Mağaza değil, maza.
İstanbul Türkçesi'nin gele gele geldiği yer burasıdır. Aslında, bu ilanı yazana kızmak lazım da çok da kızmamak lazım. Belli ki okumamış kara cahilin teki. Türkçe için asıl tehlikeli olanlar bile bile İngilizce kelime kullananlardır. Mesela, lokasyon nedir? Konum kelimesinin kökü mü kurudu? Daha 1 yıl önce her şeye yetiyordu da şimdi mi yetmiyor?
Sonracığıma, sokaktaki herhangi birine sorun: "Lavaşı yayıyoruz, içine peynir olsun, domates olsun, köfte olsun, adı önemli değil, birşeyler koyuyoruz, sonra lavaşı rulo şeklinde sarıyoruz. Bunun adı ne olur?" diye sorun, hemen hemen herkes dürüm der. Kafeye gidiyorsunuz, menüye bakıyorsunuz, dürüm olmuş wrap. Wrap ne? Dolama, sarma. Hadi dürümü dönerle özdeşleştirdin kullanmak istemiyorsun, dolama de o zaman. Asıl tehlike bunlar.
Mazadaki özen de takdire şayan. Motor yağmurdan mı gelmiş, yıkamışlar da silmemişler mi nedir? Motorun her tarafında su damlası var. Mal satıp para kazanacaksın be adam. Motoru parlat ki daha çok alıcı gelsin ama nerede o zihniyet?