Çok eski konu ama ben de yazayım bari bu forumda ilk yazım bildiğim konu üzerine olsun.
Motoru ikinci el olarak 6 ay önce aldım ve ilk motorum. Ben 8k civarına aldım. Alabileceğim en uygun ve iyi görünen motorlardan biri olduğu için aldım ve işimi görüyor.
Daha yeni başladım motora diyecek pek bir şey bulamam ama yeni başlayan başka biri okursa belki bu yazım ona yardımcı olur.
Motora başlayacaksanız ve bu motoru sevdiyseniz, "ben buna binemem mi acaba" demeyin çünkü binebilirsiniz. Bazı yazılarda "bilmem kaç km aşağısı sakat" falan yazılmış ama hiç öyle bir durum yok. Bunla başlanamıyorsa bir seviye altı bisiklet zaten arkadaşlar. Gerçekten hafif, binince ve motorun ağırlığını hissedince "ya ben bunu sürerim baya" diyeceksiniz. Ufak tefek, hafif, kolay kullanılan bir motor.
Artıları
1-Hafifliği: yukarıda dediğim gibi gerçekten hafif. Yokuşta kaldığınızda veya durduğunuzda, taşımakta sıkıntı çekmeyeceğiniz bir motor. Acemi bir kişinin kesinlikle rahatlıkla kontrol edebileceği bir ağırlığı var. Çok dik olmayan yokuşlarda frene basmadan ayağınızla bile motoru tutabilirsiniz. Yapın demiyorum ama yokuşlarda çok sıkıntı çekmezsiniz.
2- Gücü (artısı): artısından bahsedeceğim bu kısımda. Gücü gerçekten yeni başlayan birisi için çok kolay kontrol edilebilecek seviyede. Yanlışlıkla çok gaz verseniz de, virajda yavaş yavaş gaz verirken ayarı kaçırsanız da sizi atmayacak bir motor. Hatalarınızı çok fazla tolere eden bir motor bence.
3- Görünüşü : Motora baktığınızda baya güzel bir görüntüsü var gerçekten. İnsanlar siz customize ettiniz sanıyor. Ben beyaz ve kırmızı renklerini seviyorum. Bende beyazı var. Sadece ipince yani az daha dolu görünebilirdi biraz eksik bir şeyler var gibi geldiği oluyor bana ama görenlerin çoğu beğeniyor.
4- Arkadaki sele: O arkada bulunan seledeki aparat güzel görünüyor, başkasını bindirecekseniz çıkabiliyor da. Yokuşta falan çok ağırlık verip güvenmeyin plastik olduğu için kırılabilir ben yerinden oynattım azıcık ama düz yolda falan güzel, arkadan destek oluyor. Çıkarınca da farklı, güzel bir görüntüsü oluyor, artçı da alınıyor.
Eksileri
1- Gücü (eksisi) yukarıda her ne kadar gücünü övsem de, kötü yanı da var. İstanbul gibi kalabalık bir şehirdeyseniz motorun gücü yetersiz kalıyor. Kalkarken hafifliği sayesinde iyi ama bazı aralardan geçerken veya sürekli şerit değiştiren minibüsler ve halk otobüsleri sizi bariyerlere doğru sıkışıtırırken ve siz gaza yüklenirken gitmediğini anladığınızda "ya çıkamayacağım buradan, sonum geldi herhalde" diyeceğiniz anlar olacak o yüzden bu motorda sürekli kornaya basmanız gerekecek. Ayrıca "motor alayım zaten ismet şanlı da nasıl motorla geziyodu bu daha güçlü ben uzun yol da yaparım" demeyin çünkü otobana çıkıp yavaşlığınızdan sebep korktuğunuzda anlıyorsunuz bunun çok zor olduğunu. Şehir dışına motorla çıkmayacaksanız alın. Ayrıca yukarda hataları fazla tolere ettiğinden bahsettim. Bu sizin için bir eksi de olabilir. Bu motordan inip yüksek hacimli bir motor sürerseniz ve o motorda da virajda veya yolda yanlışlıkla gaz verirseniz, kendi motorunuzdaki gibi işler yolunda gitmeyebilir. O yüzden yavaş yavaş hacim yükseltiliyor zaten.
2- Ufaklığı: Görünüşü ve hafifliği çok güzel ama motor ufak. "Ya bu arkadaş hem hafif diye seviniyor, ufak olunca da laf ediyor" diyebilirsiniz ama bunu da söylemek zorunda hissediyorum. 1.75 ten uzunsanız veya biraz kiloluysanız, şenlik yani azıcık komik olabiliyor. Tamam grom gibi değil yani monkey bike değil ama yine de ufak bir motor gerçekten.
3- Oturuş pozisyonu: Güzel görüntüsü var evet ama bunun getirdiği ufak sıkıntılar da var. Oturuş pozisyonu sizi azcık eğiyor ama buna tam bir eksi diyemem. Çok da racing gibi eğilmiyorsunuz ama evet gidon alçak. Uzun yol yaparsanız beliniz ağrıyacaktır. Şehir içinde de uzun yol yapsanız ağrıyabilir.
4- Devir saatinin olmaması: Evet yeni başlayacak biri için sıkıntı olabilir çünkü, hangi viteste olduğunuzu bilememeniz yetmezmiş gibi, motor sesine çok aşina değilseniz ne zaman değiştireceğinizi de bilemiyorsunuz. Yeni başlayan için bir eksi. Vites göstergesi olmaması eksi değil yani çoğu motorda yok bu, yeni modellerde daha çok gördüğümüz bir şey ama devir saati olsaymış daha rahat olurdu. Gerçi motorun sesine göre vites değiştirmeyi öğrenmeniz için bu bir artı ama olmaması sonuçta eksi bir durum. Zaten motor saate kaç kmh'de kaçıncı vitesde rahat gidiyor diye de ezberleyebilirsiniz aslında. Bunu yapma, sesini dinle diyenler var ama sesini dinleyip, hangi hızda hangi vites olduğuna karar verdiğiniz zaman, bu size emin olamadığınız durumlarda yardımcı olabilir.
Bir de şu var, benim bakmamamdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama 1den 2ye atarken kaç kere vitesi boşa aldığımın haddi hesabı yok. Bazen 1e alıp boş ışığının söndüğünü görüp gaz vererek olduğunuz yerde saçma sapan gaz verdiğiniz olacak. Tam 1e geçmediği oluyor yani motoru azıcık ileri alıp 1e alabiliyorsunuz.
5- Rüzgar alması: Evet bu tarz motosiklet tabii ki rüzgar alacak. Fakat bu gerçekten sinirinizi bozabilir. Dümdüz giderken çat diye rüzgar vuruyor ve motor hafif olduğu için sarsılıyor da. İlk başta havalanacak gibi hissedebilirsiniz ama bir şey olmuyor.
6- Günlük hayatta pratiklik : Tabii ki Cafe Racer tarzı motor alıyorsanız "ben buna hiçbir şeyimi koyamıyorum" demek çok saçma ama bilmeyenler de olacaktır. Bu motorda, supersport çoğu motosiklette olan, artçı selesi altında bulunan küçük eşya taşıma alanı gibi bir yer yok. Yana sağa sola falan disk kilidi yağmurluk falan sıkıştırırız falan da yok arkadaşlar yeriniz yok.
Ayrıca bu konuyla ilgili olarak, lütfen bu motora arkaya çanta taktırmayın. Çok kötü görünecektir. İnternette ilanlarda vardır. Bakın ve ne kadar kötü göründüğünü görün Allah rızası için. Lütfen kendinize bir sırt çantası alın ve öyle eşyanızı taşıyın. Sırt çantasında ağır bir şey taşıyınca da, öne eğildğiniz için bütün çantanın yükü sırtınıza biniyor onu da söyleyeyim. Eşya taşıyacaksanız, scooter falan alın çanta takın krallar gibi gezin. Bu motor işlerinizi halledecek değil, "yeni başladım, havalı küçük bir motor alıp zevkine şehirde sürüşe çıkayım" diyeceğiniz bir motor.
Son olarak diyeceklerim:
Bu yazıdaki artı ve eksiler, motoru övmek ya da yermek için değildir. Amacına ve tarzına göre her motorun yapıp yapamadığı şeyler olduğunu biliyorum. Zaten motor süren kimse cafe racer'da rüzgar yememeyi, rahat oturmayı ve eşya taşıyabilmeyi beklemiyor ve bu sebepten dolayı bunlara "motorun eksisi" demeyecekir. Ben sadece, bu motoru çoğunlukla yeni başlayacak olanlar alır diye düşündüğümden, alan kişi ne beklemeli ne beklememeli onu belirtmek istedim. Altına gelip de "Ya cafe racer motorda eşya taşınmıyor, rüzgar alıyor demiş herif ya" demeyin lütfen.
Motor alınır mı: Bence alınır öğrenmek için. Hafif, ufak, kalabalık şehirde yeni motor süren biri için kısmen ideal hızda (2 3 beygir daha olsa daha iyi olurmuş sanki. Yine kolay kullanılırdı ve tehlikeden kaçılabilirdi). Frenlerin bazen istediğim gibi çalışmadığı oldu. Belki de çok geç bastığım içindir. Zaten çok hızlı gitmediğiniz için durmakta sıkıntı çekmiyorsunuz.
Son hız. 110 diyorlar ama ben 110 göremedim en fazla 100 gördüm. Kilodandır kesin çünkü ağırım gerçekten. İdeal gezi hızı 80-90 arası. Rahatlıkla bu hız aralığında gezebilirsiniz. Bazı videolarda 120 130 diyen motovloggerlar da gördüm şok oldum yani aynı motoru sürüyor olamayız. Performans açısından biraz zayıf ama tepeleri falan yavaş yavaş hepsini çıkarsınız. Yanınızdan vız diye sucular 85 damacana su taşıyarak süpersonik hızda activa ile sizi geçerse şaşırmayın bu onların özel yeteneği diye düşünüyorum Allah vergisi.
Lastikler ben aldığımda değişmişti zaten o yüzden bir şey söylemek istemedim.