18 yıl önce Diyarbakır'da Çermik'in bir köyünde, yine bir Temmuz akşamüstünde çobanlık yapıyordum. Birkaç gün önce köye gelen seyyar çerçiden yanılmıyorsam bir miktar bal veya tereyağı karşılığında ucuz Çin malı bir radyo almıştım. Alıp bağrıma bastığım avuç içi kadar radyoya pillerini yerleştirip, antenini çekerek yüksek bir kayalığa çıktım. Radyoyu alelacele açtıktan sonra ilk duyduğum şey: ''Merhaba sevgili dinleyiciler, Burası TRT Diyarbakır Radyosu, şimdi popüler bir şarkımız var sırada, Candan Erçetin'den geliyor, Gamsız Hayat...''
İşte tam da 18 yıl sonra tekrar aynı yerdeyim. Gözlerim en uzak noktaya dalmış... Gürüz Geçidi'nde taştan inşa edilmiş tek gözden oluşan bir köy korucuları noktası var. Bayrak titrekçe dalgalanıyor, güneş kızıl rengiyle Fırat Nehri'nin üzerinden kayboluyor, yoldan tek tük geçen arabalar da artık iyiden iyiye seyreldi, az aşağımda sırtı terlemiş yorgun bir at gözeden kana kana su içiyor, koyun sürüleri ağıllardaki yavrularına dönüyor, şose yolda tempolu yürüyen bir insandan bile daha aheste giden bir Massey Ferguson traktör var, römorkunda soluk şalvarlı, çatlak dudaklı, kırışık yüzlü, keskin bakışlı yevmiyeci kadınlar evlerine gidiyor.
Elimde az önce kopardığım funda otu ve yarpuz var. Baygın kokuları beni o güne, 11 yaşıma götürüyor. Gündüz sıcağını hâlâ taşıyan o yüksek kayalıktayım ve İşte bu sözleri bana yazdıran şarkıyı telefonumdan çok daha gelişmiş imkanlarla dinliyorum. Asudeyim. Kalbim bir üveyik gibi. Daha fazlasını yorgunum anlatmaya...
youtube kanalından orjinal video, başka sitede paylaşımı kapatmış
kendi kanalımdan tekrar paylaştım, neden böyle yapıyorlar, başka sitelerde video görselinde kendi reklamları olması kötümü, sanatı meydana getiren kişi görünmek istemez mi?