Sevgili Leyla Gencer Tarihin Altın Yaprakları ile defnedildi :(

Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
2,854
Leyla Gencer, ses ustası, kenidisi adeta bir enstrüman, gelmiş geçmiş en büyük Soprano sanatçısı, tüm dünyanın ölmeden bir canlı canlı dinleysedik diye ümitlere kapıldığı muhteşem çığlık!!
Aramızdan sonsuza dek ayrıldı, Vasiyeti ve kendi tercihi ile küllerini Boğaza Serptirtti. Huzur içinde yatsın! Billur sesiyle tezat,sert bir insandı, en sert kararını yıllar önce vermişti, bir sanatçının aykırı hislerini adlandırdı, savundu, hiç kolayına kaçmadan istediğini yaptırdı.:pale::pale:

Biyografisini altta ekledim:pale: Ruhu şad olsun, sevenlerinin başı sağolsun:pale:


Leyla Gencer, "Ayşe Leyla Çeyrekgil" (d. 10 Ekim 1928, İstanbul , ö. 10 Mayıs 2008, Milano ) Türk Opera sanatçısı.

Dünya opera tarihinin en büyük sopranolarından birisiydi. Polonezköy'de doğan Gencer'in annesi Polonyalı aristokrat bir ailenin kızı olan Alexandra Angela Minakovska (eşinin ölümünden sonra Müslüman olup Atiye adını almışıtr), babası Safranbolulu köklü bir ailenin oğlu olan Hasanzade İbrahim Bey'dir(sonradan Çeyrekgil soyadını aldı). Leyla Gencer'in babası İbrahim Bey, ağabeyi Hüseyin Çeyrekgil ile çiftçilik, balıkçılık, taşımacılık ve Çubuklu suyunun işletmesini yapıyordu; ayrıca Lale Sineması’nın işletmesini üstlenmişti ve Karaköy’de hanları bulunuyordu. Leyla, babasını küçük yaşta kaybetti.

Leyla Gencer, İstanbul İtalyan Lisesi'ni bitirdi ve bir süre İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda şan eğitimi aldı. Konservatuar eğitimini yarıda bırakarak çalışmalarını Ankara'da İtalyan soprano Giannia Arangi-Lombardi ve onun zamansız ölümü üzerine İtalyan tenor Apollo Granforte ile sürdürdü. 1946'da bankacı İbrahim Gencer ile evlenen Leyla Gencer, Devlet Tiyatroları Ankara Operası'nda bir süre koroda görev yaptıktan sonra 1950'de "Cavallerina Rusticana" ile opera kariyerine başladı.

Batı ülkelerinde “La Diva Turca”, “La Gencer”, “La Regina” olarak ün yapan; Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao, Chicago’da sanatını dinleten; Lucia’nın, Norma’nın, Lady Macbeth’in, Queen Elizabeth’in, Filoria Tosca’nın, Lucrezia’nın, Madame Butterfly’ın, Alceste’nin, Aida’nın, Violetta’nın, Leonora’nın “Leyla la Turca”sı soprano Leyla Gencer, hem seçkin opera sahnelerinde hem resitallerinde hayranlık uyandırmış sanatçıların başında gelir. Onun opera repertuarı 23 bestecinin 72 yapıtını kapsamıştır.


Leyla Gencer adına basılan para1954 yılında Napoli’deki ünlü San Carlo Tiyatrosu’nda “Madame Butterfly” ile başlayan uluslararası platformdaki opera serüveni, 1957 yılında Milano’daki La Scala’da kazandığı başarıyla doğruğa çıkmıştır. 1958 yılında La Scala’da “Assassinio nella Cattetrale” operasının dünya prömiyerinde yine sahnede Gencer’in adı vardır ve o günden sonra dünyanın hemen bütün ünlü sahnelerinde “La Regina” olarak alkışlanan Gencer, 1980 yılında operayı bıraktığı güne kadar dorukta kalmıştır.

1985 yılında sahneye veda eden sanatçı, 1983-1988 yılları arasında As. Li. Co.’nun genel sanat yönetmenliğini yürüttü, 1997-1998 arasında La Scala korosunun genç sanatçılar okulunda yöneticilik yaptı, vefatına kadar La Scala Tiyatrosu'nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmenliğini yapmaktaydı. Gencer, aynı zamanda opera yorumu üzerine dersler vermeye devam ediyordu. Uluslararası yarışmalarda seçiciler kurulu üyelikleri yapan, festivallere, seminer ve konferanslara katılan Leyla Gencer, İstanbul’da kendi adını taşıyan “Uluslararası Şan Yarışması”nın kurucusudur. Yarışma, 1996 yılından beri düzenlenmektedir.

Leyla Gencer, 1988 yılında "Devlet Sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı.

2004 yılında Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından 1000 yılın Türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 TL değerinde 0.999 ayar gümüş hatıra para basıldı.

10 Mayıs 2008'de Milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. Leyla Gencer’in cenazesi 12 Mayıs günü Milano’da La Scala Operası’nın Santa Babila Kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. Leyla Gencer’in külleri daha sonra İstanbul’a getirildi. Kendi vasiyeti gereği küller, 16 Mayıs günü Dolmabahçe Sarayı ile Dolmabahçe Camii arasındaki yapılan bir törenden sonra Dolmabahçe açıklarında Boğaz sularına döküldü. Törende, Mozart'ın Requiem'inden "Lacrimos" ile Ahmed Adnan Saygun'un "Yunus Emre Oratoryosu"'nun 5, 12 ve 13. bölümleri İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu tarafından seslendirecek.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın yeni yapılmakta olan merkezinde sanatçının vasiyeti üzerine bir “Leyla Gencer Müzesi” oluşturulacak.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Vakit gazetesi diye bir gazete bu konuya şöyle yaklaşmış.
"Denizimizi kirletmeyin"

Bu çevre dostu!!! gazetenin yazdığı haberin devamını buraya almaktan utanırım.
Çok hergeleyimdir ama ben bile bu terbiyesizliği yapamam.

Vakit Gazetesi yapmış.

Kendilerini Allah'a havale ediyorum.

Hesap günü geldiğinde kendilerini savunacak bir ipucu bulabilirlerse şimdiden başucuna koysunlar.

Dini parayla satanların akibetini Yüce Yaradan gönderdiği ayetler de açıkça belirtmiştir.
Bunlar üstüne bir de bezirganlığını yapıyorlar.
Üstelik Din adına Din düşmanlığı yapıyorlar.

Allah ıslah etsin.....
 
Katılım
20 Kas 2007
Mesajlar
739
Vakit gazetesi diye bir gazete bu konuya şöyle yaklaşmış.
"Denizimizi kirletmeyin"

Bu çevre dostu!!! gazetenin yazdığı haberin devamını buraya almaktan utanırım.
Çok hergeleyimdir ama ben bile bu terbiyesizliği yapamam.

Vakit Gazetesi yapmış.

Kendilerini Allah'a havale ediyorum.

Hesap günü geldiğinde kendilerini savunacak bir ipucu bulabilirlerse şimdiden başucuna koysunlar.

Dini parayla satanların akibetini Yüce Yaradan gönderdiği ayetler de açıkça belirtmiştir.
Bunlar üstüne bir de bezirganlığını yapıyorlar.
Üstelik Din adına Din düşmanlığı yapıyorlar.

Allah ıslah etsin.....

Yüreğine sağlık, sözlerine aynen katılıyorum. Günün birinde bu din tacirleri, kendi hesaplarının karanlığında boğulurlar inşallah...
 
Katılım
10 Ağu 2007
Mesajlar
702
denizcimuzaffer buradan yaptığın bilgilendirme için teşekkürler:)

Leyla GENCERe Allahdan rahmet kalanlarına sabır dilemekden ve ruhu için dua etmekden başka bişi gelmiyo elimizden:pale:

coq yazdıklarının her harfine noktasına sonsuza kadar katılıyorum:cat:
 
Süper Moderatör
Yönetici
Katılım
10 May 2005
Mesajlar
4,906
Motosikleti
Harley Davidson Softail 107
Affınıza sığınarak bu hanımefendiyi vefatından önce tanımadığımı belirtmek isterim.

Tıpkı 51.976 üyemizin yaklaşık olarak 51.000'i gibi....

Vefatından sonra gazetelerde haberlerde köşe yazılarında kendisinde Diva, Muhteşem Ses filan diye bahsedilince irkildim önce.

Yahu dedim kendi kendime, bu kadar önemli bir sanatcıyı nasıl tanımam. Tamam dinlememiş olabilirim ama adını niye duymadım diye hayıflandım kendime.

Sonra aşağıdaki yazıyı okuyudum ;

Hanginiz dinlediniz?

Erkekçe söyleyeyim: Ben ki opera hastasıyım, bir kere bile dinleyemedim!
Leyla Gencer'den sözediyorum tabii. La Diva...

Ya da, "Cenker". .. Gencer derseniz kimse tanımaz, İtalyanca okunduğu gibi söyleyeceksiniz. Genco'yu da "Cenko" okurlar ya...

Soruyorum: Atıp tutanlar, ahkâm kesenler, hanginiz bir tek arya dinlediniz merhumeden? (Evin ve Zeynep hanımlar hariç tabii.)

Parlak devri ellili yıllardı, hayatta mıydınız o dönemde, yoksa operadan anlayacak yaşta mı?
Yirmi sekiz senedir sahneye çıkmıyordu, yoksa yirmi dokuz sene evveline kadar La Scala'ya mı takılıyordunuz gidip gidip?

Ya plakları, diyeceksiniz... Uzun süre plak yapmadı ki rahmetli!

Hani şu Jean-Jacques Beineix'in "Diva" filminde koca popolu Wilhelmina Fernandez'in oynadığı soprano gibi... ("La Wally" söylüyordu, o da ne muhteşem bir aryadır ha!)

Korsan kayıtları vardı... Varmış... Yıllarca plak yapmamakta direndi... Sonra pek pek bir Monteverdi (L'Incoronazione di Poppea), bir de Tosca... Ha, birkaç da Paris resitali...

Dinlediniz mi de konuşuyorsunuz? Ben dinlemedim, çünkü bulamadım, bulunamıyor, yok, yok, yok! Leyla Gencer'den hiçbir şey yok!

Eski taş plaklarda Verdi kayıtları da olduğu söyleniyor, Bellini kayıtları da... Ara ki bulasın, bulsan da hangi iğneyle hangi "turntable" da çalasın!


Şimdi şimdi çıkıyor o eski kayıtlar CD şeklinde, onlar da yalnızca Amerika'da...
Türkiye'yi unutun, Leyla Gencer'in ülkesinde Leyla Gencer'den üç dakikalık "single" bile bulamazsınız.

Ama sallamaya gelince iş kolaydır: "Maria Callas'ın en büyük rakibesiymiş" ...
Hayır, o Renata Tebaldi'ydi. Leyla Hanım'ın asıl iyi bir "Donizetti yorumcusu" olduğu söylenir, işe bakın, benim de en sevmediğim operacıdır Donizetti.
"Donizetti rönesansı" dedikleri de, adamın en hurda, en kıyıda köşede kalmış, en kötü operalarına çok az kişi tarafından "entellik ayağından" ilgi gösterilmesinden ibarettir. (Hiç duydunuz mu, Poliuto, Caterina Cornaro, Belisario diye birtakım eserler? Onları bırakın, bir Lucia di Lammermoor'u bile sıkılmadan sonuna kadar kaç kişi dinleyebilir? Ha, Aşk İksiri'nden "Una Furtiva Lagrima" aryası... Onu babam da dinler!)

Fazıl Say gibi ağlayıp zırlayacağına "vakitlice" Türkiye'yi terk etmiş, bununla da akıllılık etmişti. Çünkü buraya sekiz numara büyük gelecekti.


Polonezköylü olduğunu, Minakowski ailesinden geldiğini de biliyor muydunuz? Burada kalıp ne yapacaktı? Üçüncü derecenin ikinci kademesinden emekli olmak için mi kalacaktı burada?

"Anadolu'daki köklerini unutmamış" ... Yok yahu, hangi kökü vardı Anadolu'da? Yoksa "armonize edilmiş" türkü mü söylüyordu Milano'da?

Şimdi getirteceğim tabii. Çünkü bu yazı yanlış anlaşılacak, adım gibi biliyorum.

Belki de okyanus ötesine uzanıp onu dinlemek için ölümüyle bize kendini hatırlatması gerekiyormuş...

Ama, bir Norma'yı Maria Callas'tan daha iyi söylesin... Pek sanmıyorum.
Bakacağız, dinleyeceğiz, gerekirse özür dileyeceğiz.
Ama bunun mala da, davara da, emekçi halkıma da bir faydası olmayacak. Yazının başından beri "ne anlatıyor bu herif be" demediniz mi?

Engin ARDIÇ

İnancı ve cenaze yapılış şekli bizi ilgilendirmez, bize Allah'tan rahmet dilemek düşer. Allah'ın rahmeti bizim tekelimizde olmadığı gibi, aklımızın alamayacağı kadarda büyük ve boldur çünkü.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
1,159
Affınıza sığınarak bu hanımefendiyi vefatından önce tanımadığımı belirtmek isterim.

Tıpkı 51.976 üyemizin yaklaşık olarak 51.000'i gibi....

Vefatından sonra gazetelerde haberlerde köşe yazılarında kendisinde Diva, Muhteşem Ses filan diye bahsedilince irkildim önce.

Yahu dedim kendi kendime, bu kadar önemli bir sanatcıyı nasıl tanımam. Tamam dinlememiş olabilirim ama adını niye duymadım diye hayıflandım kendime.

Sonra aşağıdaki yazıyı okuyudum ;



İnancı ve cenaze yapılış şekli bizi ilgilendirmez, bize Allah'tan rahmet dilemek düşer. Allah'ın rahmeti bizim tekelimizde olmadığı gibi, aklımızın alamayacağı kadarda büyük ve boldur çünkü.


Senin bu huyunu seviyorum ya..
 
Katılım
31 Mar 2006
Mesajlar
862
Vakit gazetesi diye bir gazete bu konuya şöyle yaklaşmış.
"Denizimizi kirletmeyin"

Bu çevre dostu!!! gazetenin yazdığı haberin devamını buraya almaktan utanırım.
Çok hergeleyimdir ama ben bile bu terbiyesizliği yapamam.

Vakit Gazetesi yapmış.

Kendilerini Allah'a havale ediyorum.

Hesap günü geldiğinde kendilerini savunacak bir ipucu bulabilirlerse şimdiden başucuna koysunlar.

Dini parayla satanların akibetini Yüce Yaradan gönderdiği ayetler de açıkça belirtmiştir.
Bunlar üstüne bir de bezirganlığını yapıyorlar.
Üstelik Din adına Din düşmanlığı yapıyorlar.

Allah ıslah etsin.....

bu şekilde alıntı yapıp aynen katılıyorum demeyi sevmiyorum ama çok iyi yazmışsın.:cat:
 
Katılım
3 Haz 2007
Mesajlar
409
Ülkemiz çok kültürlü bir toplumsal yapıya sahiptir ve azınlıklar da
en az çoğunluktakiler kadar değerlidir, dinleri, mezhepleri, etnik
kökenleri ne olursa olsun, bu gerçeği kabullenemeyenlerin ötekileri
aptalca dışlama çabaları insanlığa acıdan başka ne getirmiştir?
Farklılıklara tahammül edemeyenlerin saldırganlıkları hiç geçmez,
çünkü onlar kendilerinden olmayan her şeye kuşku ve korku ile
bakarlar, oysa küresel köyümüzdeki çeşitliliğin tehdit değil zenginlik
olduğunu anlasalar yaşamlarını ne kadar kolaylaştıracaklar elbette
başkalarının da. Muhafazakarlığın ana teması içinde öz kültür
düşkünlüklerinin yarattığı sığlığın sıkıntıları bitmeyecek ama buna
karşın çok kültürlü bir bakış açısını yakalayanların barışı ve kardeşliği
öne çıkarabilmeleri sayesinde insanlık umudu sürecek.
Leyla Gencer bu ülkenin değeridir, Tatlıses, Avşar gibilerinin işgal
ettiği bir ortamda tanınmaması şaşılacak bir durum da değildir.
Organ bağışının günah olup olmadığı tartışılan bir ülkenin insanları
için öğrenecek ne kadar çok şey var, Leyla Gencer'e sıra gelir mi
pek sanmıyorum ama yine de umut etmekte yarar var.
 
Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
Affınıza sığınarak bu hanımefendiyi vefatından önce tanımadığımı belirtmek isterim.

Tıpkı 51.976 üyemizin yaklaşık olarak 51.000'i gibi....

Vefatından sonra gazetelerde haberlerde köşe yazılarında kendisinde Diva, Muhteşem Ses filan diye bahsedilince irkildim önce.

Yahu dedim kendi kendime, bu kadar önemli bir sanatcıyı nasıl tanımam. Tamam dinlememiş olabilirim ama adını niye duymadım diye hayıflandım kendime.

Sonra aşağıdaki yazıyı okuyudum ;



İnancı ve cenaze yapılış şekli bizi ilgilendirmez, bize Allah'tan rahmet dilemek düşer. Allah'ın rahmeti bizim tekelimizde olmadığı gibi, aklımızın alamayacağı kadarda büyük ve boldur çünkü.

:rendeer::rendeer::rendeer::rendeer::rendeer:
Agzına saglık Eyong...
Engin ARDIC icin soyleyebilecegim tek sey ise..
Ben bu adamı cok seviyorum :rendeer:
 
Katılım
9 Nis 2008
Mesajlar
586
Arkadaş lar ?
Merhume ; Leyla GENCER hanımefendi,
Bir gösteriye çıkarken seyircilere " TÜRK DİVA " sı şeklinde anons ve takdim edilirdi ...
Din i ırk ı ne olursa olsun ...
Memleketin e doğduğu topraklara sanat ı ve hanım efendiliği ile hizmet etmiştir...
Leyla GENCER hanım efendinin arkasından atıp tutanları kapıkule den öte ye kim tanır ??....
Ayrıca İslam dini merhum veya merhumelerin arkasından konuşmayı hoş karşılamaz , uygun değil dir .Ölenle ilgili bir karın ağrısı olan hakkını helal etmez olur biter...
Bu topraklar da doğan her kes BİZİM dir...
Ruhun rahat olsun ..
Leyla GENCER hanımefendi ...
(cnntürk saat 20;00 sanat yaşamını anlatan bir proğram yayınlıyacak merak edenler için ....)
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ara 2007
Mesajlar
2,819
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ALLAH rahmet eylesin mekanı cennet toprağı bol ruhu şad olsun..:salut:
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Engin Ardıç sabah ayılıp gazetede kendi yazdığı yazıyı okuyunca herhalde ne halt ettiğinin farkına varmıştır.

Bir insana önem vermek için onu tanımak gerekmez.
Örneğin benim annem Valentino Rossi'yi tanımıyor.
Bu Rossi'nin değerini düşürmez.

Ben Atatürk'ü görmedim.
Onun devrinde babam bile daha doğmamıştı.
Napalım şimdi.
Atatürk'ü beğenmeyelim dışlayalım mı?

Yetişen yeni nesil, Rahmetli Zeki Müren'i, Barış Manço'yu tanımayacak bilmeyecek.
Bu onların kalitesini mi düşürür?


Ben peygamber efendimizi hiç görmedim.
Hiç bir ses kaydı, resmi, cd si falan yok.
Allah'ı da görmedim.
Ne yapalım şimdi?
İnanmayalım mı?

Sayın Ardıç;
UYAN DA BALIĞA GİDELİM.......
 
Katılım
17 Ara 2006
Mesajlar
1,741
Engin Ardıç sabah ayılıp gazetede kendi yazdığı yazıyı okuyunca herhalde ne halt ettiğinin farkına varmıştır.

Bir insana önem vermek için onu tanımak gerekmez.
Örneğin benim annem Valentino Rossi'yi tanımıyor.
Bu Rossi'nin değerini düşürmez.

Ben Atatürk'ü görmedim.
Onun devrinde babam bile daha doğmamıştı.
Napalım şimdi.
Atatürk'ü beğenmeyelim dışlayalım mı?

Yetişen yeni nesil, Rahmetli Zeki Müren'i, Barış Manço'yu tanımayacak bilmeyecek.
Bu onların kalitesini mi düşürür?

Ben peygamber efendimizi hiç görmedim.
Hiç bir ses kaydı, resmi, cd si falan yok.
Allah'ı da görmedim.
Ne yapalım şimdi?
İnanmayalım mı?

Sayın Ardıç;
UYAN DA BALIĞA GİDELİM.......

Bir ATATÜRK,bir Nazım,bir Zeki Müren,Bir Leyla Gencerler gibi vs vs kaybedilince
anlıyoruz değerlerini malesef onların yükseltdiği değerleri bizler daha yükseltmemiz
gerekirken tam tersini yapma eğiliminde olan insanları desteklemek bize zarar vermekte
ve bizleri ileri medeniyetler seviyesine çıkaracağımız yerde gerici zihniyet unsurları
ile örümcek ruhlu kafalarla kendi kenimize zarar veriyoruz malesef.Mekanın cennet olsun Leyla GENCER.
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
2,408
Affınıza sığınarak bu hanımefendiyi vefatından önce tanımadığımı belirtmek isterim.

Tıpkı 51.976 üyemizin yaklaşık olarak 51.000'i gibi....

Vefatından sonra gazetelerde haberlerde köşe yazılarında kendisinde Diva, Muhteşem Ses filan diye bahsedilince irkildim önce.

Yahu dedim kendi kendime, bu kadar önemli bir sanatcıyı nasıl tanımam. Tamam dinlememiş olabilirim ama adını niye duymadım diye hayıflandım kendime.

Sonra aşağıdaki yazıyı okuyudum ;



İnancı ve cenaze yapılış şekli bizi ilgilendirmez, bize Allah'tan rahmet dilemek düşer. Allah'ın rahmeti bizim tekelimizde olmadığı gibi, aklımızın alamayacağı kadarda büyük ve boldur çünkü.

senin bu yazdıklarından sonra bana sedece alıntı yapmak düştü agzına saglık
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
5,149
Affınıza sığınarak bu hanımefendiyi vefatından önce tanımadığımı belirtmek isterim.

Tıpkı 51.976 üyemizin yaklaşık olarak 51.000'i gibi....

976 üye arasında yer aldığım için mutluyum. Klasik müzik keşke Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan çalışmalar sonucu ülkemizde tutsaydı, olmadı... Motosiklet üzerinde dinlenecek en iyi müzik türü klasik bence.

Bu arada Engin Ardıç'ın yazısı gerçekten güzel, ancak kendisi korsan kayıtlara ulaşmak konusunda pek başarılı değil galiba :)

Leyla Gencer'i dinlemek isterseniz BUYURUN. Pek iyi bir kayıt değil, ama idare eder.
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
2,854
Affınıza sığınarak bu hanımefendiyi vefatından önce tanımadığımı belirtmek isterim.

Tıpkı 51.976 üyemizin yaklaşık olarak 51.000'i gibi....

Vefatından sonra gazetelerde haberlerde köşe yazılarında kendisinde Diva, Muhteşem Ses filan diye bahsedilince irkildim önce.

Yahu dedim kendi kendime, bu kadar önemli bir sanatcıyı nasıl tanımam. Tamam dinlememiş olabilirim ama adını niye duymadım diye hayıflandım kendime.

Sonra aşağıdaki yazıyı okuyudum ;



İnancı ve cenaze yapılış şekli bizi ilgilendirmez, bize Allah'tan rahmet dilemek düşer. Allah'ın rahmeti bizim tekelimizde olmadığı gibi, aklımızın alamayacağı kadarda büyük ve boldur çünkü.


Engin Ardıç' tan şahane bir alıntı ile Leyla Hanıma veda edilmesi büyük incelik:cat: Allah Razı Olsun:rendeer:

Dünya denizcimuzaffer' ide hatırlamayacak, bir diğer küsur bin üyeyi de, benim kadar gereksiz diğerlerini de:pale: Sanırım gerçek bu:pale:

Çocuklarımız ve torunlarımız ses sanatı konusunda bu hanımı bizlere, biz babalarına dedelerine sorduğunda da:

''Evlet Haklısın! Ben bir zamanlar MT denen bir siteye gerekeni yazmıştım, yani aslında bildiğim bir insan, hatta bu insanı teeee o zamanlar MT sitesinde bir Meşhuuurrr gazetecinin, kendisini hiç tanımaması üzerine yazdığı bir yazı ile tanımıştım, hatta alıntı yaparak!! Allah Razı Olsun O gazeteciden de benim o mesajı yazmama vesile olmasından da.'' diyeceğiz büyük ihtimalle:pale:

Şunu da eklemeden geçemeyeceğim, Engin Ardıç Bey'in, Leyla Gencer'in ses kayıtlarını bu kadar arayıp da bulamaması sadece sanırım kendi eksikliği:silent:

Leyla Gencer sadece bir ses sanatçısı değildi, kendi sözleriyle bu hale, bu aşamaya gelişini '' Kader, Kısmet'' diye yorumlayabilen bir mütevazi insandı:) O sadece bir ses sanatçısı değildi, Radikal ve kararlı bir insandı ki abuk sabuk konuşan,tavsiye veren herkese karşı durmayı seçmişti. Boğaza' da aşıktı, bu ülkeye de... Küllerini serptirtti, burada, bizimle sonsuza dek yaşama düşüncesinin sembolü adına, Daha Ne Yapsın dı:silent:

O bizden biriydi, gerçekten bizden ve sıradandı, bu günlerde meşhur olan ''bizden -onlardan'' ayrımını bilmeyecek, beni ait olduğum yere götürün diyecek kadar:cat::cat:

Ruhu şad olsun, insanı insan yapan tüm yüce değerlerle yaşasın:cat:
 
Katılım
2 Mar 2006
Mesajlar
1,215
Bu memleketin yetiştirdiği önemli insanlardan biriydi. Ülkenin tanıtımına katkıları olmuştur.
Toprağı bol olsun.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst