- Katılım
- 20 Ocak 2010
- Mesajlar
- 888
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar, geçtiğimiz cmts günü, artık bahar geldi, daha çok gezmeye başlarız hesaabı (allaaan unuttuğu eskişehire hala gelmedi ya bahar..neyse) bi temizliğe giriştim.
Sağdan soldan duyduğum öğrendiğim yeni bir kaç şeyi de deneme fırsayım oldu. Onları da aktarayım dedim.
Öncelikle neler yaptım, Motorun sökülebilecek tüm metal ve plastik aksamlarını sökerek işe başladım. Şase, Motor, şanzıman ve kumandalar sökülmeden kalanlar.
Temizlik için gazyağı zaten kullanıyordum, mazotun bıraktığı film katmanı daha sonra başka bir ürün uygulamak istediğinizde sorun yaratıyor, benzin ise gerçekten plastik ve kauçuk parçalara zarar veriyor.
Duyduğum ama denemediğim bir şey vardı, gazyağının içine bir miktar bulaşık deterjanını (katkısız olanlardan, en adisinden yani) yedirmek. Yarım litrelik su şişesine bir çay kaşığı kadar. Sonra usulca, KÖPÜRTMEDEN, çalkalıyoruz. karıştırıyoruz.
Arkadaşlar sonuç muhteşem. genel olarak hem metal, hem plastik yüzeylere verdiği parlaklık dışında, kurumuş yağla karışık toz toprak artıklarını (zincir korumanın iç tarafı) bir diş fırçası yardımıyla, çok rahatça çıkartıyor.
ne yaptık peki, bütün söktüğümüz parçaları tek tek sildik temizledik deterjanlı gaz yağı ile, sonra motorun altını üstünü parmaklarımızın girebildiği her yeri sildik temizledik. Zinciri de aynı şekilde fırçalayarak temizledik. Cantları ve cant tellerinin arasını bile sildik. Sonra temiz üstüpüler ile bir daha geçtik.
Daha sonra bütün parçaları 15TL ye aldığımız, çizik giderici parlatıcı bir pasta ile sildik ovaladık. Metal yüzeyler de, hatta egzos da dahil olmak üzere her yere uyguladık.
En sonra olarak bütün parçaları o şekilde yerine taktık. motoru topladık. En son, elimize temiz bir havlu aldık. Havluya, hafifçe TEMİZ GAZYAĞI uyguladık. Böyle parmakla serper gibi (bunu da yeni öğrenmiştim, denedim.) ve bu havlu ile pastanın en son temizlik parlatma işlemini yaptık.
Gıcırss!! diye parladı, temizlendi. Ancak daha da önemlisi, okuduğum yerde, bu şekilde gazyağlı havlu ile yapılan uygulama sonrası, motorun toz tutmadığı, çok daha geç kirlendiği belirtiliyordu. Şu anda toz tutup tutmadığını tam söyleyemem ama motorun hemen her yerine elimi sürdüğümde, en ufak bir sürtünme hissetmiyorum. Islak elinizi buza sürer gibi kayıyor.
Son olarak da, zinciri yağlamak için MOBİL zincir yağlayıcı kullandım. Şeffaf, km sınırı olmaksızın 1 yıl koruma sağlayacağını iddia ediyorlar. Bakalım kullandık görecez ne olacağını. Ama ilk izlenim olarak, tüpten çıkarken su gibi akışkan ve ve hafif yağlı olan malzeme, zincir üzerinde biraz bekledikten sonra, resmen jel gibi birşey oluyor ve o şekilde kalıyor. Zincir şu anda resmen plastikmiş gibi ses çıkartıyor dönerken.
Bu hafta sonu yaşadıklarımız ve öğrendiklerimiz bunlar. Son olarak bir kaç kişisel tavsiye. Motoru temizleyeceğiniz yeri iyi seçin, ortalık batıyor. Hele hele zinciri temizlerken. Ayrıca öyle benim yaptığım gibi mallık yapıp, saatlerce betonda bağdaş kurup oturmayın, zaten durmadan eğilip kalktığınız için durmadan çömeldiğiniz için üst bacak kasları bayağı bir yoğun çalışıyor, bir de üstüne soğuk betonda oturunca, 2 gündür üst bacaklarımdaki güç kaybı %80 civarında. Acıdan öldürecek beni, doğru düzgün yürümek bile zor geliyor.
Eeee.. Ne demiş atalarımız, yaşa, taşa.. oturma..
Bu mesajı da bu atasözü ile bağladım ya.. Helal olsun artık...
SAYGILAR SEVGİLER...
Sağdan soldan duyduğum öğrendiğim yeni bir kaç şeyi de deneme fırsayım oldu. Onları da aktarayım dedim.
Öncelikle neler yaptım, Motorun sökülebilecek tüm metal ve plastik aksamlarını sökerek işe başladım. Şase, Motor, şanzıman ve kumandalar sökülmeden kalanlar.
Temizlik için gazyağı zaten kullanıyordum, mazotun bıraktığı film katmanı daha sonra başka bir ürün uygulamak istediğinizde sorun yaratıyor, benzin ise gerçekten plastik ve kauçuk parçalara zarar veriyor.
Duyduğum ama denemediğim bir şey vardı, gazyağının içine bir miktar bulaşık deterjanını (katkısız olanlardan, en adisinden yani) yedirmek. Yarım litrelik su şişesine bir çay kaşığı kadar. Sonra usulca, KÖPÜRTMEDEN, çalkalıyoruz. karıştırıyoruz.
Arkadaşlar sonuç muhteşem. genel olarak hem metal, hem plastik yüzeylere verdiği parlaklık dışında, kurumuş yağla karışık toz toprak artıklarını (zincir korumanın iç tarafı) bir diş fırçası yardımıyla, çok rahatça çıkartıyor.
ne yaptık peki, bütün söktüğümüz parçaları tek tek sildik temizledik deterjanlı gaz yağı ile, sonra motorun altını üstünü parmaklarımızın girebildiği her yeri sildik temizledik. Zinciri de aynı şekilde fırçalayarak temizledik. Cantları ve cant tellerinin arasını bile sildik. Sonra temiz üstüpüler ile bir daha geçtik.
Daha sonra bütün parçaları 15TL ye aldığımız, çizik giderici parlatıcı bir pasta ile sildik ovaladık. Metal yüzeyler de, hatta egzos da dahil olmak üzere her yere uyguladık.
En sonra olarak bütün parçaları o şekilde yerine taktık. motoru topladık. En son, elimize temiz bir havlu aldık. Havluya, hafifçe TEMİZ GAZYAĞI uyguladık. Böyle parmakla serper gibi (bunu da yeni öğrenmiştim, denedim.) ve bu havlu ile pastanın en son temizlik parlatma işlemini yaptık.
Gıcırss!! diye parladı, temizlendi. Ancak daha da önemlisi, okuduğum yerde, bu şekilde gazyağlı havlu ile yapılan uygulama sonrası, motorun toz tutmadığı, çok daha geç kirlendiği belirtiliyordu. Şu anda toz tutup tutmadığını tam söyleyemem ama motorun hemen her yerine elimi sürdüğümde, en ufak bir sürtünme hissetmiyorum. Islak elinizi buza sürer gibi kayıyor.
Son olarak da, zinciri yağlamak için MOBİL zincir yağlayıcı kullandım. Şeffaf, km sınırı olmaksızın 1 yıl koruma sağlayacağını iddia ediyorlar. Bakalım kullandık görecez ne olacağını. Ama ilk izlenim olarak, tüpten çıkarken su gibi akışkan ve ve hafif yağlı olan malzeme, zincir üzerinde biraz bekledikten sonra, resmen jel gibi birşey oluyor ve o şekilde kalıyor. Zincir şu anda resmen plastikmiş gibi ses çıkartıyor dönerken.
Bu hafta sonu yaşadıklarımız ve öğrendiklerimiz bunlar. Son olarak bir kaç kişisel tavsiye. Motoru temizleyeceğiniz yeri iyi seçin, ortalık batıyor. Hele hele zinciri temizlerken. Ayrıca öyle benim yaptığım gibi mallık yapıp, saatlerce betonda bağdaş kurup oturmayın, zaten durmadan eğilip kalktığınız için durmadan çömeldiğiniz için üst bacak kasları bayağı bir yoğun çalışıyor, bir de üstüne soğuk betonda oturunca, 2 gündür üst bacaklarımdaki güç kaybı %80 civarında. Acıdan öldürecek beni, doğru düzgün yürümek bile zor geliyor.
Eeee.. Ne demiş atalarımız, yaşa, taşa.. oturma..
Bu mesajı da bu atasözü ile bağladım ya.. Helal olsun artık...
SAYGILAR SEVGİLER...