisel fikirlerimizi biribirimize kabullendirme çabası içinde olmamızla bu iş çözülmüyormuş.
Ancak biribirimize karşı antipati kazanmaktan başka bi halta yaramıyormuş.
Yukarıda yazılan 39 maddeyi bizlerden birileride beyan etmiş olabilir.
Lakin diplomaside kim takar seni kim takar beni?
Adam gibi tartışmayı bilen bi kitle olsak dönüp dolaşıp lafı milletin dinine, kitabına, imanına ırkına getirmeyiz zaten.

Sözüm meclisten içeridir..
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
@coq

Ben bu konuda Baskın Oran'ın da belirttiği (ki yukarıda yazdığın yazıda da anılmış olan) ilkeyi benimsiyorum. O da şudur, olayların yaşandığı tarihte "soykırım" suçu tanımlanmamıştır. Yalnız iki önemli husus var. Birincisi Türkiye UCM'yi tanımıyor. UCM'yi tanırsak bazı ciddi sonuçlar ile karşılaşacağımız aşikardır... Bu sebeple bu tür bir manevra yapılması oldukça zor. İkincisi ise, UCM'yi tanırsak, böyle bir davadan her ne kadar soykırım kararı çıkmayacaksa da yöneticilerimiz gayet iyi biliyorlar ki "İnsanlığa karşı işlenmiş suç" kararı çıkmaması olanaksız...
Son cümlen gayet dogru.
Fakat unuttugunuz küçük bir detay var.
Türkiye Cumhuriyeti 1923 yilinda kuruldu.
Hadi Lozan göz önüne alinarak bir hesap yapilsa(bilindigi gibi TBMM ile gôrüsmeler yapilmistir.)En fazla 1923 yilinin temmuz ayina çekilebilir bu tarih.
Kisacasi bu olaylar olmus bile olsa Türkiye sorumlu tutulamaz.
Yani bizim açimizdan bir hukuksal sonuç dogmaz.
Osmanli ile ilgili problemler çikar ki bildigim kadariyla reddi miras yaptik.
Yani çok dertli bir durum olacagi kanaatinde degilim.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Son cümlen gayet dogru.
Fakat unuttugunuz küçük bir detay var.
Türkiye Cumhuriyeti 1923 yilinda kuruldu.
Hadi Lozan göz önüne alinarak bir hesap yapilsa(bilindigi gibi TBMM ile gôrüsmeler yapilmistir.)En fazla 1923 yilinin temmuz ayina çekilebilir bu tarih.
Kisacasi bu olaylar olmus bile olsa Türkiye sorumlu tutulamaz.
Yani bizim açimizdan bir hukuksal sonuç dogmaz.
Osmanli ile ilgili problemler çikar ki bildigim kadariyla reddi miras yaptik.
Yani çok dertli bir durum olacagi kanaatinde degilim.

Yüzde yüz katılıyorum. Bir tek reddi miras konusunu bilmiyorum. Ama bizim devlet refleksimiz İttihat ve Terakki ile ilgili her konuda otomatikman bir savunma durumuna geçmek. Bunun temel sebebi ise Türkiye Cumhuriyetinin, İttihat ve Terakki geleneği üzerine bina edilmiş olması sanırım. Sonuç olarak ne ulus devlet projesi, ne laiklik, ne latin alfabesine geçiş konusu İttihat ve Terakki'den bağımsız düşünülebilecek konular değil hatta direkt olarak onun devamı...
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Yüzde yüz katılıyorum. Bir tek reddi miras konusunu bilmiyorum. Ama bizim devlet refleksimiz İttihat ve Terakki ile ilgili her konuda otomatikman bir savunma durumuna geçmek. Bunun temel sebebi ise Türkiye Cumhuriyetinin, İttihat ve Terakki geleneği üzerine bina edilmiş olması sanırım. Sonuç olarak ne ulus devlet projesi, ne laiklik, ne latin alfabesine geçiş konusu İttihat ve Terakki'den bağımsız düşünülebilecek konular değil hatta direkt olarak onun devamı...
Siyaseten öyle.
Hatta bu konu disarda bir karara baglansa bile bizim iç politikada uzun süreli polemiklere yol açacaktir.
Ama biz kendi içimizdeki tartismalari sonraya birakip, önce uluslararasi arenada bir soluk almanin yoluna bakmamiz gerekiyor.
Sonra döner kendi içimizde hesaplasiriz.
uluslararasi iliskiler çok ciddi konular.
Bu nedenle kendi içimizdeki didismeyi birakip önce bu genç cumhuriyeti aklamamiz lazim.
Sonra oturup kavgamizi ederiz.
Böyle hep arkaya bakarak dûsmeden,tôkezlemeden ilerlemek mûmkün degil.
Maalesef bize sûrekli arkamiza bakmayi isaret eden siyasetçilerle yola devam ediyoruz.
Bunu nasil asicaz valla en ufak bir fikrim yok.:pr:
 
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,511
Demekki neymiş?
Burada kişisel fikirlerimizi biribirimize kabullendirme çabası içinde olmamızla bu iş çözülmüyormuş.
Ancak biribirimize karşı antipati kazanmaktan başka bi halta yaramıyormuş.
Yukarıda yazılan 39 maddeyi bizlerden birileride beyan etmiş olabilir.
Lakin diplomaside kim takar seni kim takar beni?
Adam gibi tartışmayı bilen bi kitle olsak dönüp dolaşıp lafı milletin dinine, kitabına, imanına ırkına getirmeyiz zaten.

Sözüm meclisten içeridir..

Sinan'ım, insanlar hep savaştı. İlk başlarda üremek için, kimi zaman yiyecek için.
Din için, para için, toprak için, güç için. Savaşmak için o kadar çok neden var ki.
Yani biz insanlar, hep böyleydik, hep böyle olacağız, hep kavga edeceğiz. Ben senin dinini sorgulayacağım, sen benim dilimi, o benim ırkımı, bu inançlarımı.
Sonuç ? Senin de imzanda olduğu gibi, kime ne bıraktığımız...
 
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
ama içimizdeki ermeniler, olaylara Türkün gözüyle bakamamaktadır veya bakılmasını istememektedir

bakın gavurluk gayrimüslimlik veya başka milletten olmak değil
ben hain olmaktan bahsediyorum

Yazdiklarini okuyormusun yoksa yazmak olsun diye bi karaliyorsun?

Once bu ulkede 800 senedir yasayan Ermeni toplumunu resmen Vatani satmak ile sucluyorsun.

Sonra sozum meclisten disari ayagina olayi toparlamaya calisiyorsun.

Dostum Ermeniler dedigin insanlar Turkiye topraklarinda Osmanli da var iken , Turkiye cumhuriyeti de var iken namusu ile yasayan insanlar. Fransadaki yada Ermenistandaki Ermeniler ile bir koyma sakina onlari icimizdeki Ermeniler diyerek cok genis ve agir konusuyorsun.

Yere goge sigdiramadiginiz o yedi duvele kafa tutan Osmanli Impartorlugunun basindaki Padisah efendi Turkiye yi bir anlasma uzerinde Satip Fransaya kacar iken bu ulkede yasayan gayrimuslumler bu ulkeyi hic terk etmediler.

Hayatimda cok Ermeni dostum oldu , bir tanesinden bile Turkiye ve vatan icin kotu soz duymadim. Icimizdeki Ermeniler diyerek bu iyi insanlari kirtletmeye hakkin yok
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Sinan'ım, insanlar hep savaştı. İlk başlarda üremek için, kimi zaman yiyecek için.
Din için, para için, toprak için, güç için. Savaşmak için o kadar çok neden var ki.
Yani biz insanlar, hep böyleydik, hep böyle olacağız, hep kavga edeceğiz. Ben senin dinini sorgulayacağım, sen benim dilimi, o benim ırkımı, bu inançlarımı.
Sonuç ? Senin de imzanda olduğu gibi, kime ne bıraktığımız...

Erdemim..
Benim uğruna ölebileceğim bir çok dava var.
Lakin uğruna öldürebileceğim hiç bir dava yok.
Çünkü şiddet göstermemek benim inancimin birinci maddesi oldugu gibi, ayni zamanda da itikatimin son maddesi.

Evet savaşmak için bir çok neden olabilir.
Fakat ben her zaman savaşları durdurmanın nedenlerini aradım kendimce.
Savaşları durdurabilmek için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini anladım,
Daha sonra hakça paylaşmanında, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Ve bunları anladıktan sonra, o savaşmak için sebep olan bütün maddeler ve teoriler birden bire yok olup gittiler..
Ben bu konu hakkında hiç kimseyle anlaşamadım.
Sanırım hiç bir zamanda anlaşamayacagim.
O yüzden herkesin doğrusu kendine kalsın abi.
Kırmayalim, kirilmayalim..
 
Son düzenleme:
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
Erdemim..
Benim uğruna ölebileceğim bir çok dava var.
Lakin uğruna öldürebileceğim hiç bir dava yok.
Çünkü şiddet göstermemek benim inancimin birinci maddesi oldugu gibi, ayni zamanda da itikatimin son maddesi.

Evet savaşmak için bir çok neden olabilir.
Fakat ben her zaman savaşları durdurmanın nedenlerini aradım kendimce.
Savaşları durdurabilmek için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini anladım,
Daha sonra hakça paylaşmanında, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Ve bunları anladıktan sonra, o savaşmak için sebep olan bütün maddeler ve teoriler birden bire yok olup gittiler..
Ben bu konu hakkında hiç kimseyle anlaşamadım.
Sanırım hiç bir zamanda anlaşamayacagim.
O yüzden herkesin doğrusu kendine kalsın abi.
Kırmayalim, kirilmayalim..

Dunyada her seyi bol dagitin,

Ekmek verin

Mutluluk imkan dagitin

yine bir manyak cikacak ve fikirleri ile her seyi berbat edecektir.

Insan oglunun yapisi buna gore programli cunku.

100 kisi yi ayni kiyafet ile giydir hepsine ayni parayi ve arabayi ver. Muhakak biri onlara liderlik etmek icin ortaya cikmaya calisir.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Benim uğruna ölebileceğim bir çok dava var.
Lakin uğruna öldürebileceğim hiç bir dava yok.

Mahatma Gandhi... Herşey bir yana, bu bakış bir yana kardeşim. Çünkü bu insan olmak demek. Ne acıdır ki Mahatma Gandhi bir cinayete kurban gitti. Dünya üzerinde en çok şiddete maruz kalanlar hep şiddete karşı çıkanlar olmuyor mu zaten?

Güzel adamsın vesselam... :rendeer:
 
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,511
Erdemim..
Benim uğruna ölebileceğim bir çok dava var.
Lakin uğruna öldürebileceğim hiç bir dava yok.
Çünkü şiddet göstermemek benim inancimin birinci maddesi oldugu gibi, ayni zamanda da itikatimin son maddesi.

Evet savaşmak için bir çok neden olabilir.
Fakat ben her zaman savaşları durdurmanın nedenlerini aradım kendimce.
Savaşları durdurabilmek için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini anladım,
Daha sonra hakça paylaşmanında, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Ve bunları anladıktan sonra, o savaşmak için sebep olan bütün maddeler ve teoriler birden bire yok olup gittiler..
Ben bu konu hakkında hiç kimseyle anlaşamadım.
Sanırım hiç bir zamanda anlaşamayacagim.
O yüzden herkesin doğrusu kendine kalsın abi.
Kırmayalim, kirilmayalim..

İşte, senin uğruna ölebileceğin bir çok dava var, ve senin ölebilmen için seni öldürebilecek bir çok insan da var.
Bazen savaşları durdurmanın nedeni başkalarıyla savaşmak bile olabilir. Kimse savaşmak istemez, ama herkes bir savaş içindedir niyeyse. Yaşam savaşı denilen bir olgu öğretilmiştir bizlere mesela.
Ne ben seni öldürmek isterim, ne sen beni. Ama birileri biz ölelim ister. Hayat ve çarkları...
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Dunyada her seyi bol dagitin,

Ekmek verin

Mutluluk imkan dagitin

yine bir manyak cikacak ve fikirleri ile her seyi berbat edecektir.

Insan oglunun yapisi buna gore programli cunku.

100 kisi yi ayni kiyafet ile giydir hepsine ayni parayi ve arabayi ver. Muhakak biri onlara liderlik etmek icin ortaya cikmaya calisir.

Haklisin.
Dünya herkesin ihtiyacina yetecek kadarini saglar, herkesin hirsini karsilamaya yetecek olani degil.

Herkes kendi fikrini söylüyor ya..
Bende kendi fikrimi söyledim.

---------- Post added at 00:49 ---------- Previous post was at 00:47 ----------

Mahatma Gandhi... Herşey bir yana, bu bakış bir yana kardeşim. Çünkü bu insan olmak demek. Ne acıdır ki Mahatma Gandhi bir cinayete kurban gitti. Dünya üzerinde en çok şiddete maruz kalanlar hep şiddete karşı çıkanlar olmuyor mu zaten?

Güzel adamsın vesselam... :rendeer:

Gandhi'i severim..

Neyse biladerler.

Hadi iyi geceler..

---------- Post added at 00:55 ---------- Previous post was at 00:49 ----------

İşte, senin uğruna ölebileceğin bir çok dava var, ve senin ölebilmen için seni öldürebilecek bir çok insan da var.
Bazen savaşları durdurmanın nedeni başkalarıyla savaşmak bile olabilir. Kimse savaşmak istemez, ama herkes bir savaş içindedir niyeyse. Yaşam savaşı denilen bir olgu öğretilmiştir bizlere mesela.
Ne ben seni öldürmek isterim, ne sen beni. Ama birileri biz ölelim ister. Hayat ve çarkları...

Erdemim ben insanlari değiştiremem ki.
Ben buna inaniyorum hadi toplanin gelin diyemem ya..
Benim anlatmak istediklerim, insanlari olduklari gibi kabullenmek.
Eger insanlari olduklari gibi kabul edersek, insanlar zaten degisecektir.
Aslinda degismeyeceklerdir, sadece bizim o insanlara karsi bakis acimiz degisecektir.
Ve onlari sevmeye, deger vermeye baslariz.

Mesela sen...
Bundan 1 yil önce yolda görsem selam vermeyecegim bi insandin :p
Ama ben seni oldugun gibi kabul ettim ve ne kadar mükemmel bi insansin simdi benim icin..
Allah göstermesin bugun parmagina cöp batsa, senin icin ilk kosacak kisilerden biride benimdir.
Basit bi örnek yahu..
 
Son düzenleme:

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Ulem rakimi içiniyonuz siz?
Korkarim az sonra öpüjeeem mevzusuna bagliycaz olayi.:cherry:
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Usta, bizim Glen burada :) Jack ile Daniel'i da davet ettim, yarın uğrayacaz dediler :p
Bu aksam ekonomi yapiyorum ben.
grand diye ucuz bir fiski var ona takildim biraz.
Sonra karnim acikti, bir tane cabernet açtim, yanina tavukla badem takiliyorum.:)
Bir tane fransiz görmese bari beni, yemin ediyorum vurur.
Ulem dedemin bir lafi vardi,ne kadar dogruymus.
Soydum ektim soyuna çekti.
Soyundum ektim,soyuna çekti.
diye.
Bir çiftçinin kabuklarini ayiklamaktan biktigi bir ekini kolay yoldan halletmek için çabalarini anlatan bir sözdûr.
Togumun kabuklarini soymus, ekmis, gelen ürûn gene kabuklu olmus.
Kendi soyunmus ekmis;
Sonuç yine ayni.
Hani ne yapsak sonuç ayni.:)
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
çözümü batının öğretilerinde aramayacaksınız
onların bütün kuralları nalıncı keseri misali kendilerine yontar
insanlığı değil kendi menfaatlerini düşünerek kural koyarlar
ve asla senin kurallarının geçerli olduğu bir oyuna dahil olmazlar
sokaktaki batılıdan bahsetmiyorum, onların içinde de bizim kadar iyi niyetliler elbet vardır
yöneten unsurlar konumuz
okadar çakaldır ki kendisi seni çocuğuna kadar doğrarken "uğruna öldürebileceğim bir dava yok" şeklinde bir öğreti geliştirip aklına sokar
öl ama ona karşı gelme, oldu canım
yatta bi suratına ...yım

ben henüz kaybetmedim bana miras kalanları
biz kısasa kısas öğretisiyle büyüdük
sen adam ol ben de olayım
ama sen çakal olursan ben aslan besliyorum içerde

şevki yılmazın bir repliğiyle bitireyim:
bunlar hans ın uşaklarıdır
bunlar hasana düşmandır
ismin hasan mı? ister doğulu ol ister batılı, hizmet yok
hansın uşaklarının defterini dürün bu ülkede, ozaman huzur gelecektir
 
Katılım
12 Haz 2008
Mesajlar
5,549
ne fransaymış arkadaş...liselinin biri açmış bi muhabbet...
 
Katılım
25 May 2009
Mesajlar
3,690
konuyu dagıtayım diyorum ama bir şekilde yine siyasilere takılıp duruyor.
asıl sıkıntı her zaman bu siyasilerin başının altından çıkıyor.
kendi çıkarları dogrultusunda eğriye doğru demekte üstlerine yok.

alıntı ;

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı ile milletvekili maaşlarına katmerli zam yapılmış. Öyle anlaşılıyor ki, bu zam kararı, bazı kanunlarda değişiklik yapılması amacıyla Meclis’e sunulan tasarının içine sessiz sedasız konuvermiş ve şipşak, kavgasız gürültüsüz geçmiş.

O esnada beynimizin bir kısmı aklımız sıra, Fransa Meclisi’nde Ermeni soykırımını inkâr edenlerin cezalandırılmasını ön gören, bu inkârın reddedilmesini suç sayan tasarının kanunlaşması konusu ile meşgul iken, diğer yandan da aynı zamanda ilaçtan ilave katkı payı alınması ile ilgili yeni düzenlemenin getirecekleri ve yıllardır yapıldığı gibi, ödenecek faturalar, ev kiraları, ay sonuna hangi ilave kısıntılarla ulaşılacağı gibi ince hesaplarla dolu idi.

Sonuç itibariyle, milletvekillerinin emekli maaşları arttırılmış. Mevcut emekli maaşları Cumhurbaşkanı maaşındaki değişime endeksli olarak düzenlenmiş. Ayrıca, milletvekilliği bitenler emekli değillerse veya herhangi sigortalı bir işte çalışmıyorlarsa, bu vekillerin sigorta primlerini de dört yıl süreyle TBMM ödeyecek ve milletvekili statüsü ile emekli olmaları sağlanacakmış. Son düzenleme ile birlikte milletvekillerinin emeklilik maaşı ek ödenekle birlikte en az 7 bin 750 TL, tüm emekli TBMM Başkanları ve Başbakanların maaşı ise 11 bin 500 TL’ye çıkarılmış.

Bu arada halen çalışan emekli milletvekilleri de var değil mi? Yani çift maaş!

Öte yandan, asgari ücretin önümüzdeki yıl için ne kadar olacağı ile ilgili toplantılar da sürüyor. Kaçıncısında karar çıkar ve ne kadar çıkar, ücretliler beklemekte.
2012 yılı asgari ücret miktarını belirlemek üzere üçüncü kez Türk-İş Genel Merkezinde toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, dördüncü toplantısını 29 Aralık 2011 Perşembe günü yapma kararı almış. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında toplanacak olan Komisyon'da bu kez asgari ücret zam oranının belirlenmesi bekleniyormuş. Bu arada, 2012 yılı öngörüleri doğrultusunda yapılması planlanan zam miktarı da Ocak + Temmuz dönemlerinde yüzde 3 + 3 imiş.
Halen ülkemizde uygulanmakta olan asgari ücret miktarları 16 yaşından büyükler için brüt 837.00 TL, net 658.95 TL; 16 yaşından küçükler için ise brüt 715.50 TL, net 571.97 TL!..
Gelirler arası fark ne kadar can acıtıcı.
658.95 TL!..
Bozdur bozdur harca!.

Canan Arslan....

Paşamız zamanın'da çok güzel söylemiş ama hayla anlamamakta ısrar ediyorlar....

Yıl 1923 : paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz ne kadar zam yapalım? M. K. Ataturk : öğretmen maaşlarını geçmesin ....!!!
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
çözümü batının öğretilerinde aramayacaksınız
Emriniz başım üstüne...

okadar çakaldır ki kendisi seni çocuğuna kadar doğrarken "uğruna öldürebileceğim bir dava yok" şeklinde bir öğreti geliştirip aklına sokar
Mahatma Gandhi'yi de batılı yaptın ya... Oha be birader, ilkokul çocukları bilir yahu. Bu nasıl bir kültür kara deliğidir ki seni yutmuş? Lütfen konuşacaksan, kendini bu kadar komik duruma düşürmemeye gayret et bari çünkü aslında gülmüyorum, ciddi ciddi acayip bir çaresizlik hissediyorum.

Mahatma Gandhi... Batılı... Çüş...
20080212gandhi1.jpg
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst