ani bir durumda dizlerle depoyu daha çok sıkmak iyi olabilir gidonu sıkmanın bence bir manası yok
Elbette; zaten "sıkmadan, kaskatı kesilmeden" dememin nedeni buydu. Motora dizlerle tutunulur, ellerle değil. "Gidonun tam kontrolü" ile asıl kast ettiğim şeyse ellerin herhangi bir şekilde gidondan kaymasını, ayrılmasını engellemek. Gidona yapışmanın anlamı yok ama bir anda kendinizi gidonu tek elle tutarken bulmak istemezsiniz, özellikle öne yığılmış, gidona ağırlık binerken.
İşin safkan teoriğine gelirsek, fren yaparken gidona ekstra ağırlık binmemeli, bütün yükü dizlerle motora tutunan gövde taşımalı. Ancak bu benim (şu an eski) motorumda mümkün değil, boy olarak uyuşmazlıklarımız var; üstelik tank pad'im yok, bir miktar kayma söz konusu.
Yine safkan teori olarak; fren yapmanın en etkili yolu vitesi ve debriyajı rahat bırakıp kontrollü biçimde frenlere asılmaktır. Şu an kim olduğunu hatırlamadığım bir eğitmen, panik fren videosunda "siz debriyaja her bastığınızda fren mesafeniz birkaç metre uzuyor" diyordu. Bunu söylerken asıl olarak vites düşmeyi kast ediyor olsa da, aklı başında her motor bloğu rölantinin üstündeki devirlerde gaz kesildiğinde kompresyon yapmaya eğilimlidir. Vitese dokunulmasa bile debriyaj çekildiğinde bu ekstra durdurma gücünden feragat ediliyor. Ha, arka frenin mükemmele yakın kontrolüyle bu dezavantaj sıfıra doğru harekete geçirilebilir, sonuçta ikisi de arka lastiğin yol tutuşuyla sınırlı.
Dediğim gibi, bunlar saf teori. Yarış pistindeymiş gibi kullanmadığımız sürece ihtiyacımız olmayacak sınırlar. Arada sınırları denemek iyidir, sınırların ne olduğunu öğrenmek için. Yine de kontrollü ortamda yapmakta fayda var. Dolayısıyla herkes kendini rahat hissettiği yöntemi uygulayabilir. Sadece benim gibi zor yoldan öğrenmeyin :mrgreen: