- Katılım
- 1 Tem 2006
- Mesajlar
- 388
- Konu Yazar
- #1
TÜRK HALKININ LÜKS TÜKETİM ATEŞİNE ENGEL OLUNAMIYOR...
Başını lüks otomobiller, cep telefonları ve pahalı televizyonlar gibi ürünlerin çektiği tüketim malı ithalatı büyük krizin arefesindeki harcama çılgınlığının yaşandığı 2000 yılının bile üç katına çıktı. 2006’nın ilk 7 ayında 9.4 milyar dolarlık tüketim malı ithal eden Türkiye rekor kırdı.
İnsanların gelirleri artıkça bununla doğru orantılı olarakda talep ettikleri mal ve hizmet miktarida artar.Bu talebin bir kısmı yerli mallara iken bir kısmıda yabancı mallara yönelik olur.Hatta çoğu zaman özelliklerini dahi bilmediğimiz ürünleri sırf o taşıdığı marka yüzünden alırız. Hiç düşündünüzmü yurtdışından ithal edilen bir ürünü satın aldığınızda ekonomimizi nasıl etkiliyorsunuz? Bir örnekle açıklıyım bunu:
ABD'de üretilen bir ürünü satın alıyorsunuz.Ekonomide çarpan mekanızması dediğimiz mekanızma ile çok küçük sayılabilecek harcamalar ekonomide büyük etkiler yaratıcı nitelikdedir.Bu harcamanın ekonomide yarattığı etki duru suya atılan bir taşın yarattığı halkalar gibi genişler.
ABD'nin ihraç ettiği malı alarak onların ihracatını arttırıyoruz.İhracatlarının artması üretimlerini artırmalarına gerekli miktarda malı üretmek için işgücünün arttırılması anlamına geliyor. Dolayısıyla ABD GSYH ve MG gelirinin artmasına neden oluyor.Bu alım Türkiye'nin ithalatının artmasına, malları dışardan aldığımız için bizim üretimimizin azalmasına, üretimin azalmasına işsizliğin artmasına neden oluyor.
Açık bir ifadeyle yabancı markalı bir ürünü satın aldığınızda o malı üreten ülkenin ekonomisini canlandırıyor, işsizliğini azaltıyor kendi ülkemizin ise ekonomisini olumsuz yönde etkileyip işsizliğin artmasına neden oluyoruz. Ülkesini seven bireyler olarak bunları düşünerek aldığımız ürünlere dikkat edelim.
:cat: :cat:
Başını lüks otomobiller, cep telefonları ve pahalı televizyonlar gibi ürünlerin çektiği tüketim malı ithalatı büyük krizin arefesindeki harcama çılgınlığının yaşandığı 2000 yılının bile üç katına çıktı. 2006’nın ilk 7 ayında 9.4 milyar dolarlık tüketim malı ithal eden Türkiye rekor kırdı.
İnsanların gelirleri artıkça bununla doğru orantılı olarakda talep ettikleri mal ve hizmet miktarida artar.Bu talebin bir kısmı yerli mallara iken bir kısmıda yabancı mallara yönelik olur.Hatta çoğu zaman özelliklerini dahi bilmediğimiz ürünleri sırf o taşıdığı marka yüzünden alırız. Hiç düşündünüzmü yurtdışından ithal edilen bir ürünü satın aldığınızda ekonomimizi nasıl etkiliyorsunuz? Bir örnekle açıklıyım bunu:
ABD'de üretilen bir ürünü satın alıyorsunuz.Ekonomide çarpan mekanızması dediğimiz mekanızma ile çok küçük sayılabilecek harcamalar ekonomide büyük etkiler yaratıcı nitelikdedir.Bu harcamanın ekonomide yarattığı etki duru suya atılan bir taşın yarattığı halkalar gibi genişler.
ABD'nin ihraç ettiği malı alarak onların ihracatını arttırıyoruz.İhracatlarının artması üretimlerini artırmalarına gerekli miktarda malı üretmek için işgücünün arttırılması anlamına geliyor. Dolayısıyla ABD GSYH ve MG gelirinin artmasına neden oluyor.Bu alım Türkiye'nin ithalatının artmasına, malları dışardan aldığımız için bizim üretimimizin azalmasına, üretimin azalmasına işsizliğin artmasına neden oluyor.
Açık bir ifadeyle yabancı markalı bir ürünü satın aldığınızda o malı üreten ülkenin ekonomisini canlandırıyor, işsizliğini azaltıyor kendi ülkemizin ise ekonomisini olumsuz yönde etkileyip işsizliğin artmasına neden oluyoruz. Ülkesini seven bireyler olarak bunları düşünerek aldığımız ürünlere dikkat edelim.
:cat: :cat: