değerli forum üyeleri;
ben aranıza yeni katıldım. bu epey eski forumu belki bende hortlatacağım ama bazı bilgiler vermeden geçemeyeceğim.
kendi otobüslerimiz(şehirlerarası) aile içindeki araçlar ve şirketimizin diyer hafif ticari araçları, teknem(660*2 caterpıllar) son olarak geçmişte kullandığım tüm motorsikletlerim ile yaptığım tecrübeler ve ayrıca genelde yağlarımı satın aldığım yağcım ile konuşmalarım, internet araştırmaları(yerli yabancı).. bunların içindeki en işe yarayanı tecrübe'dir.
öncelikle siz değerli dostlara 1. ve en önemli tavsiyem, aracınız ne olursa olsun kullanacağınız yağ tam sentetik olsun(gelişen teknoloji ile birlikte devamlı kendini yenileyen bir yağ modeli'dir ki zaten artık tüm performans'a veya ömüre yönelik yağlar sentetik olarak piyasaya sürülmekte)
yağınızın renk durumuna göre kesinlikle hareket etmeyin çünkü 2005 den bu yana yağların içlerinde white(beyaz) denilen özel bir madde kullanılıyor ve bu devamlı yağın rengini berrak tutmaya yarayan kıymetli bir katkı'ıdr.
satın aldığınız yağın menşei belçika ise tercih etmemeye çalışın çünkü Belçika'dan çıkan tüm yağlar atık toplama merkezinden ankette yer alan birçok marka satın alınıp yeni baştan viskotize dengeleri ayarlanıp rengi ayrıştırılıp tekrar bizlere satıyorlar.(bu işlem 1998 avrupa birliği kararı ile resmi olarak yapılmaktadır)
ağır vasıtalarımızın tamamında yağ saati bulunmaktadır ve sizlere hemen hemen her marka hakkında bu saat'in verilerini aktarmak istiyorum.(heavy duty düşük devir makinalar klasmanı yağlar sınıfı)
elf(total),petrol ofisi,ve şehirler arası yollarda sıkca karşılaştığımız tüm akaryakıt firmaları : kötü
shell,bp : madeni yada yarı sentetik grubunda iyi yağlar'dır.
mobil,castrol : çok iyi yağlar'dır.
bu deneyime 1 otobüste 4 yılda yaklaşık 2.500.000 km yaparak ulaşılmıştır ve soğuk çalıştırma , ideal ısıya ulaştıktan sonra rölanti ve düz yol , sıcak havalarda uzun rampa tırmanışları esnasında yağın hararete paralel olarak basınçları kontrol ederek test edilmiştir.
heavy duty tipi yağlar devir vizkotizesi hariç yağ grupları içerisinde en teknolojik yenilikleri barındıran yağ grubu'dur.
yağ kararması tamamiyle piston üzerinde yer alan yağ sekmanı'nın tipi ve akaryakıtın cinsi ile alakalıdır. buna göre benzinli motorsikletlerimizde erken kararma görüyorsak bunun tek anlamı ya debriyaj yada yağ sekmanı'nın köşeleri'nin radüs'e dönüşmesi'dir(paralelinde basınç sekmanlarınızda) yani sekman zamanı'dır.
gulf isimli yağın çok kötü olduğu ile ilgili bir yorum okumuştum ki bu firma'nın yağını hiç kullanmadığımı ancak özellikle kuzey amerikada hemen hemen her yerde bulunan çok popüler bir akaryakıt firması olduğunu söyleyebilirim.
petrol ofisi 2009'da amerika'nın ve ayrıca dünya'nın en büyük yağ ve yakıt katkısı firmalarından biri olan texanco ile partner'lik anlaşması yapmıştır. (bu demek oluyorki petrol ofisinde işler değişiyor)
motorsikletlerinize kesinlikle 10/60 yağ tavsiye etmiyorum, bu yağ mobil'in icadı olup kesinlikle kompresör ve yağ kaybı problemi olan motorlar için geliştirilmiştir. zaten adıda extended life(uzatılmış ömür) demektir, uygulamayın. vizkotizesi'nin ortam ısısı,devir ve koruma ile alakası yoktur ancak bitik motorun üflemesini %70 azaltıp 2. elde bir dünya insanın canını yakacak kadar performanslı bir yağdır.
würt kataloğunda yer alan ürünlerin % 91.4'ünü çeşitli kalite protokolleri imzalamış yan sanayi yi kullanarak bizlere satmaktadır. firma hakkında birçok ürünün başarılı olduğunu hatta bazıları'nın kendi grubunda fenomen olduğunu biliyorum ama iş yağa gelince sanıyorum biraz ön planda bulunmak ve ispatlayıcı reklamlar şart
sadece motorsiklet grubuna hitap eden yada kendini bu grup'ta ön plana çıkartmış markalar(ı pone , motoex , motul ,) eminimki çok başarılıdır ancak başında da söylediğim gibi
denenmelidir. ben geçmişte birçok konuya şahit oldum ve hala merak ediyorum ki vfr 800'e bu hafta sonu daha 2900 km olmasına rağmen motul'dan ı pone a döneceğim (sadece merak)
Motoru sessizleştirmek ve vuruntuyu almak inanılmaz bir ar-ge demektir ki ben bu performansı sadece mobil ve castrol'den aldım.
şimdi ise motorsiklette ön plana çıkan bu yağları deneyeceğim sırası ile. motul denendi ve mukaise etmek için yukarda da yazdığım gibi değişikliğe gidiyorum.
bir arkadaşım forum başında vizkotize rakamları'nın hava dereceleri olduğunu yazmış, tam olarak olmasada bu denklem üzerinden hareket edebilirsiniz. mesela arap yarım adasında en çok 20/50 tipi tam sentetik yağlar kullanılmaktadır ve aynı mantıkta düşünürsek soğuk iklimin hakim olduğu yerlerde ise 0w ile başlayan gruplar kullanılır. bunun amacı;
ilk çalıştırmadan iltibaren yağın piyonların tepesine ulaşması(motorun en üst noktası) ve yağın aktif hale gelme sürecindeki zaman/kuru çalışma... bu durmdaki en etkili yağ bazı arkadaşlarımın su gibi tarif ettikleri yağlardır. bu yağlar çok hızlı reaksyon gösterir ve erken koruma yapar ancak yüksek ısıda özellik yitirir.
bu söylediğim mantıkta hareket edersek bizim kullanacağımız yağlar şu olmalıdır. düşük devirde aşınma mınımum düzeyde olsun diyorsak 1.vizkotize rakamı en düşük değer, yüksek ısı ve devirlerde maksimumkoruma istiyorsak 2. vizkotize değeri maksimum olmalıdır, buda 10w/50w demek'tir. değerler birbirinden uzaklaştıkça yağın kalifiyesi artar buda eşittir para.(dikkat edin birbirinden vizkotize değerleri uzaklaştıkça yağ pahalanır.)
Rahmetli dedem babama yağ yağdır demiş ama malesef hiç alakası yok
son forum içinde okuduğum bir konu hakkında da bilgi vermek istiyorum; tek numaralı yağların ömrü uzun olur diye birşey okudum.
sakın böyle birşey denemeyin
tüm motorsikletler yüksek devirli makinalara sahiptir, bu yüzden 2. numara ne kadar yüksek olursa o kadar ısıya ve devire mukavemeti yüksek olur.
1. numarada yapacağınız hata ise ilk çalıştırmalar'da uzayan marş süreleri ve soğuk çalışmada vibrasyon.. hararet saatiniz kımıldadığı anda 1. vizkotize değerin'nin bir fonksyonu kalmaz ama motorun ömründen ömür alan zaman bu zaman'dır. herkese saygılarımla
---------- Mesajlar birleştirildi - 17:33 ---------- bir önceki mesaj zamanı 17:28 ----------
son olarak ülkeler arası yağ üreticileri akışkanlık oranında hafif değişiklikler yapma hakkını sakkı tutar. en basit örneği ise Türkiye'ye aytemiz'i satın alarak giren rus firması lukoil'in en kalın madeni yağları'nın bile bizim ülkede satılanlardan akışgan olması.(rusyada -25 derecede akaryakıt istasyonundan aldığın yağı kolay dökebilmek için olabilir)