- Katılım
- 10 May 2005
- Mesajlar
- 4,906
- Motosikleti
- Harley Davidson Softail 107
- Konu Yazar
- #1
Biraz yorucu oldu ama çok eğlendik 
Sabah buluşma yerinde 6 motor 7 kişiydik, Poyrazlar Gölü'ne ulaşınca kamp atacak yer beğenmekte zorluk çektik. Alan büyük olunca yer bulamadık bir türlü.
Göle yakın olmak istemedik, hem gittiğimiz gün (Cumartesi) yeteri kadar kalabalıktı. Hem de Pazar günü gelecek günübirlikçiler ile göl etrafı daha çok kalabalık olur diye biraz kuytuya yerleştik.
Gelenimiz gidenimiz çok oldu. Toplamda kamp alanına 11-12 motor, 2 araba ve 4 tanesi çocuk olmak üzere ortalama 20-22 kişi geldi gitti.
Gece kalanlar toplamda 11 kişi ve 6 çadır oldu. Bir ara gece yarısına doğru Sivas'tan iki motor yola çıkan Ahmet Turan Peker abi ve oğlu Kardeşim Uğur çaya ziyaretimize geldi, sonra İstanbul'a devam ettiler.
Gece saat 01.00 gibi ufaktan gök gürüldemeye ve şimşek çakmaya başladı, havada dolunay vardı ama sık sık ayın önüne bulut geçip kapatıyordu.
Çadırlara girmeye karar verdik ve ufaktan çiselemeye başladı yağmur, ne ara uyuduk farketmemişim.
Sabah 05.00 gibi uyandım, sağanak yağmur vardı. İlk defa yağmurda çadırda kaldım, çok zevkliydi
Sabah serin ve biraz nemli bir ortama uyandık, cahillik edip gece semaveri dışarıda bıraktım. Sabah yakmak için de hiç kuru odun saklamadık. Bu yüzden semaveri tutuşturmak çok zor oldu, fakat çay hazır olana kadar yaptığım çorba ile idare ettik.
Çdırın içindeyken yağan yağmur zevkli, fakat çadırı toplarken yağan sıkıntı :mrgreen:
Havanın gün içinde sık sık yağacağı belli oldu Pazar günü, zaten mesire alanına da günübirlikçi vatandaşlar da gelmedi. Biz de fazla oyalanmadan kahvaltıdan sonra öğlene doğru toparlanıp çıkalım dedik.
Toparlanırken bir yandan sıcaktan terleyip bir yandan da çiseleyen yağmur ile ıslanmak yorucu oldu, bir ara yağmur hızlanınca benim çadır altlığı bırandayı iki motor üstüne gerip altına sığıntık.
Aklıma gelen yazacaklarım bu kadar.
Eski dostlardan gördüklerim sevindirdi, yeni dostlar tanıdım mutlu etti. Mustafa Kemal abi, Feti, Savaş ve bi uğrayıp kaçtıkları için adını aklımda tutamadığım diğer arkadaşlar
Çadırlar ile uğraşırken geldiğinde ilgilenemediğim arkadaşlar oldu kusurumuza bakmasnlar artık.
Başlığını açalım resimler birazdan dökülmeye başlar, ben bi çıkıp geleceğim elimdekileri öğleden sonra yüklerim.
Sabah buluşma yerinde 6 motor 7 kişiydik, Poyrazlar Gölü'ne ulaşınca kamp atacak yer beğenmekte zorluk çektik. Alan büyük olunca yer bulamadık bir türlü.
Göle yakın olmak istemedik, hem gittiğimiz gün (Cumartesi) yeteri kadar kalabalıktı. Hem de Pazar günü gelecek günübirlikçiler ile göl etrafı daha çok kalabalık olur diye biraz kuytuya yerleştik.
Gelenimiz gidenimiz çok oldu. Toplamda kamp alanına 11-12 motor, 2 araba ve 4 tanesi çocuk olmak üzere ortalama 20-22 kişi geldi gitti.
Gece kalanlar toplamda 11 kişi ve 6 çadır oldu. Bir ara gece yarısına doğru Sivas'tan iki motor yola çıkan Ahmet Turan Peker abi ve oğlu Kardeşim Uğur çaya ziyaretimize geldi, sonra İstanbul'a devam ettiler.
Gece saat 01.00 gibi ufaktan gök gürüldemeye ve şimşek çakmaya başladı, havada dolunay vardı ama sık sık ayın önüne bulut geçip kapatıyordu.
Çadırlara girmeye karar verdik ve ufaktan çiselemeye başladı yağmur, ne ara uyuduk farketmemişim.
Sabah 05.00 gibi uyandım, sağanak yağmur vardı. İlk defa yağmurda çadırda kaldım, çok zevkliydi
Sabah serin ve biraz nemli bir ortama uyandık, cahillik edip gece semaveri dışarıda bıraktım. Sabah yakmak için de hiç kuru odun saklamadık. Bu yüzden semaveri tutuşturmak çok zor oldu, fakat çay hazır olana kadar yaptığım çorba ile idare ettik.
Çdırın içindeyken yağan yağmur zevkli, fakat çadırı toplarken yağan sıkıntı :mrgreen:
Havanın gün içinde sık sık yağacağı belli oldu Pazar günü, zaten mesire alanına da günübirlikçi vatandaşlar da gelmedi. Biz de fazla oyalanmadan kahvaltıdan sonra öğlene doğru toparlanıp çıkalım dedik.
Toparlanırken bir yandan sıcaktan terleyip bir yandan da çiseleyen yağmur ile ıslanmak yorucu oldu, bir ara yağmur hızlanınca benim çadır altlığı bırandayı iki motor üstüne gerip altına sığıntık.
Aklıma gelen yazacaklarım bu kadar.
Eski dostlardan gördüklerim sevindirdi, yeni dostlar tanıdım mutlu etti. Mustafa Kemal abi, Feti, Savaş ve bi uğrayıp kaçtıkları için adını aklımda tutamadığım diğer arkadaşlar
Çadırlar ile uğraşırken geldiğinde ilgilenemediğim arkadaşlar oldu kusurumuza bakmasnlar artık.
Başlığını açalım resimler birazdan dökülmeye başlar, ben bi çıkıp geleceğim elimdekileri öğleden sonra yüklerim.
















