Tam Bir Motosiklet Tutkunu - Ayşe Şule Bilgiç - Vatan Gazetesi Röportajı

Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,231
LiveImages%5CG%C3%BCzelim%5Cayse%20%C5%9Fule%20bilgi%C3%A7%5C0792399_4.jpg
Ayşe Şule Bilgiç... Onu Rüzgar'ın Kızı Olarak Tanıdık. Sonra Kıraç'ın Nişanlısı Olarak Çıktı Karşımıza. Adına Yakışır Bir Motosiklet Tutkunu...

Motosiklet Hikayeleri adında bir kitabı, 2Teker adında bir dergisi var. İlk kazandığı para motosiklet almaya yetmeyince kask alan Bilgiç, bugün tam 5 tane motosiklete sahip. Kendisine, "5 motosikletin var Allah gözünü doyursun" diyenlere şöyle cevap veriyor: "Kıyafet yerine motosiklet almayı tercih ediyorum."

Çocukluğunda bisiklete binerken rüzgarı daha çok hissetmek istiyordu. "Büyüyünce mutlaka motosiklet alacağım" diyordu. Lise yıllarında da defterlerini motosiklet fotoğraflarıyla kapladı. İletişim Fakültesi'ne devam ederken bir televizyon dizisinde rol alıp kazandığı ilk parayla motosiklet aldı, ancak annesi ve babası 3 ay boyunca kendisiyle konuşmadı.

Motosiklet sevdası, yazma tutkusuyla birleşince komik bir dille kaleme aldığı deneyimlerini 'Rüzgarın Kızı' adıyla internette motosiklet tutkunlarıyla paylaştı. Yazıları kısa sürede ilgi görünce Hürriyet'in haftalık eki Otoyaşam'da yazmaya başladı. Dizi oyunculuğunu sürdürürken, CNN Türk'te yayınlanan 'Rüzgarın Kızı' adlı programıyla da motosiklet kültürünü televizyona taşıdı. Ayrıca uluslararası motosiklet yarışına katılan Türkiye'nin ilk kadın sporcusu oldu. Motor tutkunlarından oluşan bir ekiple hazırladığı aylık '2Teker' dergisi ise 15. sayıya ulaştı. Senaryosunu kendisinin yazdığı, TRT'de yayınlanan 'Gönül Salıncağı' dizisinde, düğün hazırlığı yaptığı Kıraç'la birlikte rol aldı. Yayımlanmış yazılarını derlediği 'Sahibinden Okunmuş Motosiklet Hikayeleri' adlı kitabı yakında piyasaya çıkacak olan Ayşe Şule Bilgiç, şimdi de yapımcılığını üstlendiği yeni bir televizyon dizisinin son hazırlıklarını yapıyor.

Yazar, oyuncu, senarist, programcı ve yapımcı olarak aynı anda birkaç işi birlikte yaparak tutkularını mesleğe dönüştüren Bilgiç'le, oyunculuk, yazarlık ve motosiklet tutkusunu konuştuk...

Sizi 'Rüzgarın Kızı' yapan motosiklet tutkusu nasıl başladı?

-Motosiklet hayatıma nasıl girdi ben de çok anlamış ya da fark etmiş değilim. Çocukluğumda çok hızlı bisiklet kullanıyordum ve rüzgarla haşır neşirdim. 'Büyüyünce mutlaka motosiklet alacağım' diyordum. Buna hem ailem, hem de çevremdekiler karşıydı. Ama ben sokaktan geçen her motosiklete, cama yapışıp bakan bir kızdım. Üniversiteyi yeni bitirdiğimde, harçlıklarımdan artırdığım parayla kask aldım. Hatta evin içinde kaskımı takıp dolaşıyordum. Annem de, 'Bu kız tam kafayı yedi' diyordu. İlk motosikletimi aldığımda 'Hakkımı helal etmeyeceğim sana' dedi.

Hayatı uç noktalarda mı yaşarsınız?

-Aslında denge benim hayat felsefem. Bunda motorculuğun da etkisi var. Motorda denge çok önemli ve dengenizi kaybettiğiniz anda her şey altüst oluyor. Hayatta da bence böyle... Ancak bir şeyleri dengede tuttuğunuz zaman mutluluğu yakalıyorsunuz.

Oyunculuğa nasıl başladınız?

-Üniversitedeyken yazdığım ve oynadığım oyunlarda kendimi ifade edebildiğim için mutlu oluyordum. O dönem yönetmen asistanı olarak bir sete girmiştim. Oradaki yönetmenimiz yazdığım bir oyunu izlemeye geldi. Sonra da benim dizide rol almamı istedi. Oradan kazandığım parayla motosiklet aldım.

Bu kadar çok işi aynı anda yapmak zor olmuyor mu?

-Ben mutlu olduğum işleri yapmak istiyorum. Bunu yaparken de hayatımı idame ettirecek kadar para kazanmam benim için yeterli. Çok büyük lükslerim yok. Kazandığım parayı alışverişte harcamak yerine motosiklete yatırıyorum. Mesela insanlar diyor ki, '5 tane motosikletin var, Allah gözünü doyursun.' Ama sen de gidiyorsun, kendine her ay 5-6 bin YTL'ye kıyafet alıyorsun...

Otomobil yarışlarına da katıldınız...

-Motosiklete ve hıza meraklıydım ama gözüm bir yandan da otomobil yarışlarındaydı. Nasıl bir heyecan diye çok merak ediyordum. Polo Ladies Cup'ta yarıştım. Unvanlı yarışçıların arasında dördüncülüğe kadar çıktım. Almanya'da katıldığımız bir yarış inanılmaz keyifliydi. Orada çok ciddi bir kaza yaptım, boyun fıtığı nedeniyle hâlâ tedavi görüyorum. Doktorlar ameliyat gerektiğini söylüyor. Şu an motosiklete binmemi de yasakladılar. Ben alternatif tıp yöntemlerini deneyerek atlatmaya çalışıyorum.

Motosiklet yarışlarına katıldınız mı?

-Rally D'orient'e katıldım. 3 yıl önceydi. Türkiye'nin ilk uluslararası yarışına katılan kadın pilotu oldum motosiklette... Daha önce Türkiye'de yapılan enduro yarışlarına bile katılmamıştım. Çok endişeliydim çünkü toprak zeminde günde yaklaşık 600 kilometre gidiyor, derelerden, tepelerden geçiyorsunuz. Bir yer vardı, eğilip baksanız yürüyerek inmeye cesaret edemezsiniz. Öyle bir dik yamaçtan motosikletle inmek zorundasınız. Motoru aşağı atacaksın sonra sen yuvarlanarak ineceksin... 4-5 gün süren bir yarışı ikinci gün bırakmak zorunda kaldım.

Yarışlarda ulaştığınız en yüksek hız kaçtı?

-Ben motosiklette 280'i gördüm ama otomobilde 240 ancak yapıyorduk. Otomobillerimiz turbo dizel olduğu için öyle aman aman basamıyorduk.

2Teker dergisi nasıl ortaya çıktı?

-İletişim mezunuyum ve dergi de benim branşım dahilinde. 'Motosiklet konusunda her hafta ne yazacaksın' diyorlardı. Her hafta elimde gazeteye girmeyen birçok konu kalıyordu. 'Keşke daha fazla yerim olsa' derken dergi fikri doğdu. Dergide 9 kişiyiz ve telefona bakan kızımız bile motorcu. Bütün ekip, sayfa tasarımcımız, fotoğrafçımız motorcu...

Kıraç'la tanıştığınızda motor kullanıyor muydu?

-Kullanmıyordu, motosiklet kullanmayı istemiş ama sahip olmamıştı. Hatta bir gün kaza yaptığımı gördü. Bacağım falan dağılmıştı. 'Bundan sonra hayatta motora binmez' derken, bana baktı ve 'Ben mutlaka motosiklet alacağım' dedi.

Birlikte kullanır mısınız ?

-Birlikte gezilere gidiyorduk ama ikimizin de işleri çok yoğun. Uzun gezilere çıkamıyoruz. Daha çok şehir içinde kullanıyoruz. Şile Ağva yolu motorcuların çok sevdiği bir yoldur. Kıyıköy'ün yolu da çok güzeldir...

Kıraç'ın Ayşem şarkısını ilk duyduğunuzda ne hissettiniz?

-Çok duygulanmıştım. Hatta inanamamıştım benim adıma böyle bir şey yazıldığına... Ne diyeceğimi bilemez bir halde 'Teşekkür ederim' deyip çıkıp gitmiştim. O da, 'Ne kadar duygusuz bir kız, anlamadı mı?' falan diye düşünmüş.

Siz de Kıraç'a yazmışsınız?


-Alim.. Bunu ilk kez Güneri Civaoğlu'nun programında söylemiştim. O gün programa öylesine gitmiştim. Kıraç'ın kostümleri bendeydi, onları götürmüştüm. Güneri Abi, birden programa çağırdı beni. Aslında şarkıyı o programda ya da herhangi bir yerde söylemek gibi bir planım yoktu. Onu CD'ye kaydedip arabasına bırakacaktım... Programda 'Alim'i söyledim ve Kıraç ilk kez duyduğu için çok şaşırdı. Çok güzel bir andı.

Hakkınızda 'Kıraç ile Ayşe Şule evlendi' şeklinde haberler çıkıyor...

-Belki evlenmişlerdir... En yakın arkadaşlarımız bile arayıp, 'Düğün yapmışsınız bizi çağırmadınız' diyor. 'Yok öyle bir şey' diyorum. 'Gazetede okudum' diyor.

Düğününüz nasıl olacak?

-Kır düğünü hayal ediyorum.

Düğüne motosikletle gitmek ister misiniz?

-Hiç öyle bir hayalim yok. Motor hayatımda bambaşka bir yerde. Bir de zor bir şey gelinlikle motora binmek. Ama ata binmek güzel olur. Zaten davullu zurnalı bir düğün olsun istiyorum. Şu an hiçbir planımız yok, düğünü nerede ve nasıl yapacağımıza dair. Birbirimizi motive etmeye çalışıyoruz bu konuda. Fakat işlerin yoğunluğundan vakit ayıramadık.

İki motor üst üste

-Ayşe Şule Bilgiç unutamadığı bir anısını şöyle anlatıyor: "Kartal'da motosikletle gezerken telefonum çaldı. Maslak'ta bir iş görüşmesine çağırıyorlardı. Hemen eve gidip şık bir bluz giydim. Kolsuz, siyah, yelek gibi giyilip önden iki kanadın üst üste binip uçlarının arkadan bağlandığı cins bir bluz. Yaz-sıcak-görüşmeye gidiliyor-terlememeli gibi bahanelerle montsuz, korumasız ve korunaksız atladım küçük kıza. Köprüye kadar felç olan trafikte, na-esintili sorunsuz bir seyir izledikten sonra sen trafik bir açıldı. Köprüde hızlanınca, rüzgarı da yiyince o muhteşem bluz oldu bir balon. (Yani o bluzların göğsüne hava dolunca önü yok oluyor, neyse ki bikini gibi bir çamaşır var üstümde de, yine de hayatımda hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum.) Ve sağımdaki belediye otobüsündeki yolcuların diyaloglarını duyar gibi oldum. Aaaaaa Şuraya bak Süleyman görüyon mu? Bak bak! İki motor üst üste gidiyolar olum... Aha aha lan şurda bak. Neyse ki durum en fazla 10-15 saniye sürdü. Kaldı ki yarısında sol elimle bluzun iki yakasını getirmeyi de başardım."

VATAN GAZETESİ
 
Son düzenleme:
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
Paylaşım için tşk...

Ö.Z.€.R;1094038' Alıntı:
İki motor üst üste

-Ayşe Şule Bilgiç unutamadığı bir anısını şöyle anlatıyor: "Kartal'da motosikletle gezerken telefonum çaldı. Maslak'ta bir iş görüşmesine çağırıyorlardı. Hemen eve gidip şık bir bluz giydim. Kolsuz, siyah, yelek gibi giyilip önden iki kanadın üst üste binip uçlarının arkadan bağlandığı cins bir bluz. Yaz-sıcak-görüşmeye gidiliyor-terlememeli gibi bahanelerle montsuz, korumasız ve korunaksız atladım küçük kıza. Köprüye kadar felç olan trafikte, na-esintili sorunsuz bir seyir izledikten sonra sen trafik bir açıldı. Köprüde hızlanınca, rüzgarı da yiyince o muhteşem bluz oldu bir balon. (Yani o bluzların göğsüne hava dolunca önü yok oluyor, neyse ki bikini gibi bir çamaşır var üstümde de, yine de hayatımda hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum.) Ve sağımdaki belediye otobüsündeki yolcuların diyaloglarını duyar gibi oldum. Aaaaaa Şuraya bak Süleyman görüyon mu? Bak bak! İki motor üst üste gidiyolar olum... Aha aha lan şurda bak. Neyse ki durum en fazla 10-15 saniye sürdü. Kaldı ki yarısında sol elimle bluzun iki yakasını getirmeyi de başardım."

Demek iki motor üst üstee:queen::queen:
 
Son düzenleme:
Katılım
18 Ağu 2006
Mesajlar
2,835
:mrgreen:
Paylaşım için teşekkürler...
yaşadığı anı güzelmiş ama:mrgreen:
 
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
Acikcasi ben bu kadini gordukce sinir kat sayim artiyor , bayan motosiklet surucelerini temsil edemiyecek biri , medyatiklik otesi hic bir ozeligi de yok.Buyuk ihtimalede o konusmalar editorun torpusunden gecerek bir seye benzer hale geliyordur.Artik yazilari bile okumaya tenezul etmiyor basma kalip ayni cunku.
 
Katılım
20 Nis 2006
Mesajlar
1,687
Motosikleti
Triumph Tiger 900 GT Pro '24
Resimde verdigi poza takildim ben. O ne oyle yahu? :silent:
Hakikaten cok antipatik...
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Yarışlarda ulaştığınız en yüksek hız kaçtı?

-Ben motosiklette 280'i gördüm ama otomobilde 240 ancak yapıyorduk. Otomobillerimiz turbo dizel olduğu için öyle aman aman basamıyorduk
.

:queen::queen::queen: Ben buna gülerim.... :queen::queen:



Kıraç'la tanıştığınızda motor kullanıyor muydu?

-Kullanmıyordu, motosiklet kullanmayı istemiş ama sahip olmamıştı. Hatta bir gün kaza yaptığımı gördü. Bacağım falan dağılmıştı. 'Bundan sonra hayatta motora binmez' derken, bana baktı ve 'Ben mutlaka motosiklet alacağım' dedi.


Buna da gülecem ama kazaya gülünmez..... Nasıl bir anlatıştır....:pr::farao:

Motorculukla alakası yok diye herzaman söylerim... :cat:
 
Katılım
19 Kas 2007
Mesajlar
118
Hemde Fazer In üzerinde Iyi Ki Fazer Almışım

kıskanmayın beylerrrr kedi misali
 
Son düzenleme:
Katılım
17 Tem 2007
Mesajlar
5
Slm.

Yaa bencede pozda güzel unutamadığı anıya gelince güzel diyememi beklemeyin.Allahta kısa sürmüş.
 
Katılım
12 May 2006
Mesajlar
1,224
Acikcasi ben bu kadini gordukce sinir kat sayim artiyor , bayan motosiklet surucelerini temsil edemiyecek biri , medyatiklik otesi hic bir ozeligi de yok.Buyuk ihtimalede o konusmalar editorun torpusunden gecerek bir seye benzer hale geliyordur.Artik yazilari bile okumaya tenezul etmiyor basma kalip ayni cunku.

kesinlikle katılıyoumr ne motor tutkunları var motor almakla tutkun olunmuyor

medyaya haber resmen başka hiç bişi değil :farao::farao:

nice kabiliyetli arkadaşlarımıs var tutkun arıyolarsa bu arkadaşlarımızı haber yapsınlar belki destek çıkan olur

reklam kokan hareketler bunlar sadece reklam başka bişi değill aynı laflar aynı yazılar o yazılar ne editörlerden geçiyodur kimbilir :farao::farao:


alp tunay arkadışın dediği gibi keisnlikle motorculukla alakası yok
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Haz 2006
Mesajlar
2,033
medyanın bu bilip bilmeden denyo denyo taktığı "hız tutkusu", "motosiklet tutkunu", "hız meraklısı" vebenzeri tanımlara da, ayşe şule bilgiç'in de gereksizliğine son derece sinir olmakla beraber, şimdilik en iyi onun sayesinde sesimiz ülke genelinde sesini duyuran bir medya vasıtasıyla ulaştığı için çok fazla ileri geri konuşmamamızı öneririm.

motorcudur değildir, ayrı konu ama o da olmadan önce motosikletle ilgili medyada ses oluşturacak hiç bir şey yoktu. şimdi manasız ve gereksiz şeylerle köşesini meşgul etse de böyle biri var en azından, değerini biliyomuş gibi yapalım, olmaz mı :)
 
Katılım
13 Ocak 2006
Mesajlar
973
Bende bir dergi var.Önderi dilek ve şikayetlerinz bölümünde rüzgarın kızı adında biri yazı yazmış:Ben bir motosiklet tutkunuyum.Bu konuda bir bayanın yazıları çok ilgi çekici olabilir vs vs.Bugünlere bu kadar hızlı geldiğini görmek çok şaşırtıcı gerçekten.Demek bu piyasada bayanların torpili çok yüksek.

medyanın bu bilip bilmeden denyo denyo taktığı "hız tutkusu", "motosiklet tutkunu", "hız meraklısı" vebenzeri tanımlara da, ayşe şule bilgiç'in de gereksizliğine son derece sinir olmakla beraber, şimdilik en iyi onun sayesinde sesimiz ülke genelinde sesini duyuran bir medya vasıtasıyla ulaştığı için çok fazla ileri geri konuşmamamızı öneririm.

motorcudur değildir, ayrı konu ama o da olmadan önce motosikletle ilgili medyada ses oluşturacak hiç bir şey yoktu. şimdi manasız ve gereksiz şeylerle köşesini meşgul etse de böyle biri var en azından, değerini biliyomuş gibi yapalım, olmaz mı :)

:cat::cat::cat::cat::cat::cat:
 
Son düzenleme:
Katılım
13 Tem 2006
Mesajlar
457
Hersey guzel hosta aranizda ayda 5000 - 6000 YTL kıyafete harcayan var mı
ben oraya takıldım .
Ya kesin ayrı gezegenlerde yaşıyoruz , burda 200 EUR kask pahalı gittik 90 EUR a kask aldık sağlam gibi takıyoruz bakalım diyen arkadaşların yazdıklarına şahit oluyorumda bana çok abes geldi AŞB nin yazdıkları . Ayda 5 - bin YTL motora harcayan bi okdar kıyafete de harcar der komple hava basma yazısı olarak görürüm bu yazıyı.

Bu arada bir şey itiraf edeyim dergisini alıyorum devamlı ve beğeniyorum , en azından güvenlik konusunda bıkmadan usanmadan yazıyor bunu takdir ediyorum

Saygılar
 
Katılım
15 Mar 2006
Mesajlar
3,510
Ben şimdi yine ağzımı açıp bir iki kelime söyleyecem ama

@Coq hocam yine bana kızacak diye susma hakkımı kullanacağım.....:)

Ama bir tek şunu demek istiyorum....:bounce:

Ayda 5-6 bin ytl sizde harcayabilirsiniz..
Ama AŞB gibi bir hayatınız olup yaşarsanız...:silent:

Sizde makale yazın....:p
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Ben şimdi yine ağzımı açıp bir iki kelime söyleyecem ama

@Coq hocam yine bana kızacak diye susma hakkımı kullanacağım.....:)

Ama bir tek şunu demek istiyorum....:bounce:

Ayda 5-6 bin ytl sizde harcayabilirsiniz..
Ama AŞB gibi bir hayatınız olup yaşarsanız...:silent:

Sizde makale yazın....:p

Hocam hakikaten kızacam ama.:p
İkidir beni bu kadının avukatı gibi gösterip atıfta bulunuyorsunuz.
Ben bu topiği daha önce okudum.
Yorum yazmaya değer bulmadım ve transit geçtim.

Ara sıra girip yapılan yorumları okumak hoşuma gidiyor.
Ben AŞB'ye sahip çıkalım dedim.
Bunun nedenlerini de başka bir topicte yazdım.

Fakat bazen yapılan yorumlar işi hakaret seviyesine getiriyor.

Bakın üstte bir kaç arkadaş "yazdığı yazıyı kimbilir kaç tane editör düzeltiyor."
diye yazmış.
İnsafsızlığın bu kadarı olmaz.
Kendisi iletişim mezunu ve aynı zamanda derginin EDİTÖR
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst