Dün vaktim vardı. Parçaları alıp gittim sanayiye. Mehmet abi söyledi ben yaptım. Sıfır zımpara ile sulu zımpara yaptım. Boyayı baya kaldırdım. Hemde pürüzsüz yüzey elde ettim. Macun çekmek ayrı bi sanat. Ben pek iyi çekememişim. Aslında benim çekememe sebebim alet edevat yetersizliği. Macun sac üstünde karıştırılıyor. Sac parçası bulamayıp sunta üstünde yapmıştım. Küçük küçük parçalar karışmış. Oda macunda nokta halinde deliklere yol açtı.
Bu sefer baya uğraştım. Sulu zımpara çok kol ağrıtıyor.
Zımpara ile yüzeyi pürüzsüz hale getirdim. Sulu zımpara sonrası iyice yıkadım yandaki yıkamacıda. Zımpara sonrası tozlu yüzey kalıyor onu temizlemek için.
Sonra dizdik parçaları. Mehmet abi kamyon kasası boyadığı için sentetik boya vardı. Karmen kırmızıyı seviyorum kamyonuda o renkte boyamıştı. Sentetik boya iyi olmuyor bu tip şeylere. Akrilik alırsan daha güzel olur dedi. Gittim 150 gram akrilik karmen kırmızı ve 150 gram sertleştirici aldım. Karmen kırmızıda ikiye ayrılıyor. Mercedes kamyon için olan ve Renault için olan. Mercedes hazırda varmış ondan aldım.
Sonra Mehmet abi boyadı. Kasacı adama kaportacı muamelesi yapıyorum. :mrgreen: Daha öncedende civcivi boyamıştı. Kaportacı kadarda iyi boyadı bence. Ustalığın iyisi portakal kabuğu deseninden belli oluyor. Mesela ben o deseni veremem boya atarken. Mehmet abide aynen o desende oldu.
Dün bunlarla geçti birkaç saat. Mehmet abiye teşekkürü akşam etmiş oldum. Kahvede onla eş olup kasacı Sedat abi ve eksozcu Bilal abiden yemek yedik. :mrgreen:
---------- Mesajlar birleştirildi - 17:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:35 ----------
Ustanın kızı evlendiği için hala parçayı yerine takamadı..
Bari o ara aklımdaki diğer işleri halledeyim diye düşündüm. Ustaya takılmasam bi haftada yapıp kenara koyardım motoru. Vardır bundada bi hayır.
Motoru ustadan aldım. İşleri bitirip vereceğim. O zamanda inşallah takılmadan halleder. Haftasonuna elektirik tesisatını çekmem lazım.
Şase ile oynamıştım malum. Gözüme zayıf geliyordu. Eski motor bloğundada bağlantı vardı. Şanzımanın ön tarafında. Ve o aynı zamanda şasenin parçasıydı. MZ motorunun sistemine uymuyor o. Bende önceden aldığım korkuluğu tekrar kestim. Farklı şekilde takacağım.
Sürekli mallarını getirdiğim bi sandalye fabrikası var. Fabrika değilde atölye diyelim. Kullanacağım alet edavat var onlarda. İnce boruyu bükecek kalıp yoktu eksozcu Bilal abide. Eksoz olduğundan kalıplar hep büyük. Bende miraç sandalyeden Ramazan abiyi aradım. Cumartesi günü. Düğüne gideceklermiş erken kapatacaklarmış. "Anahtarı bırakıp gideriz sen kafana göre takıl" dedi sağolsun. Motoru yükledim gittim.
Boru bükme aleti.
Bu alette borunun çapını inceltiyor. Kullanmama gerek kalmadı onu.
En sevdiğim aletlerden ayaklı matkap. :mrgreen:
Korkuluğu eskiden bu şekilde bağlamıştım. Ama motora çok yakın. Titreşimde değebilir. O yüzden onu keseceğim.
Alttan bağlantı için boru bükmeye başladım.
Kaynatacağım yerin ucunu ezdim. Geniş geliyordu.
Motorun altından bu şekilde kaynattım. Motora yuva yapmış gibi oldum. Orda kafasına göre titresin. :mrgreen:
Boru bükme aletinde ölçüleri tam tutturamıyorum. Onlar hep aynı şeyi büktüğünden ona göre kalıbı var. Ama ben ölçüye göre büküyorum ve denkgelmediği oluyor. Sol tarafa büktüğüm sağdakinden uzun oldu. Ortadan kesip kaynattım. Taşlamada çapakları temizledim.
O parçayıda diğer tarafa kaynattım.
Alt kısım tamam.
Ön taraftan bağlantı atmak için aynı borudan kullanacağım. Yukarıya gelen kısmı ezdim. Düz şekilde kaynatmak için. Alt tarafı ise taşlamada içeriye doğru oval hale getirdim. Tam yapışsın korkuluğun borusuna.
Onuda yerine kaynattım.
Diğer tarafıda kaynattım.
Yine ayak koyma yeri sorunu başladı. Önceden de çok uğraşmıştım nereye nasıl takarım diye. En basit yönden düz boru kaynatmaktı. Onu yapacaktım aslında o yüzden çekmiştim fotoğrafını.
Sonra tipsiz oldu vazgeçtim. Orjinal ayaklarını kaynatayım dedim. Taşlayıp boruya kaynayacak şekle getirdim.
Dün o şekilde geçti. Bikaç işim vardı dükkanı kapatıp gittim.
Bugünde iki düğün sonrası doğruca Ramazan abinin yanına gittim anahtarı aldım. Dünden eksik kalanları halletmek için.
Bu boruya kaynatacağım ayakları.
Yukarıya doğru kapanabiliyor ayak. Niye öyle yaptıklarını bilmiyorum. Vardır bi sebebi. O ayağı yerine kaynatınca fren koluna geçtim. Eskiden yaptığım kol tipsiz duruyordu. Bende borudan yapayım dedim. Önce alt kısmı yapıp puntaladım sabit dursun diye.
Ucları büktükten sonra kestim. 90 derecelik kısmı çok uzun büküyor. Kesip uc uca birleştirince daha kısa olacak.
Buda birleştirilmiş hali. Yerine takmadım. Fren merkezi yanımda değildi. O yüzden tam yerini bilemem. Onu sonra kaynatırım. Bugünlük bu kadar yeter. Yarın inşallah ustaya tekrar bırakacağım.
Fazla birşeyi kalmadı motorun.
Kumlamadan ve statik boyadan vazgeçtim. Kumlama aliminyum parçaya zarar veriyormuş. Kendim matkapın ağzına fırça gibi bi alet var onu takıp boyayı sökeceğim. Piston kısmını tekrar boyamam heralde. Diğer demir kısımları zaten bakalit parçalar kapatıyor gözükmüyor. Kaynak çapaklarını spiral ile temizleyip boyarım.
Esas mevzu elektirik tesisatı. En çok o uğraştıracak diye düşünüyorum.