Su içelim de nasıl ?

Katılım
19 Haz 2011
Mesajlar
464
Önemli olduğunu gördüğüm bir konu hakkında, konudan bihaber olanları bilgilendirmek için birinci ağızdan alıntı yapacağım.

Konunun birkaç yönü var. Ben su piyasasına 4 senedir ozon jeneratörü satan bir firmanın sahibiyim. Hemen hemen tüm firmaları tanıyorum. En az 200’ünü ziyaret etmişliğim vardır.
İşin başından başlayayım; maalesef Türkiye’de içilen bir çok su “doğal kaynak suyu” değil.
Bir çoğu kendi kaynağının dışında ek sularla özellikle yazın yakın kuyulardaki sularla ekleme yaparak çalışırlar. Bunu maalesef birçok firma yaptığını bütün piyasa biliyor.
Bunu kim denetleyecek? Sağlık Bakanlığı. Yeterince denetliyorlar mı? Maalesef hayır.
Cebine 1,000,000 TL alan, su fabrikası açıyor ve maalesef çoğu bihaber… Biz anlatıyoruz, bak bu böyle, şu şöyle diye. Orada da gidip, en ucuzuna kaçıyorlar. 2 sene sonra da fabrikayı satoyorlar.



Her fabrikada da yeni mezun, analiz yapmayı dahi beceremeyen, çoğu sadece para tahsil etmeye yarayan ucuz maliyetli mesul müdürler oturuyor. Ve burada da sirkülasyon çok fazla.
30 senelik fabrika sahipleri anlatırlar; 1980’lerde ruhsat almak 7-8 sene sürermiş. 4 mevsim gelip, numune alırlarmış, suda ne kadar dalgalanma var diye. Şimdi bu süre 2-3 ay.

Fabrikayı kurduk. Satmaya başladık. Kime satacağız? Su bayilerine?
Su bayileri kim? Yaklaşık 20,000 tane, işi olmayan, parası olmayan, hamallar…

Diyelimki, su fabrikası, çok düzgün bir şekilde, suyu doldurdu, bayisine teslim edecek. Kamyonu dayadı bayi banta. Arabasının üstü kapalı olması lazım. Kapalı mı? Hayır. Çünkü parası yok.
İstihap haddini aşmaması gerekiyor. Bir kırkayağın resmi kapasitesi 28 ton. Bayi kaç tane su atıyor 1500 civarı. = 30 ton. Araba ağırlığı ile tamamen limit üstü. Fabrika doldurmak istemiyor, ancak sıkıysa doldurma. Hemen seni bırakırım, başka bir fabrikaya geçerim diyor. Ve geçiyor. Fabrika da el mecbur olması gerekenin üzerinde dolduruyor.

İndirdik bayiye suları. Müşteriye dağıtıyoruz. Diyoruz ki, eleman ter kokmayacak, düzgün konuşacak, iyi günlerde kullanın diyecek. Şu sıcakta 20 kiloyu 5 katı çıkarın, konuşacak haliniz kalıyor mu? Bu işi kim yapacak 500-750 TL ayda maaş verdiğiniz, sigortasını yapmadığınız adam yapacak. Peki o ne kadar çalışacak. En iyisi 2-3 ay. Sonra yeni adam, yeniden anlatmak.
Bayiler damacana başına 3 TL kar koymazsa ve ayda 2000 adetten az satmazsa para kazanamaz, yatırım yapamaz, elemanlarını memnun edemez. Ben size söyleyim, bayilerin çoğu 1000 adetten az satar ve ortalama 1,5-2 tl kar ile satar.

Damacana eve geldi. Pompaya taktık. Müşteri aradı suyum kokuyor.
Olanları söyleyeyim; damacana çöpün yanında. Pompa pis çöp havasını içeriye basıyor ve gerisini siz düşünün.
Damacana balkonda. Güneşe maruz kalan suyun gerisini siz düşünün.

Kazasız belasız suyu içti bitirdi müşteri. Ancak o gün arabasının mazotu bitti. Veya iş yeriyse, kompresörün mazotu bitti. Ahmet şuradan boş damacanayı al, git benzinlikten 20 lt mazot al gel.
Mazot yerine ulaşır. Sonra nereye gider? Cevap veriyorum. Su bayisine yeni su almak için değişiklik yapılır. Bayideki en fazla 2 aylık adamın, umrunda olmadığı için damacanayı koklayarak almaz. Diyelimki fark etti. Müşterisine dediki, abla buna mazot mu koydunuz? Cevap; evet, ne olmuşki? Mazotlu damacanayı fark edecek ne teknoloji, ne de sistem var. Olanlarda da bir koku parametresi koyuyorsunuz, diğeri için başka bir kit almanız gerekiyor. Ancak Türk milletinin yaratıcılığına yetişmek mümkün olmadığı için o yüklü ve bilinmez yatırımdan vazgeçiyorsunuz.
Neler mi geliyor? Ayran, benzin, mazot, yağ, oyuncak, çiş vs…Hemen aklıma gelenler…

O mazotlu damacana tamamen manuel bir process’ten geçerek doluma gitmeye çalışır. Eğer fabrikanızda işçiniz memnun, parasını zamanında alıyor ise yıllardır çalışıyordur. Tecrübeli koklamacılar bu işi çözerler. Ve böyle damacana hemen imha edilir. Ama tamamen manuel.

Veya herşey düzgün. Ancak damacananın süresi doldu. Süresi 2 yıldır. Ortalama 60-70 dolumdur. Bunu sayan sistem var? Yok. Bunu bir firma denedi. Ben de süreçlerine yardımcı oldum. Üzerine barkod koyuldu ve sayıldı kaç defa dolum yapıldı diye. Ancak sürdürmek zorluklar sebebiyle mümkün olmadı. Bugün en çok satılan suların altlarına bakın. 2010 ve aşağısındaki damacanaların doldurulmaması ve kullanılmaması gerekiyor. Ancak buradaki finansman yükü, tamamen bayide olduğu için ve yukarıda bahsettiğim sebepten güçsüz oldukları için, bu stoğu yeni tutmak finansal olarak mümkün değil.

Bilirsiniz, ne kadar güzel ürün üretirseniz üretin, ambalajınız pis olursa, ürününüz de pis olur.

2008’de içme suyu olan bir çok ünlü bir yabancı marka, bugün nasıl oluyor da, doğal kaynak suyu ruhsatı alıyor.
Bu iş, sağlık bakanlığı ekiplerinin deneti elemanlarının denetlenmesi ile başlar. Büyük su markalarının arkası kuyu dolu. Resmi ruhsata göre günlük kapasitesi yaklaşık 500 adet olan fabrikalar, nasıl oluyor da günde 30,000 adet satıyorlar? Bunlara memur zihniyetli, denetimciler bilmiyorlar mı?

Başka bir şey daha? Pompa musluk suyu satmak yasak.!!!! Yakacık’ta, Beykoz’da pompa ile su satılıyor. İl sağlık buna neden izin veriyor. Oysa Y-A-S-A-K.
Belediyeler tankerle içme suyu dağıtıyorlar. Nerede izin, nerede analiz? Su nereden geliyor?

Ben size söyleyeyim; bu iş kime yarar? Ev arıtma cihazı satanlara. Peki, o cihazlar arıtma mikrobiyolojik arıtma yapıyor mu? Hayır. Ozon, UV veya klordan hiçbirisi yok…

Sağlık bakanlığı buna ses çıkarıyor mu? Hayır…

Bu ülke her alanda olduğu gibi, işini iyi yapanın değil, işini “bilenin” köşeyi döndüğü bir ülke olacak. İktidarlar değiştikçe, zenginlerin adı değişiyor…

Biz bu zihniyetle hiç birşey yapamayız…

Gerçekten düzeltmek istiyorlarsa, önce yönetmeliği düzenlesinler. Tamamen İngilizce’den Türkçe’ye çeviri. Kimse bir şey anlamıyor. Bir tercüman üretimi..



Bu yazıdan sonra konuştuğum bir abim, herkesin su deyince aklına ilk gelen firma olan markanın kaynağını görmüş. Dediği o ki insanlar orada yüzüp etrafında piknik yaparlarmış ve oradaki küçükbaş hayvanlar o havzadan su içermiş, herkes hayatından o kadar memnunmuş ki, denetime gelen sağlık müfettişleri bile oradan mutlu bir şekilde ayrılırlarmış:pr:
 
Katılım
12 Haz 2008
Mesajlar
5,549
dostum verdiğin bilgiler için teşekkürler...30 yaşındayım...5-6 sene öncesine kadar hiç bir tanıdığım evine su almazdı...hatta evine su alana garip gözle baklıp sokağa atılacak parası var denirdi...şehirlerde çıkan barajlardaki kirlilik durumları ve haberleri ile birlikte bu sektör bir anda çok çok büyüdü...ankara da her yeri 63 plakalı tankerler sardı...herşey de olduğu gibi bu iş de düzgün yapılamayıp cılkını çıkardılar..
 
Katılım
19 Haz 2011
Mesajlar
464
O 5-6 sene İstanbul'da 1999'dan sonra aldı başını yürüdü,Çatalca,Terkoz,Beykoz ve Kayışdağı gibi yerlerden geldi ilk başlarda, bu mekanlar artık şehir içlerinde kalınca şehir dışına yöneldi çakal yatırımcılar, ben kendi evimde 4 senedir arıtma kullanıyorum, o bile sağlıklı değil sadece su olsun diye su içiyoruz. En sonunda bir gün kafayı bozup Karadeniz yaylalarına taşınacağım.:cat:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
25 Şub 2011
Mesajlar
1,768
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
19 litrelik tek kulanımlık damacanalarda suyumu alıyorum ve bittiğinde damacana atılıyor
olsa olsa su dandik olur diyorum ama ondan dolayıda bir şikayetim olmadı hiç
en azından mazot sidik falan gibi bilumum zerzavattan uzak oluyor.
 
Süper Moderatör
Yönetici
Katılım
10 May 2005
Mesajlar
4,906
Motosikleti
Harley Davidson Softail 107
Tekrar dolum sistemi sakıncalı, tek kullanımlık damacana yada 5 lt petlerden alınabilir.

Ben sürekli 5 lik pet alıyorum, damacana ile aynı paraya geliyor.

Aslında en güzeli kokusuna alışıp musluk suyunu dinlendirip içmek, tabi ki bina su tesisatınız yenilenmiş yada pp boru ile yapılmış ise.

Çünkü eski evimde su tesisatını komple yenilemiştim çayı yemeği filan musluktan yapıyorduk, ama üst katta babamlar oturuyordu tesisat eski sistemdi tadı ve kokusu çok farkediyordu.

Arıtma sistemleri ise çok büyük bilinmezlik dandikler arıtmıyor, iyi markalarda çok arıtıyor sudaki yararlı mineralleride filitre ediyor akü suyu içiyorsunuz belkide!

Sonuç olarak Allah iftara kavuşturursa lıkır lıkır soğuk su içeceğim nereden geldiğine bakmadan :mrgreen:
 
Katılım
3 Ağu 2009
Mesajlar
1,554
15 senedir gördüğüm her musluktan su içiyorum; daha ölmedim; kanser filan da olmadım çok şükür. Tavsiye edebilirim. Allahın suyunu şişeye doldurup satıyorlar çok geçmez temiz hava da kalmaz onu da şişeler satarlar. Temel ihtiyaç ya su içmeden yaşanmaz parayla satmak nasıl bir saçmalıktır? Yola giderken yine bakkaldan da su filan almıyorum hayratlardan faydalanıyorum. Çok zorda kalırsam meyve suyu tarzı şeyler ediniyorum.
 
Katılım
7 Tem 2007
Mesajlar
4,199
haberlerde yeni moda olunca millet veryansıına geçmiş

daha bilmediğiniz neler var

su sağlıklı temiz olsa bile plastiğin 7 standardı var
bildiginiz üzere plastik sağlıksızdır ancak onunda kalitesi var
su alıcaksanız geridönüşüm içinde 1 harfine bakın
ucuzluk suların kaplarında bazen sayı yazmaz veya tehlikeli harf kodu vardır.daha çok kanser yapar
3. ve 7 bu rakamlardan korkun.

buda önümüzdeki seneler bilgisiz halkımıza sunulucaktır bilginize
 
Katılım
19 Haz 2011
Mesajlar
464
Tekrar dolum sistemi sakıncalı, tek kullanımlık damacana yada 5 lt petlerden alınabilir.

Ben sürekli 5 lik pet alıyorum, damacana ile aynı paraya geliyor.

Aslında en güzeli kokusuna alışıp musluk suyunu dinlendirip içmek, tabi ki bina su tesisatınız yenilenmiş yada pp boru ile yapılmış ise.

Çünkü eski evimde su tesisatını komple yenilemiştim çayı yemeği filan musluktan yapıyorduk, ama üst katta babamlar oturuyordu tesisat eski sistemdi tadı ve kokusu çok farkediyordu.

Arıtma sistemleri ise çok büyük bilinmezlik dandikler arıtmıyor, iyi markalarda çok arıtıyor sudaki yararlı mineralleride filitre ediyor akü suyu içiyorsunuz belkide!

Sonuç olarak Allah iftara kavuşturursa lıkır lıkır soğuk su içeceğim nereden geldiğine bakmadan :mrgreen:

Konuya baktığımda aha dedim (son yazan) Olcay Başkan konuyu herhalde kapatmış dedim, bugün kapatılan konu sayım iki olurdu. İftara kadar hayata küserdim,bu sayede daha az enerji harcama ve karbondioksit salımı yapardım:cherry:
 
Katılım
18 Eyl 2011
Mesajlar
209
bu memlekette ne bir şey yenir nede içilir..herşey üç kağıt dalavere:pr:
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
24 Haz 2011
Mesajlar
5,247
Açıklamalarınız için teşekkürler.
Bizde damacana suyu kullanıyoruz yıllardır.
Aslında pek güvendiğim soylenemez ama musluk suyuna göre ciddi farkı var.
Peki bu işi hakkıyla yapanları nasıl ayırt edeceğiz?
Damacana satın almaya devam mı,arıtma cihazları mı ya da farklı bir alternatif mi ?
 
Katılım
19 Haz 2011
Mesajlar
464
Yukarıdaki yorumlarda denildiği gibi tek kullanımlık damacana veya 5 litrelik cam veya pet şişe en ideal çözüm gibi duruyor. Orada plastik faktörü devreye giriyor. Nereden bakarsanız bakın her türlü bir pislik var işin içinde,geçenlerde biri bana doğal suyun yosun tutması gerektiğini,yosun tutmayan suyun doğallıkla alakası olmadığını söyledi. Pet şişelerle ilgili vahim bir iddaa'da bulundu. Varın gerisini siz düşünün gayri.
Suya bir damla limon sıkma muhabbetini arada bir yaparım faydası olduğunu söylerler,bilimsel açıdan araştırmadım.
Ya da bir yerde duydum, suya elektrik akımı verip suyu taze su yaptığını söyleyenler var.
 
Katılım
22 Tem 2010
Mesajlar
3,361
2005-2008 yılları arasında bizde damacana su satışı yapıyorduk. Arkadaş haklı. Babama o kadar derdim. içini temizleme, fabrika temizler.
Fabrikanın temizlemediğini şimdi öğreniyorum. içine neler atılıyor, neler konuyor. bir bilseniz. bazıları güneşte kalınca içi yosun oluyor.
Gerçi babamda içini deterjanla yıkardı :p Ne kadar sağlıklı artık siz düşünün.

Kavga gürültü bazen engellerdim. Bazende sineye çekerdim. Neyseki baba ile yolları ayırdığım gibi damacana ile olan ilişkimi de bitirdim.
4 senedir ağzımı evdeki musluğa dayayıp su içiyorum. Hem cebime kar, hemde boş damacanaya kim dayamış gibi düşünceler sarmıyor.
Biliyorsunuz boş damacana ile sefa sürende çok :pl: Ben artık kimseye para kazandırmıyorum. Gelecekse başıma bir iş çeşmeden gelsin.
yağmurlu havada su içmiyorum. Stokladığım şişe sulardan içiyorum. yağmur sonrası günler musluğa devam....
Başka söze gerek yok. Su gibi aziz olun :cat:
 
Katılım
14 Ağu 2010
Mesajlar
2,051
Burası Türkiye, hiçbir şeye şaşırmıyorum.Denetlemenin olmadığı yerlerde her türlü pis iş görülebilir.

Zamanında İHLAS firmasının su arıtma makinesini aldık.Makinenin tankı var bir damacana su kadar.Hem sular kesildimi dert olmuyor hem bakım masrafları dışında masrafsız.Yıllar önce aldık hala 6 ayda bir gelirler filtreleri komple değiştirip bakım yaparlar.Bu bakımı da bize kendileri hatırlatır.Sağlıklı mı bilinmez ama en azından musluk suyundan iyidir ve damacanadan karlıdır.
 
Katılım
23 Eki 2010
Mesajlar
732
Bizim öyle bir sıkıntımız yok. Bulunduğum yerde standart çeşme hemde arıtma cihazı mevcut, isteyen istediği şekilde kullanıyor.
Değişmesi gereken çok şey var :pr:
 
Katılım
2 Haz 2007
Mesajlar
5,075
Eskişehir kalabak suyu diyarı isteyene gondereyım 12 lt su 1.60 , 5 lt erıklı su 2.50 karar sızın
 
Katılım
17 Şub 2012
Mesajlar
1,039
Siz daha damacanaya para verin

Bizim burda her yer tatlı su çeşmesi beleşten :p
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst