- Katılım
- 1 Kas 2007
- Mesajlar
- 1,294
- Konu Yazar
- #1
Bu sabah kozyatağı tuzcuoğlu köprüsünde sağ şeritte sahrayıcedit istikametine seyrederken, sol arkamdan bir adet öküz hayvanı gelip sağa, bostancı yönüne doğru önümden geçmek istedi. anlatabildimmi acaba? ben kazayı atlattım, bu tip kazaları hep atlattım çok şükür. ve 10 dakika önce yanyolda manevra yapmaya çalışan bir tır, akan trafikte birden bire yola daldı, az kalsın zincirleme kazaya sebep oluyordu, korkunç bir kaza olurdu nitekim. dağdaki koyun çobanı gelip istanbulda kamyon şoförü oluyor, her isteyene ehliyet veriliyor bu ülkede. Sürücü kursları eğitim vermiyor, herkez sınavda kazanmak için dersine çalışıyor, trafiğin huzuru insanların sağlığı için ilim öğrenen yok, daha trafikteki asli kusurları sayabilecek bir adam ben tanımıyorum. 25 yıllık iett şoforü tanıdığım var, bu adam daha trafikte dönüş manevralarını yanlış yapmanın asli kusur olduğunu bilmiyor.
Geçen gün fener kalamış caddesinde sağdan giderken, ortadan bir araç gelip benim önümden doğru sokağa girmek istedi ve ani frenle durdu. Bu kadın camı açıp bana el kol hakreti yaptı, arkamda da aniden duran başka bayan sürücü beni alkışla protesto ediyor aklı sıra.. Halbuki asli kusur kimde? daha bunu bile bilmiyorlar malesef. sağa dönüşte dar kavisle ve yolun sağına yanaşarak dönülmesini bilmeyenler hala trafikteler, dikkatli olalım, bunların ekseriyeti bayanlar..
Hani siz otobanda giderken sağdan takip edersiniz genelde, mesela küçük cc motorlar.. sonra yola sağdan katılım olur ve siz ortada kalırsınız, sonra arkadan gelen magandalar, geriden gelene yol vermek zorundayken, birden sola kayıp sizin tam arkanıza kadar gelip korna çalması sinir bozucu, o an bir tabancam olsa sıkarım o adama.
ikinci önemli husus.. Bu çok mühim: yine otobandayız.. sağdan gidiyoruz.. yol sağa ayrılıyor, mesela gişelere gidiyor.. arkanızdan bir araç geliyor ve sizin tam önünüzden doğru kırıpta sağa ayrılıyor, yani arkanızdan efendi gibi takip edipte yavaşlamayı sürdürmüyorda, sizide sollamak istiyor ve sabırsızlanıyor. ve sizi bir
insan, bir canlı yerine koymuyor, nasıl olsa bana bişey olmaz diye düşünüyor.
Veya motorun aniden durabileceğini zannediyor. Meselenin ciddiyeti bu forumdaki ustalara malumdur.. münhasiran değişik olaylar çeşitli kazalar yine müstakbeldir.. çünkü toplumumuz saygısızdır..
iyice ahlaksızlaştırılmştır..
ve malesef bu istanbul trafiği, araç trafiği olmaktan çıkıp terörizm trafiği olmuştur.. insanlar, hayvanlar, bilhassa motorcular, hergün arabaların altında sıçanlar gibi ezilen kedi-köpek yavruları mağdurdur.. kanunlar ise çaresizdir. kanunları koyanlar daha da acizdir. çünkü onların derdi bir dahaki seçimlerde ne oy alacaklarıdır.
Ve tüm bu cinayetler yaşanırken, oy derdine düşen partiler, sonra maaş derdine düşen vekiller.. dini imanı kitabı para olan taksici ve minibüscüler, para sayarken yaşlı kadın ezen minibüsçüler v.s.
Bir adalet bakanı düşününki hayatında hiç motosiklet görmemiş.. Şimdi bu adama oy verene ne diyeceksin? peki bu cahillerin en cahili (echel-i cuhela) meclisten motosikletleri koruyan ve kollayan bir yasamı bekliyeceksiniz?
Ben inanıyorum ki komunistler bile bu işi çözerdi.
Malesef türkiyede motosiklet dendi mi akla ilk gelen şeytan oluyor, hiç kimsenin aklına kolaylık ve çabukluk gelmiyor, herkezin aklına ölüm geliyor. Bu ise toplumsal cehaletten ileri geliyor.. Hulasa-i kelam devlet boşluğuna dalalet etmektedir.. Bugun bir trt veya başka bir resmi yayın organı toplumu trafik konularında bilgilendirmeye yönelik bir program yapmaktansa çıkarıp dansöz oynatıyor, çünkü halk bunu istiyor. Yani zaten ilmi biz talep etmiyoruz arkadaşlar.
Ben bu kadar yazabiliyorum son sözüm şu, motosikletlere en azından trafikte saygı duyulmasını istiyorsak en azından bu tür insanları uyarmalıyız, mümkünse şikayet etmeliyiz. korkutmakda çaredir.. evet unutamayacağı bir ders vermekte
çare olabilir bu saygısızlara.
bütün bu mevzu dönüp dolaşıp milli karakter ve milletin içinde bulunduğu manevi boşluğa işret etmektedir.
Geçen gün fener kalamış caddesinde sağdan giderken, ortadan bir araç gelip benim önümden doğru sokağa girmek istedi ve ani frenle durdu. Bu kadın camı açıp bana el kol hakreti yaptı, arkamda da aniden duran başka bayan sürücü beni alkışla protesto ediyor aklı sıra.. Halbuki asli kusur kimde? daha bunu bile bilmiyorlar malesef. sağa dönüşte dar kavisle ve yolun sağına yanaşarak dönülmesini bilmeyenler hala trafikteler, dikkatli olalım, bunların ekseriyeti bayanlar..
Hani siz otobanda giderken sağdan takip edersiniz genelde, mesela küçük cc motorlar.. sonra yola sağdan katılım olur ve siz ortada kalırsınız, sonra arkadan gelen magandalar, geriden gelene yol vermek zorundayken, birden sola kayıp sizin tam arkanıza kadar gelip korna çalması sinir bozucu, o an bir tabancam olsa sıkarım o adama.
ikinci önemli husus.. Bu çok mühim: yine otobandayız.. sağdan gidiyoruz.. yol sağa ayrılıyor, mesela gişelere gidiyor.. arkanızdan bir araç geliyor ve sizin tam önünüzden doğru kırıpta sağa ayrılıyor, yani arkanızdan efendi gibi takip edipte yavaşlamayı sürdürmüyorda, sizide sollamak istiyor ve sabırsızlanıyor. ve sizi bir
insan, bir canlı yerine koymuyor, nasıl olsa bana bişey olmaz diye düşünüyor.
Veya motorun aniden durabileceğini zannediyor. Meselenin ciddiyeti bu forumdaki ustalara malumdur.. münhasiran değişik olaylar çeşitli kazalar yine müstakbeldir.. çünkü toplumumuz saygısızdır..
iyice ahlaksızlaştırılmştır..
ve malesef bu istanbul trafiği, araç trafiği olmaktan çıkıp terörizm trafiği olmuştur.. insanlar, hayvanlar, bilhassa motorcular, hergün arabaların altında sıçanlar gibi ezilen kedi-köpek yavruları mağdurdur.. kanunlar ise çaresizdir. kanunları koyanlar daha da acizdir. çünkü onların derdi bir dahaki seçimlerde ne oy alacaklarıdır.
Ve tüm bu cinayetler yaşanırken, oy derdine düşen partiler, sonra maaş derdine düşen vekiller.. dini imanı kitabı para olan taksici ve minibüscüler, para sayarken yaşlı kadın ezen minibüsçüler v.s.
Bir adalet bakanı düşününki hayatında hiç motosiklet görmemiş.. Şimdi bu adama oy verene ne diyeceksin? peki bu cahillerin en cahili (echel-i cuhela) meclisten motosikletleri koruyan ve kollayan bir yasamı bekliyeceksiniz?
Ben inanıyorum ki komunistler bile bu işi çözerdi.
Malesef türkiyede motosiklet dendi mi akla ilk gelen şeytan oluyor, hiç kimsenin aklına kolaylık ve çabukluk gelmiyor, herkezin aklına ölüm geliyor. Bu ise toplumsal cehaletten ileri geliyor.. Hulasa-i kelam devlet boşluğuna dalalet etmektedir.. Bugun bir trt veya başka bir resmi yayın organı toplumu trafik konularında bilgilendirmeye yönelik bir program yapmaktansa çıkarıp dansöz oynatıyor, çünkü halk bunu istiyor. Yani zaten ilmi biz talep etmiyoruz arkadaşlar.
Ben bu kadar yazabiliyorum son sözüm şu, motosikletlere en azından trafikte saygı duyulmasını istiyorsak en azından bu tür insanları uyarmalıyız, mümkünse şikayet etmeliyiz. korkutmakda çaredir.. evet unutamayacağı bir ders vermekte
çare olabilir bu saygısızlara.
bütün bu mevzu dönüp dolaşıp milli karakter ve milletin içinde bulunduğu manevi boşluğa işret etmektedir.
Son düzenleme: