- Katılım
- 1 Kas 2008
- Mesajlar
- 6,872
- Konu Yazar
- #1
K YE Q İ YE Y VE SAyamadığım birçok değişim için bakınız ATATÜRK NELER DEMİŞ
Dil ile Millet Arasındaki Bağ
Bir milleti millet yapan en temel unsurların başında dil gelir.Bir millet ancak aynı dili konuşuyorsa "millet" olarak ayakta kalabilir.Dilini yitirmiş bir millet başka toplumların arasında kaybolur gider.Yurdunu kaybetmiş bir millet,eninde sonunda birleşip bir devlet kurabilir.Yahudiler buna en güzel örnektir.Dinini değiştirmiş milletler de ayakta kalabilir.Nitekim Türkler sekizinci yüzyıldan itibaren dinlerini değiştirmiş,
Müslüman olmuşturlardır;ama milliyetlerini ve bağımsızlıklarını muhafaza etmişlerdir.Gagauz Türkleri de Hristyan oldukları halde benliklerini muhafaza etmişlerdir.Bağımsızlıklarını kaybeden milletler de bir gün gelir tekrar bağımsızlıklarını kazanırlar.Ancak dilini kaybetmiş olan bir millet her şeyini kaybetmiş demektir.
Bulgarlar ve Macarlar Türk'tür.Finlilerin de Turan soylu ve Türk oldukları bilinir.Ama bunların büyük çoğunluğu Türk olduklarını kabul etmezler.Çünki dillerini kaybettikleri için milliyetlerini kaybetmişler,başkalaşmışlardır.
Dil birliği olmazsa kültür birliği de olamaz.Çünkü dil,kültürün taşıyıcısıdır.Milletler kültürlerini dilleriyle korur ve dilleriyle taşırlar.Dil birliği olmazsa ,sevgi ve bağlılık da az olur.Çünkü insanların birbirlerini sevmesi,yakınlık duyması için iletişim kurmaları ve birbirlerini
tanımaları gerekir.Bugün ABD'yi ayakta tutan,bur derme çatma topluma Amerikalılık bilinci kazandıran tek şey,konuştukları ortak dilleridir.En şidetli soğuk savaş yıllarının yaşandığı bu günlerde en önemli hedef dildir.Zira bir milletin dilini kaybedersiniz,sahip olduğu her şeyi kolaylıkla
yok edebilirsiniz.Hem de hiç silah kullanmadan,ter akıtmadan ve zayiat vermeden.Dilini kaybettirdiğiniz millet ,kendi ayaklarıyla istediğiniz yere kolayca gelir.Ülkemizde yapılmak istenen de budur.Artık kurduğumuz cümlenin en azından bir kaç kelimesi yabancı dillerden geçme değilse
değer verilmez olmuştur.Sokağa çıkan insanlar dükkanlara,vitrinlere,tabelalara baktklarında nerden yaşadıklarını şaşırır hale gelmişlerdir.Okuduğumuz gazetelerin,dergilerin,izlediğimiz televizyon kanallarının isimlerinin bir çoğu yabancı dillerden geçmiş kelimelerden oluşuyor.
Avrupa'da ve diğer yabancı ülkelerde yaşayan kandaşlarımız,kendi haklarını korumak,daha iyi bir hayat yaşamak ve kademelerini yükseltmek için ,bulundukları yerlerin dillerini en iyi şekilde konuşmalı ve anlamalıdır.Ancak kültür ve dillerini,milliyetlerini asla unutmamalıdırlar.Orada büyüyen
çocuklarına kesinlikle kendi dillerini ve değerlerini öğretmelidirler.Yoksa "yitik bir nesil" olmaktan ileri gidemezler.Buhranlı,kimliksizve kişiliksiz olarak yetişmiş olurlar.
Atatürk dilimizi sadeleştirmek,geliştirmek ve korumak için elinden geleni yapmıştır.Türk Dil Kurumu'nu kurmuş ve bu işin kendisinden son kesintiye uğramaması için İş Bankası'ndan sürekli gelir bırakmıştır.Bizim millet olarak üzerimize düşen görev,dilimize her ne pahasına olursa olsun kesinlikle
sahip çıkmak ve dilimizi her türlü tehlikeden muhafaza etmektir.Ulus olarak ayakta kalmamız ve büyük devlet olmamız dilimizi korumamıza bağlıdır
Dil ile Millet Arasındaki Bağ
Bir milleti millet yapan en temel unsurların başında dil gelir.Bir millet ancak aynı dili konuşuyorsa "millet" olarak ayakta kalabilir.Dilini yitirmiş bir millet başka toplumların arasında kaybolur gider.Yurdunu kaybetmiş bir millet,eninde sonunda birleşip bir devlet kurabilir.Yahudiler buna en güzel örnektir.Dinini değiştirmiş milletler de ayakta kalabilir.Nitekim Türkler sekizinci yüzyıldan itibaren dinlerini değiştirmiş,
Müslüman olmuşturlardır;ama milliyetlerini ve bağımsızlıklarını muhafaza etmişlerdir.Gagauz Türkleri de Hristyan oldukları halde benliklerini muhafaza etmişlerdir.Bağımsızlıklarını kaybeden milletler de bir gün gelir tekrar bağımsızlıklarını kazanırlar.Ancak dilini kaybetmiş olan bir millet her şeyini kaybetmiş demektir.
Bulgarlar ve Macarlar Türk'tür.Finlilerin de Turan soylu ve Türk oldukları bilinir.Ama bunların büyük çoğunluğu Türk olduklarını kabul etmezler.Çünki dillerini kaybettikleri için milliyetlerini kaybetmişler,başkalaşmışlardır.
Dil birliği olmazsa kültür birliği de olamaz.Çünkü dil,kültürün taşıyıcısıdır.Milletler kültürlerini dilleriyle korur ve dilleriyle taşırlar.Dil birliği olmazsa ,sevgi ve bağlılık da az olur.Çünkü insanların birbirlerini sevmesi,yakınlık duyması için iletişim kurmaları ve birbirlerini
tanımaları gerekir.Bugün ABD'yi ayakta tutan,bur derme çatma topluma Amerikalılık bilinci kazandıran tek şey,konuştukları ortak dilleridir.En şidetli soğuk savaş yıllarının yaşandığı bu günlerde en önemli hedef dildir.Zira bir milletin dilini kaybedersiniz,sahip olduğu her şeyi kolaylıkla
yok edebilirsiniz.Hem de hiç silah kullanmadan,ter akıtmadan ve zayiat vermeden.Dilini kaybettirdiğiniz millet ,kendi ayaklarıyla istediğiniz yere kolayca gelir.Ülkemizde yapılmak istenen de budur.Artık kurduğumuz cümlenin en azından bir kaç kelimesi yabancı dillerden geçme değilse
değer verilmez olmuştur.Sokağa çıkan insanlar dükkanlara,vitrinlere,tabelalara baktklarında nerden yaşadıklarını şaşırır hale gelmişlerdir.Okuduğumuz gazetelerin,dergilerin,izlediğimiz televizyon kanallarının isimlerinin bir çoğu yabancı dillerden geçmiş kelimelerden oluşuyor.
Avrupa'da ve diğer yabancı ülkelerde yaşayan kandaşlarımız,kendi haklarını korumak,daha iyi bir hayat yaşamak ve kademelerini yükseltmek için ,bulundukları yerlerin dillerini en iyi şekilde konuşmalı ve anlamalıdır.Ancak kültür ve dillerini,milliyetlerini asla unutmamalıdırlar.Orada büyüyen
çocuklarına kesinlikle kendi dillerini ve değerlerini öğretmelidirler.Yoksa "yitik bir nesil" olmaktan ileri gidemezler.Buhranlı,kimliksizve kişiliksiz olarak yetişmiş olurlar.
Atatürk dilimizi sadeleştirmek,geliştirmek ve korumak için elinden geleni yapmıştır.Türk Dil Kurumu'nu kurmuş ve bu işin kendisinden son kesintiye uğramaması için İş Bankası'ndan sürekli gelir bırakmıştır.Bizim millet olarak üzerimize düşen görev,dilimize her ne pahasına olursa olsun kesinlikle
sahip çıkmak ve dilimizi her türlü tehlikeden muhafaza etmektir.Ulus olarak ayakta kalmamız ve büyük devlet olmamız dilimizi korumamıza bağlıdır