Siz olsanız ne yapardınız..

Katılım
18 Nis 2010
Mesajlar
13
Kadınların doğasında "çelişki" olağan olduğundan hem gitmeyi istiyor hem de "gitme" demeni istiyor olabilir. :)
"..kararı bana bıraktı" demişsin, bence bu, gitmeyi istediğini gösterir.

Bu arada Üzeyir Garih'in 5 Top'unu hatırladım...

"Hayat, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur. Bu toplardan sadece bir tanesi lastiktir, diğer toplar ise camdandır. Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostlarımızı ve benliğimizi temsil etmektedir.

Bu 5 top içinde bir tek İŞİMİZ lastik toptur. Onu düşürürsek zıplatabiliriz. Ancak diğer 4 top camdan yapıldığından, düşerse kırılırlar ve yerlerine konulamazlar. Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız. Oysa hepimiz O lastik topu tutabilmek uğruna, diğerlerini kırıp dökeriz. Dostlarınızı çantada keklik sanmayın. Sıkıca sarılın onlara, tıpkı hayata sarıldığınız gibi. Çünkü onlarsız hayat anlamsızdır. Hayatı çok hızlı koşmayın. Nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın. Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel biryolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın."
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
hocam, ben hayatımda kadılar hakkında tek ama tek birşey öğredim.

bir kadın ne istiyorsa onu yapar. er ya da geç ama mutlaka yapar.
yani eşin ne istiyorsa; sonuç kaçınılmazdır....
 
Katılım
27 Mar 2006
Mesajlar
1,058
hocam, ben hayatımda kadılar hakkında tek ama tek birşey öğredim.

bir kadın ne istiyorsa onu yapar. er ya da geç ama mutlaka yapar.
yani eşin ne istiyorsa; sonuç kaçınılmazdır....

Budur. Es kaza yapamazsa da istediğini buna sebep ol ya da olma emdiğin sütü burnundan getirir. :)
 
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
3,845
bence gitmesini istemiyorsan bunu söylemelisin ama kararı sen değil eşin vermeli tabiki. ama dengeyide iyi kurmalısın, sonra "vay efendim senin yüzünden gitmedim" yada az ihtimalde olsa "gitme demedin, ne biçim seviyosun" olmasın:)

birde bu olaya ilişkin bi görüşümde şudur. insanlar hep hayatların boyunca bişeylerin peşinden koşuyolar, kariyer yapiyim, ev aliyim, para kazaniyim, vsvsvs ama birde hayat denen birşey var yahu. insan mutlu yaşamak ister, aslında amacıda odur ama sürekli birşeylerin peşinden koşunca mutlu olmayı hep ıskalarlar. yani diyeceğim şudur ki şu an mutlu iseniz (para,aşk, vs) ve bu yurt dışı olayındaki çekeceğiniz zorluk, şu anki mutluluk durumunuzu yeterince arttırmayacak ise gitmesininde bir anlamı yok, değecekse gitsin tabi. (tabi asıl dert bunu bi bayana anlatmakta:))

(ha ben çokmu tecrübeliyim, hayır tabiki ama hep insan davranışlarına kafa yorarım ve böyle bir olayda vardığım sonuç budur)
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Gönder abicim.
1.5 seneyi universite karsiliyor nasilsa.
Ondan sonrasini da aramizda para toplar bisekilde hallederiz.:cherry:
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
Bekara karı boşamak kolay derler ama işim ne kadar iyi olursa olsun eşimi gönderir, işten de istifa edip eşimle birlikte giderdim. İşiniz nedir bilemiyorum ama Fransa'da yapabilecek birşey mutlaka bulursunuz ??

Not: Öğrenciyim ve bekarım :p
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
384
Arkadaşlar zaman harcayıp okuyan ve cevap yazan herkese teşekkür ediyorum.

Konuyu şu an kimseye anlatamadığımız için sizlere danışmak istedim. Eşimle uzun uzun konuştuk... Kendisi zaten şu an Türkiye de yüksek lisansını tamamlamıştı zaten.

Kazanmış olduğu burs prestijli bir burs, İtalya, Fransa ve Kısmen Belçika da Avrupadaki ilk 100 üniversite içinde olan üç üniversite yapılacak bir Yüksek lisansı kapsıyor. Yani hayatta bir kere karşınıza çıkacak bir şans. Yüzlerce insan arasından seçildi.

Uzun uzun değerlendirdik, konuştuk, bu eğitimin bir çok avantajı var.

Bizi en çok zorlayan yanı yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir çift olmamız. Zevklerimiz aynı, aynı şeylerden keyif alırız, motora beraber bineriz, aynı müziği dinleriz,vs. vs.

..ne onun ne de benim bu eğitimin + ları konusunda bir sorunu yok. Sorun ayrılacak olmamız...Bazı arkadaşların dediği gibi kariyer, para pul elbette her şey değil, ama yıllardır emek harcanmış bir eğitim süreci var ve şimdi en güzel nokta da esasen manevi yönden insanı çok hırpalıyor. Yoksa burlu murslu da olsa bu bu sürecin bize maddi bir faydası yok 2 yıl boyunca zararı var...

Sonuçta kararımız tam kesinleşmemekle birlikte, şu aşamada gitmesi yönünde belirginleşti. yaz tatilleri ve yarıyıl tatillerinde burada olacak, yılda 4 kez seyahat bursu var, arada da gelebilir. Bir iki de ben giderim diye düşünüyoruz.

Hayırlısı Allah'tan...
 

kh1

Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
165
Arkadaşlar zaman harcayıp okuyan ve cevap yazan herkese teşekkür ediyorum.

Konuyu şu an kimseye anlatamadığımız için sizlere danışmak istedim. Eşimle uzun uzun konuştuk... Kendisi zaten şu an Türkiye de yüksek lisansını tamamlamıştı zaten.

Kazanmış olduğu burs prestijli bir burs, İtalya, Fransa ve Kısmen Belçika da Avrupadaki ilk 100 üniversite içinde olan üç üniversite yapılacak bir Yüksek lisansı kapsıyor. Yani hayatta bir kere karşınıza çıkacak bir şans. Yüzlerce insan arasından seçildi.

Uzun uzun değerlendirdik, konuştuk, bu eğitimin bir çok avantajı var.

Bizi en çok zorlayan yanı yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir çift olmamız. Zevklerimiz aynı, aynı şeylerden keyif alırız, motora beraber bineriz, aynı müziği dinleriz,vs. vs.

..ne onun ne de benim bu eğitimin + ları konusunda bir sorunu yok. Sorun ayrılacak olmamız...Bazı arkadaşların dediği gibi kariyer, para pul elbette her şey değil, ama yıllardır emek harcanmış bir eğitim süreci var ve şimdi en güzel nokta da esasen manevi yönden insanı çok hırpalıyor. Yoksa burlu murslu da olsa bu bu sürecin bize maddi bir faydası yok 2 yıl boyunca zararı var...

Sonuçta kararımız tam kesinleşmemekle birlikte, şu aşamada gitmesi yönünde belirginleşti. yaz tatilleri ve yarıyıl tatillerinde burada olacak, yılda 4 kez seyahat bursu var, arada da gelebilir. Bir iki de ben giderim diye düşünüyoruz.

Hayırlısı Allah'tan...

Ne kadar verirseniz verin , dilerim ki bir ömür mutlu olasınız..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst